kemiklerim ile cümle

kemiklerim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Kemiklerime kadar üşüdüm.I was chilled to the bone.
Buz gibi bir rüzgar bizi kemiklerimize kadar dondurdu.The icy wind cut us to the bones.
Dondurucu ve kuvvetli olan rüzgar kemiklerime işledi.An icy blast of wind cut me to the bone.
Tanrıların buyruğu en ağır dertler ta kemiklerime işledi. ....God has engraved these commandments in our hearts...
"Kemiklerim sızlıyor.My bones are aching.
Bunların hepsini her gün kemiklerimde hissediyorum, seni ahmak.Even without you pointing that out, I feel it in my bones every day, you bastard!
Bütün kemiklerimde bunu hissedebiliyorum.I could feel it all the way in my bones.
Bundan 65 milyon yıl sonra, kemiklerimizi, bir müzede toz tutarken görmek zorunda kalmayacağız.65 million years from now, we don't have to have our bones collecting dust in a museum.
Bizim, vücudumuzdaki en önemli organımızı: beynimizi koruyan güçlü kafatası kemiklerimiz vardır.We have strong skull bones that protect the most important organ in our body: the brain.
Kemiklerimi ve derimi kestirdim.I cut off my bone and skin.
Beni dehşet ve titreme aldı, Bütün kemiklerimi sarstı.fear came on me, and trembling, which made all my bones shake.
Geceleri kemiklerim sızlıyor, Beni kemiren acılar hiç durmuyor.In the night season my bones are pierced in me, and the pains that gnaw me take no rest.
Derim karardı, soyuluyor, Kemiklerim ateşten yanıyor.My skin grows black and peels from me. My bones are burned with heat.
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,Have mercy on me, Yahweh, for I am faint. Yahweh, heal me, for my bones are troubled.
Bütün kemiklerimi sayar oldum, Gözlerini dikmiş, bana bakıyorlar.I can count all of my bones. They look and stare at me.
Sustuğum sürece Kemiklerim eridi, Gün boyu inlemekten.When I kept silence, my bones wasted away through my groaning all day long.
Çünkü günlerim duman gibi yok oluyor, Kemiklerim ateş gibi yanıyor.For my days consume away like smoke. My bones are burned as a torch.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına."As when one plows and breaks up the earth, our bones are scattered at the mouth of Sheol ."
Etimi, derimi yıprattı, kemiklerimi kırdı.My flesh and my skin has he made old; he has broken my bones.
Şöyle demişti: "Rabbim! Gerçekten kemiklerim zayıfladı, saçlarım ağardı.saying, 'O my Lord, behold the bones within me are feeble and my head is all aflame with hoariness.
Rabbim! dedi, benden (vücudumdan), kemiklerim zayıfladı, saçım başım ağardı.saying, 'O my Lord, behold the bones within me are feeble and my head is all aflame with hoariness.
Kemiklerim sızlıyor.Me duelen todos los huesos.
Vücudumuzun bastonları, kemiklerimizdir.En nuestros cuerpos Nuestros corazones.
Vasiyeti gereği mezar taşına şunların yazılmasını istedi: NANKÖR VATAN, SANA KEMİKLERİMİ VERMEYECEĞİM...В отчаянии, он с мольбой обращается к Предкам: «Прошу, не дайте моему милосердию погубить этот мир!».
"Biliyordum sanki bir gün bunun olacağını ve kemiklerime kadar hissediyordum ama hala öğrenilecek çok şey var.スタートして少しでも出ていたらまくるつもりだった」「今節は少しでも勉強できればと思っていたけど、先輩たちの勢いとか感じるものはあった。
Başım ağrıyor. "Kemiklerim sızlıyor.Mijn hoofd doet pijn.
Beni dehşet ve titreme aldı, Bütün kemiklerimi sarstı.Aku pun terkejut dan menggigil gentar; seluruh tubuhku bergundang, gemetar
Beni dehşet ve titreme aldı, Bütün kemiklerimi sarstı.Angst og Skælven kom over mig, alle mine Ledemod skjalv;
Beni dehşet ve titreme aldı, Bütün kemiklerimi sarstı.da kam mich Furcht und Zittern an, und alle meine Gebeine erschraken.
Beni dehşet ve titreme aldı, Bütün kemiklerimi sarstı.då kom en förskräckelse och bävan över mig, med rysning fyllde den alla ben i min kropp.
Beni dehşet ve titreme aldı, Bütün kemiklerimi sarstı.Félelem szálla rám, és rettegés, s megreszketteté minden csontomat.
Beni dehşet ve titreme aldı, Bütün kemiklerimi sarstı.Frykt og beven kom over mig, så alle mine ben tok til å skjelve.
Beni dehşet ve titreme aldı, Bütün kemiklerimi sarstı.Je fus saisi de frayeur et d`épouvante, Et tous mes os tremblèrent.
Beni dehşet ve titreme aldı, Bütün kemiklerimi sarstı.두려움과 떨림이 내게 이르러서 모든 골절이 흔들렸었느니라
Beni dehşet ve titreme aldı, Bütün kemiklerimi sarstı.m'a apucat groaza şi spaima, şi toate oasele mi-au tremut.
Beni dehşet ve titreme aldı, Bütün kemiklerimi sarstı.me sobrevinieron espanto y estremecimiento que aterraron todos mis huesos
Beni dehşet ve titreme aldı, Bütün kemiklerimi sarstı.nadišiel na mňa strach, a pochytilo ma trasenie, čo prestrašilo množstvo mojich kostí.
Beni dehşet ve titreme aldı, Bütün kemiklerimi sarstı.Pelko ja vavistus yllättivät minut, peljästyttivät kaikki minun luuni.
Beni dehşet ve titreme aldı, Bütün kemiklerimi sarstı.sobrevieram-me o espanto e o tremor, que fizeram estremecer todos os meus ossos.
Beni dehşet ve titreme aldı, Bütün kemiklerimi sarstı.Strach připadl na mne a lekání, kteréž předěsilo všecky kosti mé.
Beni dehşet ve titreme aldı, Bütün kemiklerimi sarstı.strah me je obšel in trepet, in vse kosti moje so se pretresle;
Beni dehşet ve titreme aldı, Bütün kemiklerimi sarstı.Sự kinh khủng sợ hãi xông hãm tôi, Khiến xương cốt tôi run rẩy.
Beni dehşet ve titreme aldı, Bütün kemiklerimi sarstı.Sự kinh_khủng sợ_hãi xông hãm tôi , Khiến xương_cốt tôi run_rẩy .
Beni dehşet ve titreme aldı, Bütün kemiklerimi sarstı.terrore mi prese e spavento e tutte le ossa mi fece tremare
Beni dehşet ve titreme aldı, Bütün kemiklerimi sarstı.Zdjął mię strach i lękanie, które wszystkie kości moje przestraszyło.
Beni dehşet ve titreme aldı, Bütün kemiklerimi sarstı.Φρικη συνελαβε με και τρομος, και μεγαλως τα οστα μου συνεσεισε.
Beni dehşet ve titreme aldı, Bütün kemiklerimi sarstı.объял меня ужас и трепет и потряс все кости мои.
Beni dehşet ve titreme aldı, Bütün kemiklerimi sarstı.Ужас ме обзе, и трепет, И разтърси всичките ми кости;
Beni dehşet ve titreme aldı, Bütün kemiklerimi sarstı.פחד קראני ורעדה ורב עצמותי הפחיד׃
Beni dehşet ve titreme aldı, Bütün kemiklerimi sarstı.اصابني رعب ورعدة فرجفت كل عظامي.
Beni dehşet ve titreme aldı, Bütün kemiklerimi sarstı.恐 懼 、 戰 兢 、 臨 到 我 身 、 使 我 百 骨 打 戰
Beni dehşet ve titreme aldı, Bütün kemiklerimi sarstı.恐懼 、 戰兢 、 臨到 我 身 、 使我 百 骨 打戰
Birileri ölecek. Kemiklerimde hissediyorum.Čutim to v kosteh.
Birileri ölecek. Kemiklerimde hissediyorum.Czuję to w kościach.
Bizim, vücudumuzdaki en önemli organımızı: beynimizi koruyan güçlü kafatası kemiklerimiz vardır.Abbiamo delle ossa forti craniche che proteggono l'organo più importante del nostro corpo: il cervello.
Bizim, vücudumuzdaki en önemli organımızı: beynimizi koruyan güçlü kafatası kemiklerimiz vardır.Avem oase craniene rezistente pentru a proteja cel mai important organ al organismului: creierul.
Bizim, vücudumuzdaki en önemli organımızı: beynimizi koruyan güçlü kafatası kemiklerimiz vardır.Chúng ta có một bộ sọ cứng bảo vệ cơ quan quan trọng nhất trong mỗi cơ thể chúng ta: não.
Bizim, vücudumuzdaki en önemli organımızı: beynimizi koruyan güçlü kafatası kemiklerimiz vardır.우리는 신체의 가장 중요한 기관인 두뇌를 보호하는 튼튼한 두개골을 가지고 있습니다.
Bizim, vücudumuzdaki en önemli organımızı: beynimizi koruyan güçlü kafatası kemiklerimiz vardır.Máme silné kosti lebky, která chrání nejdůležitější část našeho těla: mozek.
Bizim, vücudumuzdaki en önemli organımızı: beynimizi koruyan güçlü kafatası kemiklerimiz vardır.Mamy silne kości czaszki, które chronią najważniejszy organ w naszym ciele: mózg.
İlgili Sayfalar