'Ben düşünmek için bir hak ettik,' Alice hissetmeye başlamıştı için keskin söyledi biraz endişeli."Tôi đã phải suy nghĩ," Alice mạnh, vì cô đã bắt đầu cảm thấy một chút lo lắng.
'Ben düşünmek için bir hak ettik,' Alice hissetmeye başlamıştı için keskin söyledi biraz endişeli."Έχω το δικαίωμα να σκεφτόμαστε", δήλωσε ο Alice απότομα, γιατί είχε αρχίσει να αισθάνεται λίγο ανήσυχος.
'Ben düşünmek için bir hak ettik,' Alice hissetmeye başlamıştı için keskin söyledi biraz endişeli.Съм право да вярват ", каза Алис рязко, защото тя започва да се чувства малко притеснен.
'Ben düşünmek için bir hak ettik,' Alice hissetmeye başlamıştı için keskin söyledi biraz endişeli."Я имею право думать, 'сказала Алиса резко, потому что она начинает чувствовать себя немного волновался.
'Ben düşünmek için bir hak ettik,' Alice hissetmeye başlamıştı için keskin söyledi biraz endişeli."Я маю право думати, 'сказала Аліса різко, тому що вона починає відчувати себе трохи хвилювався.
'Ben düşünmek için bir hak ettik,' Alice hissetmeye başlamıştı için keskin söyledi biraz endişeli."יש לי זכות לחשוב," אמרה אליס בחריפות, כי היא החלה להרגיש
'Ben düşünmek için bir hak ettik,' Alice hissetmeye başlamıştı için keskin söyledi biraz endişeli.'لقد حق للتفكير ، وقال أليس بشكل حاد ، لأنها كانت بداية ليشعر
'Ben düşünmek için bir hak ettik,' Alice hissetmeye başlamıştı için keskin söyledi biraz endişeli.少し心配。 'だけ約右のと同様、"と言った
Ben keskin Jeeves baktı.Aku menatap tajam Jeeves.
Ben keskin Jeeves baktı.Era come se fosse deliberatamente cercando di dammi il pip.
Ben keskin Jeeves baktı.Ich schaute auf Jeeves scharf.
Ben keskin Jeeves baktı.Ik keek naar Jeeves scherp.
Ben keskin Jeeves baktı.Jag tittade på Jeeves kraftigt.
Ben keskin Jeeves baktı.J'ai regardé Jeeves fortement.
Ben keskin Jeeves baktı.나는 날카롭게 Jeeves 바라 보았다.
Ben keskin Jeeves baktı.Jeg kiggede på Jeeves skarpt.
Ben keskin Jeeves baktı.Katsoin Jeeves jyrkästi.
Ben keskin Jeeves baktı.M-am uitat la Jeeves brusc.
Ben keskin Jeeves baktı.Podíval jsem se na Jeeves ostře.
Ben keskin Jeeves baktı.Pozrel som sa na Jeeves ostro.
Ben keskin Jeeves baktı.Ránéztem Jeeves élesen.
Ben keskin Jeeves baktı.Sem pogledal Jeeves strmo.
Ben keskin Jeeves baktı.Spojrzałem na Jeeves ostro.
Ben keskin Jeeves baktı.Tôi nhìn Jeeves mạnh.
Ben keskin Jeeves baktı.Κοίταξα Jeeves απότομα.
Ben keskin Jeeves baktı.Погледнах в Jeeves рязко.
Ben keskin Jeeves baktı.Я подивився на Jeeves різко.
Ben keskin Jeeves baktı.Я посмотрел на Jeeves резко.
Ben keskin Jeeves baktı.نظرت جيفيس حادا.
Ben keskin Jeeves baktı.この種のことは、彼のようでした。彼は意図的にしようとしていたかのようだった
'Ben NOT vardı!' keskin, Fare ağladı ve çok öfkeyle."Eu não tinha!", gritou o Rato, de forma acentuada e muito irritado.
'Ben NOT vardı!' keskin, Fare ağladı ve çok öfkeyle.'Je n'avais pas, s'écria la souris, brusquement et très en colère.
'Ben NOT vardı!' keskin, Fare ağladı ve çok öfkeyle.생각하세요? " 난 안 했어! "급격하게, 마우스를 울고 매우 화가 나서.
'Ben NOT vardı!' keskin, Fare ağladı ve çok öfkeyle."Sie mussten der fünften Kurve habe ich denken? 'ich nicht! ", rief die Maus, scharf und sehr ärgerlich.
'Ben NOT vardı!' keskin, Fare ağladı ve çok öfkeyle."Sinulla oli päässyt viides mutka, I ajattelevat? " En ollut! "huusi Hiiri, jyrkästi ja hyvin vihaisesti.
'Ben NOT vardı!' keskin, Fare ağladı ve çok öfkeyle."Ty dostal do páté zatáčky, jsem myslíte? " Měl jsem ne! "zvolal myš, ostře a very rozzlobeně.
'Ben NOT vardı!' keskin, Fare ağladı ve çok öfkeyle."Ty dostal do piatej zákruty, som myslíte? " Mal som nie! "zvolal myš, ostro a very nahnevane.
'Ben NOT vardı!' keskin, Fare ağladı ve çok öfkeyle."Yo no tenía-gritó el ratón, aguda y muy enojado.
'Ben NOT vardı!' keskin, Fare ağladı ve çok öfkeyle."Трябва да сте имали петия завой, мислите? "не бях! - възкликна мишка, рязко и много гневно.
'Ben NOT vardı!' keskin, Fare ağladı ve çok öfkeyle.'Я НЕ! вигукнула Миша, різко і дуже сердито.
'Ben NOT vardı!' keskin, Fare ağladı ve çok öfkeyle.'Я НЕ! воскликнула Мышь, резко и очень сердито.
'Ben NOT vardı!' keskin, Fare ağladı ve çok öfkeyle.חושב? " אני לא! "קרא מאוס, בחדות מאוד בכעס.
'Ben NOT vardı!' keskin, Fare ağladı ve çok öfkeyle.التفكير؟ 'لم أكن!' بكى الفأر ، حادا و بغضب شديد.
'Ben NOT vardı!' keskin, Fare ağladı ve çok öfkeyle.非常に怒って。 "結び目!"アリスは、彼女自身を有用にする準備ができて常に、氏によると、約心配そうに見て
‹‹Bergamadaki kilisenin meleğine yaz. İki ağızlı keskin kılıca sahip olan şöyle diyor:A Aniołowi zboru Pergameńskiego napisz: To mówi ten, który ma miecz on z obydwóch stron ostry;
‹‹Bergamadaki kilisenin meleğine yaz. İki ağızlı keskin kılıca sahip olan şöyle diyor:A anjelovi sboru v Pergame napíš: Toto hovorí ten, ktorý má ten dvojsečný meč ostrý:
‹‹Bergamadaki kilisenin meleğine yaz. İki ağızlı keskin kılıca sahip olan şöyle diyor:All'angelo della Chiesa di Pèrgamo scrivi: Così parla Colui che ha la spada affilata a due tagli
‹‹Bergamadaki kilisenin meleğine yaz. İki ağızlı keskin kılıca sahip olan şöyle diyor:Andělu pak Pergamenské církve piš: Totoť praví ten, kterýž má ten meč s obou stran ostrý:
‹‹Bergamadaki kilisenin meleğine yaz. İki ağızlı keskin kılıca sahip olan şöyle diyor:Ao anjo da igreja em Pérgamo escreve: Isto diz aquele que tem a espada aguda de dois gumes:
‹‹Bergamadaki kilisenin meleğine yaz. İki ağızlı keskin kılıca sahip olan şöyle diyor:A Pergámumbeli gyülekezet angyalának írd meg: Ezt mondja az, a kinél a kétélû éles kard van:
‹‹Bergamadaki kilisenin meleğine yaz. İki ağızlı keskin kılıca sahip olan şöyle diyor:Cùng hãy viết cho thiên sứ của Hội thánh Bẹt-găm rằng: Nầy là lời phán của Ðấng có thanh gươm nhọn hai lưỡi:
‹‹Bergamadaki kilisenin meleğine yaz. İki ağızlı keskin kılıca sahip olan şöyle diyor:Cùng hãy viết cho thiên_sứ của Hội_thánh Bẹt-găm rằng : Nầy là lời phán của Ðấng có thanh gươm nhọn hai lưỡi :
‹‹Bergamadaki kilisenin meleğine yaz. İki ağızlı keskin kılıca sahip olan şöyle diyor:Écris à l`ange de l`Église de Pergame: Voici ce que dit celui qui a l`épée aiguë, à deux tranchants:
‹‹Bergamadaki kilisenin meleğine yaz. İki ağızlı keskin kılıca sahip olan şöyle diyor:"Escribe al ángel de la iglesia en Pérgamo: El que tiene la espada aguda de dos filos dice estas cosas
‹‹Bergamadaki kilisenin meleğine yaz. İki ağızlı keskin kılıca sahip olan şöyle diyor:In angelu cerkve v Pergamu piši: To pravi on, ki ima meč dvorezni, ostri:
‹‹Bergamadaki kilisenin meleğine yaz. İki ağızlı keskin kılıca sahip olan şöyle diyor:Îngerului Bisericii din Pergam scrie -i: ,,Iată ce zice Cel ce are sabia ascuţită cu două tăişuri:
‹‹Bergamadaki kilisenin meleğine yaz. İki ağızlı keskin kılıca sahip olan şöyle diyor:Ja Pergamon seurakunnan enkelille kirjoita: `Näin sanoo hän, jolla on se kaksiteräinen, terävä miekka:
‹‹Bergamadaki kilisenin meleğine yaz. İki ağızlı keskin kılıca sahip olan şöyle diyor:버가모 교회의 사자에게 편지하기를 죄우에 날선 검을 가진 이가 가라사대
‹‹Bergamadaki kilisenin meleğine yaz. İki ağızlı keskin kılıca sahip olan şöyle diyor:Och skriv till Pergamus' församlings ängel: »Så säger han som har det skarpa tveeggade svärdet:
‹‹Bergamadaki kilisenin meleğine yaz. İki ağızlı keskin kılıca sahip olan şöyle diyor:Og skriv til engelen for menigheten i Pergamum: Dette sier han som har det tveeggede skarpe sverd: