Bu, bazen kemer sıkma politikasından daha çok can yakan uygun ama asılsız bir klişedir.Ένα βολικό αλλά αβάσιμο στερεότυπο το οποίο μερικές φορές πονούσε περισσότερο από την ίδια τη λιτότητα.
Bu, bazen kemer sıkma politikasından daha çok can yakan uygun ama asılsız bir klişedir.Удобен, но неоснователен стереотип, от който понякога болеше повече отколкото от самите мерки за икономии.
Bu, bazen kemer sıkma politikasından daha çok can yakan uygun ama asılsız bir klişedir.Удобный, хотя и голословный стереотип порой причиняет не меньше зла, чем строгая экономия.
Bu, bazen kemer sıkma politikasından daha çok can yakan uygun ama asılsız bir klişedir.ובכן, סטריאוטיפ נוח אבל בלתי מבוסס שלפעמים כואב יותר ממשטר הצנע עצמו.
Bu, bazen kemer sıkma politikasından daha çok can yakan uygun ama asılsız bir klişedir.حل ملائم و مريح ولكن بلا أسس و في بعض الأحيان يؤلم أكثر من التقشف نفسه !
Bu, bazen kemer sıkma politikasından daha çok can yakan uygun ama asılsız bir klişedir.時に財政緊縮策よりも 大きな打撃を与えます ただ ここで申し上げたいのは これはギリシャだけの問題ではなく
Bu da, çocuğun emniyet kemeri taktığı aynı çarpışma.Dit is het kind, dezelfde crash, met de gordel.
Bu da, çocuğun emniyet kemeri taktığı aynı çarpışma.El próximo, ahora este es el niño, mismo choque, que está con el cinturón de seguridad.
Bu da, çocuğun emniyet kemeri taktığı aynı çarpışma.Hier der nächste Unfall.
Bu da, çocuğun emniyet kemeri taktığı aynı çarpışma.다음 장면은, 같은 충돌실험에서 안전벨트를 맨
Bu da, çocuğun emniyet kemeri taktığı aynı çarpışma.Så härnäst, det här är barnet, samma krock, som sitter med säkerhetsbälte.
Bu da, çocuğun emniyet kemeri taktığı aynı çarpışma.Şi următoarea, acum acesta este puştiul, în acelaşi accident, şi poartă centură de siguranţă.
Bu da, çocuğun emniyet kemeri taktığı aynı çarpışma.Teraz ten sam manekin, takie samo uderzenie, tyle że w pasach.
Bu da, çocuğun emniyet kemeri taktığı aynı çarpışma.Test successivo: stesso incidente, ma il bambino indossa le cinture.
Bu da, çocuğun emniyet kemeri taktığı aynı çarpışma.Посмотрим теперь на ребёнка в той же аварии, но пристёгнутого ремнём.
Bu da, çocuğun emniyet kemeri taktığı aynı çarpışma.,אז הבא בתור, זה אותו הילד, אותה ההתנגשות
Bu da, çocuğun emniyet kemeri taktığı aynı çarpışma.الان الأختبار الاخر بهذا الطفل, بنفس الحادث
Bu da, çocuğun emniyet kemeri taktığı aynı çarpışma.他の人形ほど動きません
Bu ham veriye göre, eğer çocuk karın-omuz emniyet kemeri takıyorsa %19.4'ü ölüyor.2点式ベルト着用では16.7パーセントでした
Bu ham veriye göre, eğer çocuk karın-omuz emniyet kemeri takıyorsa %19.4'ü ölüyor.어깨와 무릎에 매는 벨트(3점식)를 한 경우 이 데이터에선
Bu ham veriye göre, eğer çocuk karın-omuz emniyet kemeri takıyorsa %19.4'ü ölüyor.Als ze een driepuntsgordel dragen, zijn er in deze ruwe gegevens 19,4 procent die sterven.
