Ama çok keskin bir ıslık da çalar.Het is ook een sterk geurend kruid.
Çoğu zaman keskin nişancı, hemen yanında ayakta duran bir asker tarafından bile görülemez.Men kent vaak niet eens de naam van degene, die langszij schiet.
Bu atama Sovyet dış politikasında keskin bir dönüşe işaret etmiştir.Hiermee wordt een totale wending ingeluid in de buitenlandse politiek van Moskou.
Nişancı tüfeği kullanan kişiler keskin nişancı olarak adlandırılır.Mensen die sportschieten worden sportschutters genoemd.
Afyonun keskin, hoş olmayan kokusu ve acı bir tadı vardır.Zij heeft inderdaad een vreemde, hoewel niet onaangename geur en een warme zoetige smaak.
Dişleri küçük, üç çatallı ve oldukça keskindir.Het dertigtal tanden is klein, bladvormig en nauw aaneengesloten.
Bu liste dünyadaki majör keskin nişancı tüfeklerini sıralamaktadır. ^ erişilmiştir.Şükür staat ook op de lijst van de meest scorende schutters op internationaal niveau.
Keskin nişancılığıyla askerleri eşkıyaların elinden kurtarır.Door de terugtrekking wordt voorkomen dat de soldaten met hun wapens in handen komen van de separatisten.
Keskin nişancı tüfekleriScherpschuttersgeweren
Keskin bir anason kokusu yayar.Posiada zapach kojarzący się z ananasem.
Ona başka bir keskin nişancı Nina Solovey eşlik etti.Jej towarzyszką była inna snajperka, Nina Sołowiej.
Birçok eleştirmene göre These Days, grubun en keskin ve oturmuş albümüydü.W wielu recenzjach pojawiła się opinia, że to najlepszy i najdojrzalszy jak dotąd, album zespołu.
Sovyet keskin nişancılar en çok Stalingrad Savaşı sırasında yararlı oldu.Radzieccy strzelcy wyborowi odegrali znaczącą rolę podczas Bitwy o Stalingrad.
Yontabiliyordum ama usturaların o keskin ağızları da çabucak kırılıyordu.Jego pysk był krótki, lecz gad ten był w stanie rozwierać szczęki bardzo szeroko.
Atıcılık sporu Keskin nişancı ^ "Türk Okçuluğu". okspor.Rosyjska broń strzelecka dla płetwonurków. „Strzał”.
Özellikleri ani ve keskin dönüş yapabilmelidir.Przesunięcie takie może zajść w sposób antarafacjalny i suprafacjalny.
Sovyet ordusunun her takımına bir keskin nişancı ya da 'atıcı' eklenmişti.Jest nawet gotów zastrzelić jednego ze "schwytanych" partyzantów.
Biberli, keskin, mayhoş bir lezzeti ile bilinir.Piwo o zbalansowanym, intensywnym smaku.
Suna Keskin 30 Ağustos 1940 Biga'da dogdu.Kadłub wodowano 30 października 1940.
Silahı keskin yelpazelerdir.Jego broń to ostre piórko.
Böylece toplumdaki uzlaşmaz sınıflar (burjuvazi ve proletarya) arasındaki çatışma daha çok keskinleşti.Ale dlaczego sprzeczność tę ubrał w postać antagonizmu między proletariatem a burżuazją?.
Bıçak, keskin ağızlı el aletidir.Pod rozcięgnem leży powięź dłoniowa ręki.
Çiçekler zambaklara benzer keskin bir koku yayarlar.Kwiaty podczas kwitnienia wydzielają zapach podobny do cytrusów.
Uzun ve keskin pençeleri vardır.Posiadają długie i cienkie nitki.
Asanın ucu düz fakat kabzası keskin eğimlidir.Sterówki rdzawobrązowe, lecz środkowa para szarobrunatna.
Kendisi keskin nişancı eğitmeni olarak görevlendirilmiş ve 28 keskin nişancı yetiştirmiştir.Był jednym z inicjatorów szkoleń snajperskich - m.in. wyszkolił na snajperów 80 żołnierzy.
2005 - Sri Lanka Dışişleri Bakanı Lakshman Kadirgamar, bir keskin nişancı tarafından öldürüldü.2005 – Sri Lankas utrikesminister Lakshman Kadirgamar mördas av en krypskytt i sitt hem.
42 - 46 adet olan keskin dişleri et koparıp yemeğe uygundur.De 42 till 46 tänderna är specialiserade på kött som föda.
İyi bir keskin nişancıdır.Är en skicklig krypskytt.
Neutra keskin bir ironi anlayışı vardı.Något Nour ansåg vara absurt.
Çok keskin görme, işitme ve koklama duyularına sahiptir.Den har skarp syn, hörsel och luktsinne.
Valantine onun en iyi rolü; keskin ve zarif' ifadelerini kullandı.För att välja de bästa stona skulle han testa deras mod och lojalitet.
Tüm bu gruplar arasındaki ayrımlar takribidir ve aralarında her zaman keskin sınırlar bulunmaz.Naturligtvis är detta en grov indelning och hela skalan mellan dessa är vanlig.
Maçça’nın keskin tadı olmayanı daha değerlidir.Lukten är nämligen mycket starkare än smaken.
Bu olay sonrası keskin nişancılığı bırakarak dağda inzivaya çekilir.I så fall skulle man spränga in depåerna i berget.
Bileşiğin aroması taze şaraplarda daha keskindir.Doften är i unga viner mycket fruktig.
Ayrıca Mosin-Nagant, dürbün ekletisi takılarak keskin nişancı tüfeği olarak da kullanılmıştır.Mosin-Nagant blev ett av de sista gevären att utrustas med hylsbajonett.
En önemli silahları MP5, UMP , MP7, G3, G36 ve keskin nişancı tüfeği PSG-1'dir.Andra kända vapen från H&K är kulsprutepistolen MP5, MP7, pistolen P8 samt efterföljaren till G3, nya G36.
Yazar romanda keskin bir toplumcu gerçekçi çizgi izlemiştir.Petrescu skrev romaner i realistisk stil om det rumänska samhället.
Sezonun en çok gol atan oyuncusu 8 golle Temel Keskindemir olmuştur.Den enda klubben som har spelat fler säsonger är AIK med 88 stycken.
Tadı keskindir, balığı andırır.Den är dyr och anses vara en delikatess.
Savaş sırasında 309 Alman askerini öldürerek tarihteki en başarılı kadın keskin nişancı olarak kabul edilir.Особисто застрелила щонайменше 309 військовослужбовців противника, є найуспішнішою жінкою-снайпером в історії.
Sosyalizmin gelişmesi sonucu sınıf savaşının keskinleşmesi Stalinci terör sırasında ilân edilmiştir.Загострення класової боротьби при соціалізмі було проголошено під час Сталінського терору.
Umarım bir daha böyle keskin bir seçim yapmak zorunda kalmayız.Навіть не вважалося за необхідне провести нові загальні вибори.
Rose'da bir keskin nişancıyı canlandıracak.Марія краще б'є відкритою ракеткою.
Keskinoğlu Şirketler Grubu, Türkiye merkezli şirketler grubu.Партнерський проект з організацією Big Issue Scotland.
Silindir biçimli olup ağızları dilinin üstü dahil çok keskin dişlerle doludur.Є у них рот, що повний гострих зубів, які розміщені навіть на язиці.
12 Aralık 1944 günü, bir düşman keskin nişancısı, sağ omzundan Şanina'yı vurdu.12 серпня 1941 року таранним ударом знищив ворожий винищувач.
Maçça’nın keskin tadı olmayanı daha değerlidir.Вважається смачнішим за лисичку справжню.
Savaş sona erdikten sonra ülkedeki sosyal zayiat daha da keskinleşmişti.Після закінчення війни відбудовні роботи в місті розгорнулися ще більше.
Ancak bu durum Amerikan Devrimi ile keskin biçimde değişti.Скоріш за все це відбулось під час Американської революції.
Şanina'nın birkaç mektubu ve keskin nişancı günlüğünden bazı verileri de yayınlandı.Військовий щоденник Шаніної та кілька її листів були опубліковані.
Keskin ve acıklı bir sesi vardır.Має глибокий та хрипкий звук.
O zamanlar Sovyetler Birliği kadın keskin nişancılar kullanmaya başlamıştı.Під час німецької окупації почалися розстріли радянських активістів.
Ayrıca keskin nişancılık üzerine iki adet eğitim kitabı yazmıştır.Для оцінки відкриття також спорудили два бокових стволи.
Bu dönemde cesedin karnı belirgin biçimde şişer ve vücut açıklarından sıvılar akar ve keskin koku duyulur.Перед тим як цей привид з'являється, в повітрі чути запах сірки та мертвих тіл.
II. Dünya Savaşı'nın en tanınmış Sovyet keskin nişancılarından biridir.Один з найвидатніших радянських полководців Другої світової війни.
Anlatıcı sarkacın keskin ucunun "tıslama" şeklinde çıkardığı sesten bahseder.Про Кулика згадує Довженко в повісті «Зачарована Десна».
Keskin bir anason kokusu yayar.Тут запах цвіту промайне-сяйне.
PSL (Rumence: Puşcă Semiautomată cu Lunetă model 1974), Romanya yapımı bir keskin nişancı tüfeğidir.Puşcă Semiautomată cu Lunetă model 1974) — самозарядна снайперська гвинтівка румунського виробництва.