Ana içeriğe geç
Sözlük

keşif ile cümle

keşif kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Savaşın ilerleyen dönemlerinde ağır keşif aracı görevlerini hafif sınıf T-60 ve T-70 tankları aldı.Son rôle de reconnaissance blindée a été confiée aux chars légers comme le T-60 et le T-70.
Önemli bir özel bağış Ulusal Antarktik Keşif Seferi'nin ilerlemesine imkân verdi.Cette dernière expédition a été noté comme un événement de la ligne temporelle de l'exploration antarctique.
Bu yolculuk James Cook'un keşif amaçlı çıktığı ilk sefer olmuştur.L'observation du transit est l'une des raisons du premier voyage de James Cook.
Bu, Afrika'da yapılmış başlıca keşiflerinin sonuncusuydu.C'est la première découverte de ce type faite en France.
Bu kuram, tarımın ortaya çıkışını bir buluş, ya da keşif olarak kabul etmektedir.Il s’agit d’une découverte ou d’une redécouverte du langage.
Bir keşif yaptım.He hecho un descubrimiento.
Keşif ekibi 64 keşifçi ve yaklaşık 200 civarı at ve katırdan oluşmuştu.La Expedición era compuesta en todo de 64 hombres, y de unos 200 caballos y mulas.
Lavoisier'in keşifleriyle kimyaya ilgi duymaya başlamıştır, fakat hiçbir zaman onun kadar iyi olamayacaktı.Se sintió atraído hacia la química por los descubrimientos de Lavoisier, pero nunca llegó a ser tan grande.
Frederick Lugard, 1896'da göle bir İngiliz keşif gezisi düzenler.Frederick Lugard encabezó una expedición británica al lago en 1896.
Keşif heyeti Ekim 1851'in başında İngiltere'ye geri dönmüştür.La expedición regresó a Inglaterra a principios de octubre de 1851.
Siyah renkte ve kesif yığınlar halindedir.El Humilladero y La Fuente Vieja.
Modern zamanlarda Chang'e adı Çin Ay Keşif Programı'nda kullanılmaktadır.En la actualidad, se denominó Chang'e al Programa Chino de Exploración Lunar.
Tüm modern moleküler biyoloji, bu keşiften köken alarak gelişmiştir.Toda la biología molecular moderna se ha desarrollado a partir de este trabajo.
Bu iki keşif, denizcilik sektöründe gelmiş geçmiş en önemli gelişmeler olarak kabul edilmektedir.Ambas innovaciones siendo consideradas como las más importantes jamás hechas en el sector náutico.
Bu yolculuk James Cook'un keşif amaçlı çıktığı ilk sefer olmuştur.Este fue el primero de los viajes de exploración de James Cook en esa región.
Üç veya daha fazla motorlu silahlı keşif operasyonlarında yer almış olanlar.Haber tomado parte en tres o más operaciones de reconocimiento armado motorizado.
Dassault Mirage IV, Fransız süpersonik jet motorlu stratejik bombardıman ve keşif uçağı.Dassault Mirage IV — bombardero estratégico supersónico francés.
Keşif (Once Upon a Time...Once Upon a Time . . .
Üç veya daha fazla silahlı keşif operasyonlarında yer almış olanlar.Haber tomado parte en tres o más operaciones de reconocimiento armado.
Bir makineli tüfek biriminin komutanı olarak Kıdemli Çavuş rütbesiyle bir keşif biriminin komutanı oldu.Fue comandante de una unidad de ametralladoras y de una unidad de reconocimiento con rango de Sargento Senior.
Bu keşif adeta kuantumun devrimidir.Por ello, este descubrimiento representa una auténtica revolución.
Birincil olarak keşif, gözetim ve haberleşme rolleri ile 20 saatin üzerinde dayanıklılığa sahiptir.Tiene una resistencia de más de 20 horas durante una misión principal de reconocimiento y vigilancia.
Kesif yem verilmez.No se debe suspender los alimentos sólidos.
Bu keşif Londra Jeoloji Derneği ile yapılan çeşitli yazışmalarla bildirilmiştir.Este descubrimiento se anunció en la Sociedad Geológica de Londres en varias comunicaciones.
1450 - 1499) - İngiltere için keşifler yapan bir İtalyandı.1450-1499), navegante y explorador italiano al servicio de Inglaterra.
T-27 görevde kaldıkları sürece keşif aracı olarak kullanıldı.El uso principal de la T-27 durante su vida de servicio fue como un vehículo de reconocimiento.
Bu ad, Portekizli denizcilerin 15. ve 16. yüzyıllarda gerçekleştirdikleri coğrafi keşiflere atfen konulmuştur.La esfera armilar representa el mundo descubierto por los navegantes portugueses durante los siglos XV y XVI.
Bu keşif onu şeytani bir dünyaya çeker.Para imitarlos es una vergüenza mortal ...
1927’de Sunda Adalarında yapılan bir zooloji keşif gezisine katıldı.En 1927, participa en la Expedición zoológica a las islas Sunda.
Sir John Franklin 1825 yılında ikinci arktik keşif gezisinde Büyük Ayı Gölü'nde kale yaptırmıştır.En 1825 también supervisó la construcción del Fort Franklin en el Gran Lago del Oso.
6 araçlık müfrezeler halinde keşif görevlerinde kullanıldı.Comúnmente eran entregados a los batallones de reconocimiento en pelotones de seis vehículos.
Fakat bu keşiften sonra talihsizlikler yaşadı.Al llegar, descubren algo inquietante.
Ölü Deniz Yazmalarının bulunması, 20. yüzyılın en önemli arkeolojik keşiflerinden biridir.El Tesoro Środa es uno de los más valiosos hallazgos arqueológicos del siglo XX.
BA-20 ler zırhlı keşif arabası amacıyla üretildiler.El principal uso del BA-20 fue como vehículo de exploración.
SBD Dauntless, iki kişilik keşif-bombardıman uçağıdır.SBD Dauntless en Acción, Aviones Número 64.
Keşif görevleri dışında iletişim uyduları da NASA tarafından gönderilirdi.Los vuelos hubieran sido contratados por la NASA de acuerdo a sus necesidades.
Daha sonra voltaik pilin hızlı keşifler serisini etkin kılındı.Pronto el segundo designado para las pruebas de resistencia estática estuvo listo.
Kuzeyden Keşif Harekatı 21 Mart 2003'te Irak Savaşı nedeniyle sona erdirildi.La Operación Northern Watch (ONW) finalizó con el comienzo de la guerra de Irak el 19 de marzo de 2003.
Rüzgâr Sanatları (風術, Fū-jutsu) Rüzgâr Sanatları, keşif için en etkili sanatlardır.Las artes del viento son las más eficaces para el reconocimiento.
Gabriele Falloppio (1523–1562), Fallop tüplerini de içeren önemli keşifler yapmış hekim ve anatomist.Gabriel Falopio (1523-1562) médico anatomista.
Pekiştirmeli öğrenme akıllı bir keşif mekanizmasına ihtiyaç duyar.El problema de aprendizaje de refuerzo como se describe requiere mecanismos de exploración inteligente.
Bu keşiflerden kısa bir süre sonra Lofgren, Kaliforniya’da Bevatron’u inşa edebilmek için ayrılmıştır.Se ha especulado mucho sobre los motivos por los que Bonneville envío a Walker a California.
Birçok önemli keşifler paleosismoloji tekniklerinden faydalanılarak yapılmıştır.La Paleoclimatología emplea multiplicidad de técnicas para deducir paleoclimas.
NASA Mars keşif aracı resmi sitesiPrograma Mars Exploración de Marte Exploración espacial Marte
Bu keşifler mum sektörüne çok büyük katkılar sağlamıştır.Sus descubrimientos contribuyeron de forma valiosa al campo de la psicología.
Daha sonra NASA'nın "Mars Keşif Programı Eğitim ve Halkın Sosyal Yardım" direktörü oldu.In seguito è divenuto direttore del "Mars Exploration Program Education and Public Outreach" della NASA.
Keşif ekibi 64 keşifçi ve yaklaşık 200 civarı at ve katırdan oluşmuştu.La spedizione era composta in tutto da 64 uomini, e da circa 200 cavalli e muli.
1986 Britanya keşif ekibine ait bir kitaptır.Il libro della spedizione britannica del 1986.
Şirketler şimdiden nano keşifler ve icatlar üzerinde geniş kapsamlı patentlere atılmaktadır.Le aziende al riguardo stanno già tirando fuori brevetti estesi concernenti scoperte e invenzioni.
1578 yılında I. Elizabeth, Humphrey Gilbert'e denizaşırı keşif için izin verdi.Nel 1578, Elisabetta concesse una licenza a Humphrey Gilbert per esplorare i territori più lontani.
Keşiflerin ana amacı, Rusya'dan önce bölgede ilerleyerek Yukarı Kaliforniya'nın güvenliğini sağlamaktı.L'obbiettivo della spedizione era quello di rendere sicure la basi dell'Alta California prima dei russi.
Bu keşif hem gezegen hem de ilk yıldız için parametrelerin tekrar hesaplanması ile sonuçlandı.La scoperta ha permesso di ricalcolare i parametri sia dei pianeti che delle stelle primarie.
Mayıs 2009'dan beri keşif görevi mürettebatı sayısı altıdır.Dal maggio 2009 l'equipaggio dell'ISS viene portato a sei persone.
Crick, Wilkins ve Watson bu keşif için Nobel Kimya Ödülünü kazanmışlardır.Crick, Wilkins e Watson ricevettero ognuno un terzo del Premio Nobel per i loro contributi alla scoperta.
Ross Adası, Antarktika'ya çok önceleri yapılan bilimsel keşiflerin çıkış üssü konumundaydı.L'isola di Ross è stata la base per molte delle prime spedizioni fatte in Antartide.
Çocukların keşifler yapmaları sağlanmaktadır.Per questo chiede ai figli di scoprire qualcosa.
Bu keşif karanlık enerjinin varlığını teyit etmektedir.Questo risultato supporta la prova dell'esistenza dell'energia oscura.
Enkaz disklerinin benzer keşifleri Fomalhaut ve Beta Pictoris yıldızlarının etrafında yapılmıştır.Scoperte analoghe furono fatte attorno alle stelle Fomalhaut e β Pictoris.
Ancak korkunç bir keşif onu beklemekteydi.Ma nuove delusioni lo stavano aspettando.
Bu katı hal aletleri, daha sonraları transistörlerin başlı başınca keşif malzemesi olmuştur(1947).Qui condusse ricerche fondamentali che culminarono con lo sviluppo dei transistor, (1947).
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod