Hareketsiz bir keşif vurdu sanki O, stok kıpırdamadan durdu.Hij stond stokstijf, alsof getroffen stil door een ontdekking.
Hareketsiz bir keşif vurdu sanki O, stok kıpırdamadan durdu.Ia berdiri terpaku, seolah-olah dipukul oleh penemuan bergerak.
Hareketsiz bir keşif vurdu sanki O, stok kıpırdamadan durdu.Il resta immobile, comme frappé par une découverte immobiles.
Hareketsiz bir keşif vurdu sanki O, stok kıpırdamadan durdu.발견에 의해 움직이지 강타 것처럼 그는 주식 아직도 서 있었다.
Hareketsiz bir keşif vurdu sanki O, stok kıpırdamadan durdu.Ông đứng cổ phiếu vẫn còn, như thể xảy ra động bởi một phát hiện.
Hareketsiz bir keşif vurdu sanki O, stok kıpırdamadan durdu.Ott állt mozdulatlanul, mintha ütött mozdulatlanul egy felfedezés.
Hareketsiz bir keşif vurdu sanki O, stok kıpırdamadan durdu.Rimase immobile, come colpito da una scoperta immobile.
Hareketsiz bir keşif vurdu sanki O, stok kıpırdamadan durdu.Se quedó inmóvil, como herido inmóvil por un descubrimiento.
Hareketsiz bir keşif vurdu sanki O, stok kıpırdamadan durdu.Stal je zalog še vedno, kot bi ga zadela negibno odkritje.
Hareketsiz bir keşif vurdu sanki O, stok kıpırdamadan durdu.Stál nehybne, akoby udrel nehybne objav.
Hareketsiz bir keşif vurdu sanki O, stok kıpırdamadan durdu.Stál nehybně, jako by udeřil nehybně objev.
Hareketsiz bir keşif vurdu sanki O, stok kıpırdamadan durdu.Stał nieruchomo, jakby uderzył nieruchomo przez odkrycie.
Hareketsiz bir keşif vurdu sanki O, stok kıpırdamadan durdu.Stătea-stoc în continuare, ca în cazul în care nemişcată lovit de o descoperire.
Hareketsiz bir keşif vurdu sanki O, stok kıpırdamadan durdu.Στάθηκε χρηματιστήριο ακόμα, σαν να χτύπησε ακίνητο από μια ανακάλυψη.
Hareketsiz bir keşif vurdu sanki O, stok kıpırdamadan durdu.Він стояв нерухомо, наче застигає, захоплений відкриття.
Hareketsiz bir keşif vurdu sanki O, stok kıpırdamadan durdu.Он стоял неподвижно, как будто застывает, восхищенный открытие.
Hareketsiz bir keşif vurdu sanki O, stok kıpırdamadan durdu.Той стоеше неподвижен, сякаш озарен неподвижен от откритието.
Hareketsiz bir keşif vurdu sanki O, stok kıpırdamadan durdu.הוא עמד ללא ניע, כאילו פגע ללא תנועה על ידי תגלית.
Hareketsiz bir keşif vurdu sanki O, stok kıpırdamadan durdu.كان واقفا في الأسهم ، وكأنها ضرب من قبل حراك الاكتشاف.
Hareketsiz bir keşif vurdu sanki O, stok kıpırdamadan durdu."あなたは私に自信を与えて、"彼はまじめに、宣言された。
Hayal edebiliyor musun ya Kendini yeniden keşif korkunç bir şey olsaydı ?Dokážete si predstaviť že vaše objavenie Seba by bolo nájdením niečoho hrozného?
Hayal edebiliyor musun ya Kendini yeniden keşif korkunç bir şey olsaydı ?Lorsque tu triomphes Ici, à chaque niveau, ta liberté s' étend.
Henüz bulamadıysanız, işte bu yüzden müşteri keşif süreci... ...tekrar yapan bir döngüdür.Bien, más o menos, o casi, no es una startup.
Henüz bulamadıysanız, işte bu yüzden müşteri keşif süreci... ...tekrar yapan bir döngüdür.Jeśli jeszcze nie znalazłeś rozwiązania, to pewnie dlatego, że proces budowania rynku jest ponawianym cyklem.
Henüz bulamadıysanız, işte bu yüzden müşteri keşif süreci... ...tekrar yapan bir döngüdür.그렇지 않을 경우를 위해서 고객개발 프로세스는 반복 순환 과정으로 진행되는 겁니다
Henüz bulamadıysanız, işte bu yüzden müşteri keşif süreci... ...tekrar yapan bir döngüdür.І якщо ви ще не знайшли це, ось чому процес розвитку клієнта є ітераційним колом.
Henüz bulamadıysanız, işte bu yüzden müşteri keşif süreci... ...tekrar yapan bir döngüdür.وإن لم تجده بعد، فهذا يعود إلى ان عملية تطوير العميل عبارة عن حلقة مكررة.
Henüz bulamadıysanız, işte bu yüzden müşteri keşif süreci... ...tekrar yapan bir döngüdür.この活動を何度も繰り返すことは想定済みです
Henüz, uzay keşiflerine harcadığımız paranın sadece minik bir kesirini okyanusun keşfine harcadık.Ale zatiaľ sme použili len zlomok peňazí na výskum oceánov z toho čo sme použili na výskum vesmíru.
Henüz, uzay keşiflerine harcadığımız paranın sadece minik bir kesirini okyanusun keşfine harcadık.Dù ta mới dùng lượng kinh phí rất nhỏ để khám phá đại dương so với khám phá vũ trụ.
Henüz, uzay keşiflerine harcadığımız paranın sadece minik bir kesirini okyanusun keşfine harcadık.이제까지 우리는 우주 탐험에 사용한 돈의 극히 일부분만 바다 탐험에 사용했습니다.
Henüz, uzay keşiflerine harcadığımız paranın sadece minik bir kesirini okyanusun keşfine harcadık.Mégis, csak egy apró töredékét költjük óceánkutatásra annak a pénznek, amit az űrkutatásokra költöttünk.
Henüz, uzay keşiflerine harcadığımız paranın sadece minik bir kesirini okyanusun keşfine harcadık.И всё же мы затратили совсем немного денег на исследование морей по сравнению с исследованием космоса.
Henüz, uzay keşiflerine harcadığımız paranın sadece minik bir kesirini okyanusun keşfine harcadık.עד היום הוצאנו רק חלק זעיר מהכסף על חקר האוקיינוסים לעומת מה שהוצאנו על חקר החלל.
Henüz, uzay keşiflerine harcadığımız paranın sadece minik bir kesirini okyanusun keşfine harcadık.ولكننا أنفقنا نسبة ضئيلة من المال في استكشاف المحيطات. مقارنة بالمال الذي أنفقناه في استكشاف الفضاء.
Henüz, uzay keşiflerine harcadığımız paranın sadece minik bir kesirini okyanusun keşfine harcadık.注ぎ込んだ資金は 宇宙開発と比べて ほんのわずかに過ぎません 海洋探索にもNASAのような組織が必要です
Her gezimiz bir keşifti, bir maceraydı.Cada viagem era uma excursão, era uma aventura.
Her gezimiz bir keşifti, bir maceraydı.Cada viaje era una excursión, era una aventura.
Her gezimiz bir keşifti, bir maceraydı.Chaque sotie était une excursion, c'était une aventure.
Her gezimiz bir keşifti, bir maceraydı.Elke trip was een excursie, een avontuur.
Her gezimiz bir keşifti, bir maceraydı.Fiecare ieşire era o excursie, o aventură.
Her gezimiz bir keşifti, bir maceraydı.Jeder Trip war eine Exkursion, ein Abenteuer.
Her gezimiz bir keşifti, bir maceraydı.Każde wyjście było wyprawą, było przygodą.
Her gezimiz bir keşifti, bir maceraydı.Každý výjazd bol exkurziou, dobrodružstvom.
Her gezimiz bir keşifti, bir maceraydı.모든 여행은 외도였고 동시에 모험입니다.
Her gezimiz bir keşifti, bir maceraydı.Minden út egy felfedezés volt, egy kaland.
Her gezimiz bir keşifti, bir maceraydı.Mỗi chuyến đi là một cuộc dạo chơi, một chuyến thám hiểm
Her gezimiz bir keşifti, bir maceraydı.Ogni uscita era una spedizione, un'avventura.
Her gezimiz bir keşifti, bir maceraydı.Pokaždé to byla výprava, bylo to dobrodružství.
Her gezimiz bir keşifti, bir maceraydı.Setiap perjalanan adalah penjelajahan, sebuah petualangan.
Her gezimiz bir keşifti, bir maceraydı.Κάθε ταξίδι ήταν μια εκδρομή, ήταν μια περιπέτεια.
Her gezimiz bir keşifti, bir maceraydı.Всяка обиколка беше екскурзия, беше приключение.
Her gezimiz bir keşifti, bir maceraydı.Каждая поездка была маленькой экскурсией, приключением.
Her gezimiz bir keşifti, bir maceraydı.כל טיול כזה היה מסע, - היה הרפתקאה.
Her gezimiz bir keşifti, bir maceraydı.كل رحلة كانت مختلفة كانت مغامرة.
Her gezimiz bir keşifti, bir maceraydı.まさにアドベンチャーでした 社会に足跡を残して
Her gezimiz bir keşifti, bir maceraydı.每次出去都好盡興 好刺激
Herhangi bir keşif görevi insanlardan ziyade, robotlar tarafından yapılacak.Bất kì sứ mạng thám hiểm nào cũng sẽ được thực hiện bởi người máy hơn là con người.
Herhangi bir keşif görevi insanlardan ziyade, robotlar tarafından yapılacak.Każda misja badawcza będzie obsługiwana przez roboty, nie przez ludzi.
Herhangi bir keşif görevi insanlardan ziyade, robotlar tarafından yapılacak.모든 관측은 사람이 아니라 기계로 대신하겠죠.