Ademden aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Ademe getirdi.I zbudował Pan Bóg z żebra onego, które wyjął z Adama, niewiastę, i przywiódł ją do Adama.
Ademden aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Ademe getirdi.Ja Herra Jumala rakensi vaimon siitä kylkiluusta, jonka hän oli ottanut miehestä, ja toi hänet miehen luo.
Ademden aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Ademe getirdi.여호와 하나님이 아담에게서 취하신 그 갈빗대로 여자를 만드시고 그를 아담에게로 이끌어 오시니
Ademden aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Ademe getirdi.L`Éternel Dieu forma une femme de la côte qu`il avait prise de l`homme, et il l`amena vers l`homme.
Ademden aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Ademe getirdi.Och HERREN Gud byggde en kvinna av revbenet som han hade tagit av mannen, och förde henne fram till mannen.
Ademden aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Ademe getirdi.og af Ribbenet, som Gud HERREN havde taget af Adam, byggede han en Kvinde og førte hende hen til Adam.
Ademden aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Ademe getirdi.Og Gud Herren bygget av det ribben han hadde tatt av mennesket, en kvinne og ledet henne til mennesket.
Ademden aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Ademe getirdi.Uit die rib maakte Hij een vrouw en Hij bracht haar bij de mens.
Ademden aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Ademe getirdi.Und Gott der HERR baute ein Weib aus der Rippe, die er vom Menschen nahm, und brachte sie zu ihm.
Ademden aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Ademe getirdi.Y de la costilla que Jehovah Dios tomó del hombre, hizo una mujer y la trajo al hombre
Ademden aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Ademe getirdi.И Господ Бог създаде жената от реброто, което взе от човека и я приведе при човека.
Ademden aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Ademe getirdi.И создал Господь Бог из ребра, взятого у человека, жену, и привел ее к человеку.
Ademden aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Ademe getirdi.ויבן יהוה אלהים את הצלע אשר לקח מן האדם לאשה ויבאה אל האדם׃
Ademden aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Ademe getirdi.وبنى الرب الاله الضلع التي اخذها من آدم امرأة واحضرها الى آدم.
Ademden aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Ademe getirdi.耶 和 華 神 就 用 那 人 身 上 所 取 的 肋 骨 、 造 成 一 個 女 人 、 領 他 到 那 人 跟 前
Ademden aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Ademe getirdi.耶和華 神 就 用 那 人 身 上 所取 的 肋骨 、 造成 一 個 女人 、 領 他 到 那人 跟前
Bel kemiğinin, omurganın, kolların yerini biliyor.Es weiß, wo das Rückgrat, die Wirbelsäule, die Gliedmaßen sind.
Bel kemiğinin, omurganın, kolların yerini biliyor.Il sait où se situe le squelette, et où sont la colonne vertébrale et les membres.
Bel kemiğinin, omurganın, kolların yerini biliyor.등뼈가 어디에 있고, 척추는 어디에 있고 사지는 어디에 있는지 아는 거죠.
Bel kemiğinin, omurganın, kolların yerini biliyor.la topologia della creatura. Riconosce dov'è la spina dorsale, dove sono la colonna vertebrale, gli arti.
Bel kemiğinin, omurganın, kolların yerini biliyor.Ohjelma ikään kuin tietää, missä sen selkäranka sijaitsee. Missä on selkäranka ja missä raajat.
Bel kemiğinin, omurganın, kolların yerini biliyor.Sabe dónde está la columna, dónde están los miembros.
Bel kemiğinin, omurganın, kolların yerini biliyor.Ştie unde sunt coloana vertebrală, şira spinării, membrele.
Bel kemiğinin, omurganın, kolların yerini biliyor.Wie, gdzie jest kręgosłup, gdzie są kończyny.
Bel kemiğinin, omurganın, kolların yerini biliyor.Вона ніби знає, де спина, де хребет, де кінцівки.
Bel kemiğinin, omurganın, kolların yerini biliyor.Някакси знае къде е гръбначния стълб, къде е гръбнака, крайниците.
Bel kemiğinin, omurganın, kolların yerini biliyor.Она знает, где у него позвоночник, где конечности.
Bel kemiğinin, omurganın, kolların yerini biliyor.הטופולוגיה של היצור. היא די יודעת איפה עמוד השדרה, הגב, הגפיים נמצאים.
Bel kemiğinin, omurganın, kolların yerini biliyor.التوبولوجيا من هذا المخلوق، فهو يدرك أين العظمة الخلفية أين العمود الفقري، والأطراف.
Bir dodo ayak kemiğini bir tarayıcıya koymuş-- bir cetvelle birlikte.Anh scan hình ảnh xương chân của dodo với một cái thước
Bir dodo ayak kemiğini bir tarayıcıya koymuş-- bir cetvelle birlikte.그것도 자를 이용해서 말이예요.
Bir dodo ayak kemiğini bir tarayıcıya koymuş-- bir cetvelle birlikte.Ktoś -- uwielbiam go! -- zeskanował nogę dodo przy linijce.
Bir dodo ayak kemiğini bir tarayıcıya koymuş-- bir cetvelle birlikte.Pôs ossos da perna de um dodó num scanner, com uma régua.
Bir dodo ayak kemiğini bir tarayıcıya koymuş-- bir cetvelle birlikte.Отсканировал кости ноги -- вместе с линейкой.
Bir dodo ayak kemiğini bir tarayıcıya koymuş-- bir cetvelle birlikte.עם סרגל.
Bir dodo ayak kemiğini bir tarayıcıya koymuş-- bir cetvelle birlikte.مع مسطرة.
Bir dodo ayak kemiğini bir tarayıcıya koymuş-- bir cetvelle birlikte.こんな正確な資料が欲しかったんです
Bu adam-- Bu adama aşığım! Bir dodo ayak kemiğini bir tarayıcıya koymuş-- bir cetvelle birlikte.Dia benar-benar menempatkan tulang kaki dodo dalam scanner - dengan penggaris.
Bu adam-- Bu adama aşığım! Bir dodo ayak kemiğini bir tarayıcıya koymuş-- bir cetvelle birlikte.Dieser Typ - ich mag ihn sehr - hat die Beinknochen eines Dodo gescannt - und zwar mit einem Lineal.
Bu adam-- Bu adama aşığım! Bir dodo ayak kemiğini bir tarayıcıya koymuş-- bir cetvelle birlikte.Egy dodólábat berakott a szkennerbe - és mellé egy vonalzót.
Bu adam-- Bu adama aşığım! Bir dodo ayak kemiğini bir tarayıcıya koymuş-- bir cetvelle birlikte.Han lagde en drontes benknogler i en scanner -- med en lineal.
Bu adam-- Bu adama aşığım! Bir dodo ayak kemiğini bir tarayıcıya koymuş-- bir cetvelle birlikte.Hän laittoi dodon jalkaluita skanneriin -- viivaimen kanssa.
Bu adam-- Bu adama aşığım! Bir dodo ayak kemiğini bir tarayıcıya koymuş-- bir cetvelle birlikte.Han satte skelett från ett dodo-ben i en scanner -- tillsammans med en linjal.
Bu adam-- Bu adama aşığım! Bir dodo ayak kemiğini bir tarayıcıya koymuş-- bir cetvelle birlikte.Il a scanné les os de la patte d'un dodo -- avec une latte à côté.
Bu adam-- Bu adama aşığım! Bir dodo ayak kemiğini bir tarayıcıya koymuş-- bir cetvelle birlikte.Puso un hueso de la pierna de un dodo en un escáner con una regla.
Bu adam-- Bu adama aşığım! Bir dodo ayak kemiğini bir tarayıcıya koymuş-- bir cetvelle birlikte.Questo ragazzo - Amo questo ragazzo! ha messo l'osso di una zampa di un dodo in uno scanner con un righello.
Bu adam-- Bu adama aşığım! Bir dodo ayak kemiğini bir tarayıcıya koymuş-- bir cetvelle birlikte.Skeniral je dodove nožne kosti -- z ravnilom.
Bu adam-- Bu adama aşığım! Bir dodo ayak kemiğini bir tarayıcıya koymuş-- bir cetvelle birlikte.Έβαλε τα κόκαλα από τα πόδια ενός Ντόντο σε ένα σκάνερ -- με ένα χάρακα.
Bu adam-- Bu adama aşığım! Bir dodo ayak kemiğini bir tarayıcıya koymuş-- bir cetvelle birlikte.Він поклав кістки дронту в сканер - з лінійкою.
Bu elimizdeki kemiğin genç olduğu anlamına geliyor, bunlar gerçekten hızlı büyürler.Adică, este un specimen tânăr şi creşte foarte repede.
Bu elimizdeki kemiğin genç olduğu anlamına geliyor, bunlar gerçekten hızlı büyürler.Alltså den är en ung individ och den växer riktigt snabbt.
Bu elimizdeki kemiğin genç olduğu anlamına geliyor, bunlar gerçekten hızlı büyürler.Het is een jong en het groeit snel.
Bu elimizdeki kemiğin genç olduğu anlamına geliyor, bunlar gerçekten hızlı büyürler.Ich meine, er ist ein Jungtier und er wächst wirklich schnell.
Bu elimizdeki kemiğin genç olduğu anlamına geliyor, bunlar gerçekten hızlı büyürler.Je to mládě, velmi rychle rostoucí.
Bu elimizdeki kemiğin genç olduğu anlamına geliyor, bunlar gerçekten hızlı büyürler.Je to predsa mláďa, ktoré rýchlo rastie.
Bu elimizdeki kemiğin genç olduğu anlamına geliyor, bunlar gerçekten hızlı büyürler.Je veux dire, il est jeune et il est en train de grandir très rapidement.
Bu elimizdeki kemiğin genç olduğu anlamına geliyor, bunlar gerçekten hızlı büyürler.즉 슨, 이는 어리고 정말 빨리 자라고 있는 것입니다.
Bu elimizdeki kemiğin genç olduğu anlamına geliyor, bunlar gerçekten hızlı büyürler.Quero dizer, é um juvenil e estava a crescer muito depressa.
Bu elimizdeki kemiğin genç olduğu anlamına geliyor, bunlar gerçekten hızlı büyürler.Úgy értem ez egy fiatal egyed, és nagyon gyorsan nő.
Bu elimizdeki kemiğin genç olduğu anlamına geliyor, bunlar gerçekten hızlı büyürler.Voglio dire, è giovane e cresce molto rapidamente.