kemikler ile cümle
kemikler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.Všetci vieme, že kosti sú skamenelé, takže keď ich ponoríte do kyseliny, nemalo by z nich nič ostať.
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.Všichni víme, že kosti jsou zkamenělé, takže pokud je ponoříte do kyseliny, nemělo by z nich nic zůstat.
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.Wiemy, że kości są skamieniałe, więc po zanurzeniu ich w kwasie nie powinno nic zostać.
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.כולנו יודעים שעצמות הן מאובנות, ואם תזרוק אותם לתוך חומצה, לא אמור להישאר דבר.
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.وكما نعرف ان العظام تتحلل ان تم وضعها في مواد حمضية فلن يتبقى منها شيء
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.もし酸に浸ければ 何も残らないはずです しかし実際には違いました
Şimdi yapacağım, deriyi, kasları, kemikleri soyup sadece birkaç iç organı bırakmak.Ce que je vais faire c'est enlever la peau, les muscles et les os, pour voir les organes internes.
Şimdi yapacağım, deriyi, kasları, kemikleri soyup sadece birkaç iç organı bırakmak.Ce voi face, voi înlătura pielea, muşchii și oasele ca să văd organele interne.
Şimdi yapacağım, deriyi, kasları, kemikleri soyup sadece birkaç iç organı bırakmak.Ik ga nu de huid, spieren en botten wegnemen om een paar inwendige organen te kunnen bekijken.
Şimdi yapacağım, deriyi, kasları, kemikleri soyup sadece birkaç iç organı bırakmak.Jetzt möchte ich alle Haut, Muskeln und Knochen abziehen, damit ich ein paar innere Organe sehen kann.
Şimdi yapacağım, deriyi, kasları, kemikleri soyup sadece birkaç iç organı bırakmak.제가하고자 하는것은, 피부, 근육 그리고 뼈를 모두 제거 해 보죠. 몇개의 내부 장기를 보려고 말이죠.
Şimdi yapacağım, deriyi, kasları, kemikleri soyup sadece birkaç iç organı bırakmak.Lo que haré es quitar toda la piel, los músculos y los huesos, para ver algunos órganos internos.
Şimdi yapacağım, deriyi, kasları, kemikleri soyup sadece birkaç iç organı bırakmak.O que farei é retirar a pele, os músculos e os ossos, para ver alguns órgãos internos.
Şimdi yapacağım, deriyi, kasları, kemikleri soyup sadece birkaç iç organı bırakmak.Pozbawię ciało skóry, mięśni i kości, aby przyjrzeć się konkretnym organom.
Şimdi yapacağım, deriyi, kasları, kemikleri soyup sadece birkaç iç organı bırakmak.Quello che farò è rimuovere tutta la pelle, i muscoli e le ossa, in modo da vedere gli organi interni.
Şimdi yapacağım, deriyi, kasları, kemikleri soyup sadece birkaç iç organı bırakmak.Teraz urobím to, že odstránim všetku kožu, svalstvo a kosti, aby som videl iba zopár vnútorných orgánov.
Şimdi yapacağım, deriyi, kasları, kemikleri soyup sadece birkaç iç organı bırakmak.Сейчас я сделаю следующее: я удалю кожный покров, мышцы и кости, чтобы изучить внутренние органы.
Şimdi yapacağım, deriyi, kasları, kemikleri soyup sadece birkaç iç organı bırakmak.מה שאני עומד לעשות הוא לקלף את העור, השרירים והעצמות, כדי לראות כמה איברים פנימיים.
Şimdi yapacağım, deriyi, kasları, kemikleri soyup sadece birkaç iç organı bırakmak.ما سأقوم بفعله هو سأقوم بقشر الجلد و العضلات، والعظام، فقط لرؤية بعض الأجهزة الداخلية.
Şimdi yapacağım, deriyi, kasları, kemikleri soyup sadece birkaç iç organı bırakmak.皮膚や筋肉 骨をすべて取り去って 内臓だけを見られるようにしてみます ここです
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.A vzavše kosti jejich, pochovali je pod stromem v Jábes, a postili se sedm dní.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.A wziąwszy kości ich, pogrzebli je pod drzewem w Jabes, i pościli siedm dni.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.Csontjaikat pedig felszedték, és eltemették a tamaris fa alatt Jábesben; és bõjtölének hét napig.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.Daarna begroeven zij de beenderen onder de eikeboom bij Jabes en vastten zeven dagen.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.Depois tomaram os seus ossos, e os sepultaram debaixo da tamargueira, em Jabes, e jejuaram sete dias.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.Deres ben tok de og begravde under tamarisken i Jabes, og så holdt de faste i syv dager.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.ils prirent leurs os, et les enterrèrent sous le tamarisc à Jabès. Et ils jeûnèrent sept jours.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.In vzamejo njih kosti in jih pokopljejo pod tamarisko v Jabesu in se postijo sedem dni.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.그 뼈를 가져다가 야베스 에셀나무 아래 장사하고 칠일을 금식하였더라
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.lấy cốt của họ mà chôn dưới cây liễu xủ tơ , ở gần Gia-be , và kiêng ăn trong bảy ngày .
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.lấy cốt của họ mà chôn dưới cây liễu xủ tơ, ở gần Gia-be, và kiêng ăn trong bảy ngày.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.le-au luat oasele, şi le-au îngropat subt stejarul din Iabes. Şi au postit şapte zile
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.Luego tomaron sus restos y los sepultaron debajo del tamarisco en Jabes, y ayunaron siete días
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.Poi presero le loro ossa, le seppellirono sotto il tamarisco che è in Iabes e fecero digiuno per sette giorni
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.Potom vzali ich kosti a pochovali ich pod tým stromom v Jabeši a postili sa sedem dní.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.Så tog de deres Ben og jordede dem under Tamarisken i Jabesj og fastede syv Dage.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.Sedan togo de deras ben och begrovo dem under tamarisken i Jabes och fastade så i sju dagar.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.und nahmen ihre Gebeine und begruben sie unter den Baum zu Jabes und fasteten sieben Tage.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.και ελαβον τα οστα αυτων και εθαψαν υπο το δενδρον εν Ιαβεις και ενηστευσαν επτα ημερας.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.И взеха костите им та ги закопаха под дървото в Явис, и постиха седем дена.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.и взяли кости их, и погребли под дубом в Иависе, и постились семь дней.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.ויקחו את עצמתיהם ויקברו תחת האשל ביבשה ויצמו שבעת ימים׃
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.واخذوا عظامهم ودفنوها تحت الاثلة في يابيش وصاموا سبعة ايام
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.將 他 們 骸 骨 葬 在 雅 比 的 垂 絲 柳 樹 下 、 就 禁 食 七 日
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.將 他 們 骸骨 葬在雅 比的 垂絲柳 樹下 、 就 禁食 七日
"Sopa ve taş kemikleri kırsa da, sözler asla incitmez" diye düşünen insanlarla çevrili hâlde."Ei haukku haavaa tee."
"Sopa ve taş kemikleri kırsa da, sözler asla incitmez" diye düşünen insanlarla çevrili hâlde.주위에서 막대기와 돌 비유 ('막대기와 돌로 내 뼈를 부러트릴 수는 있어도 말로는 절대 나를 다치게 못한다'라는 문장으로 놀림을 당할 때는 조용히 무시하라는 표현)를 들으면서 자란 아이들말이죠.
"Sopa ve taş kemikleri kırsa da, sözler asla incitmez" diye düşünen insanlarla çevrili hâlde.מוקף באנשים שנהגו לומר את הפתגם על המקלות והאבנים,
"Sopa ve taş kemikleri kırsa da, sözler asla incitmez" diye düşünen insanlarla çevrili hâlde.محاط بالناس الذين اعتادوا على استخدام القافية حول العصي والحجارة،
"Sopa ve taş kemikleri kırsa da, sözler asla incitmez" diye düşünen insanlarla çevrili hâlde.「何を言われても痛くもかゆくもない」 ひどいあだ名も 骨折のようにつらくはないとされ
Şu anda biz bunu kemiklerde veya bitkilerde bir işaret bırakıp bırakmadığına bakıyoruz.Ciò che stiamo indagando ora è: lascia una traccia? Lascia un segnale nelle ossa o nelle piante?
Şu anda biz bunu kemiklerde veya bitkilerde bir işaret bırakıp bırakmadığına bakıyoruz.Czego szukamy teraz, jakiegoś śladu? Śladu w kościach, czy roślinach?
Şu anda biz bunu kemiklerde veya bitkilerde bir işaret bırakıp bırakmadığına bakıyoruz.Deci, la ce ne uităm acum: lasă în urmă un semn? Lasă urmă în oase sau în plante?
Şu anda biz bunu kemiklerde veya bitkilerde bir işaret bırakıp bırakmadığına bakıyoruz.Dus, we zoeken nu: laat het een teken achter?
Şu anda biz bunu kemiklerde veya bitkilerde bir işaret bırakıp bırakmadığına bakıyoruz.그럼 무엇에 주안점을 두느냐인데, 그게 신호를 남기는 걸까요? 그게 화석이나 식물에 신호를 남기는 걸까요?
Şu anda biz bunu kemiklerde veya bitkilerde bir işaret bırakıp bırakmadığına bakıyoruz.Mitä etsimme nyt on, jääkö siitä merkkiä? Jääkö siitä merkkiä luuhun tai kasviin?
Şu anda biz bunu kemiklerde veya bitkilerde bir işaret bırakıp bırakmadığına bakıyoruz.Por lo tanto, lo que estamos viendo ahora: ¿deja una señal? ¿Deja una señal en el hueso o en las plantas?
Şu anda biz bunu kemiklerde veya bitkilerde bir işaret bırakıp bırakmadığına bakıyoruz.Så, hvad vi ser på nu: Efterlader det et signal? Efterlader det et signal i knogler eller planter?
Şu anda biz bunu kemiklerde veya bitkilerde bir işaret bırakıp bırakmadığına bakıyoruz.Έτσι, αυτό που εξετάζουμε τώρα: αφήνει κάποιο σήμα; Αφήνει κάποιο σήμα στα κόκαλα ή στα φυτά;
Şu anda biz bunu kemiklerde veya bitkilerde bir işaret bırakıp bırakmadığına bakıyoruz.А то, что мы ищем сейчас: оставляет ли это сигнал? Оставляет ли это сигнал в кости или растении?
İlgili Sayfalar