O keman çalan biri sanki "Ah, teşekkür ederim," baba, bağırdı.그가 바이올린을 연주 한 것처럼 "아, 감사합니다,"아버지는 밖으로 외쳤다.
O keman çalan biri sanki "Ah, teşekkür ederim," baba, bağırdı."Oh, cảm ơn bạn", kêu cha, như thể ông là một trong những chơi violin.
O keman çalan biri sanki "Ah, teşekkür ederim," baba, bağırdı."Oh, danke", rief der Vater, als ob er derjenige mit dem Geigenspiel waren.
O keman çalan biri sanki "Ah, teşekkür ederim," baba, bağırdı."Oh, dank u," riep de vader, alsof hij de een het spelen van de viool.
O keman çalan biri sanki "Ah, teşekkür ederim," baba, bağırdı."Oh, dziękuję", zawołał ojciec, jak gdyby z jednej gry na skrzypcach.
O keman çalan biri sanki "Ah, teşekkür ederim," baba, bağırdı."Oh, gracias," gritó el padre, como si él fuera el que toca el violín.
O keman çalan biri sanki "Ah, teşekkür ederim," baba, bağırdı."Oh, grazie," gridò il padre, come se fosse quella suonare il violino.
O keman çalan biri sanki "Ah, teşekkür ederim," baba, bağırdı."Oh, hvala," zavpil oče, kot če bi bil tisti, igranje na violino.
O keman çalan biri sanki "Ah, teşekkür ederim," baba, bağırdı."Oh, merci," s'écria le père, comme s'il était l'un jouant du violon.
O keman çalan biri sanki "Ah, teşekkür ederim," baba, bağırdı."Oh, mulţumesc," a strigat tatăl, ca şi cum el ar fi fost unul canta la vioara.
O keman çalan biri sanki "Ah, teşekkür ederim," baba, bağırdı."Oh, obrigado", gritou o pai, como se ele fosse o único a tocar violino.
O keman çalan biri sanki "Ah, teşekkür ederim," baba, bağırdı."Oh, terima kasih," teriak ayah, seolah-olah ia adalah orang bermain biola.
O keman çalan biri sanki "Ah, teşekkür ederim," baba, bağırdı."Ó, köszönöm," kiáltott az apa, mintha az egyik hegedülni.
O keman çalan biri sanki "Ah, teşekkür ederim," baba, bağırdı."Ω, σ 'ευχαριστώ", φώναξε ο πατέρας, σαν να ήταν αυτή που παίζει το βιολί.
O keman çalan biri sanki "Ah, teşekkür ederim," baba, bağırdı."О, благодарю вас", закричал отец, как будто он один играл на скрипке.
O keman çalan biri sanki "Ah, teşekkür ederim," baba, bağırdı."О, благодаря ви", извика бащата, сякаш са да свири на цигулка.
O keman çalan biri sanki "Ah, teşekkür ederim," baba, bağırdı."О, дякую вас", закричав батько, як ніби він один грав на скрипці.
O keman çalan biri sanki "Ah, teşekkür ederim," baba, bağırdı."אה, תודה", זעק האב, כאילו היה אחד לנגן בכינור.
O keman çalan biri sanki "Ah, teşekkür ederim," baba, bağırdı."أوه ، شكرا لك ،" صرخ الأب ، كما لو كان واحد العزف على الكمان.
O keman çalan biri sanki "Ah, teşekkür ederim," baba, bağırdı.男性は部屋に戻って辞任して待っていた。
Orada, kemanci ve orkestra sefi olmak uzere egitim aldi.Acolo, s-a dezvoltat ca violonist și dirijor.
Orada, kemanci ve orkestra sefi olmak uzere egitim aldi.Daar groeide hij door als violist en dirigent.
Orada, kemanci ve orkestra sefi olmak uzere egitim aldi.Dort entwickelte er sich zu einem Violinisten und Dirigenten.
Orada, kemanci ve orkestra sefi olmak uzere egitim aldi.거기서 그는 바이올리니스트로, 그리고 지휘자로 성장했습니다.
Orada, kemanci ve orkestra sefi olmak uzere egitim aldi.Là, il est devenu violoniste et chef d'orchestre.
Orada, kemanci ve orkestra sefi olmak uzere egitim aldi.Lì, è cresciuto come violinista e direttore.
Orada, kemanci ve orkestra sefi olmak uzere egitim aldi.Ở đấy, ông lớn lên với vai trò là nghệ sĩ violin và là nhạc trưởng.
Orada, kemanci ve orkestra sefi olmak uzere egitim aldi.Ott hegedűművész és karmester lett belőle.
Orada, kemanci ve orkestra sefi olmak uzere egitim aldi.Tam rozwinął się jako skrzypek i jako dyrygent.
Orada, kemanci ve orkestra sefi olmak uzere egitim aldi.Tu rástol ako huslista a dirigent.
Orada, kemanci ve orkestra sefi olmak uzere egitim aldi.Εκεί μεγάλωσε ως βιολιστής και μαέστρος.
Orada, kemanci ve orkestra sefi olmak uzere egitim aldi.Там він розвивався як віолончеліст і диригент.
Orada, kemanci ve orkestra sefi olmak uzere egitim aldi.Там он развивался как виолончелист и дирижёр.
Orada, kemanci ve orkestra sefi olmak uzere egitim aldi.Там, той израсна като цигулар и диригент.
Orada, kemanci ve orkestra sefi olmak uzere egitim aldi.שם הוא צמח כנגן כינור וכמנצח.
Orada, kemanci ve orkestra sefi olmak uzere egitim aldi.هناك, ترعر على الكمان ومن ثم كقائد أوركسترا.
Orada, kemanci ve orkestra sefi olmak uzere egitim aldi.彼はベネズエラのジュニアオーケストラの指揮者となり
Öte yandan, tüm hayatım boyunca keman çalmıştımNa druhej strane som však celý život hral na husle.
Öte yandan, tüm hayatım boyunca keman çalmıştımNa druhou stranu jsem ale celý svůj život hrál na housle.
Öte yandan, tüm hayatım boyunca keman çalmıştımPe de altă parte, am cântat la vioară toată viaţa.
Öte yandan, tüm hayatım boyunca keman çalmıştımPor otro lado, había tocado el violín toda mi vida.
Öte yandan, tüm hayatım boyunca keman çalmıştımAuf der anderen Seite hatte ich mein Leben lang Geige gespielt.
Öte yandan, tüm hayatım boyunca keman çalmıştımDall'altra parte, suonavo il violino da tutta la vita.
Öte yandan, tüm hayatım boyunca keman çalmıştımD'un autre côté, j'avais joué du violon toute ma vie.
Öte yandan, tüm hayatım boyunca keman çalmıştım그런데 다른 한편으로는, 제 전 생애동안 바이올린을 연주했어요.
Öte yandan, tüm hayatım boyunca keman çalmıştımMaar ik speelde al mijn hele leven viool.
Öte yandan, tüm hayatım boyunca keman çalmıştımMásrészt viszont egész életemben hegedültem.
Öte yandan, tüm hayatım boyunca keman çalmıştımMặt khác, tôi đã chơi violin trong suốt cuộc đời mình.
Öte yandan, tüm hayatım boyunca keman çalmıştımPor outro lado, eu tinha tocado violino a vida inteira.
Öte yandan, tüm hayatım boyunca keman çalmıştımZ drugiej strony, całe życie grałem na skrzypcach.
Öte yandan, tüm hayatım boyunca keman çalmıştımΑπό την άλλη μεριά, σε όλη μου τη ζωή έπαιζα βιολί.
Öte yandan, tüm hayatım boyunca keman çalmıştımОт друга страна, цял живот бях свирил на цигулка.
Öte yandan, tüm hayatım boyunca keman çalmıştımС другой стороны, я всю свою жизнь играл на скрипке.
Öte yandan, tüm hayatım boyunca keman çalmıştımТа з іншого боку, я грав на скрипці все своє свідоме життя.
Öte yandan, tüm hayatım boyunca keman çalmıştımמצד שני, כל חיי ניגנתי בכינור.
Öte yandan, tüm hayatım boyunca keman çalmıştımمن ناحية أخرى، كنت قد عزفت على الكمان حياتي كلها.
Öte yandan, tüm hayatım boyunca keman çalmıştım音楽は私にとってただの情熱ではなく なくてはならない—
O zaman sadece çalmaya başladım. Beethoven"ın keman konçertosunun ilk hareketini çaldım.Vậy nên tôi bắt đầu chơi và tôi chơi phần đầu của một bản côngxectô của Beethoven.
Piyanistin bir kemancıya dönüşmesi.El pianista que se transforma en violinista.
Piyanistin bir kemancıya dönüşmesi.Il pianista si trasforma in violinista.