Ana içeriğe geç
Sözlük

keder ile cümle

keder kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bense ezilmiş ve kederliyim, Senin kurtarışın, ey Tanrı, bana bir kale olsun!Eu, porém, estou aflito e triste; a tua salvação, ó Deus, me ponha num alto retiro.
Bense ezilmiş ve kederliyim, Senin kurtarışın, ey Tanrı, bana bir kale olsun!Eu sînt nenorocit şi sufăr: Dumnezeule, ajutorul Tău să mă ridice!
Bense ezilmiş ve kederliyim, Senin kurtarışın, ey Tanrı, bana bir kale olsun!Ich aber bin elend, und mir ist wehe. Gott, deine Hilfe schütze mich!
Bense ezilmiş ve kederliyim, Senin kurtarışın, ey Tanrı, bana bir kale olsun!Jaz pa sem ubožen in v bolečini; rešitev tvoja, o Bog, postavi me na varno.
Bense ezilmiş ve kederliyim, Senin kurtarışın, ey Tanrı, bana bir kale olsun!오직 나는 가난하고 슬프오니 하나님이여 주의 구원으로 나를 높이소서
Bense ezilmiş ve kederliyim, Senin kurtarışın, ey Tanrı, bana bir kale olsun!La dem bli utslettet av de levendes bok, og la dem ikke bli innskrevet med de rettferdige!
Bense ezilmiş ve kederliyim, Senin kurtarışın, ey Tanrı, bana bir kale olsun!Må de utplånas ur de levandes bok och icke varda uppskrivna bland de rättfärdiga.
Bense ezilmiş ve kederliyim, Senin kurtarışın, ey Tanrı, bana bir kale olsun!Men mig, som er arm og lidende, bjærge din Frelse, o Gud!
Bense ezilmiş ve kederliyim, Senin kurtarışın, ey Tanrı, bana bir kale olsun!Nech sú vytretí z knihy života a nech nie sú zapísaní spolu so spravedlivými!
Bense ezilmiş ve kederliyim, Senin kurtarışın, ey Tanrı, bana bir kale olsun!Nechť jsou vymazáni z knihy živých, a s spravedlivými ať nejsou zapsáni.
Bense ezilmiş ve kederliyim, Senin kurtarışın, ey Tanrı, bana bir kale olsun!Niech będą wymazani z ksiąg żyjących, a z sprawiedliwymi niech nie będą zapisani.
Bense ezilmiş ve kederliyim, Senin kurtarışın, ey Tanrı, bana bir kale olsun!Pyyhittäköön heidät pois elämän kirjasta, älköönkä heitä kirjoitettako vanhurskasten lukuun.
Bense ezilmiş ve kederliyim, Senin kurtarışın, ey Tanrı, bana bir kale olsun!Siano cancellati dal libro dei viventi e tra i giusti non siano iscritti
Bense ezilmiş ve kederliyim, Senin kurtarışın, ey Tanrı, bana bir kale olsun!Tetapi aku tertindas dan kesakitan, angkatlah aku ya Allah, dan selamatkanlah aku
Bense ezilmiş ve kederliyim, Senin kurtarışın, ey Tanrı, bana bir kale olsun!Töröltessenek ki az élõk könyvébõl, és az igazak közé ne irattassanak.
Bense ezilmiş ve kederliyim, Senin kurtarışın, ey Tanrı, bana bir kale olsun!Yo estoy afligido y dolorido. Tu liberación, oh Dios, me ponga en alto
Bense ezilmiş ve kederliyim, Senin kurtarışın, ey Tanrı, bana bir kale olsun!Εμε δε, τον πτωχον και λελυπημενον, η σωτηρια σου, Θεε, ας με υψωση.
Bense ezilmiş ve kederliyim, Senin kurtarışın, ey Tanrı, bana bir kale olsun!А мене, който съм сиромах и скръбен, Да ме възвиши, Боже, Твоето спасение.
Bense ezilmiş ve kederliyim, Senin kurtarışın, ey Tanrı, bana bir kale olsun!ואני עני וכואב ישועתך אלהים תשגבני׃
Bense ezilmiş ve kederliyim, Senin kurtarışın, ey Tanrı, bana bir kale olsun!اما انا فمسكين وكئيب. خلاصك يا الله فليرفعني‎.
Bense ezilmiş ve kederliyim, Senin kurtarışın, ey Tanrı, bana bir kale olsun!但 我 是 困 苦 憂 傷 的 . 神 阿 、 願 你 的 救 恩 將 我 安 置 在 高 處
Bense ezilmiş ve kederliyim, Senin kurtarışın, ey Tanrı, bana bir kale olsun!但 我 是 困苦 憂傷 的 . 神阿 、 願 你 的 救恩 將 我 安置 在 高處
Bir başka bir umutsuz keder tedavileri çürümek:Een wanhopige verdriet geneest met een ander's wegkwijnen:
Bir başka bir umutsuz keder tedavileri çürümek:Egy kétségbeesett bánat gyógyít az egymás bánkódik:
Bir başka bir umutsuz keder tedavileri çürümek:Ein verzweifelter Trauer Kuren mit fremden schmachten:
Bir başka bir umutsuz keder tedavileri çürümek:Ena obupana žalosti zdravi z drugega Čileti:
Bir başka bir umutsuz keder tedavileri çürümek:Et desperat sorg hærder med en andens sygne hen:
Bir başka bir umutsuz keder tedavileri çürümek:Ett desperat sorg botar med någon annans tyna bort:
Bir başka bir umutsuz keder tedavileri çürümek:Jeden zoufalý smutek léčí s jiným jeho trápení:
Bir başka bir umutsuz keder tedavileri çürümek:Jeden zúfalý smútok lieči s iným jeho trápenie:
Bir başka bir umutsuz keder tedavileri çürümek:One zdesperowany leczy smutek z cudzego pokutować:
Bir başka bir umutsuz keder tedavileri çürümek:Salah satu obat kesedihan putus asa dengan orang lain merana:
Bir başka bir umutsuz keder tedavileri çürümek: Senin gözüne Sen bazı yeni enfeksiyon alın또 하나의 절망적인 슬픔의 치료는 시들다의 : 네 눈에는 그대에게 몇 가지 새로운 감염을 타고
Bir başka bir umutsuz keder tedavileri çürümek: Senin gözüne Sen bazı yeni enfeksiyon alınMột phương pháp chữa trị đau buồn tuyệt vọng với một suy yếu: ngươi một số lây nhiễm mới để mắt ngươi,
Bir başka bir umutsuz keder tedavileri çürümek: Senin gözüne Sen bazı yeni enfeksiyon alınUm cura dor desesperada com outra pessoa definhar: tomarás alguma nova infecção para o teu olho,
Bir başka bir umutsuz keder tedavileri çürümek: Senin gözüne Sen bazı yeni enfeksiyon alınאחת מרפא צער נואש עם אחר להתמוגג: קח אתה כמה זיהום חדש בעין עמך,
Bir başka bir umutsuz keder tedavileri çürümek: Senin gözüne Sen bazı yeni enfeksiyon alınواحد يشفي الحزن يائسة مع شخص آخر يقبعون : خذ أنت بعض حالات العدوى الجديدة في عينه خاصتك ،
Bir başka bir umutsuz keder tedavileri çürümek: Senin gözüne Sen bazı yeni enfeksiyon alınと古いのランクの毒は死んでしまう。
Bir başka bir umutsuz keder tedavileri çürümek:Un cura el dolor desesperado con otro languidece:
Bir başka bir umutsuz keder tedavileri çürümek:Un des remèdes désespérés deuil avec un autre de languir:
Bir başka bir umutsuz keder tedavileri çürümek:Un disperato dolore con cure di un altro languire:
Bir başka bir umutsuz keder tedavileri çürümek:Unul dintre cure de disperată durerea cu un alt lui se stinge:
Bir başka bir umutsuz keder tedavileri çürümek:Yksi epätoivoinen surun kovettuu kanssa toisen riutumaan:
Bir başka bir umutsuz keder tedavileri çürümek:Ένας απελπισμένος θεραπεύει τη θλίψη με άλλου μαραζώνουν:
Bir başka bir umutsuz keder tedavileri çürümek:Една отчаяна скръб лекува с друга гният:
Bir başka bir umutsuz keder tedavileri çürümek:Один отчаянный лечит горе с чужими томиться:
Bir kere yaptın mı kederlerinin hepsi bitecek.Quand elle est dans, ta tristesse va disparaître.
Bir şekilde, Tanrı keder ve azabı hissediyor olmalı. ve fiziksel olarak çektiğimiz acıyı da.Bůh musí svým způsobem cítit úzkost a žal, a fyzickou bolest, kterou prožíváme my.
Bir şekilde, Tanrı keder ve azabı hissediyor olmalı. ve fiziksel olarak çektiğimiz acıyı da.Dans un sens, Dieu doit sentir l'angoisse, le chagrin, et la douleur physique que nous ressentons.
Bir şekilde, Tanrı keder ve azabı hissediyor olmalı. ve fiziksel olarak çektiğimiz acıyı da.De algún modo, Dios debe sentir nuestra angustia, nuestra pena, y el dolor físico que sentimos.
Bir şekilde, Tanrı keder ve azabı hissediyor olmalı. ve fiziksel olarak çektiğimiz acıyı da.In qualche modo, Dio deve sentire l'angoscia, la pena, ed il dolore fisico che sentiamo noi.
Bir şekilde, Tanrı keder ve azabı hissediyor olmalı. ve fiziksel olarak çektiğimiz acıyı da.Într-un fel, Dumnezeu trebuie să simtă suferința și întristarea și durerea fizică pe care noi o simțim.
Bir şekilde, Tanrı keder ve azabı hissediyor olmalı. ve fiziksel olarak çektiğimiz acıyı da.Irgendwie muss Gott die Pein, den Kummer, und den körperlichen Schmerz spüren, den wir spüren.
Bir şekilde, Tanrı keder ve azabı hissediyor olmalı. ve fiziksel olarak çektiğimiz acıyı da.어떤 면에서, 하나님은 우리가 느끼는 고뇌, 슬픔 그리고 신체적인 고통을 느끼는 것이 틀림없습니다.
Bir şekilde, Tanrı keder ve azabı hissediyor olmalı. ve fiziksel olarak çektiğimiz acıyı da.Ở một mặt nào đó, Chúa phải cảm nhận nỗi đau, nỗi thống khổ, và vết thương tinh thần ta cảm nhận.
Bir şekilde, Tanrı keder ve azabı hissediyor olmalı. ve fiziksel olarak çektiğimiz acıyı da.Op een bepaalde manier moet God ons lijden voelen, ons verdriet en de fysieke pijn die we voelen.
Bir şekilde, Tanrı keder ve azabı hissediyor olmalı. ve fiziksel olarak çektiğimiz acıyı da.W jakiś sposób Bóg musi odczuwać udręki i żal oraz ból fizyczny, który i my odczuwamy.
Bir şekilde, Tanrı keder ve azabı hissediyor olmalı. ve fiziksel olarak çektiğimiz acıyı da.Με κάποιο τρόπο, ο Θεός πρέπει να νιώσει την αγωνία, την θλίψη και το σωματικό πόνο που νιώθουμε.
Bir şekilde, Tanrı keder ve azabı hissediyor olmalı. ve fiziksel olarak çektiğimiz acıyı da.Някакси Бог трябва да чувства терзанието, страданието, и физическата болка, които чувстваме.
Bir şekilde, Tanrı keder ve azabı hissediyor olmalı. ve fiziksel olarak çektiğimiz acıyı da.באיזושהי צורה, אלוהים חייב לחוש את הייסורים, היגון והכאב הפיזי שאנו חשים.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
keder ile cümle - Sayfa 5 - keder kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App