Ana içeriğe geç
Sözlük

keşki ile cümle

keşki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.Ha nem csábítgatjuk az embereket édesebb mézesmadzaggal, vagy nem fenyegetjük őket élesebb ostorral.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.혹은 더 가혹한 처벌로 위협하는 등의 잘못된 결정을 하지 않아야 합니다.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.Memikat orang dengan permen yang lebih manis. atau mengancam dengan cambuk yang lebih besar.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.Om mensen te lokken met een grotere beloning, of te bedreigen met een hardere straf.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.Seduzir pessoas com uma cenoura mais doce, ou ameaçá-las com um chicote mais rijo.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.Vábit lidi na ještě sladší cukr, nebo vyhrožovat jim ještě tvrdším bičem.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.Vábiť ľudí na ešte sladší cukor, alebo vyhrážať sa im ešte hrubším bičom.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.Να δελεάζουμε τους εργαζόμενους με πιο μυρωδάτα καρότα, ή να τους απειλούμε με πιο μυτερά ραβδιά.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.А саме, заохочувати людей солодшим пряником або погрожувати більшим батогом.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.Да примамваме хората с по-сладък морков, или да ги заплашваме с по-дебела тояга.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.Привлекать пряником послаще - не решение, угрожать кнутом подлиннее - не решение.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.הפתרון אינו לעשות עוד מהדברים השגויים. לתת לאנשים תמריצים עם גזר מתוק יותר, או לאיים עליהם עם מקל חד יותר.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.كإغراء الناس بجزرة أكثر حلاوة، أو تهديدهم بعصى أغلظ.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.より鋭いムチで脅すのはやめることです まったく新しいアプローチが必要なのです
Jilet gibi keskin kayalardan oluşan kanyonlar.Bayangkan batuan yang tajam.
Jilet gibi keskin kayalardan oluşan kanyonlar.Canyon con rocce come lame di rasoio.
Jilet gibi keskin kayalardan oluşan kanyonlar.Des canyons en lames de rasoir. Conditions gravitationnelles imprévisibles.
Jilet gibi keskin kayalardan oluşan kanyonlar.Rasiermesserscharfe Felskrater.
Jilet gibi keskin kayalardan oluşan kanyonlar.Skały ostre jak brzytwa. Trudne do przewidzenia warunki grawitacyjne.
Jilet gibi keskin kayalardan oluşan kanyonlar. Tahmin edilemeyen yerçekimi şartları.Cañones de roca muy filosa... ...estado gravitatorio impredecible, erupciones inesperadas.
Jilet gibi keskin kayalardan oluşan kanyonlar. Tahmin edilemeyen yerçekimi şartları.Condiţii de gravitaţie impredictibile.
Jilet gibi keskin kayalardan oluşan kanyonlar. Tahmin edilemeyen yerçekimi şartları.- dale med sylespidse sten, varierende tyngdekrafts-forhold -
Jilet gibi keskin kayalardan oluşan kanyonlar. Tahmin edilemeyen yerçekimi şartları.Những thung lũng sâu đầy đá nhọn, Điều kiện lực hút thất thường.
Jilet gibi keskin kayalardan oluşan kanyonlar. Tahmin edilemeyen yerçekimi şartları.Onvoorspelbare zwaartekracht.
Jilet gibi keskin kayalardan oluşan kanyonlar. Tahmin edilemeyen yerçekimi şartları.Pedaços de rocha aguçadíssimos, condições gravitacionais impre- visíveis, erupções inesperadas.
Jilet gibi keskin kayalardan oluşan kanyonlar. Tahmin edilemeyen yerçekimi şartları.Pengeéles szikla-kanyonok, kiszámíthatatlan gravitációs viszonyok, robbanások.
Jilet gibi keskin kayalardan oluşan kanyonlar. Tahmin edilemeyen yerçekimi şartları.-veitsenterävien kivien laaksoja, nopeat painovoiman muutokset-
Jilet gibi keskin kayalardan oluşan kanyonlar. Tahmin edilemeyen yerçekimi şartları.,כשאחזור, לאחר ביצוע המשימה .אטפל בזה בדרכי
Jilet gibi keskin kayalardan oluşan kanyonlar. Tahmin edilemeyen yerçekimi şartları.وديان صخرية حادة جداً شروط الجاذبية متقلبة
Jilet gibi keskin, zehirli dikenlerle kaplı... arkadaşlarınız olduğunu düşünsenize.Imaginați-vă, să încerci să-ți faci prieteni când ești acoperit cu spini ascuțiți și veninoși.
Jilet gibi keskin, zehirli dikenlerle kaplı... arkadaşlarınız olduğunu düşünsenize.Imaginem-no a tentar fazer amigos coberto de espinhos venenosos como navalhas.
Jilet gibi keskin, zehirli dikenlerle kaplı... arkadaşlarınız olduğunu düşünsenize.Imaginen tratar de hacer amigos cubierto de afiladas púas venenosas.
Jilet gibi keskin, zehirli dikenlerle kaplı... arkadaşlarınız olduğunu düşünsenize.Imaginez essayer de se faire des amis quand on est couvert de piques empoisonnées aiguisées comme des rasoirs.
Jilet gibi keskin, zehirli dikenlerle kaplı... arkadaşlarınız olduğunu düşünsenize.Immaginatevi di farvi un amico ricoperto di barbigli velenosi taglienti come una lama.
Jilet gibi keskin, zehirli dikenlerle kaplı... arkadaşlarınız olduğunu düşünsenize.자 친구를 사귀어 본다라고 해보죠. 근데 그 친구가 극도로 날카롭운 독가시로 무장되어 있다면 어떻게 하시겠어요?
Jilet gibi keskin, zehirli dikenlerle kaplı... arkadaşlarınız olduğunu düşünsenize.Představte si seznamování, když jste celí pokrytí trny ostrými jako břitva.
Jilet gibi keskin, zehirli dikenlerle kaplı... arkadaşlarınız olduğunu düşünsenize.Probeer maar eens vrienden te maken terwijl je bedekt bent met vlijmscherpe giftige weerhaken.
Jilet gibi keskin, zehirli dikenlerle kaplı... arkadaşlarınız olduğunu düşünsenize.Wyobraźcie sobie zawieranie przyjaźni, gdy jesteście pokryci ostrymi trującymi wąsami.
Jilet gibi keskin, zehirli dikenlerle kaplı... arkadaşlarınız olduğunu düşünsenize.Представете си, да се опитвате да създадете приятели, покрити с остри като бръснач отровни шипове.
Jilet gibi keskin, zehirli dikenlerle kaplı... arkadaşlarınız olduğunu düşünsenize.Представьте, каково это пытаться подружиться с кем-то, будучи покрытым острыми как бритва ядовитыми колючками.
Jilet gibi keskin, zehirli dikenlerle kaplı... arkadaşlarınız olduğunu düşünsenize.תארו לעצמכם לנסות למצוא חברים מכוסים בתיילים רעילים חדים כתער.
Jilet gibi keskin, zehirli dikenlerle kaplı... arkadaşlarınız olduğunu düşünsenize.حاولوا تخيل كيفية انشاء صداقات وانت محاط بشفرات حلاقة مسمومة !
Jilet gibi keskin, zehirli dikenlerle kaplı... arkadaşlarınız olduğunu düşünsenize.毒針だらけだったらどうします? Facebookで公表するのもためらうでしょ?
Kabartı Yüksekliği (Keskinlik)Høyde på forhøyning (skarphet)
Kâh taze çiçek kokarlar, kâh aşırı keskin kokarlar."Câteodată destul de proaspăt-floral iar altă dată extrem de înțepător."
Kâh taze çiçek kokarlar, kâh aşırı keskin kokarlar."Czasami świeży, kwiatowy, a czasem cierpki i ostry".
Kâh taze çiçek kokarlar, kâh aşırı keskin kokarlar."Đôi khi có mùi hoa khá tươi tắn nhưng đôi khi cũng cực kỳ hăng."
Kâh taze çiçek kokarlar, kâh aşırı keskin kokarlar." (Gülüşmeler) Ekranda: "5.(Gelach)
Kâh taze çiçek kokarlar, kâh aşırı keskin kokarlar."Ibland väldigt fräscht blommigt men ibland väldigt stickande."
Kâh taze çiçek kokarlar, kâh aşırı keskin kokarlar.""Manchmal recht frisch und blumig, doch manchmal auch äußerst beißend."
Kâh taze çiçek kokarlar, kâh aşırı keskin kokarlar."Někdy docela čerstvě květinově, jindy zase extrémně štiplavě."
Kâh taze çiçek kokarlar, kâh aşırı keskin kokarlar."Niekedy celom čerstvo kvetinovo a potom niekedy nesmierne prenikavo."
Kâh taze çiçek kokarlar, kâh aşırı keskin kokarlar."Nogle gange frisk blomstret, og så nogen gange ekstremt skarp."
Kâh taze çiçek kokarlar, kâh aşırı keskin kokarlar."Olykor friss virágillata van, máskor viszont kifejezetten kellemetlen."
Kâh taze çiçek kokarlar, kâh aşırı keskin kokarlar.""por vezes bastante floral e fresco, "e por vezes extremamente pungente".
Kâh taze çiçek kokarlar, kâh aşırı keskin kokarlar."Quelques fois fraîchement floral, ou d'autres fois extrêmement âcre."
Kâh taze çiçek kokarlar, kâh aşırı keskin kokarlar."Talvolta fresco e fiorito, talvolta molto pungente."
Kâh taze çiçek kokarlar, kâh aşırı keskin kokarlar."Terkadang seperti bunga segar, dan terkadang benar-benar menusuk."
Kâh taze çiçek kokarlar, kâh aşırı keskin kokarlar."Μερικές φορές σαν φρέσκα λουλούδια, και άλλες φορες εξαιρετικά πικάντικα."
Kâh taze çiçek kokarlar, kâh aşırı keskin kokarlar."Понякога доста свежо цветно, и все пак понякога изключително пикантно."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod