Dört kısmi iskelet ve iki kısmi kafatası kemiğinden biliniyor.Se conocen cuatro esqueletos parciales con dos cráneos.
Leğen kemiğinin şekli, erkek olduğuna işaret etmektedir.La forma de la cola del chullo, señala si está buscando pareja.
Eklem kıkırdağı : Kemiğin boyca uzamasını sağlar.Reflejo de presión palmar: hace que le niño coja el dedo.
Diabloceratops tipik bir ceratopsiana benzer biçimde genişçe bir boyun kemiğine sahiptir.Diabloceratops es un ceratopsiano típico en que tenía un volante de hueso largo en el cuello.
Mandibular, "mandibulaya (alt çene kemiğine) ait olan" anlamında kullanılır.El Palo con el Burro se colocan de acuerdo en cuál será la "palabra envenenada".
Mastoid çıkıntı temporal kemiğin arka alt kısmında bulunan bir hava boşluğudur.Parte del surco del seno sigmoideo que se encuentra sobre el hueso temporal.
Kaşlar, alın kemiğinin göz çukurunu sınırlayan tümsekleri üzerinde bulunan özelleşmiş kıllardır.Kuma (クマ) - Un gatto dal pelo fulgido che fa apparire il suo volto enorme.
Ethmoidal kemiğin sağ tarafı.Vista laterale destra dell'osso etmoide.
Bir bacak kemiğinde ortalama 440 milyar hücre vardır.Sulla sua testa pende una taglia di 4.000.000.
Gözlerin etrafında deri ve elmacık kemiğindeki (malar) çizgi, parlak kırmızı-renklidir.Le spalle (mantello) e la nuca sono fulve, mentre la faccia è brizzolata.
Trirem tipi gemiler klasik deniz güçlerinin ana bel kemiğini oluşturmaktaydılar.Trireme Le triremi costituivano la vera "spina dorsale" delle marine classiche.
1980 yazında, evinde kayarak düştü ve kalça kemiğini kırdı.Летом 1980 она поскользнулась, будучи дома, и сломала бедро.
Ve Rab Tanrı Âdem’den aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratıp onu Âdem'e getirdi.И сделал Господь Бог Адаму и жене его одежды кожаные и одел их».
Ancak Kuran'da Havva ismi ve Âdem'in kaburga kemiğinden yaratıldığı geçmez.В Коране и сунне имя Азраил не упоминается и вместо этого употребляется Маляк аль-маут (араб.
Göğüs kemiğinin arkasında bulunur.Брюшные находятся позади основания грудных.
Sfenoit kemiğin üst yüzeyinde bulunur.Апотеции располагаются на верхней поверхности слоевища.
1980 yazında, evinde kayarak düştü ve kalça kemiğini kırdı.تزحلقت في صيف 1980 في البيت وكسرت وركها.
Sonunda, kırık kallus, kemiğin orijinal şekli ve kuvveti ile yakından eşleşen yeni bir şekle dönüştürülür.وفي النهاية، يعاد تشكيل ثقد الكسر تشكيلاً جديدًا يطابق قوة و هيئة العظم الأصلي.
Göğüs kemiğinin arkasında bulunur.يقع البنكرياس خلف المعدة.
Âdem’den aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Âdem’e getirdi.خلق الله آدم حين خلقه فأخرج أهل الجنة من صفحته اليمنى، وأخرج أهل النار من صفحته اليسرى.
Dentin ve kemiğin aksine, mine kollojen içermez.و على عكس العاج و العظام، فإن المينا لا يحتوي على الكولاجين.
Kemik kırığı bir kemiğin sürekliliğindeki kopuşa verilen addır.عظم الترقوة أحد العظام الطويلة في الإنسان.
1980 yazında, evinde kayarak düştü ve kalça kemiğini kırdı.No verão de 1980, escorregou-se em sua casa e rompeu-se a cadera.
Osteoblastlar dişin kökleri etrafındaki alveol kemiğini şekillendirir.Osteoblastos dão seu lugar no osso alveolar a raízes dos dentes.
Kaval kemiğinde büyük yaralar meydana gelmiştir.Barr teve sérios ferimentos no ombro.
1981 yılında mağarada bulunan dişler ve bir çene kemiğine ait bir parça 230.000 yıl öncesine tarihlenmiştir.In 1981 werden er een kaak en enkele tanden gevonden die ruim 200.000 jaar oud waren.
Bu kemik şakak kemiğinin (os temporale) processus styloideus'una bağlanır.Hij ontspringt aan de processus styloides van het os temporale.
1980 yazında, evinde kayarak düştü ve kalça kemiğini kırdı.Latem 1980 roku pośliznęła się w domu i złamała biodro.
Bir bacak kemiğinde ortalama 440 milyar hücre vardır.W Pendżabie spada średnio 400 mm opadów.
Kaşlar, alın kemiğinin göz çukurunu sınırlayan tümsekleri üzerinde bulunan özelleşmiş kıllardır.Pokrywy jajowate i silnie rozszerzone; ich nasada w widoku bocznym silnie opadająca.
Göğüs kemiğinin arkasında bulunur.Живіт міститься за грудною кліткою.
1980 yazında, evinde kayarak düştü ve kalça kemiğini kırdı.V roce 2010 doma upadla, zlomila si ruku a její stav se zhoršil.
1980 yazında, evinde kayarak düştü ve kalça kemiğini kırdı.Το καλοκαίρι του 1980 έπεσε κάτω και έσπασε το γοφό της.
Dentin ve kemiğin aksine, mine kollojen içermez.I motsetning til dentin og bein inneholder ikke emaljen ikke noe kollagen.
Ve Rab Tanrı Âdem’den aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratıp onu Âdem'e getirdi.Yang Maha esa mengabulkan dan membiarkan Prabu Nurasa murtad dari ajaran keturunan Nabi Adam.
Aşağı çene kemiğinin Flat Rocks Victoria, Avustralya'da bulunduğu bilinir.Ia diketahui dari tulang rahang bawah yang ditemukan di Flat Rocks, Victoria, Australia.
Kaburga kemiğinin en eğri tarafı, en üst tarafıdır.Dan sesuatu yang paling bengkok yang terdapat tulang rusuk adalah bagian paling atas.
Gözlerin etrafında deri ve elmacık kemiğindeki (malar) çizgi, parlak kırmızı-renklidir.Rigi-atas mata dengan rekahan tengah (median fissure) dan rekahan luar; rigi-bawah mata jelas bergerigi.
1980 yazında, evinde kayarak düştü ve kalça kemiğini kırdı.1980年の夏に彼女は家の中でころび、尻の骨を折った。
Ve Rab Tanrı Âdem’den aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratıp onu Âdem'e getirdi.神である主は東の方エデンに園を設け、そこに主の形造った人を置かれた。
1981 yılında mağarada bulunan dişler ve bir çene kemiğine ait bir parça 230.000 yıl öncesine tarihlenmiştir.1981年に発掘された歯や顎の骨の一部は、22万5千年も前のものであった。
Bu dikenlerle tüylerini tararlar ve yedikleri hayvanın etini kemiğinden ayırırlar.爪は鋭く、これにより獲物の魚を引き裂いて食う。
Göğüs kemiğinin arkasında bulunur.胸鎖乳突筋の後ろに取穴。
Ve Rab Tanrı Âdem’den aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratıp onu Âdem'e getirdi.他的繼承人托勒密二世把亞歷山大的石棺運到亞歷山卓,並安葬於這座以他命名的城市之中。
1980 yazında, evinde kayarak düştü ve kalça kemiğini kırdı.בינואר 1994 מעדה בחדר השינה בביתה ושברה את אגן הירכיים.
Eklem kıkırdağı : Kemiğin boyca uzamasını sağlar.Клинично доказано е, че смехът стяга корема.
Sırt omurları, kaburgalar ve göğüs kemiğinden oluşur.Включва костите на главата, гръбначния стълб и гръдния кош.
1980 yazında, evinde kayarak düştü ve kalça kemiğini kırdı.U travnju 1996. godine pala je i slomila ključnu kost.
12 çift olan kaburgaların ilk yedi çifti kıkırdak uçları ile göğüs kemiğine bağlanırlar.Od dvanajstih parov reber je prvih sedem neposredno spojenih s prsnico, to so prava rebra.
1980 yazında, evinde kayarak düştü ve kalça kemiğini kırdı.3. juulil 2008 kukkus ta oma Šveitsis asuva kodu aias ja murdis mõlema jala luud.
Ademden aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Ademe getirdi.A Hospodin Bôh vybudoval rebro, ktoré vzal z Adama, v ženu, a doviedol ju k Adamovi.
Ademden aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Ademe getirdi.A z toho žebra, kteréž vyňal z Adama, vzdělal Hospodin Bůh ženu, a přivedl ji k Adamovi.
Ademden aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Ademe getirdi.Dari rusuk itu TUHAN membentuk seorang perempuan, lalu membawanya kepada manusia itu
Ademden aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Ademe getirdi.Din coasta pe care o luase din om, Domnul Dumnezeu a făcut o femeie şi a adus -o la om.
Ademden aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Ademe getirdi.e da costela que o senhor Deus lhe tomara, formou a mulher e a trouxe ao homem.
Ademden aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Ademe getirdi.És alkotá az Úr Isten azt az oldalbordát, a melyet kivett vala az emberbõl, asszonynyá, és vivé az emberhez.
Ademden aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Ademe getirdi.Giê-hô-va Ðức Chúa Trời dùng xương sường đã lấy nơi A-đam làm nên một người nữ, đưa đến cùng A-đam.
Ademden aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Ademe getirdi.Giê-hô-va Ðức_Chúa_Trời dùng xương sường đã lấy nơi A-đam làm_nên một người nữ , đưa đến_cùng A-đam .
Ademden aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Ademe getirdi.Il Signore Dio plasmò con la costola, che aveva tolta all'uomo, una donna e la condusse all'uomo
Ademden aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Ademe getirdi.In GOSPOD Bog stvori iz tistega rebra, ki ga je vzel Adamu, ženo, in jo privede k Adamu.