keder ile cümle
keder kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu kırılganlık, bu keder, bu utanç, bu korku, bu hayal kırıklığı, bunları hissetmek istemiyorum.Her er sårbarhed, her er sorg, her er skam, her er frygt, her er ærgrelse. Jeg vil ikke føle dem.
Bu kırılganlık, bu keder, bu utanç, bu korku, bu hayal kırıklığı, bunları hissetmek istemiyorum.Ini yang rapuh, ini kesedihan, ini malu, ini takut, ini kekecewaan, saya tidak mau merasakan ini.
Bu kırılganlık, bu keder, bu utanç, bu korku, bu hayal kırıklığı, bunları hissetmek istemiyorum.Itt van a sebezhetőség, a gyász, a szégyen, a félelem, és itt van a csalódás, na ezeket nem szeretném érezni.
Bu kırılganlık, bu keder, bu utanç, bu korku, bu hayal kırıklığı, bunları hissetmek istemiyorum.공포감, 실망감 같이 나쁜 것들은 느끼고 싶지 않아, 그러니까 맥주나 두어개 마시고
Bu kırılganlık, bu keder, bu utanç, bu korku, bu hayal kırıklığı, bunları hissetmek istemiyorum.la vulnerabilidad, la pena, la vergüenza, el miedo, la decepción; no quiero sentir esto.
Bu kırılganlık, bu keder, bu utanç, bu korku, bu hayal kırıklığı, bunları hissetmek istemiyorum.Toto je zraniteľnosť, smútok, hanba, strach, sklamanie. Tie nechcem cítiť.
Bu kırılganlık, bu keder, bu utanç, bu korku, bu hayal kırıklığı, bunları hissetmek istemiyorum.Tutaj mamy wrażliwość, tu smutek, tu wstyd, tu strach, a tutaj rozczarowanie - nie chcę tego czuć.
Bu kırılganlık, bu keder, bu utanç, bu korku, bu hayal kırıklığı, bunları hissetmek istemiyorum.Вот уязвимость, вот горе, вот стыд, вот страх, вот разочарование, я не хочу это чувствовать.
Bu kırılganlık, bu keder, bu utanç, bu korku, bu hayal kırıklığı, bunları hissetmek istemiyorum.Ось вразливість, ось горе, ось сором, ось страх, ось розчарування, я не хочу це відчувати.
Bu kırılganlık, bu keder, bu utanç, bu korku, bu hayal kırıklığı, bunları hissetmek istemiyorum.הנה פגיעות, הנה צער, הנה בושה, הנה פחד, הנה אכזבה, אני לא רוצה לחוש באלה.
Bu kırılganlık, bu keder, bu utanç, bu korku, bu hayal kırıklığı, bunları hissetmek istemiyorum.هنا الإحساس بالضعف ، هنا الإحساس بالمرارة ، هنا الخجل ، هنا الخوف ، هنا خيبة الأمل ، أنا لا أريد أن أحس بهم .
Bu kırılganlık, bu keder, bu utanç, bu korku, bu hayal kırıklığı, bunları hissetmek istemiyorum.などと特定できないからです こういう感情を避けたいので ビール何杯かとバナナナッツマフィンを食べることにします
Bunun hakkında hiç düşündün mü? "Ağlamak, kederin derinliğini azaltır." Bunu William Shakespeare söylemiş.J'ai perdu tout le monde, toutes les personnes que j'ai jamais aimées.
Burada kederli ve acı bir hava var.Ada kesedihan yang pahit di sini
Burada kederli ve acı bir hava var.C'è una triste amarezza qui.
Burada kederli ve acı bir hava var.Det finns en sorgsen bitterhet här.
Burada kederli ve acı bir hava var.Eine sorgenvolle Bitterkeit ist hier.
Burada kederli ve acı bir hava var.Ez egy szomorú, keserű hely.
Burada kederli ve acı bir hava var.There is a sorrowful bitterness here.
Burada kederli ve acı bir hava var.To miejsce wypełnia smutek i gorycz.
Burada kederli ve acı bir hava var.Toto miesto je plné bolestných spomienok.
Burada kederli ve acı bir hava var.Εδώ υπάρχει θλίψη και πίκρα.
Burada kederli ve acı bir hava var.Здесь наша скорбная горечь
Burada kederli ve acı bir hava var.Има една тъжна горчивина тук.
Burada kederli ve acı bir hava var..יש כאן עצב עגום מאוד
Burada kederli ve acı bir hava var.私たちの兄弟子供たち 祖父母
Bu sizin kederinizi paylaşan.Acesta este unul care simpatizează cu tine.
Bu sizin kederinizi paylaşan.이 페이지는 당신에게 동정을 표합니다. (Bummer: 실망스러운 일)
Bu sizin kederinizi paylaşan. Bu sizi suçlayan.Trang này cảm thông với bạn. còn trang này đổ lỗi cho bạn.
Bu sizin kederinizi paylaşan. Bu sizi suçlayan.На этой странице вы найдёте сочувствие, на этой — обвинение.
Bu sizin kederinizi paylaşan.Celle-ci compatis avec vous.
Bu sizin kederinizi paylaşan.Dette er en, der føler med dig.
Bu sizin kederinizi paylaşan.Diese hier bemitleidet dich.
Bu sizin kederinizi paylaşan.Dit is er een die met je meevoelt.
Bu sizin kederinizi paylaşan.Esta se compadece de nosotros.
Bu sizin kederinizi paylaşan.Este está solidário connosco.
Bu sizin kederinizi paylaşan.Ez együttérez velünk.
Bu sizin kederinizi paylaşan.Questa è una pagina dispiaciuta per voi.
Bu sizin kederinizi paylaşan.Tato, která s vámi soucítí.
Bu sizin kederinizi paylaşan.Táto s vami bude súcitiť.
Bu sizin kederinizi paylaşan.Ta wam współczuje.
Bu sizin kederinizi paylaşan.Yang ini bersimpati dengan Anda.
Bu sizin kederinizi paylaşan.Αυτή συμπάσχει μαζί σας.
Bu sizin kederinizi paylaşan.Това е нещо, което ви съчувства.
Bu sizin kederinizi paylaşan.Ця вам співчуває.
Bu sizin kederinizi paylaşan.זה אחד שמשתתף בצערכם.
Bu sizin kederinizi paylaşan.تلك الصفحة التي سوف تواسيك
Bu sizin kederinizi paylaşan.これは あなたを責めるページ
Bu sözcük ölümü; hiçbir kelime, keder ses .-- babam ve annem, hemşire?A szó halála, szavakkal ki sem tudjuk, hogy jaj hangot .-- Hol van apám és anyám, a nővér?
Bu sözcük ölümü; hiçbir kelime, keder ses .-- babam ve annem, hemşire?Dans la mort de ce mot; aucun mot ne peut que le son malheur .-- Où est mon père et ma mère, une infirmière?
Bu sözcük ölümü; hiçbir kelime, keder ses .-- babam ve annem, hemşire?I det ordet död, inga ord kan det ve ljud .-- Var är min far och min mor, sjuksköterska?
Bu sözcük ölümü; hiçbir kelime, keder ses .-- babam ve annem, hemşire?I dette ord er død, ingen ord kan det ve lyd .-- Hvor er min far og min mor, sygeplejerske?
Bu sözcük ölümü; hiçbir kelime, keder ses .-- babam ve annem, hemşire?In de dood dat woord is, geen woorden kan die wee geluid .-- Waar is mijn vader en mijn moeder, zuster?
Bu sözcük ölümü; hiçbir kelime, keder ses .-- babam ve annem, hemşire?해당 단어의 죽음에, 아니 단어는 비애 소리 .-- 내 아버지와 어머니, 간호사 수 있습니까?
Bu sözcük ölümü; hiçbir kelime, keder ses .-- babam ve annem, hemşire?Na morte, que palavra, sem que as palavras podem enfermeira som woe .-- Onde está o meu pai e minha mãe,?
Bu sözcük ölümü; hiçbir kelime, keder ses .-- babam ve annem, hemşire?Nella morte che parola, non ci sono parole che suonano guai .-- Dov'è mio padre e mia madre, nutrice?
Bu sözcük ölümü; hiçbir kelime, keder ses .-- babam ve annem, hemşire?Siinä sana kuolema, ei sanoin voi että murhe ääni .-- Missä on minun isäni ja äitini, sairaanhoitaja?
Bu sözcük ölümü; hiçbir kelime, keder ses .-- babam ve annem, hemşire?Trong cái chết của từ đó, không có lời nói có thể khốn âm thanh .-- ở đâu cha tôi và mẹ tôi, y tá?
Bu sözcük ölümü; hiçbir kelime, keder ses .-- babam ve annem, hemşire?V smrt to besedo je, ne more besede, ki gorje zvok .-- Kje je moj oče in moja mati, sestra?
Bu sözcük ölümü; hiçbir kelime, keder ses .-- babam ve annem, hemşire?V tom, že slovo smrt, žádná slova nemohou, že běda zvuk .-- Kde je můj otec a moje matka, zdravotní sestra?