keşke ile cümle

keşke kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Düğünlerde keşkek isimli yemek yapılmaktadır.お祝いの時作る料理の名。
En önemli yemeği Keşkek bu bayramda çokça pişirilmektedir.この章は盛大な晩餐パーティによって締められる。
Ah, şu okul bir bitse… Keşke sen de bizimle sinemaya gelsen.そういう劇場を埋める、つまり、洋画館にかけるような映画をつくろうじゃないか。
Yemeklerinden keşkek, sıkça yapılır.注文されたことをしょっちゅう間違える。
Keşke sen de gelebilseydin.你可以過來就好了。
"Keşke bir şey yapsaydım!" şeklindeki bir düşünce de pişmanlık olarak değerlendirilir.亟麾去曰:’吾用若何事,乃溷我!’自此遂专决,不复白。
Keşke o zamandan kendimi yazıya çiziye vereydim.也許,從那時起畫畫就很拿手了。
"Keşke'siz bir yıl sona erdi".仅用一年,就不流通了。
Keşke daha çok zamanımız olsaydı.「我希望我們能得更多分。
Keşke hiç söylemeseydi.本來一直不敢告白。
Örneğin; keşkek, arabaşı, höşmerim gibi...如扇子、車子、房子等。
Keşke sen de gelebilseydin.저보고 와줄 수 있느냐 했습니다.
Keşke daha fazla hazır olabilseydik.그래서 더 많이 대피할 수 있었던 것이다.
Keşke o zamandan kendimi yazıya çiziye vereydim.이 시기에 대중가요를 작사하기도 했다.
Keşke hiç söylemeseydi.그러므로 말씀하시지 않았다.
"Keşke'siz bir yıl sona erdi".그 기간을 합치면 1년이 된다"라고 해명했다.
Eskiden keşkek günleri yapılırdı ama artık yapılmıyor.예전에는 손님을 접대하였으나 지금은 사용하지 않는다.
Yemeklerinden keşkek meşhurdur.먹거리로는 가덕막걸리가 유명하다.
Keşke daha fazla param olsa.돈이 더 많으면 좋겠다.
Franklin ise "keşke keşke olsaydı.” diye kinayeli bir yanıt verdi.תשובתו של סיסקו: "הלוואי שהייתה לי תשובה בשבילך".
Keşke daha çok zamanımız olsaydı.והיינו דווקא לזכות לאחר.
Ah, şu okul bir bitse… Keşke sen de bizimle sinemaya gelsen.בתחילה רצה להיות מוזיקאי אך בהמשך זנח שאיפה זו כשנכנס לבית הספר לקולנוע.
Bu kadar güzel mizahın yansıdığı bu filmde keşke belden aşağı espriler olmasaydı.במופע "פליטת פה" נתן טופז דוגמות לבדיחות שכביכול לא הורשה לספר במהלך השעשועון.
Keşke o zamandan kendimi yazıya çiziye vereydim.מאז ואילך התרכז בכתיבה בלבד.
Şuhut, "keşkek" yemeğiyle ünlüdür.אורז Jollof ידוע בתור "אוכל של מסיבות".
Macheath bunlara karşı keşke idam edilse daha iyi olacağını düşünmeye başlar.קורוסאווה החל לדמיין מה היה קורה לו היו רעים.
En önemli yemeği Keşkek bu bayramda çokça pişirilmektedir.הוויכוחים המרים ביותר מתעוררים בשעות הסעודה.
Keşke burada olsan.הלוואי שהיית כאן.
Keşke yardım edebilsek.הלוואי שיכולנו לעזור.
Keşke doğru olsa.הלוואי שזה היה נכון.
Keşke buradan çıkabilsek.הלוואי שנוכל לצאת מכאן.
Keşke sen de gelebilseydin.Ако и ти си отидеш.
İlk başta bira, keşkek ve çorba için kullanılırlar, sonunda ekmek için.Първоначално те се използват за бира, каша и супа, евентуално за хляб.
Keşke hiç söylemeseydi.Никога не поучаваше.
Keşke daha çok zamanımız olsaydı.Ползвала се и в по-ново време.
Keşke senin kadar iyi Fransızca konuşabilsem.Иска ми се да мога да говоря френски добре като теб.
Keşke Tom'a geri ödeyebilmemin bir yolu olsa.Иска ми се да имаше начин да се отплатя на Том.
Keşke bunu unutabilsem.Иска ми се да можех да забравя това.
Keşke ne olduğundan Tom'a bahsetmeseydim.Иска ми се да не бях споменавал на Том какво се случи.
Keşke şimdi benim yerime Tom burada olsa.Иска ми се сега Том да беше тук на мое място.
Keşke hikayeyi anneme anlatmasaydın.Иска ми се да не беше разказвал историята на майка ми.
Keşke bunu sana söylemek zorunda olmasam, fakat...Искаше ми се да не бях принуден да ти кажа това, но...
Keşke Susie kadar iyi piyano çalabilsem.Де да можех да свиря на пиано добре, колкото Сузи.
Keşke gençken daha çok İngilizce çalışsaydım.Иска ми се да бях учил повече английски език, когато бях по-млад.
Keşke dışarı çıkarken kapıyı örtsen.Иска ми се да затваряш вратата, когато излизаш.
Keşke şu gürültü dursa. Sinirlerimi bozuyor.Иска ми се тази врява да спре. Лази ми по нервите.
Keşke ona verdiğimi şikayet etmeden yese.Иска ми се да яде, това което му давам, без да се оплаква.
Keşke Tom gece geç saatlerde bu kadar yüksek sesle şarkı söylemese.Иска ми се Том да не пее на толкова висок глас в късните часове на нощта.
Keşke Tom'a dedemin kemanını vermeseydim.Иска ми се да не бях давал на Том цигулката на дядо ми.
Keşke bu raporları yapmak zorunda olmasam.Иска ми се да не бях принуден да правя този доклад.
Keşke duygularım hakkında konuşma cesaretim olsa.Иска ми се да имах смелостта да говоря за чувствата си.
Keşke dünyadaki her bireyle konuşabilsem.Иска ми се да можех да говоря с всеки един човек в света.
Keşke seninle o restoranda yemek yiyebilseydim.Иска ми се да бях могъл да ям в този ресторант заедно с теб.
Keşkeği servis tabağına alın.Apostola u Peći.
Keşke sen de gelebilseydin.Keby som mohla ta ísť, ja by som ho snáď našla.
Keşke daha fazla hazır olabilseydik.Potrestaných by bolo omnoho viac.
Keşke daha çok zamanımız olsaydı.Zabralo mu to preto viacej času.
Keşke hiç söylemeseydi.Ale on to nemal kedy robiť.
Yemek olarak bakıldığında ise etli keşkek yemeği ilçesinde dillere destandır.Keďže sa kŕmia najmä v noci, začínajú vyhľadávať potravu za šera.
Keşke hiç söylemeseydi.Tega ni nikoli izvedel.
İlgili Sayfalar