Ana içeriğe geç
Sözlük

kefalet ile cümle

kefalet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
48
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.Und da ihnen Genüge von Jason und andern geleistet war, ließen sie sie los.
Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.και λαβοντες εγγυησιν παρα του Ιασονος και των λοιπων, απελυσαν αυτους.
Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.І взявши поруку у Ясона і в иншнх, відпустили їх.
Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.Но сии , получив удостоверение от Иасона и прочих, отпустили их.
Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.ויקחו ערבון מידי יסון ומידי האחרים ואחרי כן פטרום׃
Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.‎فاخذوا كفالة من ياسون ومن الباقين ثم اطلقوهم
Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.於 是 取 了 耶 孫 和 其 餘 之 人 的 保 狀 、 就 釋 放 了 他 們
Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.於是 取 了 耶孫 和 其 餘 之 人 的 保狀 、 就 釋 放了 他 們
Sosyal kefalet hakkında bilgilerFince _ İsveççe _ İngilizceInformación sobre fondos de garantía socialesfinés _ sueco _ inglés
Sosyal kefalet hakkında bilgilerFince _ İsveççe _ İngilizceInformation om social kreditgivningfinska _ svenska _ engelska
Sosyal kefalet hakkında bilgilerFince _ İsveççe _ İngilizceInformations sur le crédit socialfinnois _ suédois _ anglais
Sosyal kefalet hakkında bilgilerFince _ İsveççe _ İngilizceTietoa sosiaalisesta luototuksestasuomi _ ruotsi _ englanti
Sosyal kefalet hakkında bilgilerFince _ İsveççe _ İngilizceИнформация о социальном кредитованиифинский _ шведский _ английский
Sosyal kefalet hakkında bilgilerFince _ İsveççe _ İngilizceمعلومات عن الإئتمان الإجتماعي الفنلندية _ السويدية _ الإنجليزية
Sosyal kefalet hakkında bilgilerFince _ İsveççe _ İngilizce社会信贷处芬兰语 _ 瑞典语 _ 英语
Ülkenize bağlı olarak kefalet ücreti ödemediğimizi... ...ve siyasi sığınma sağlamadığımızı ayrıca hatırlatın.여러분이 보석금을 대신 내준다거나 정치적 망명을 시켜주지는 못하지만
Ülkenize bağlı olarak kefalet ücreti ödemediğimizi... ...ve siyasi sığınma sağlamadığımızı ayrıca hatırlatın.Tylko podkreśl, że nie wpłacamy kaucji, ani nie udzielamy azylu politycznego.
Ülkenize bağlı olarak kefalet ücreti ödemediğimizi... ...ve siyasi sığınma sağlamadığımızı ayrıca hatırlatın.Y simplemente recuérdenles que no pagamos fianzas ni damos asilo político, dependiendo del país.
Ülkenize bağlı olarak kefalet ücreti ödemediğimizi... ...ve siyasi sığınma sağlamadığımızı ayrıca hatırlatın.Тільки нагадайте їм, що ми не забезпечуємо заставу або політичного притулку, в залежності від Вашої країни.
Ülkenize bağlı olarak kefalet ücreti ödemediğimizi... ...ve siyasi sığınma sağlamadığımızı ayrıca hatırlatın.ونذكرهم فقط أننا لا نقدم كفالات أو ملاجئ سياسية، اعتماداً على دولتك.
Ülkenize bağlı olarak kefalet ücreti ödemediğimizi... ...ve siyasi sığınma sağlamadığımızı ayrıca hatırlatın.政治亡命も受け入れないけれど 受動的な態度はこの講義にふさわしくないと 受講生に伝えてください
Yabancıya kefil olan mutlaka zarar görür, Kefaletten kaçınan güvenlik içinde yaşar.Bardzo sobie szkodzi, kto za obcego ręczy; ale kto się chroni rękojemstwa, bezpieczen jest.
Yabancıya kefil olan mutlaka zarar görür, Kefaletten kaçınan güvenlik içinde yaşar.Celui qui cautionne autrui s`en trouve mal, Mais celui qui craint de s`engager est en sécurité.
Yabancıya kefil olan mutlaka zarar görür, Kefaletten kaçınan güvenlik içinde yaşar.Chi garantisce per un estraneo si troverà male, chi avversa le strette di mano a garanzia, vive tranquillo
Yabancıya kefil olan mutlaka zarar görür, Kefaletten kaçınan güvenlik içinde yaşar.Ciertamente será afligido el que sale fiador por el extraño, pero el que odia las fianzas vivirá confiado
Yabancıya kefil olan mutlaka zarar görür, Kefaletten kaçınan güvenlik içinde yaşar.Cui se pune chezaş pentru altul, îi merge rău, dar cine se teme să se pună chezaş este liniştit. -
Yabancıya kefil olan mutlaka zarar görür, Kefaletten kaçınan güvenlik içinde yaşar.Decerto sofrerá prejuízo aquele que fica por fiador do estranho; mas o que aborrece a fiança estará seguro.
Yabancıya kefil olan mutlaka zarar görür, Kefaletten kaçınan güvenlik içinde yaşar.Den går det ilde, som borger for andre, tryg er den, der hader Håndslag.
Yabancıya kefil olan mutlaka zarar görür, Kefaletten kaçınan güvenlik içinde yaşar.En som går i borgen för en annan, honom går det illa, den som skyr att giva handslag, han är trygg.
Yabancıya kefil olan mutlaka zarar görür, Kefaletten kaçınan güvenlik içinde yaşar.Hudo bo njemu, kdor je porok za tujca, kdor pa mrzi poroštvo, je brez skrbi.
Yabancıya kefil olan mutlaka zarar görür, Kefaletten kaçınan güvenlik içinde yaşar.Ille går det den som går i borgen for en fremmed; men den som skyr å gi håndslag, er sikker.
Yabancıya kefil olan mutlaka zarar görür, Kefaletten kaçınan güvenlik içinde yaşar.Joka vierasta takaa, sen käy pahoin, mutta joka kädenlyöntiä vihaa, se on turvattu.
Yabancıya kefil olan mutlaka zarar görür, Kefaletten kaçınan güvenlik içinde yaşar.타인을 위하여 보증이 되는 자는 손해를 당하여도 보증이 되기를 싫어하는 자는 평안하니라
Yabancıya kefil olan mutlaka zarar görür, Kefaletten kaçınan güvenlik içinde yaşar.Người nào bảo lãnh cho người ngoại, ắt bị hại; Nhưng ai ghét cuộc bảo lãnh, bèn được bình an vô sự.
Yabancıya kefil olan mutlaka zarar görür, Kefaletten kaçınan güvenlik içinde yaşar.Người nào bảo_lãnh cho người ngoại , ắt bị hại ; Nhưng ai ghét cuộc bảo_lãnh , bèn được bình_an_vô_sự .
Yabancıya kefil olan mutlaka zarar görür, Kefaletten kaçınan güvenlik içinde yaşar.Teljességgel megrontatik, a ki kezes lesz idegenért; a ki pedig gyûlöli a kezességet, bátorságos lesz.
Yabancıya kefil olan mutlaka zarar görür, Kefaletten kaçınan güvenlik içinde yaşar.Veľmi si škodí človek, keď sa zaručuje za cudzieho; ale ten, kto nenávidí rukojemstva, je bezpečný.
Yabancıya kefil olan mutlaka zarar görür, Kefaletten kaçınan güvenlik içinde yaşar.Velmi sobě škodí, kdož slibuje za cizího, ješto ten, kdož nenávidí rukojemství, bezpečen jest.
Yabancıya kefil olan mutlaka zarar görür, Kefaletten kaçınan güvenlik içinde yaşar.Wer für einen andern Bürge wird, der wird Schaden haben; wer aber sich vor Geloben hütet, ist sicher.
Yabancıya kefil olan mutlaka zarar görür, Kefaletten kaçınan güvenlik içinde yaşar.Οστις εγγυαται δι' αλλον, θελει παθει κακον και οστις μισει την εγγυησιν, ειναι ασφαλης.
Yabancıya kefil olan mutlaka zarar görür, Kefaletten kaçınan güvenlik içinde yaşar.Зло причиняет себе, кто ручается за постороннего; а кто ненавидит ручательство, тот безопасен.
Yabancıya kefil olan mutlaka zarar görür, Kefaletten kaçınan güvenlik içinde yaşar.Който поръчителствува за чужд човек, зле ще пострада, А който мрази поръчителството е в безопасност.
Yabancıya kefil olan mutlaka zarar görür, Kefaletten kaçınan güvenlik içinde yaşar.רע ירוע כי ערב זר ושנא תקעים בוטח׃
Yabancıya kefil olan mutlaka zarar görür, Kefaletten kaçınan güvenlik içinde yaşar.ضررا يضر من يضمن غريبا. ومن يبغض صفق الايدي مطمئن.
Yabancıya kefil olan mutlaka zarar görür, Kefaletten kaçınan güvenlik içinde yaşar.為 外 人 作 保 的 、 必 受 虧 損 . 恨 惡 擊 掌 的 、 卻 得 安 穩
Yabancıya kefil olan mutlaka zarar görür, Kefaletten kaçınan güvenlik içinde yaşar.為 外人 作保 的 、 必 受 虧損 . 恨惡擊 掌 的 、 卻得 安穩
- Yani banka kefaletle serbest bırakıldı.Byli ochotni koupit nějaké akcie v této společnosti a v podstatě ji zachránit.
Yani banka kefaletle serbest bırakıldı.そして例題の中では、 それを行う前に5億ドルを保有していました。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod