Ana içeriğe geç
Sözlük

kelep ile cümle

kelep kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu da uçağı kaçıranların kelepçe kullanmış olabilecekleri anlamına geliyor.To najvjerojatnije znači da su i ti lovci povučeni iz uporabe.
Adada köpeği Vincent'ı aramakta olan Walt, yerde bir kelepçe bulur ve babası Michael'a gösterir.Na otoku, dok traži svog psa Vincenta, Walt otkriva par lisica za ruke koje pokazuje Michaelu.
Artık çok geçtir ne kelepçeyi açabilir, ne de bıçakla bileğini kesip kurtulabilir.Ali ona ipak ne može podnijeti sramotno poniženje i nožem si oduzima život.
Sevene kelepçe vurulamaz." sözlerinden oluşur.Muca mi puca za tvoje laži, tako ti povem."
Ellerim kelepçeli.Lõikusin oma randmeid.
Tutuklanması sırasında iddiaya göre kelepçeli olarak direndi.Asehaldurina oli ta süüdistuste eest kaitstud.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.저는 눈이 가려지고, 수갑이 채워진 채로 억류되었던 12일 동안
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Am fost reținut timp de 12 zile, legat la ochi, încătușat.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Bol som zadržaný na 12 dní, so zaviazanými očami, spútaný.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Estuve 12 días detenido, con los ojos vendados, esposado.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Fiquei detido durante 12 dias, algemado e de olhos vendados.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Ik werd 12 dagen vastgehouden, geblinddoekt, met handboeien om.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Il m'ont détenu pendant 12 jours, les yeux bandés, menotté.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.I wurde 12 Tage festgehalten, mit verbundenen Augen, in Handschellen.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Jag kvarhölls i 12 dagar, med förbundna ögon och handbojor.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Przetrzymywano mnie przez 12 dni, byłem skuty, miałem opaskę na oczach.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Saya ditahan selama 12 hari, mata tertutup, diborgol.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Sono rimasto in carcere 12 giorni, bendato e ammanettato.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Tizenkét napig tartottak fogva, megbilincselve, a szemem bekötve.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Tôi đã bị giam trong 12 ngày, bị bịt mắt, còng tay.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Κρατήθηκα για 12 μέρες, μάτια καλυμένα, με χειροπέδες.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Бях задържан за 12 дни, със завързани очи, с белезници.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Я провел 12 дней с завязанными глазами и в наручниках.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.הייתי במעצר במשך 12 יום, עם כיסוי על העיניים ואזיקים על הידיים.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.كنت معتقلا لمدة 12 يوما كنت طوالها مغمم العينين ومكبل اليدين
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.目隠しと手錠をはめられ 拘束されました その間 何も聞こえず 何も知らず
Alabama'da bir mahkum. öğle güneşinde kelepçelere bağlı tutularak cezalandırılıyor.Alabamassa kahlevankiryhmän jäsentä rankaistiin sitomalla käsiraudoin pylvääseen auringonpaahteeseen.
Alabama'da bir mahkum. öğle güneşinde kelepçelere bağlı tutularak cezalandırılıyor.Een gevangene in een 'chain gang' in Alabama werd voor straf aan een rek gebonden in de middagzon.
Alabama'da bir mahkum. öğle güneşinde kelepçelere bağlı tutularak cezalandırılıyor.Egy magát kiláncoló foglyot Alabamában azzal büntettek, hogy kiláncolták egy póznához a tűző napra.
Alabama'da bir mahkum. öğle güneşinde kelepçelere bağlı tutularak cezalandırılıyor.알라바마에서 쇠사슬에 묶인 죄수 한 명이 한낮의 땡볕 아래 기둥에 수갑이 채워지는 벌을 받고 있습니다.
Alabama'da bir mahkum. öğle güneşinde kelepçelere bağlı tutularak cezalandırılıyor.Um prisioneiro numa prisão no Alabama foi punido sendo algemado a um poste sob o sol do meio-dia.
Alabama'da bir mahkum. öğle güneşinde kelepçelere bağlı tutularak cezalandırılıyor.Un prigioniero incatenato in Alabama veniva punito ammanettandolo ad un palo nel sole di mezzogiorno.
Alabama'da bir mahkum. öğle güneşinde kelepçelere bağlı tutularak cezalandırılıyor.Un prisionero en Alabama era castigado siendo esposado a un poste bajo el sol de mediodía.
Alabama'da bir mahkum. öğle güneşinde kelepçelere bağlı tutularak cezalandırılıyor.Un prisonnier enchaîné en Alabama a été puni en étant menotté à un poteau sous le soleil de midi.
Alabama'da bir mahkum. öğle güneşinde kelepçelere bağlı tutularak cezalandırılıyor.Un prizonier din Alabama fusese pedepsit să fie încătuşat de un stâlp în soarele amiezii.
Alabama'da bir mahkum. öğle güneşinde kelepçelere bağlı tutularak cezalandırılıyor.Więzień w Alabamie. Za karę został przykuty do metalowej belki w skwarze południa.
Alabama'da bir mahkum. öğle güneşinde kelepçelere bağlı tutularak cezalandırılıyor.Заключённый на цепи в Алабаме был наказан тем, что был прикован наручниками к столбу в полуденный зной.
Alabama'da bir mahkum. öğle güneşinde kelepçelere bağlı tutularak cezalandırılıyor.Затворник в Алабама е наказан, като е закачен с белезници на стълб по време на обедното слънце.
Alabama'da bir mahkum. öğle güneşinde kelepçelere bağlı tutularak cezalandırılıyor.אסיר באלבמה נענש בכך שנכבל לעמוד, בשמש הצהרים.
Alabama'da bir mahkum. öğle güneşinde kelepçelere bağlı tutularak cezalandırılıyor.سجين مكبل بسلسلة في الباما تم عقابه بتكبيل يديه تحت الشمس الحارقة في منتصف اليوم.
Alabama'da bir mahkum. öğle güneşinde kelepçelere bağlı tutularak cezalandırılıyor.罰のため、真昼の太陽の下で柱に手錠でくくりつけられています
Alüminyum jaws genellikle hafif veya içi boş parçaları, kelepçe gücü düşük olduğu kavrama için kullanılırAlumiini leuat käytetään yleensä tarttua kevyt tai ontto osat, joilla clamp voimassa on alhainen
Alüminyum jaws genellikle hafif veya içi boş parçaları, kelepçe gücü düşük olduğu kavrama için kullanılırAlumínium jaws tipikusan a fogást a könnyű súly vagy üreges részei, amelyben a bilincs erő alacsony
Alüminyum jaws genellikle hafif veya içi boş parçaları, kelepçe gücü düşük olduğu kavrama için kullanılırAluminium kæber bruges typisk til greb letvægts eller hule dele hvor klemme kraft er lav
Alüminyum jaws genellikle hafif veya içi boş parçaları, kelepçe gücü düşük olduğu kavrama için kullanılırAluminium szczęki są zazwyczaj używane do uchwyt lekki lub części drążone, gdzie siły zacisku jest niska
Alüminyum jaws genellikle hafif veya içi boş parçaları, kelepçe gücü düşük olduğu kavrama için kullanılırČelisti hliníkové se obvykle používají k uchopení lehký nebo duté části kde je upínací síla nízká
Alüminyum jaws genellikle hafif veya içi boş parçaları, kelepçe gücü düşük olduğu kavrama için kullanılır알루미늄 턱은 일반적으로 가벼운 무게 또는 클램프 힘 낮은 빈 부품 그립 사용
Alüminyum jaws genellikle hafif veya içi boş parçaları, kelepçe gücü düşük olduğu kavrama için kullanılırNhôm hàm thường được sử dụng để kẹp trọng lượng nhẹ hoặc rỗng phần nơi mà lực lượng kẹp là thấp
Alüminyum jaws genellikle hafif veya içi boş parçaları, kelepçe gücü düşük olduğu kavrama için kullanılırАлюминиевые челюсти обычно используются для захвата легкий вес или полых частей, где низкая зажим силы
Alüminyum jaws genellikle hafif veya içi boş parçaları, kelepçe gücü düşük olduğu kavrama için kullanılırجوز الألومنيوم تستخدم عادة لقبضة خفيفة الوزن أو أجزاء أجوف فيها منخفض القوة المشبك
Alüminyum jaws genellikle hafif veya içi boş parçaları, kelepçe gücü düşük olduğu kavrama için kullanılırクランプ力が高い、顎の寿命が重要である鋼 jaws が使用されます。
Ama bu şeyi kafama kelepçelediğinizde, bir şey oluyor.Aber man befestigt dieses Ding am Kopf, und dann passiert sowas. Ich werde einfach schmuddelig.
Ama bu şeyi kafama kelepçelediğinizde, bir şey oluyor.Ale kiedy założę to na głowę, dzieje się coś dziwnego. Zmieniam się w lafiryndę.
Ama bu şeyi kafama kelepçelediğinizde, bir şey oluyor.Ale pripnite mi na hlavu túto vec a niečo sa stane. Začnem byť proste divný.
Ama bu şeyi kafama kelepçelediğinizde, bir şey oluyor.Ale vy mi nalepíte na hlavu tuhle věc a něco se stane.
Ama bu şeyi kafama kelepçelediğinizde, bir şey oluyor.Dar, îmi fixaţi chestia asta pe cap şi ceva se întâmplă. Devin dintr-o dată dezmățat.
Ama bu şeyi kafama kelepçelediğinizde, bir şey oluyor. İtici olmaya başlıyorum.Ma mi agganciate questo affare in testa ed ecco che succede: divento indecente.
Ama bu şeyi kafama kelepçelediğinizde, bir şey oluyor.Klämmer man fast en sån här på mitt huvud så händer det saker.
Ama bu şeyi kafama kelepçelediğinizde, bir şey oluyor.하지만 제 머리에 이걸 걸면, 뭔가 일어납니다 아주 추해지죠
Ama bu şeyi kafama kelepçelediğinizde, bir şey oluyor.Maar als je dit op mijn hoofd klemt, gebeuren er rare dingen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod