kemiklerim ile cümle

kemiklerim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bizim, vücudumuzdaki en önemli organımızı: beynimizi koruyan güçlü kafatası kemiklerimiz vardır.Nous avons des os du crâne solides qui protègent l'organe le plus important de notre corps: le cerveau.
Bizim, vücudumuzdaki en önemli organımızı: beynimizi koruyan güçlü kafatası kemiklerimiz vardır.Temos ossos cranianos fortes que protegem o órgão mais importante do nosso corpo: o cérebro.
Bizim, vücudumuzdaki en önemli organımızı: beynimizi koruyan güçlü kafatası kemiklerimiz vardır.Tenemos huesos fuertes en el cráneo que protegen al órgano más importante del cuerpo: el cerebro.
Bizim, vücudumuzdaki en önemli organımızı: beynimizi koruyan güçlü kafatası kemiklerimiz vardır.Vi har starka skallben för att skydda det viktigaste organet i vår kropp: hjärnan.
Bizim, vücudumuzdaki en önemli organımızı: beynimizi koruyan güçlü kafatası kemiklerimiz vardır.We hebben sterke schedelbeenderen die het belangrijkste orgaan in ons lichaam, de hersenen, beschermen.
Bizim, vücudumuzdaki en önemli organımızı: beynimizi koruyan güçlü kafatası kemiklerimiz vardır.Wir haben starke Schädelknochen, die das wichtigste Organ in unserem Körper beschützen: unser Gehirn.
Bizim, vücudumuzdaki en önemli organımızı: beynimizi koruyan güçlü kafatası kemiklerimiz vardır.Кістки нашого черепа дуже міцні, вони захищають найважливіший орган нашого тіла - мозок.
Bizim, vücudumuzdaki en önemli organımızı: beynimizi koruyan güçlü kafatası kemiklerimiz vardır.Ние имаме здрави черепни кости, които защитават най-важния орган в тялото ни: мозъка.
Bizim, vücudumuzdaki en önemli organımızı: beynimizi koruyan güçlü kafatası kemiklerimiz vardır.У нас сильные кости черепа, защищающие самую важную часть нашего организма - мозг.
Bizim, vücudumuzdaki en önemli organımızı: beynimizi koruyan güçlü kafatası kemiklerimiz vardır.יש לנו עצמות גולגולת חזקות שמגינות על האיבר החשוב ביותר בגופנו: המוח.
Bizim, vücudumuzdaki en önemli organımızı: beynimizi koruyan güçlü kafatası kemiklerimiz vardır.لدينا عظام جماجم قوية تحمي أهم عضو في جسدنا : الدماغ.
Bizim, vücudumuzdaki en önemli organımızı: beynimizi koruyan güçlü kafatası kemiklerimiz vardır.脳という一番重要な 臓器を守っています 顔にはあらゆる感覚が集中しています 特別な感覚-
Bu kadar dürüst olmana gerek yoktu. Bunların hepsini her gün kemiklerimde hissediyorum, seni ahmak.Dokonce i bez toho, abys na to ukazoval, to cejtím v kostech, každý den.Ty hajzle!
Bundan 65 milyon yıl sonra, kemiklerimizi, bir müzede toz tutarken görmek zorunda kalmayacağız.지금으로부터 6,500만 년 후에 박물관 한쪽에서 우리의 유골에 먼지만 쌓여가지 않아도 되는 거죠.
Bundan 65 milyon yıl sonra, kemiklerimizi, bir müzede toz tutarken görmek zorunda kalmayacağız.65 juta tahun dari sekarang, tulang-belulang kita tidak harus dipajang di museum yang berdebu.
Bundan 65 milyon yıl sonra, kemiklerimizi, bir müzede toz tutarken görmek zorunda kalmayacağız.65 millió év múlva a csontjaink nem kell, hogy egy múzeumban porosodjanak.
Bundan 65 milyon yıl sonra, kemiklerimizi, bir müzede toz tutarken görmek zorunda kalmayacağız.65 triệu năm sau, chúng ta sẽ không phải có xương của chúng ta bám bụi trong một viện bảo tàng.
Bundan 65 milyon yıl sonra, kemiklerimizi, bir müzede toz tutarken görmek zorunda kalmayacağız.6千5百萬年後 我們嘅骨頭唔會 係博物館裡面惹塵埃
Bundan 65 milyon yıl sonra, kemiklerimizi, bir müzede toz tutarken görmek zorunda kalmayacağız.Čez 65 milijonov let ni treba, da bi naše kosti zaprašene sedele v kakem muzeju.
Bundan 65 milyon yıl sonra, kemiklerimizi, bir müzede toz tutarken görmek zorunda kalmayacağız.Daqui a 65 milhões de anos, não temos de ter os nossos ossos a apanhar pó num museu.
Bundan 65 milyon yıl sonra, kemiklerimizi, bir müzede toz tutarken görmek zorunda kalmayacağız.Dentro de 65 millones de años no es necesario que nuestros huesos estén acumulando polvo en un museo.
Bundan 65 milyon yıl sonra, kemiklerimizi, bir müzede toz tutarken görmek zorunda kalmayacağız.Fra 65 milioni di anni le nostre ossa non dovranno collezionare polvere in un museo.
Bundan 65 milyon yıl sonra, kemiklerimizi, bir müzede toz tutarken görmek zorunda kalmayacağız.In 65 Millionen Jahren müssen nicht unsere Knochen als Staubfänger im Museum liegen.
Bundan 65 milyon yıl sonra, kemiklerimizi, bir müzede toz tutarken görmek zorunda kalmayacağız.Není nutné, aby za 65 miliónů let na naše kosti padal někde v muzeu prach.
Bundan 65 milyon yıl sonra, kemiklerimizi, bir müzede toz tutarken görmek zorunda kalmayacağız.O 65 miliónov rokov od teraz sa nebudeme musieť pozerať na naše kosti ako zapadajú prachom v múzeu.
Bundan 65 milyon yıl sonra, kemiklerimizi, bir müzede toz tutarken görmek zorunda kalmayacağız.Om 65 miljoner år, så måste inte våra benknotor samla damm på ett museum.
Bundan 65 milyon yıl sonra, kemiklerimizi, bir müzede toz tutarken görmek zorunda kalmayacağız.Peste 65 de milioane de ani, oasele noastre nu vor aduna praful într-un muzeu.
Bundan 65 milyon yıl sonra, kemiklerimizi, bir müzede toz tutarken görmek zorunda kalmayacağız.Za 65 milionów lat, nasze kości nie będą musiały zbierać kurzu w muzeum.
Bundan 65 milyon yıl sonra, kemiklerimizi, bir müzede toz tutarken görmek zorunda kalmayacağız.И через 65 миллионов лет нашим костям не придется пылиться в музейных залах.
Bundan 65 milyon yıl sonra, kemiklerimizi, bir müzede toz tutarken görmek zorunda kalmayacağız.След 65 милиона години, не трябва да оставим нашите кости да събират прах в някой музей.
Bundan 65 milyon yıl sonra, kemiklerimizi, bir müzede toz tutarken görmek zorunda kalmayacağız.(צחוק) יש לנו את היכולת לשנות את העתיד שלנו. 65 מיליון שנה מהיום,
Bundan 65 milyon yıl sonra, kemiklerimizi, bir müzede toz tutarken görmek zorunda kalmayacağız.بعد ٦٥ مليون عاماً من اليوم، ليس على عظامنا أن تعرض في متحف يعلوها الغبار.
Bundan 65 milyon yıl sonra, kemiklerimizi, bir müzede toz tutarken görmek zorunda kalmayacağız.ホコリまみれの我々の骨を 博物館に展示しなくても良いのです ありがとうございました
Bunların hepsini her gün kemiklerimde hissediyorum, seni ahmak.Aj bez toho, aby si na to poukazoval, to každý deň cítim v kostiach, ty hajzel!
Bunların hepsini her gün kemiklerimde hissediyorum, seni ahmak.Anche senza farmelo notare, lo sento ogni giorno nelle ossa, tu carogna!
Bunların hepsini her gün kemiklerimde hissediyorum, seni ahmak.Bahkan tanpa kamu mengatakannya, saya juga rasa di tulangku, sialan!
Bunların hepsini her gün kemiklerimde hissediyorum, seni ahmak.Jag känner det i ryggmärgen varje dag, din skitstövel!
Bunların hepsini her gün kemiklerimde hissediyorum, seni ahmak.Même sans que tu me le dises, je le ressens dans mes os chaque jour, salaud !
Bunların hepsini her gün kemiklerimde hissediyorum, seni ahmak. Ne?Ahmak mı? Hayır.Chiar fara ca tu sa-mi scoti ochi, simt si eu asta in fiecare zi, boule. ce? boule? nu, nu.
Bunların hepsini her gün kemiklerimde hissediyorum, seni ahmak. Ne?Ahmak mı?Minden nap együtt élek ezzel, te fattyú! mi? fattyú?
Bunların hepsini her gün kemiklerimde hissediyorum, seni ahmak.Ngay cả khi anh không chỉ rõ, tôi vẫn hiểu rõ mà, đồ chết tiệt!
Bunların hepsini her gün kemiklerimde hissediyorum, seni ahmak.Pystyn tuntemaan sen joka päivä, vaikket muistuttaisikaan, senkin ääliö.
Bunların hepsini her gün kemiklerimde hissediyorum, seni ahmak.Tudi če me ti ne spomniš na to, čutim to v sebi vsak dan, ti ničvrednež.
Bunların hepsini her gün kemiklerimde hissediyorum, seni ahmak.Ακόμα και χωρίς να μου το πεις, το νιώθω ως τα κόκαλά μου κάθε μέρα,καθίκι.
Bunların hepsini her gün kemiklerimde hissediyorum, seni ahmak.Прекрасно ощущаю это на своей шкуре и без твоих замечаний, ублюдок.
Bunu kemiklerimde hissedebiliyorum.Cítím to v kostech.
Bunu kemiklerimde hissedebiliyorum.Mamy kobiety w dzień i noc i sucharzymy.
Bunu kemiklerimde hissedebiliyorum.Z ženskami smo dan in noč a drkamo.
Bunu kemiklerimde hissedebiliyorum.Το νιώθω στα κόκκαλά μου.
Bunu kemiklerimde hissedebiliyorum.Усещам го с костите си.
Bütün kemiklerimde bunu hissedebiliyorum.Aku bisa merasakannya sampai ke tulang-tulangku.
Bütün kemiklerimde bunu hissedebiliyorum.Ich konnte es förmlich in den Knochen spüren.
Bütün kemiklerimde bunu hissedebiliyorum.Ik kon het helemaal in mijn botten voelen.
Bütün kemiklerimde bunu hissedebiliyorum.Jag kunde känna det ända in i märgen.
Bütün kemiklerimde bunu hissedebiliyorum.Je le ressens même jusqu'au fond de mes entrailles.
Bütün kemiklerimde bunu hissedebiliyorum.Mình cảm thấy đau đến tận xương tủy vậy...
Bütün kemiklerimde bunu hissedebiliyorum.Mogłam to odczuć całym ciałem.
Bütün kemiklerimde bunu hissedebiliyorum.Posso sentirlo fino in fondo, nelle mie ossa.
Bütün kemiklerimde bunu hissedebiliyorum.Puteam sa simt in toate oasele.
Bütün kemiklerimde bunu hissedebiliyorum.Το ένιωσα μέχρι μέσα στα κόκκαλα μου.
İlgili Sayfalar