Bu ham veriye göre, eğer çocuk karın-omuz emniyet kemeri takıyorsa %19.4'ü ölüyor.Bei einem Bauch- und Schultergurt, so diese Rohdaten, sterben 19,4 %.
Bu ham veriye göre, eğer çocuk karın-omuz emniyet kemeri takıyorsa %19.4'ü ölüyor.Con la cintura a tre punti, in questi dati, 19,4 per cento.
Bu ham veriye göre, eğer çocuk karın-omuz emniyet kemeri takıyorsa %19.4'ü ölüyor.Dacă poartă o centură pentru talie şi umăr, conform acestor date neprelucrate, 19,4% mor.
Bu ham veriye göre, eğer çocuk karın-omuz emniyet kemeri takıyorsa %19.4'ü ölüyor.Om de använder trepunktsbälte, i vårt rådata, dör 19,4 procent.
Bu ham veriye göre, eğer çocuk karın-omuz emniyet kemeri takıyorsa %19.4'ü ölüyor.Przy trzy-punktowych pasach zginęło 19,4% dzieci.
Bu ham veriye göre, eğer çocuk karın-omuz emniyet kemeri takıyorsa %19.4'ü ölüyor.Se estiverem a usar cinto de segurança de três pontos, de acordo com este dados, morrem 19,4%.
Bu ham veriye göre, eğer çocuk karın-omuz emniyet kemeri takıyorsa %19.4'ü ölüyor.Si ils portent une ceinture 3 points, dans ces données brutes, 19,4 pourcent meurent.
Bu ham veriye göre, eğer çocuk karın-omuz emniyet kemeri takıyorsa %19.4'ü ölüyor.Si se usa un cinturón de caderas y hombros, en estos datos brutos, el 19,4% muere.
Bu ham veriye göre, eğer çocuk karın-omuz emniyet kemeri takıyorsa %19.4'ü ölüyor.Αν φορούν ζώνες ώμου και μέσης, στα ανεπεξέργαστα δεδομένα, το 19,4% πεθαίνει.
Bu ham veriye göre, eğer çocuk karın-omuz emniyet kemeri takıyorsa %19.4'ü ölüyor.Ако носят предпазен колан от скута до рамото, според тези необработени данни, загиват 19,4 процента.
Bu ham veriye göre, eğer çocuk karın-omuz emniyet kemeri takıyorsa %19.4'ü ölüyor.Если они пристёгнуты плечевым и поясным ремнями безопасности, согласно исходным данным, погибают 19.4%.
Bu ham veriye göre, eğer çocuk karın-omuz emniyet kemeri takıyorsa %19.4'ü ölüyor.,אם הם חגורים בחגורת אגן-כתף
Bu ham veriye göre, eğer çocuk karın-omuz emniyet kemeri takıyorsa %19.4'ü ölüyor.اذا كانو يرتدون حزاما الخاصرة والكتف ، في هذه البيانات الأولية
Bu kemer, Titus'un anısına yapılmış.En realidad es un arco para conmemorar a Tito.
Bu kemer, Titus'un anısına yapılmış.Всъщност това е арка в чест на Тит
Bunun hakkında daha detaylı konuşacağım. Diyafram büzüşmeyi bırakınca, kemer görüntüsüne geri döner. Büzüşür.Si j'agrandissait une de ces alvéoles, et juste pour vous donner une idée, elles sont hyper petites.
Buradaki adaların tamamı aynı sonla karşılaşmak üzere bu taşıyıcı kemer üzerinde hareket ediyorTất cả những hòn đảo khác sẽ đi theo, trôi trên băng chuyền địa chất để nhận số phận như thế.
Buradaki adaların tamamı aynı sonla karşılaşmak üzere bu taşıyıcı kemer üzerinde hareket ediyorToate insulele o vor urma în cele din urmă, cărate de banda rulantă geologică, pentru a avea aceeaşi soartă.
Buradaki adaların tamamı aynı sonla karşılaşmak üzere bu taşıyıcı kemer üzerinde hareket ediyorVšechny ostrovy to čeká, geologický dopravník je přivede ke stejnému osudu.
Buradaki adaların tamamı aynı sonla karşılaşmak üzere bu taşıyıcı kemer üzerinde hareket ediyorΤελικά θ'ακολουθήσουν όλα τα νησιά... πάνω στον ταινιόδρομο, να βρουν την ίδια τύχη.
Buradaki adaların tamamı aynı sonla karşılaşmak üzere bu taşıyıcı kemer üzerinde hareket ediyorВсе острова галапагосского архипелага в будущем ждёт такая судьба.
Buradaki adaların tamamı aynı sonla karşılaşmak üzere bu taşıyıcı kemer üzerinde hareket ediyor,כל האיים ילכו בעקבותיו ,נישאים על המסוע .לפגוש בגורל דומה
Buradaki adaların tamamı aynı sonla karşılaşmak üzere bu taşıyıcı kemer üzerinde hareket ediyorكلّ الجزر ستتبع في النهاية، تقوم على حزام متحرك لتلبية نفس المصير
Bu tıpkı taşıyıcı bir jeolojik kemer gibidirهو مثل حزام حامل جيولوجي
Bu tıpkı taşıyıcı bir jeolojik kemer gibidirE ca o bandă rulantă geologică.
Bu tıpkı taşıyıcı bir jeolojik kemer gibidirJe to jako geologický pásový dopravník.
Bu tıpkı taşıyıcı bir jeolojik kemer gibidirNó giống như một băng chuyền địa chất.
Bu tıpkı taşıyıcı bir jeolojik kemer gibidirΣαν γεωλογικός ταινιόδρομος.
Bu tıpkı taşıyıcı bir jeolojik kemer gibidirИх образование напоминало геологический конвейер.
Bu tıpkı taşıyıcı bir jeolojik kemer gibidir.הדבר דומה למסוע (סרט-נע) גיאולוגי
Çok hoş bir resim değil ama sporcu neden böyle kemer gibi bir görüntü oluşturur? -하지만 사람이 봉 위로 이렇게 등을 구부린다면 어떤 일이 일어날까요?
Çok hoş bir resim değil ama sporcu neden böyle kemer gibi bir görüntü oluşturur? -Ma cosa succede quando qualcuno inarca la schiena sopra l'asta in questo modo?
Çok hoş bir resim değil ama sporcu neden böyle kemer gibi bir görüntü oluşturur? -Não é um bom desenho. Mas o que ocorre quando alguém faz um arco com suas costas por cima da barra assim?
Çok hoş bir resim değil ama sporcu neden böyle kemer gibi bir görüntü oluşturur? -Nie jest to najlepszy rysunek. Co się dzieje przy takim sposobie skoku przez poprzeczkę?
Çok hoş bir resim değil ama sporcu neden böyle kemer gibi bir görüntü oluşturur? -Pa sun beau dessin. Mais que se passe-t-il lorsque quelqu'un se cambre ainsi au dessus de la barre?
Çok hoş bir resim değil ama sporcu neden böyle kemer gibi bir görüntü oluşturur? -To není moc dobrý obrázek. Ale co se stane, když někdo prohne záda přes takovou laťku?
Çok hoş bir resim değil ama sporcu neden böyle kemer gibi bir görüntü oluşturur? -Рисунката не е добра. Но какво се случва, когато някой извие гърба си над летвата по този начин.
Çok hoş bir resim değil ama sporcu neden böyle kemer gibi bir görüntü oluşturur? -מה קורה כשמישהו מקמר את גבו מעל המוט, בצורה כזאת?
Çýplak arama yaptýlar, ayakkabý bađcýklarýna el koydular, kemerini de aldýlar ve tecrit hücresine kapattýlar.Luego lo requisaron... le quitaron las agujetas, el cinturón y lo dejaron aislado en confinamiento.