Bana kalirsa, bizim kefaretimiz.어떤 방향을 제시해 주는 시작점이었습니다. 제게는 인류의 구원이었죠.
Bana kalirsa, bizim kefaretimiz.Para mí, fue nuestra redención.
Bana kalirsa, bizim kefaretimiz.Para mim, trata-se da nossa redenção.
Bana kalirsa, bizim kefaretimiz.Pentru mine, era răscumpărarea noastră.
Bana kalirsa, bizim kefaretimiz.Per me era la nostra redenzione.
Bana kalirsa, bizim kefaretimiz.Pour moi, il s'agit de notre rédemption.
Bana kalirsa, bizim kefaretimiz.Pro mě to představovalo naši spásu.
Bana kalirsa, bizim kefaretimiz.Volgens mij naar onze redding.
Bana kalirsa, bizim kefaretimiz.Я считаю, это искупление вины.
Bana kalirsa, bizim kefaretimiz.החלה להצביע על כיוון. מבחינתי, זאת היתה הגאולה שלנו.
Bana kalirsa, bizim kefaretimiz.كانت نقطة البداية في اتجاه ما. وبالنسبة لي كانت بمثابة منقذنا
Bana kalirsa, bizim kefaretimiz.このリサイクルが主題の作品で
Onlar için bir nevi kar yapma eğilimlerine karşılık ödeyebilecekleri kefaret, bir dolar başına beş sent.1달러당 5센트를 기부함으로써 그들의 이익추구적 경향을 참회할 수 있는 장소가 되었지요.
Onlar için bir nevi kar yapma eğilimlerine karşılık ödeyebilecekleri kefaret, bir dolar başına beş sent.שבו יכלו להכות על חטא נטיות עשיית הרווחים שלהם ב-5 סנט לדולר.
Onlar için bir nevi kar yapma eğilimlerine karşılık ödeyebilecekleri kefaret, bir dolar başına beş sent.حيث امكنهم اخذ الجزاء لميولهم الكسبية ب5 سنت للدولار
Onlar için bir nevi kar yapma eğilimlerine karşılık ödeyebilecekleri kefaret, bir dolar başına beş sent.罪滅ぼしとするようにしました 慈善活動が 金儲けの罪滅ぼしなら
Tanrı görülemez, Tanrı Himalayalar'daki mağaralarda uzun yıllar kefaret içinde oturarak görülemez.Bůh nemůže být viděn, Bůh nebude poznán dlouhým pokáním v jeskyni v Himalájích.
Tanrı görülemez, Tanrı Himalayalar'daki mağaralarda uzun yıllar kefaret içinde oturarak görülemez.Gott kann nicht gesehen werden. Gott wird nicht durch lange Buße in einer Höhle im Himalaja gesehen.
Tanrı görülemez, Tanrı Himalayalar'daki mağaralarda uzun yıllar kefaret içinde oturarak görülemez.Бог не может быть увиден. Бог будет увиден не в результате долгого покаяние в пещере в Гималаях.
Umuyordum ki, karşılaşacağız, birbirimizi tanıyacağız, arkadaş olacağız ve kefaretimi ödeyeceğim.De gedachte dat we elkaar zouden ontmoeten, herkennen, weer vrienden zouden worden, ik boete mocht doen.
Umuyordum ki, karşılaşacağız, birbirimizi tanıyacağız, arkadaş olacağız ve kefaretimi ödeyeceğim.Il mio pensare che ci saremmo incontrati, riconosciuti, divenuti amici, che avrei compiuto la mia penitenza.
Umuyordum ki, karşılaşacağız, birbirimizi tanıyacağız, arkadaş olacağız ve kefaretimi ödeyeceğim.Imaginaba que nos encontraríamos, nos reconoceríamos, nos haríamos amigos, que cumpliría una penitencia.
Umuyordum ki, karşılaşacağız, birbirimizi tanıyacağız, arkadaş olacağız ve kefaretimi ödeyeceğim.우리가 만나고, 서로를 알아보고, 친구가 되고, 내가 참회를 하게 되리라는 상상.
Umuyordum ki, karşılaşacağız, birbirimizi tanıyacağız, arkadaş olacağız ve kefaretimi ödeyeceğim.Oczekiwanie, że się spotkamy, rozpoznamy, staniemy się znów przyjacółmi, że odbędę pokutę.
Umuyordum ki, karşılaşacağız, birbirimizi tanıyacağız, arkadaş olacağız ve kefaretimi ödeyeceğim.Wie ich daran dachte, wie wir uns träfen, einander erkannten, Freunde würden, dass ich Buße getan hätte.
Umuyordum ki, karşılaşacağız, birbirimizi tanıyacağız, arkadaş olacağız ve kefaretimi ödeyeceğim.Мисълта ми, че ще се срещнем, ще се разпознаем един друг, ще станем приятели, че ще постигна изкупление.
Umuyordum ki, karşılaşacağız, birbirimizi tanıyacağız, arkadaş olacağız ve kefaretimi ödeyeceğim.Я думал, что мы встретимся, узнаем друг друга станем друзьями, и придет отмщение.
Umuyordum ki, karşılaşacağız, birbirimizi tanıyacağız, arkadaş olacağız ve kefaretimi ödeyeceğim.מחשבותי, שניפגש, שנזהה זה את זו, נתיידד, שתהא זו כפרתי
Umuyordum ki, karşılaşacağız, birbirimizi tanıyacağız, arkadaş olacağız ve kefaretimi ödeyeceğim.تفكيري الذي تقابلنا به ,نتعرف به على بعضنا , أصبحنا أصدقاء , قد أستطعت تحقيق التكفير عن الذنب .