keşke ile cümle

keşke kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Keşke sigara içme alışkanlığından vazgeçebilsem.Aș vrea să pot renunța la obiceiul de a fuma.
Bu resmi kimin yaptığını keşke bilsem.Îmi doresc să știu cine a făcut această poză.
Keşke benden kuşkulanmaktan vazgeçsen.Aș vrea să încetezi să te mai îndoiești de mine.
Keşke ne söyleyeceğimi bilsem.Aș vrea să știu ce să spun.
Keşke ne yapacağımı bilsem.Aș vrea să știu ce să fac.
Keşke nerede durduğumu bilsem.Aș vrea să știu unde să mă opresc.
Keşke ne olduğunu bilsem.Aș vrea să știu ce se întâmplă.
Keşke sen de gelebilseydin.Ó, ha itt lehetnél.
Keşke aralarında bu kadar aralık olmasa."Nem sok ilyen szaladgál közöttünk."
Keşke daha fazla hazır olabilseydik.És vágyódtam arra, hogy többet legyünk együtt.
Keşke hiç söylemeseydi.Sohasem mondanám el magának !
Keşke bunlar olmasaydı ve keşke bizler seçilmeseydik.Ezeknek jobb lett volna meg sem születniök.
Geleneksel keşkek düğünlerin özel yemeğidir.Törökországban a keşkek hagyományos reggeli étel esküvőkön.
Törende yöre yiyeceği keşkek kazanlarla pişirilerek misafirlere ikram edildi..A királynak az ételeket előre kiválasztott szakácsok készítették.
Keşkek yemeği toplu merasimlerde halka sunulan geleneksel yemeklerdendir.A kocsonya egy hagyományos, minden európai nép konyhájában fellelhető hideg étel.
Keşke yağmur yağışı dursa.Jó lenne, ha elállna az eső.
Keşke sen de gelebilseydin.Jos olisit tässä.
Keşke bunlar olmasaydı ve keşke bizler seçilmeseydik.Jos olisi niin ei minuakaan olisi ammuttu.
Keşke seninle orada olsaydım.Toivon, että olisin ollut siellä kanssasi.
Keşke daha genç olsam.Olisinpa nuorempi.
Tom keşke küçük erkek kardeşim olsa.Olisipa Tom pikkuveljeni.
Keşke senin evine yakın yaşayabilsem.Kunpa asuisin lähellä sinun kotiasi.
Keşke benimle gelebilseydin.Kunpa olisit voinut tulla minun mukaani.
Keşke biraz daha spontan olsam.Kunpa pystyisin olemaan spontaanimpi.
Ve keşke "Don't Stop Til' You Get Enough"'u seslendirseydi."Όμως δεν μπορείς να πεις το ίδιο για το Don't Stop Til' You Get Enough.
Keşke bu akşam sinemaya gitsek.Δεν είμαι στον κινηματογράφο τώρα.
Keşke hiç söylemeseydi.Και συνήθως δεν το ξέρει.
2004'te Sleepover filminde oynadı ve Keşke 30 Olsam filminde küçük bir rolde göründü.Τον Ιούλιο του 2004, έπαιξε στην ταινία "Sleepover" και "13 Going on 30". Το 2006 έπαιξε στην ταινία "Hoot".
Keşke aralarında bu kadar aralık olmasa."Εμείς δεν έχουμε καμία αντιπαλότητα μεταξύ μας".
Keşke o zamandan kendimi yazıya çiziye vereydim.Τώρα θα την έστρεφε στο γράψιμο.
En önemli geleneksel yemekleri keşkek ve nohuttur.Άλλα παραδοσιακά φαγητά είναι η πέστροφα και ο κυπρίνος.
Keşke Japonya'ya gidebilseydim.Μακάρι να μπορούσα να πάω στην Ιαπωνία.
Keşke bunu kendi başıma yapmaya çalışmasaydım.Μακάρι να μην προσπαθούσα να το κάνω αυτό.
Keşke aralarında bu kadar aralık olmasa."Jeg ville ønske, der ikke var så lange ophold mellem dem."
Keşke bu akşam sinemaya gitsek.Vi rejser i nat på Filmdatabasen
Keşke daha çok zamanımız olsaydı.Med tiden blev de flere.
Mahallede birkaç çeşit keşkek yemeği yapılır.Derudover arrangeres en række spiseklubber rundt om i landet.
Keşke bu akşam sinemaya gitsek.Mike hadde vært på kino.
Keşke daha çok zamanımız olsaydı.De fikk flere muligheter.
Keşkek düğünlerde sıklıkla yapılır.Den har ofte blitt anvendt ved brylluper.
Keşke sen de gelebilseydin.Han ville fått det med seg om han hadde vært der.
Ah, şu okul bir bitse… Keşke sen de bizimle sinemaya gelsen.Før selve omvisningen, blir det også tid til et besøk i kinosalen.
Keşke daha çok zamanımız olsaydı.Dia ingin waktunya lebih banyak diluar.
Keşke daha fazla hazır olabilseydik.Sehingga bisa disimpan lebih lama.
"Ne zaman keşkeğini yiyeceğiz" diye sorarlar.Kita akan serang mereka di waktu mereka mengerjakan salat berikutnya.”
Ah, şu okul bir bitse… Keşke sen de bizimle sinemaya gelsen."Pokoknya, kalau ada acara, baik di sekolah maupun di rumah, saya pasti ikut mengisi acara.
"Fakat ona söylediğim tek şey, keşke yeni albümünden daha fazla parça çalsaydı.Baginya, hal itu dikarenakan ada sejumlah hal-hal baru yang ia lakukan pada proses pengerjaan album ini.
Keşke o zamandan kendimi yazıya çiziye vereydim.Tôi luôn mơ ước có được thời gian viết tác phẩm văn học.
"Keşke'siz bir yıl sona erdi".Rồi chẳng có gì sảy ra trong một năm."
"Ne zaman keşkeğini yiyeceğiz" diye sorarlar.」と聞かれて、「しゃぶしゃぶを食べること」と答えている。
Keşke daha çok zamanımız olsaydı.他にもたくさん時間はある。
Keşke bunlar olmasaydı ve keşke bizler seçilmeseydik.我々にはできなかっただろうし、そうしようとも思わなかっただろう。
Keşke sen de gelebilseydin.かへつて来るがいい。
"Keşke'siz bir yıl sona erdi".1年じっくりやろう」と思うようになった。
Keşke daha fazla hazır olabilseydik.もっと上手に生きればいいのにと思う。
Köyün en meşhur yemeği keşkek yemeğidir.一番驚いたのは撮影所の昼食。
Keşke hiç söylemeseydi.絶対知らない方がいい。
"Keşke bir şey yapsaydım!" şeklindeki bir düşünce de pişmanlık olarak değerlendirilir.容保は「私にいささか功ありとすればそれは全て藩祖保科正之公の故あってである。
Keşker'li Sümeyye'yi bu doktora cariye olarak hediye ettiği rivayet edilir.このとき哀姜の捧げた礼物が大夫と同等だったために批判を浴びた。
Ayrıca köylüler Sinop ilinin geleneksel yemeği olan keşkeği pişirip ziyaretçilere ikram ederler.ヌヴェール伯爵がカトリック教徒を晩餐に招き、みなが楽しんでいる。
İlgili Sayfalar