Ana içeriğe geç
Sözlük

keşiş ile cümle

keşiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ortodoks kiliselerinde keşişlik, Katolik kilisesindeki gibi değildir.Cerkwie prawosławne nie są tak jurydyczne, jak Kościół katolicki.
Su tablasının yeryüzü ile kesişmesi durumu: Su tablası çeşitli durumlarda yeryüzüne çıkabilmektedir.Niechaj cofnie się woda i odsłoni , niech wynurzy się ziemia i niech okrzepnie! - tak powiedzieli.
Bir üçgende iç açıortaylar bir noktada kesişir.Środkowe trójkąta przecinają się w jednym punkcie.
Komplosu başarısız kaldıktan sonra bu kişi hayatını kurtarmak için bir manastıra çekilerek keşiş olmuştu.Godząc się z tym losem została mniszką w tym klasztorze.
Ayrıca bu beş keşişe "Beşli Asket" de denmektedir.Znana jest także w formie "Obviously Five Believers".
Ayrıca keşişlikle ilgili eleştirilerini açıkça dile getirmiştir.On jednak krytycznie wyrażał się o umiejętnościach mnichów.
Keşişler, günahları için kefaret ödemek zorunda değildirler.Co musi zrobić człowiek aby popełnić niewybaczalny grzech?
Atlantik Okyanusu ile All Saint körfezinin kesiştği yerdedir.Łączy Ocean Atlantycki z Zatoką Świętego Wawrzyńca.
Bütün doğrular er ya da geç kesişir.Każdy stan jest albo chwilowy albo rekurencyjny.
Washington'un coğrafi merkezi kuzeybatıda 4. ve L caddelerinin kesişiminin yakınlarındadır.Geograficzne centrum Waszyngtonu wyznaczono w pobliżu skrzyżowania 4th Street i L Street NW.
Giderek daha da dindarlaşarak keşiş hayatı yaşamaya başladı.Kościuszko coraz częściej także myślał o wyjeździe.
Selvo bir manastıra keşiş olarak gönderildi.Enio został przyjęto do klasztoru jako posłusznik.
Kızıl Baba- Keşiş Baba olarak bilinir.Słynny podówczas na Rusi Czerwonej kaznodzieja.
İki konik en fazla dört noktada kesişir.Ważniejszym na przynajmniej dwa sposoby.
Keşişler sadece kilisede dua etmek için hücre evlerinden çıkarlar.Potem zostawiono więźniów samych w kaplicy, aby mogli się pomodlić.
Şartröz manastırlarında keşişlerin başında bir başrahip bulunmaz.W Mytkach nie rezyduję obecnie żaden duchowny.
Bu nokta aynı zamanda dikdörtgenin köşegenlerinin de kesişim noktasıdır.Punkt ten jest również punktem przegięcia klotoidy.
Dokuz rüzgarın kesiştiği yerde başlar.W finałach IMŚ startował dziewięć razy.
20 yaşında keşiş (Bhikkhu) unvanını aldı.W wieku 20 lat otrzymał święcenia mnisie.
Burada Hesse’nin okuduğu keşiş okulu vardı.Przy klasztorze funkcjonowała szkoła bazyliańska.
İkilinin yolları uzun yılların ardından yeniden kesişir.Rozdzieleni przez los spotykają się po latach.
İnsanlık, Keşişlerin yalanını anlamaya başlar ve onlara karşı ayaklanma başlatır.Chińczycy rozpoczynają burzenie klasztorów i represje wobec ludności.
Kutsandıktan sonra ve annesinin tavsiyesi üzerine, kardeşinin zaten bir keşiş olduğu manastıra girdi.Jego siostra wstąpiła do klasztoru, brat został białym duchownym.
Quesada idam edildi, Cartagena ve bir keşiş de ıssız bir kıyıda bırakılarak terk edildi.Quesada i Mendoza zostali straceni, a Cartagena i kapelan wyprawy zostali wysadzeni na brzeg.
Sōhei (Japonca: 僧兵; "keşiş askerler"), Ortaçağ ve feodal Japonya'da Budist savaş rahipleri idi.僧兵 mnich-wojownik) – zbrojni mnisi buddyjscy w feudalnej Japonii.
Budizm keşişliğinin temelidir.Słynie z klasztoru buddyjskiego.
Munzevi keşiş Pirro'ya dinsel öğütler vererer onu yatıştırmaya çalışır.W ostatnich wersetach psalmu podmiot liryczny błaga, by Bóg go wysłuchał.
Esence Dağları (Keşiş), ilin en yüksek noktasını (3.549 m) oluşturmaktadır.För andra betydelser, se Çürüklüktəpə Dağı.
Şişman Keşiş, Hufflepuff'un hayaletidir.Den Tjocke munkbrodern är Hufflepuffs spöke.
Bunlar, bir M noktasında kesişirler.De skär varandra i punkten M {\displaystyle M} .
Her zaman onunla çalışmak istemiştim ama yollarımız hiç kesişmemişti.Jag har alltid velat få chansen att jobba med honom men vi har aldrig haft den möjligheten.
Bu iki birbirine zıt gencin hayatı Drake'in annesinin ve Josh'ın babasının evlenmesiyle kesişir.Där spelar de halvbröder, som motvilligt måste flytta ihop när Drakes mamma och Josh pappa gifter sig.
Üzerlerine giydikleri beyaz üstüne siyah cübbeden dolayı siyah keşişler olarak da adlandırılır.Vingarnas pennor är mörkbruna, stjärtens däremot svarta (utom de båda mittersta, som är grå).
Filmde iki ayrı hikâye paralel olarak anlatılır ve sonunda birbiriyle kesişir.Handlingen består av två parallella berättelser som till slut visar sig ha ett samband.
Bu lunapark Teksas ile Dallas'ın kesiştiği yerlerdedir.Säsong två spelas in i och kring Dallas, Texas.
Kesişler 1820'yede daha büyük yeni bir Misyon binası yaptırdılar.En av gårdarna genomgick en större ombyggnad 1820.
Birleşmenin kesişme üzerine dağılma özelliği vardır.Särskilt betonas plikten att dela med sig.
Dizinin sloganı "Bazen mutluluk ve acının yolları kesişir"dir.Företagets slogan är ungefär "Spara tid och pengar".
Budizm keşişliğinin temelidir.Firar Buddhas första predikan.
Protestan Kilisesi (Martin Luther), Katolik Kilisesi’nin keşişliğe uygun olduğu düşüncesini reddetmiştir.Martin Luther delade den katolska kyrkans syn på konsekrationen.
Kadınlarla sosyal ilişkiler bile kurmadan sanki bir keşiş veya papaz gibi bir hayat yaşadı.Tack vare detta fungerade kvinnligt klosterliv, med en abbedissa som mor, lika väl som ett manligt.
Cenevre'de sahtekarlık suçlamasıyla kırbaçlanan iki keşiş.I Genève piskas två munkar för fusk.
Amorların yörüngeleri Dünya'nın yörüngesiyle kesişmediklerinden doğrudan bir tehdit sayılmazlar.Per definition finns det inga Amor-asteroider som korsar jordens omloppsbana.
Birçoğu onun politik inançları ve ekonomik zenginliğinin kesişmesiyle ilgilidir.Detta syftar ofta på att förtydliga deras enighet och politiska självständighet.
Karaköy- Çokköy- Küçükköy arazilerinin kesiştiği noktadır.Området är särpräglat, och skiljer sig från angränsande delar av Smålandskusten.
Resmin daha sağ tarafında, bir Fransisken keşişi soylu bir adamla sohbet etmektedir.За святковим столом знайшлося місце і для монаха-францисканця, який спілкується із бородатим чоловіком.
Yolları bir dövüş sonrasına bir barda kesişir.В залі бійка через мене.
Üçünün de hayatı Ege Kıyılarında kesişir ve birbirlerinin derinliklerine inmeye başlarlar.Всі мої друзі покояться на дні моря, і я теж хочу лежати там.
Yaşı 12'e geldiği zaman çırak keşiş oldu.З 12 років наймитував, був пастухом.
Bir Hıristiyan keşişliği vardır.Є й християнська церква.
Bütün doğrular er ya da geç kesişir.Кожен конфлікт рано чи пізно повинен завершитись.
Bunlar, bir M noktasında kesişirler.Розбиваємо цей проміжок на m рівних частин.
Bu sırada keşiş ortaya çıkar.В цей момент монах прозрів.
Feminist yazar Rebecca Solnit, bu fenomeni "aşırı özgüvenin ve bihaberliğin kesişimi" olarak yorumlamıştır.Ребекка Солніт (англ.Rebecca Solnit) описує менсплейнінг як комбінацію «самовпевненості та невігластва».
Yolculuğu sırasında Andromeda ile yolları kesişir.Під час походів супроводжувала Андроніка.
İkisinin kesişimi başlangıç noktasıdır.Обоє беруть початок з місцевих джерел.
İki denklik sınıfı tanım itibarıyla ya eştir ya da kesişimleri boş kümedir.Кожні два класи еквівалентності і або дорівнюють, або не перетинаються.
İkilinin yolları uzun yılların ardından yeniden kesişir.Їхні шляхи швидко розходяться, щоб знову перетнутися через кілька років після війни.
Bu keşişe 1186'da kilise tarafından Piskopos unvanı verildi.1186 року його посвятили в єпископи.
Bu komisyonda iki keşiş ve iki sivil üye de bulunmaktaydı.В громаді було 2 священики та 2 псаломщики.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod