Geceleri kemiklerim sızlıyor, Beni kemiren acılar hiç durmuyor.Natten bortfräter benen i min kropp, och kvalen som gnaga mig veta ej av vila.
Geceleri kemiklerim sızlıyor, Beni kemiren acılar hiç durmuyor.Natten gjennemborer mine ben, så de faller av, og min verk og pine hviler ikke.
Geceleri kemiklerim sızlıyor, Beni kemiren acılar hiç durmuyor.Noaptea mă pătrunde şi-mi smulge oasele, durerea care mă roade nu încetează.
Geceleri kemiklerim sızlıyor, Beni kemiren acılar hiç durmuyor.Noč mi vrta po kosteh, da se mi drobé, in glodajoče bolečine mi ne mirujejo.
Geceleri kemiklerim sızlıyor, Beni kemiren acılar hiç durmuyor.Noc vrtá moje kosti a lúpi odo mňa, a moji hlodajúci, červy, neležia zaháľajúc.
Geceleri kemiklerim sızlıyor, Beni kemiren acılar hiç durmuyor.Pada waktu malam semua tulangku nyeri; rasa sakit yang menusuk tak kunjung berhenti
Geceleri kemiklerim sızlıyor, Beni kemiren acılar hiç durmuyor.Yö kaivaa luut minun ruumiistani, ja kalvavat tuskani eivät lepää.
Geceleri kemiklerim sızlıyor, Beni kemiren acılar hiç durmuyor.Την νυκτα τα οστα μου διεπερασθησαν εν εμοι, και τα νευρα μου δεν αναπαυονται.
Geceleri kemiklerim sızlıyor, Beni kemiren acılar hiç durmuyor.Ночью ноют во мне кости мои, и жилы мои не имеютпокоя.
Geceleri kemiklerim sızlıyor, Beni kemiren acılar hiç durmuyor.През нощта костите ми се пронизват в мене, И жилите ми не си почиват**.
Geceleri kemiklerim sızlıyor, Beni kemiren acılar hiç durmuyor.לילה עצמי נקר מעלי וערקי לא ישכבון׃
Geceleri kemiklerim sızlıyor, Beni kemiren acılar hiç durmuyor.الليل ينخر عظامي فيّ وعارقيّ لا تهجع.
Geceleri kemiklerim sızlıyor, Beni kemiren acılar hiç durmuyor.夜 間 我 裡 面 的 骨 頭 刺 我 、 疼 痛 不 止 、 好 像 齦 我
Geceleri kemiklerim sızlıyor, Beni kemiren acılar hiç durmuyor.夜間 我 裡面 的 骨頭 刺 我 、 疼痛 不止 、 好像 齦我
Gregor, gerçek bir korku vardı, onun kemik çerçeve yardımcı olur.Hilfe ihrer knöchernen Rahmen, hatte keine wirkliche Schrecken des Gregor.
Gregor, gerçek bir korku vardı, onun kemik çerçeve yardımcı olur.그레고르의 진정한 공포가 없었다, 그녀의 뼈다귀 프레임의 도움이됩니다.
Gregor, gerçek bir korku vardı, onun kemik çerçeve yardımcı olur.Nápověda její kostnaté rámu, měl žádnou skutečnou hrůzu Gregor.
Gregor, gerçek bir korku vardı, onun kemik çerçeve yardımcı olur.Nápoveda jej kostnaté rámu, mal žiadnu skutočnú hrôzu Gregor.
Gregor, gerçek bir korku vardı, onun kemik çerçeve yardımcı olur.עזרה של מסגרת הגרמיות, לא אימה האמיתית של גרגור.
Gregor, gerçek bir korku vardı, onun kemik çerçeve yardımcı olur.مساعدة من إطار عظمي لها ، ليس لديها رعب حقيقي من جريجور.
Gregor, gerçek bir korku vardı, onun kemik çerçeve yardımcı olur.少なくとも好奇心にならずに、彼女はかつて偶然グレの扉を開いていた。
Güçlü çene kemikleri sayesinde avcılık, leş yiyiciliğin yerine geçti.Avec de puissantes mâchoires, la chasse remplaça bientôt la nécrophagie.
Güçlü çene kemikleri sayesinde avcılık, leş yiyiciliğin yerine geçti.Com mandíbulas poderosas, a caça logo substitui, vasculhar.
Güçlü çene kemikleri sayesinde avcılık, leş yiyiciliğin yerine geçti.Con la formación de mandíbulas, pronto la caza sustituyo al hurgamiento.
Güçlü çene kemikleri sayesinde avcılık, leş yiyiciliğin yerine geçti.Con potenti mascelle, la caccia presto sostitui lo spazzinaggio.
Güçlü çene kemikleri sayesinde avcılık, leş yiyiciliğin yerine geçti.Cu ajutorul fălcilor puternice, vânatul a înlocuit rapid necrofagia.
Güçlü çene kemikleri sayesinde avcılık, leş yiyiciliğin yerine geçti.Dengan rahang kuat, berburu segera digantikan dengan mengumpulkan.
Güçlü çene kemikleri sayesinde avcılık, leş yiyiciliğin yerine geçti.Door krachtige kaken verving de jacht al snel het doorzoeken van afval.
Güçlü çene kemikleri sayesinde avcılık, leş yiyiciliğin yerine geçti.Med kraftfulla käkar ersattes snart as/rest-tillvaratagning med jakt.
Güçlü çene kemikleri sayesinde avcılık, leş yiyiciliğin yerine geçti.Mittels kräftigen Kiefern ersetzte das Jagen bald das Sammeln.
Güçlü çene kemikleri sayesinde avcılık, leş yiyiciliğin yerine geçti.Ob pojavu močnih čeljusti je lov kmalu nadomestil mrhovinarstvo.
Güçlü çene kemikleri sayesinde avcılık, leş yiyiciliğin yerine geçti.S mocnými čelistmi, lov vystřídal pojídání planktonu.
Güçlü çene kemikleri sayesinde avcılık, leş yiyiciliğin yerine geçti.Wkrótce, wraz z potężnymi szczękami, łowiectwo zastąpiło padlinożerstwo.
Güçlü çene kemikleri sayesinde avcılık, leş yiyiciliğin yerine geçti.Με ισχυρά σαγόνια, η διήθηση αντικαταστάθηκε από το κυνήγι.
Güçlü çene kemikleri sayesinde avcılık, leş yiyiciliğin yerine geçti.Охотники с мощными челюстями вскоре заменили падальщиков.
Güçlü çene kemikleri sayesinde avcılık, leş yiyiciliğin yerine geçti.Чрез мощните челюсти ловуването скоро заменило търсенето на храна.
Güçlü çene kemikleri sayesinde avcılık, leş yiyiciliğin yerine geçti.עם מלתעות חזקות הציד החליף את הנבלות.
Gün boyu hasımlarım: ‹‹Nerede senin Tanrın?›› diyerek Bana sataştıkça, Kemiklerim kırılıyor sanki.(41:11) Как бы поражая кости мои, ругаются надо мною враги мои, когда говорят мне всякий день: „где Бог твой?"
Gün boyu hasımlarım: ‹‹Nerede senin Tanrın?›› diyerek Bana sataştıkça, Kemiklerim kırılıyor sanki.(42:11) Mes os se brisent quand mes persécuteurs m`outragent, En me disant sans cesse: Où est ton Dieu?
Gün boyu hasımlarım: ‹‹Nerede senin Tanrın?›› diyerek Bana sataştıkça, Kemiklerim kırılıyor sanki.Det er, som knustes mine Ben, når Fjenderne håner mig, når de stadig spørger mig : "Hvor er din Gud?"
Gün boyu hasımlarım: ‹‹Nerede senin Tanrın?›› diyerek Bana sataştıkça, Kemiklerim kırılıyor sanki.Dirò a Dio, mia difesa: «Perché mi hai dimenticato? Perché triste me ne vado, oppresso dal nemico?»
Gün boyu hasımlarım: ‹‹Nerede senin Tanrın?›› diyerek Bana sataştıkça, Kemiklerim kırılıyor sanki.Hatiku hancur luluh karena ejekan musuh. Mereka terus bertanya, "Di mana Allahmu?
Gün boyu hasımlarım: ‹‹Nerede senin Tanrın?›› diyerek Bana sataştıkça, Kemiklerim kırılıyor sanki.Jeg må si til Gud, min klippe: Hvorfor har du glemt mig? Hvorfor skal jeg gå i sørgeklær under fiendens trykk?
Gün boyu hasımlarım: ‹‹Nerede senin Tanrın?›› diyerek Bana sataştıkça, Kemiklerim kırılıyor sanki.내 뼈를 찌르는 칼 같이 내 대적이 나를 비방하여 늘 말하기를 네 하나님이 어디 있느냐 하도다
Gün boyu hasımlarım: ‹‹Nerede senin Tanrın?›› diyerek Bana sataştıkça, Kemiklerim kırılıyor sanki.Mientras mis huesos se quebrantan, mis enemigos me afrentan diciéndome cada día: "¿Dónde está tu Dios?
Gün boyu hasımlarım: ‹‹Nerede senin Tanrın?›› diyerek Bana sataştıkça, Kemiklerim kırılıyor sanki.Poviem silnému Bohu, svojej skale: Prečo si zabudol na mňa? Prečo musím chodiť smutný pre útisk nepriateľa?
Gün boyu hasımlarım: ‹‹Nerede senin Tanrın?›› diyerek Bana sataştıkça, Kemiklerim kırılıyor sanki.Rzekę Bogu, skale mojej: Przeczżeś mię zapomniał? I czemu smutno chodzę dla uciśnienia od nieprzyjaciela?
Gün boyu hasımlarım: ‹‹Nerede senin Tanrın?›› diyerek Bana sataştıkça, Kemiklerim kırılıyor sanki.Οι εχθροι μου ονειδιζοντες με συντριβουσι τα οστα μου, λεγοντες μοι καθ' ημεραν, Που ειναι ο Θεος σου;
Gün boyu hasımlarım: ‹‹Nerede senin Tanrın?›› diyerek Bana sataştıkça, Kemiklerim kırılıyor sanki.Като със смазване на костите ми противниците ми ме укоряват, И непрестанно ми думат: Где е твоят Бог?
Gün boyu hasımlarım: ‹‹Nerede senin Tanrın?›› diyerek Bana sataştıkça, Kemiklerim kırılıyor sanki.ברצח בעצמותי חרפוני צוררי באמרם אלי כל היום איה אלהיך׃
Gün boyu hasımlarım: ‹‹Nerede senin Tanrın?›› diyerek Bana sataştıkça, Kemiklerim kırılıyor sanki.بسحق في عظامي عيّرني مضايقيّ بقولهم لي كل يوم اين الهك.
Gün boyu hasımlarım: ‹‹Nerede senin Tanrın?›› diyerek Bana sataştıkça, Kemiklerim kırılıyor sanki.我 的 敵 人 辱 罵 我 、 好 像 打 碎 我 的 骨 頭 、 不 住 的 對 我 說 、 你 的 神 在 那 裡 呢
Gün boyu hasımlarım: ‹‹Nerede senin Tanrın?›› diyerek Bana sataştıkça, Kemiklerim kırılıyor sanki.我的敵人 辱罵 我 、 好像 打碎 我 的 骨頭 、 不 住 的 對 我 說 、 你 的 神 在 那 裡呢
Hemen herşey çürümüş, geminin içinde gömülmüş olan kişinin kemikleri bile yok olup gitmiş.Bijna alles is weggerot; zelfs de beenderen van de man die zou zijn begraven zijn vergaan.
Hemen herşey çürümüş, geminin içinde gömülmüş olan kişinin kemikleri bile yok olup gitmiş.Gần như tất cả mọi thứ đã rữa ra; ngay cả xương của người đàn ông đã được chôn cất cũng đã phân rã hết.
Hemen herşey çürümüş, geminin içinde gömülmüş olan kişinin kemikleri bile yok olup gitmiş.Prawie wszystko zgniło; nawet kości człowieka, który został pochowany się rozpuściły.
Hemen herşey çürümüş, geminin içinde gömülmüş olan kişinin kemikleri bile yok olup gitmiş.Майже все згнило; навіть кістки похованого там чоловіка розклались.
Hemen herşey çürümüş, geminin içinde gömülmüş olan kişinin kemikleri bile yok olup gitmiş.Почти все сгнило; даже кости захороненного человека растворились.
"Hepiniz kemikleri, öğle ona onu gurgling saksı içinde kendi kendine mırıldanıp duydum kemikleri! "Délben hallotta őt motyogott magában rajta gurgulázó pot - "Ti vagytok az összes csontot, csont! "
"Hepiniz kemikleri, öğle ona onu gurgling saksı içinde kendi kendine mırıldanıp duydum kemikleri! ""너희가 다 뼈가되고 - 정오 그는 그녀가 그녀의 앙앙 냄비를 통해 자신에게 중얼 들어 뼈! "