Kâh taze çiçek kokarlar, kâh aşırı keskin kokarlar."לפעמיים בריח מרענן של פרחים טרי, ושוב לפעמים בריח חזק מאד."
Kâh taze çiçek kokarlar, kâh aşırı keskin kokarlar."في بعض الأوقات تكون رائحته منعشة كالأزهار وأخرى تكون لاذعة
Kâh taze çiçek kokarlar, kâh aşırı keskin kokarlar."時に非常に鼻にツンとくる匂いである」 (笑)
Kalemin kılıçtan keskin olduğunu söylerler.Azt mondják, hogy a toll hatalmasabb, mint a kard.
Kalemin kılıçtan keskin olduğunu söylerler. Bence kamera daha keskin.사람들은 펜이 칼보다 강하다고 하지만 제 생각엔 카메라가 더 강하다고 봅니다.
Kalemin kılıçtan keskin olduğunu söylerler. Bence kamera daha keskin.Orang bilang pena lebih tajam dari pedang, Menurut saya, kamera lebih tajam lagi.
Kalemin kılıçtan keskin olduğunu söylerler. Bence kamera daha keskin.אמרו פעם שהעט חזקה יותר מהחרב. אני חושב שהמצלמה היא החזקה.
Kalemin kılıçtan keskin olduğunu söylerler. Bence kamera daha keskin.كانو دوما يقولون :"بان حد القلم امضى من حد السيف" ولكنني كنت اعتقد بان حد الكاميرا اقوى
Kalemin kılıçtan keskin olduğunu söylerler. Bence kamera daha keskin.その場にいて一瞬をとらえるのは
Kalemin kılıçtan keskin olduğunu söylerler.Costuma dizer-se que a caneta é mais poderosa que a espada.
Kalemin kılıçtan keskin olduğunu söylerler.Dicono che la penna sia più potente della spada.
Kalemin kılıçtan keskin olduğunu söylerler.Folk brukade säga att pennan är mäktigare än svärdet.
Kalemin kılıçtan keskin olduğunu söylerler.Früher sagte man, ein Stift sei mächtiger als ein Schwert.
Kalemin kılıçtan keskin olduğunu söylerler.Nekoč so rekli, da je pero močnejše od meča.
Kalemin kılıçtan keskin olduğunu söylerler.Người ta thường nói ngòi bút mạnh hơn thanh kiếm.
Kalemin kılıçtan keskin olduğunu söylerler.On dit que la plume est plus forte que l'épée.
Kalemin kılıçtan keskin olduğunu söylerler.Powiadają, że słowa ranią bardziej niż czyny.
Kalemin kılıçtan keskin olduğunu söylerler.Říkalo se, že pero je mocnější než meč.
Kalemin kılıçtan keskin olduğunu söylerler.Se spunea cândva că stiloul este mai puternic decât sabia.
Kalemin kılıçtan keskin olduğunu söylerler.Suelen decir que la pluma es más poderosa que la espada.
Kalemin kılıçtan keskin olduğunu söylerler.Ze zeggen dat de pen machtiger is dan het zwaard.
Kalemin kılıçtan keskin olduğunu söylerler.Λένε πως η πένα είναι ισχυρότερη από το σπαθί.
Kalemin kılıçtan keskin olduğunu söylerler.Говорят, перо сильнее меча.
Kalemin kılıçtan keskin olduğunu söylerler.Казват, че химикалката е по-силна от меча.
Kalemin kılıçtan keskin olduğunu söylerler.Раніше казали - що написано пером, того не витягнеш і волом.
Kanzi, yeterince keskin olduğunu düşündüğü bir parçayı seçiyor. Dayanıklı post, bıçakla bile zor kesilir.固い毛皮はナイフを使っても 切るのは困難です
Kanzi, yeterince keskin olduğunu düşündüğü bir parçayı seçiyor.Kanzi alege o lamă care crede că e suficient de ascuţită.
Kanzi, yeterince keskin olduğunu düşündüğü bir parçayı seçiyor.Kanzi choisit un éclat qu'il pense être assez tranchant.
Kanzi, yeterince keskin olduğunu düşündüğü bir parçayı seçiyor.Kanzi elige un trozo que cree está suficientemente afilado.
Kanzi, yeterince keskin olduğunu düşündüğü bir parçayı seçiyor.Kanzi escolhe uma lasca que considera bastante aguçada.
Kanzi, yeterince keskin olduğunu düşündüğü bir parçayı seçiyor.Kanzi kiest een scherf uit die hij scherp genoeg vindt.
Kanzi, yeterince keskin olduğunu düşündüğü bir parçayı seçiyor.Kanzi memilih serpihan yang dia pikir cukup tajam.
Kanzi, yeterince keskin olduğunu düşündüğü bir parçayı seçiyor.Kanzi olyan szilánkot választ, ami elég élesnek tűnik.
Kanzi, yeterince keskin olduğunu düşündüğü bir parçayı seçiyor.Kanzi sceglie una scaglia ritenuta sufficientemente affilata.
Kanzi, yeterince keskin olduğunu düşündüğü bir parçayı seçiyor.Kanzi vælger den flig han tror er skarp nok.
Kanzi, yeterince keskin olduğunu düşündüğü bir parçayı seçiyor.Kanzi valitsee palasen, jonka uskoo riittävän teräväksi.
Kanzi, yeterince keskin olduğunu düşündüğü bir parçayı seçiyor.Kanzi wählt einen Splitter aus, den er für scharf genug hält.
Kanzi, yeterince keskin olduğunu düşündüğü bir parçayı seçiyor.이제 칸지는 가장 날카롭다고 여기는 조각을 고른다.
Kanzi, yeterince keskin olduğunu düşündüğü bir parçayı seçiyor.Wybiera odłamek, który wydaje się dostatecznie ostry.
Kanzi, yeterince keskin olduğunu düşündüğü bir parçayı seçiyor.Канзи выбирает отколовшийся кусок, который кажется ему достаточно острым.
Kanzi, yeterince keskin olduğunu düşündüğü bir parçayı seçiyor.Канзи избира кремък, който мисли, че е достатъчно остър.
Kanzi, yeterince keskin olduğunu düşündüğü bir parçayı seçiyor.קנזי בוחר בשבב אבן חד מספיק.
Kanzi, yeterince keskin olduğunu düşündüğü bir parçayı seçiyor.كانزي يختار الرقاقة التي يظن أنها حادة كفاية.
Kat yerlerinin keskin olmasına gerek yok, sadece karenin simetrilerini kullanacağız ikinci adımda.Není nutné dělat záhyby nijak zvláště ostré, protože jen využíváme výhody symetrie čtverce v dalším kroku.
Kat yerlerinin keskin olmasına gerek yok, sadece karenin simetrilerini kullanacağız ikinci adımda.לא צריך לעשות את הקפלים האלה חדים, אנחנו רק מנצלים את הסימטריות של ריבוע
Kendi keskin doğa enerji.Energie seiner scharfen Natur.
Kendi keskin doğa enerji.자신의 날카로운 자연의 에너지.
Kendi keskin doğa enerji.l'énergie de sa nature propre vif.
Kendi keskin doğa enerji.האנרגיה של טבע נלהב שלו.
Kendi keskin doğa enerji.الطاقة طبيعته حريصة الخاصة.
Kendi keskin doğa enerji.彼は深く惹か、いつものように、まだ
Keskin çizgilerde büyümeyi idare eden olgu ise bu tür fikirlerdir, hem de hiç görülmedik bir oranda.Denna typ av produkt driver ledande tillväxt.
Keskin çizgilerde büyümeyi idare eden olgu ise bu tür fikirlerdir, hem de hiç görülmedik bir oranda.Endnu mere nu end før er det denne type ideer der driver væksten på den forreste kant.
Keskin çizgilerde büyümeyi idare eden olgu ise bu tür fikirlerdir, hem de hiç görülmedik bir oranda.Hoy más que nunca son ideas vanguardistas como éstas las que impulsan el desarrollo.
Keskin çizgilerde büyümeyi idare eden olgu ise bu tür fikirlerdir, hem de hiç görülmedik bir oranda.과거 어느 때보다도 이러한 유형의 아이디어가 산업의 최첨단에서 성장을 이끌고 있습니다.
Keskin çizgilerde büyümeyi idare eden olgu ise bu tür fikirlerdir, hem de hiç görülmedik bir oranda.Lebih dari yang pernah terjadi, ide-ide seperti inilah yang menjadi daya dorong pertumbuhan sekarang.
Keskin çizgilerde büyümeyi idare eden olgu ise bu tür fikirlerdir, hem de hiç görülmedik bir oranda.Mai mult ca oricând înainte, aceste tipuri de idei sunt cele care conduc creşterea la vârf.
Keskin çizgilerde büyümeyi idare eden olgu ise bu tür fikirlerdir, hem de hiç görülmedik bir oranda.Mais do que nunca, é este tipo de ideias que impulsionam o crescimento.
Keskin çizgilerde büyümeyi idare eden olgu ise bu tür fikirlerdir, hem de hiç görülmedik bir oranda.Meer dan ooit tevoren is het dit soort ideeën die groei tot grote hoogten aansturen.
Keskin çizgilerde büyümeyi idare eden olgu ise bu tür fikirlerdir, hem de hiç görülmedik bir oranda.Mehr als je zuvor sind es Ideen dieser Art, die an vorderster wirtschaftlicher Front Wachstum antreiben.