Piyanistin bir kemancıya dönüşmesi.여기선 피아노 연주자가 바이올린 연주자로 변신합니다.
Piyanistin bir kemancıya dönüşmesi.nghệ sĩ dương cầm chuyển thành nghệ sĩ vĩ cầm.
Piyanistin bir kemancıya dönüşmesi.O pianista... ... transforma-se num violinista.
Piyanistin bir kemancıya dönüşmesi.Pemain piano berubah menjadi pemain biola.
Piyanistin bir kemancıya dönüşmesi.Pianista sa zmení na violistu.
Piyanistin bir kemancıya dönüşmesi.Pianista se změní v houslistu.
Piyanistin bir kemancıya dönüşmesi.Pianista zmienia się w wiolonczelistę.
Piyanistin bir kemancıya dönüşmesi.Pianist blir till violinist.
Piyanistin bir kemancıya dönüşmesi.Pianist se preobrazi v violinista.
Piyanistin bir kemancıya dönüşmesi.Pianistul devine violonist.
Piyanistin bir kemancıya dönüşmesi.Pianist verandert in violist.
Piyanistin bir kemancıya dönüşmesi.Pianist verwandelt sich in Violinist.
Piyanistin bir kemancıya dönüşmesi.Un pianiste se transforme en violoniste.
Piyanistin bir kemancıya dönüşmesi.Zongoraművészből hegedűművész.
Piyanistin bir kemancıya dönüşmesi.Ο πιανίστας μεταμορφώνεται σε βιολιστή.
Piyanistin bir kemancıya dönüşmesi.Пианист превращается в скрипача.
Piyanistin bir kemancıya dönüşmesi.Пианист се преобразява в цигулар.
Piyanistin bir kemancıya dönüşmesi.פסנתרן הופך לכנר.
Piyanistin bir kemancıya dönüşmesi.عازف البيانو يتحول إلى عازف كمان
Punk sac modeli ile klasik keman cal?nmas? yard?mc? olmuyor.Es hilft nicht einen punkigen Haarschnitt zu haben und klassische Violine zu spielen.
Punk sac modeli ile klasik keman cal?nmas? yard?mc? olmuyor.Nepomáhá mít punkový účes a hrát klasické housle.
Punk sac modeli ile klasik keman cal?nmas? yard?mc? olmuyor.Δεν ωφελεί να έχεις κούρεμα πανκ και να παίζεις κλασική μουσική.
Punk sac modeli ile klasik keman cal?nmas? yard?mc? olmuyor.Не поможет - иметь прическу панка и играть на классической скрипке.
Sen bize ozanları bir, ama uyuşmazlıklar hiçbir şey duymak bakın: burada benim keman yayı; Dans yapacaktır.En du göra sångare av oss, ser att höra någonting annat än oenighet: här är min
Sen bize ozanları bir, ama uyuşmazlıklar hiçbir şey duymak bakın: burada benim keman yayı; Dans yapacaktır.Sinä tehdä Minstrels meistä näyttävät kuulla vain discords:
Sen bize ozanları bir, ama uyuşmazlıklar hiçbir şey duymak bakın: burada benim keman yayı; Dans yapacaktır.Tie z nás, aby speváci, pozrite sa počuť nič iné ako zvary:
Sen bize ozanları bir, ama uyuşmazlıklar hiçbir şey duymak bakın: burada benim keman yayı; Dans yapacaktır.Ty z nás, aby zpěváci, podívejte se slyšet nic jiného než sváry:
Sen bize ozanları bir, ama uyuşmazlıklar hiçbir şey duymak bakın: burada benim keman yayı; Dans yapacaktır.Uczynisz bardów z nas, spójrz usłyszeć tylko dysonansów: tu jest mój smyczek, oto, że dokonuje tańczyć.
T: Keman çalmana karar veren sen değil miydin?Дак это не ты решил, что ты должен играть?
Ve ben Robbie, ve 14 yaşındayım, ve keman çalarım.그리고 저는 로비, 14살 입니다. 바이올린을 키죠.
Ve ben Robbie, ve 14 yaşındayım, ve keman çalarım.A já jsem Robbie, je mi 14 a hraji na housle.
Ve ben Robbie, ve 14 yaşındayım, ve keman çalarım.A ja som Robbie. Mám 14 a hrám na husle.
Ve ben Robbie, ve 14 yaşındayım, ve keman çalarım.E io sono Robbie, ho 14 anni, e suono il violino.
Ve ben Robbie, ve 14 yaşındayım, ve keman çalarım.Én pedig Robbie vagyok, 14 éves és hegedűn játszom.
Ve ben Robbie, ve 14 yaşındayım, ve keman çalarım.Eu sunt Robbie, am 14 ani şi cânt la vioară.
Ve ben Robbie, ve 14 yaşındayım, ve keman çalarım.Ik ben Robbie, 14 en ik speel viool.
Ve ben Robbie, ve 14 yaşındayım, ve keman çalarım.Ja jestem Robbie, mam 14 lat i gram na skrzypcach.
Ve ben Robbie, ve 14 yaşındayım, ve keman çalarım.Je m'appelle Robbie, j'ai 14 ans et je joue du violon.
Ve ben Robbie, ve 14 yaşındayım, ve keman çalarım.Und ich bin Robbie, ich bin 14 und ich spiele die Fiddle.
Ve ben Robbie, ve 14 yaşındayım, ve keman çalarım.Và tôi là Robbie, 14 tuổi, tôi chơi vĩ cầm.
Ve ben Robbie, ve 14 yaşındayım, ve keman çalarım.Y yo soy Robbie, tengo 14 años y toco el violín.
Ve ben Robbie, ve 14 yaşındayım, ve keman çalarım.Και εγώ είμαι ο Ρόμπυ, είμαι 14, και παίζω το βιολί.
Ve ben Robbie, ve 14 yaşındayım, ve keman çalarım.А я Робби, мне 14 лет, и я играю на скрипке.
Ve ben Robbie, ve 14 yaşındayım, ve keman çalarım.А я - Роббі, мені 14 і я граю на скрипці.
Ve ben Robbie, ve 14 yaşındayım, ve keman çalarım.И аз съм Роби и съм на 14 и свиря на цигулка.
Ve ben Robbie, ve 14 yaşındayım, ve keman çalarım.ואני רובי, אני בן 14 ואני מנגן על הכינור.
Ve ben Robbie, ve 14 yaşındayım, ve keman çalarım.وأنا روبي، وعمري 14، وأعزف الكمان.
Ve ben Robbie, ve 14 yaşındayım, ve keman çalarım.(拍手)
Ve bir kaç gün sonra Steve'den Nathaniel'in benden keman dersi almak istediğini söyleyen bir mesaj geldi.Dias mais tarde recebi um email do Steve a dizer que Nathaniel gostaria de ter uma aula de violino comigo.
Ve bir kaç gün sonra Steve'den Nathaniel'in benden keman dersi almak istediğini söyleyen bir mesaj geldi.És kaptam egy e-mailt Steve-től néhány nappal később miszerint Nathaniel szívesen venne tőlem hegedűórákat.
Ve bir kaç gün sonra Steve'den Nathaniel'in benden keman dersi almak istediğini söyleyen bir mesaj geldi.Later kreeg ik een mail van Steve... die schreef dat Nathaniel graag een vioolles van me wilde hebben.
Ve bir kaç gün sonra Steve'den Nathaniel'in benden keman dersi almak istediğini söyleyen bir mesaj geldi.Po pár dnech jsem dostal mail od Steva, že by Nathaniel měl zájem o lekci hry na housle ode mne.
Ve bir kaç gün sonra Steve'den Nathaniel'in benden keman dersi almak istediğini söyleyen bir mesaj geldi.Tôi nhận được email của Steve vài ngày sau nói rằng Nathaniel rất thích thú học vĩ cầm với tôi.
Ve bir kaç gün sonra Steve'den Nathaniel'in benden keman dersi almak istediğini söyleyen bir mesaj geldi.Получих и-мейл от Стив след няколко дни, относно интереса на Натаниел за урок по цигулка с мен.
Ve çok serinkanlı olan Bay Heifetz kemanını kaldırıp şöyle dedi, ilginç, ben hiç bir ses duymuyorum.A pan Heifetz byl opravdu senzační osobou, takže zvedl své housle a řekl, "Vtipné, nic neslyším."
Ve çok serinkanlı olan Bay Heifetz kemanını kaldırıp şöyle dedi, ilginç, ben hiç bir ses duymuyorum.És Heifetz úrnak volt humorérzéke, felvette a hegedűt és azt mondta, furcsa, én nem hallok semmit.
Ve çok serinkanlı olan Bay Heifetz kemanını kaldırıp şöyle dedi, ilginç, ben hiç bir ses duymuyorum.Et M. Heifetz était une personne très cool et donc il a pris son violon et a dit, amusant, je n'entend rien.
Ve çok serinkanlı olan Bay Heifetz kemanını kaldırıp şöyle dedi, ilginç, ben hiç bir ses duymuyorum.Heifetz era uma pessoa muito fixe portanto, agarrou no violino e disse: "Tem graça, não oiço nada".
Ve çok serinkanlı olan Bay Heifetz kemanını kaldırıp şöyle dedi, ilginç, ben hiç bir ses duymuyorum."Ihmeellistä, minä en kuule mitään." (Naurua)
Ve çok serinkanlı olan Bay Heifetz kemanını kaldırıp şöyle dedi, ilginç, ben hiç bir ses duymuyorum.하이페츠씨는 쿨한 사람이어서 그의 바이올린을 집어 들고 말했습니다. 이상하네요. 저는 아무것도 안 들려요.