kemikler ile cümle
kemikler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.(140:7) Как будто землю рассекают и дробят нас; сыплются кости наши в челюсти преисподней.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Come si fende e si apre la terra, le loro ossa furono disperse alla bocca degli inferi
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Comme quand on laboure et qu`on fend la terre, Ainsi nos os sont dispersés à l`entrée du séjour des morts.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Como cuando se ara y se rompe la tierra, así son esparcidos nuestros huesos en la boca del Seol
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Como quando alguém lavra e sulca a terra, são os nossos ossos espalhados � boca do Seol.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Cum se brăzdează şi se spintecă pămîntul, aşa ni se risipesc oasele la gura mormîntului.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Hài cốt chúng tôi bị rải rác nơi cửa âm phủ, Khác nào khi người ta cày ruộng và tách đất ra.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Hài_cốt chúng_tôi bị rải_rác nơi cửa âm_phủ , Khác_nào khi người_ta cày ruộng và tách đất ra .
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Jako gdyby kto rąbał i łupał drwa na ziemi, tak się rozlatują kości nasze aż do ust grobowych.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Jako když někdo roubá a štípá dříví na zemi, tak se rozletují kosti naše až k ústům hrobovým.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Jako keď niekto štiepe a kála drevo na zemi, tak sa rozmetávajú naše kosti až k čeľustiu hrobu.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Kakor bi kdo razsekal in razklal zemljo, so raztresene kosti naše do žrela groba.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.사람이 밭 갈아 흙을 부스러뜨림 같이 우리의 해골이 음부 문에 흩어졌도다
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Mint a ki a földet vágja és hányja, úgy szóratnak szét csontjaik a Seol torkában.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Niinkuin maa kynnetään ja kuokitaan, niin ovat meidän luumme hajotetut tuonelan kuilun suulle.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Såsom när man har plöjt och ristat upp jorden, så ligga våra ben kringströdda vid dödsrikets rand.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Som når en pløier og kløver jorden, således ligger våre ben spredt ved dødsrikets port.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Som når man pløjer Jorden i Furer, spredes vore Ben ved Dødsrigets Gab.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Tulang-tulang kita akan dihamburkan di tepi kuburan seperti sebuah batu dihancurkan ke tanah
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Unsere Gebeine sind zerstreut bis zur Hölle, wie wenn einer das Land pflügt und zerwühlt.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Τα οστα ημων διασκορπιζονται εν τω στοματι του ταφου, ως οταν τις κοπτη και σχιζη ξυλα επι την γην.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Костите ни са разпръснати при устието на гроба, Както кога някой оре и цепи земята,
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.כמו פלח ובקע בארץ נפזרו עצמינו לפי שאול׃
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.كمن يفلح ويشق الارض تبددت عظامنا عند فم الهاوية.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.我 們 的 骨 頭 、 散 在 墓 旁 、 好 像 人 耕 田 、 刨 地 的 土 塊
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.我 們 的 骨頭 、 散 在 墓 旁 、 好像 人 耕田 、 刨地 的 土塊
Sabırla bekledim sabaha kadar, RAB bir aslan gibi kırdı bütün kemiklerimi, Bir gün içinde sonumu getiriverdi.Am strigat pînă dimineaţa; ca un leu, îmi zdrobise toate oasele! Pînă deseară îmi vei pune capăt.
Sabırla bekledim sabaha kadar, RAB bir aslan gibi kırdı bütün kemiklerimi, Bir gün içinde sonumu getiriverdi.Ik kon de hele nacht niet slapen van verdriet; het was alsof leeuwen mij verscheurden.
Sabırla bekledim sabaha kadar, RAB bir aslan gibi kırdı bütün kemiklerimi, Bir gün içinde sonumu getiriverdi.Io ho gridato fino al mattino. Come un leone, così egli stritola tutte le mie ossa
Sabırla bekledim sabaha kadar, RAB bir aslan gibi kırdı bütün kemiklerimi, Bir gün içinde sonumu getiriverdi.jeg skriger til daggry; som en Løve knuser han alle Benene i mig; du giver mig ben fra Dag til Nat.
Sabırla bekledim sabaha kadar, RAB bir aslan gibi kırdı bütün kemiklerimi, Bir gün içinde sonumu getiriverdi.Je me suis contenu jusqu`au matin; Comme un lion, il brisait tous mes os, Du jour à la nuit tu m`auras achevé!
Sabırla bekledim sabaha kadar, RAB bir aslan gibi kırdı bütün kemiklerimi, Bir gün içinde sonumu getiriverdi.내가 아침까지 견디었사오나 주께서 사자 같이 나의 모든 뼈를 꺾으시오니 나의 명이 조석간에 마치리이다
Sabırla bekledim sabaha kadar, RAB bir aslan gibi kırdı bütün kemiklerimi, Bir gün içinde sonumu getiriverdi.Reggelig nyugton vártam; mint oroszlán, úgy törte össze minden csontjaimat; reggeltõl estig végzesz velem!
Sabırla bekledim sabaha kadar, RAB bir aslan gibi kırdı bütün kemiklerimi, Bir gün içinde sonumu getiriverdi.Tolažil sem se do jutra – kakor lev je zdrobil vse kosti moje. Od dne do noči me boš končal!
Sabırla bekledim sabaha kadar, RAB bir aslan gibi kırdı bütün kemiklerimi, Bir gün içinde sonumu getiriverdi.Εστοχαζομην εως πρωιας, ως λεων θελει συντριψει παντα τα οστα μου απο πρωιας εως εσπερας θελεις με τελειωσει.
Sabırla bekledim sabaha kadar, RAB bir aslan gibi kırdı bütün kemiklerimi, Bir gün içinde sonumu getiriverdi.Успокоявах се до сутринта; но той като лъв троши всичките ми кости; Между заранта и вечерта ще ме довършиш.
Sabırla bekledim sabaha kadar, RAB bir aslan gibi kırdı bütün kemiklerimi, Bir gün içinde sonumu getiriverdi.Я ждал до утра; подобно льву, Он сокрушал все кости мои; день иночь я ждал, что Ты пошлешь мне кончину.
Sabırla bekledim sabaha kadar, RAB bir aslan gibi kırdı bütün kemiklerimi, Bir gün içinde sonumu getiriverdi.שויתי עד בקר כארי כן ישבר כל עצמותי מיום עד לילה תשלימני׃
Sabırla bekledim sabaha kadar, RAB bir aslan gibi kırdı bütün kemiklerimi, Bir gün içinde sonumu getiriverdi.صرخت الى الصباح. كالاسد هكذا يهشم جميع عظامي. النهار والليل تفنيني.
Sabırla bekledim sabaha kadar, RAB bir aslan gibi kırdı bütün kemiklerimi, Bir gün içinde sonumu getiriverdi.我 使 自 己 安 靜 直 到 天 亮 . 他 像 獅 子 折 斷 我 一 切 的 骨 頭 、 從 早 到 晚 、 他 要 使 我 完 結
Sabırla bekledim sabaha kadar, RAB bir aslan gibi kırdı bütün kemiklerimi, Bir gün içinde sonumu getiriverdi.我 使 自己 安 靜直 到 天亮 . 他 像 獅子 折斷 我 一切 的 骨頭 、 從早 到 晚 、 他 要 使我 完結
Sağ kolum kırılmıştı. Köprücük kemiğim kırılmıştı. Ayağımda bazı kemikler kırılmıştı.Ik had mijn rechterarm gebroken, mijn sleutelbeen, een paar voetbeentjes.
Sağ kolum kırılmıştı. Köprücük kemiğim kırılmıştı. Ayağımda bazı kemikler kırılmıştı.Tay phải bị và xương đòn bị gãy. một số xương ở bàn chân cũng bị gãy
Sanki kırık kemikler, kötü lakaplardan daha çok acıtırmış gibi, tüm o isimler bize takıldı.Alsof gebroken benen meer pijn doen dan de scheldwoorden, en we kregen de volle laag.
Sanki kırık kemikler, kötü lakaplardan daha çok acıtırmış gibi, tüm o isimler bize takıldı.Ikään kuin haavat sattuisivat enemmän kuin haukkumanimet, ja me kuulimme ne kaikki.
Sanki kırık kemikler, kötü lakaplardan daha çok acıtırmış gibi, tüm o isimler bize takıldı.마치 뼈가 부러지는 것이 놀림을 당하는 것보다 더 아픈것 처럼 그랬어요. 그리고 우리는 만신창이가 되었죠.
Sanki kırık kemikler, kötü lakaplardan daha çok acıtırmış gibi, tüm o isimler bize takıldı.Ni se spunea în tot felul.
Sanki kırık kemikler, kötü lakaplardan daha çok acıtırmış gibi, tüm o isimler bize takıldı.כאילו שעצמות שבורות כואבות יותר מהכינויים בהם מכנים אותך, וכינו אותנו בכל הכינויים.
Sanki kırık kemikler, kötü lakaplardan daha çok acıtırmış gibi, tüm o isimler bize takıldı.وكأن العظام المكسورة تؤلم أكثر من الأسماء (التهكمية) التي ننادى بها، ونتذكرها جميعها.
Sanki kırık kemikler, kötü lakaplardan daha çok acıtırmış gibi, tüm o isimler bize takıldı.あだ名で呼ばれた 僕たちは もう誰にも愛されないと 信じて育ってきた
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.Ai cũng biết rằng xương khi đã hóa thạch, nếu cho vào axit, sẽ bị tiêu hủy hoàn toàn.
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.현재 우리는 뼈가 화석화된다는 것을 아는데, 이것을 산에 넣어버리면, 아무것도 남게되지 않을테지요.
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.Mindannyian tudjuk, hogy a csontok kövült szövetek, így ha savba dobjuk őket, semminek sem kellene maradnia.
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.Nu vet vi ju alla att ben är fossilerade, så om man lägger dem i syra, borde ingenting bli kvar.
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.Nu weten we allemaal dat botten gefossiliseerd zijn en dat als je ze in zuur gooit er niets van overblijft.
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.Știm că oasele sunt fosilizate, așa că, dacă sunt expuse la acid, n-ar trebui să mai rămână nimic.
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.Todos sabemos que los huesos están fosilizados y, por ende, si uno lo pone en ácido no debería quedar nada.
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.Todos sabemos que os ossos estão fossilizados. Portanto, se os mergulharmos em ácido não devia sobrar nada.
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.Tutti sappiamo che le ossa sono fossilizzate, e che se si buttano nell'acido non dovrebbe rimanere nulla.
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.Vi ved alle, at knogler er forstenede, så hvis du lægger den i syre, så burde der ikke være noget tilbage.
İlgili Sayfalar