Çünkü yağ dokunun angigeneze çok bağımlı olduğunu keşfetmiş bulunuyoruz.Porque resulta que el tejido adiposo, la grasa, es altamente dependiente de la angiogénesis.
Çünkü yağ dokunun angigeneze çok bağımlı olduğunu keşfetmiş bulunuyoruz.Sebab ternyata jaringan adiposa, lemak, sangat bergantung pada angiogenesis.
Çünkü yağ dokunun angigeneze çok bağımlı olduğunu keşfetmiş bulunuyoruz.Ugotovili smo namreč, da je adipozno tkivo, maščobno tkivo, močno odvisno od angiogeneze.
Çünkü yağ dokunun angigeneze çok bağımlı olduğunu keşfetmiş bulunuyoruz.Want het blijkt dat adipeus weefsel, vet dus, erg afhankelijk is van angiogenese.
Çünkü yağ dokunun angigeneze çok bağımlı olduğunu keşfetmiş bulunuyoruz.Διότι φαίνεται ότι ο λιπώδης ιστός, το λίπος μας, εξαρτάται ισχυρά από την αγγειογένεση.
Çünkü yağ dokunun angigeneze çok bağımlı olduğunu keşfetmiş bulunuyoruz.Защото се оказва, че мастната тъкан, тлъстините, зависят много силно от ангиогенезата.
Çünkü yağ dokunun angigeneze çok bağımlı olduğunu keşfetmiş bulunuyoruz.Потому что оказывается, что жировая ткань, жир сильно зависит от ангиогенеза.
Çünkü yağ dokunun angigeneze çok bağımlı olduğunu keşfetmiş bulunuyoruz.Тому що, виявляється, що жирові тканини, жир, — є дуже залежними від ангіогенезу.
Çünkü yağ dokunun angigeneze çok bağımlı olduğunu keşfetmiş bulunuyoruz.מאחר ומסתבר שרקמת שומן, תלויה מאוד באנגיוגנזה.
Çünkü yağ dokunun angigeneze çok bağımlı olduğunu keşfetmiş bulunuyoruz.لأنه يتضح أن النسيج الدهني, الشحم يعتمد بدرجة كبيرة على تولد الأوعية.
Çünkü yağ dokunun angigeneze çok bağımlı olduğunu keşfetmiş bulunuyoruz.血管新生に左右されることが わかったからです 血管が増えると脂肪は大きくなります
Dünyadaki en hızlı havada denge sağlama yanıtını keşfetmiş olduk.Ce am descoperit a fost cel mai rapid răspuns de redresare în aer din lume.
Dünyadaki en hızlı havada denge sağlama yanıtını keşfetmiş olduk.Ceci est la réaction de rééquilibrage la plus rapide au monde.
Dünyadaki en hızlı havada denge sağlama yanıtını keşfetmiş olduk.Det vi opdagede var verdens hurtigste luft-genopretnings bevægelse..
Dünyadaki en hızlı havada denge sağlama yanıtını keşfetmiş olduk.Điều chúng tôi khám phá ra là phản ứng tự chỉnh trong không trung nhanh nhất thế giới.
Dünyadaki en hızlı havada denge sağlama yanıtını keşfetmiş olduk.우리는 세계에서 가장 빠른 공중 반응을 발견했습니다.
Dünyadaki en hızlı havada denge sağlama yanıtını keşfetmiş olduk.Lo que descubrimos fué la reacción aérea de enderezamiento más rápida del mundo
Dünyadaki en hızlı havada denge sağlama yanıtını keşfetmiş olduk.Quello che abbiamo scoperto è la reazione di raddrizzamento aerea più veloce al mondo.
Dünyadaki en hızlı havada denge sağlama yanıtını keşfetmiş olduk.To najszybszy odruch prostowania się w powietrzu.
Dünyadaki en hızlı havada denge sağlama yanıtını keşfetmiş olduk.Was wir entdeckt haben, ist der weltweit schnellste Stellreflex im freien Fall.
Dünyadaki en hızlı havada denge sağlama yanıtını keşfetmiş olduk.Wat we ontdekten was 's werelds snelste correctiebeweging in de lucht.
Dünyadaki en hızlı havada denge sağlama yanıtını keşfetmiş olduk.Мы обнаружили самое быстрое в мире выравнивание в воздухе.
Dünyadaki en hızlı havada denge sağlama yanıtını keşfetmiş olduk.Това което открихме беше, най-бързото въздушно извъртане в света.
Dünyadaki en hızlı havada denge sağlama yanıtını keşfetmiş olduk.גילינו את התגובה המהירה ביותר בעולם של התיישרות אווירית.
Dünyadaki en hızlı havada denge sağlama yanıtını keşfetmiş olduk.ما اكتشفناه كان أسرع ردة استقامة هوائية في العالم
Dünyadaki en hızlı havada denge sağlama yanıtını keşfetmiş olduk.物理学で言うと角運動量ゼロの
" Dünyada kötülük ve şer olduğunu ilk kez keşfetmişcesine baktı.""Arăta de parcă a realizat pentru prima dată că există rău în lume."
" Dünyada kötülük ve şer olduğunu ilk kez keşfetmişcesine baktı.""Dia terlihat seperti baru pertama kali mengetahui bahwa ada kejahatan di dunia."
" Dünyada kötülük ve şer olduğunu ilk kez keşfetmişcesine baktı.""Ebbe lo sguardo di chi, per la prima volta, scopre l'esistenza del male nel mondo".
" Dünyada kötülük ve şer olduğunu ilk kez keşfetmişcesine baktı.""Ele olhou como se tivesse descoberto pela primeira vez que havia mal no mundo."
" Dünyada kötülük ve şer olduğunu ilk kez keşfetmişcesine baktı.""Hän näytti siltä kuin ensimmäistä kertaa hänelle olisi paljastunut, että maailmassa on pahuutta."
" Dünyada kötülük ve şer olduğunu ilk kez keşfetmişcesine baktı.""Han så ud som om han for første gang havde opdaget, at der var ondskab i verden."
" Dünyada kötülük ve şer olduğunu ilk kez keşfetmişcesine baktı.""그는 마치 최초로 이세상에 사악함이라는 것이 있다는걸 깨닳은것처럼 보였습니다
" Dünyada kötülük ve şer olduğunu ilk kez keşfetmişcesine baktı.""Parecía como si por primera vez hubiese descubierto que había maldad en el mundo".
" Dünyada kötülük ve şer olduğunu ilk kez keşfetmişcesine baktı.""såg han ut som om han för första gången upptäckte att det fanns ondska i världen".
" Dünyada kötülük ve şer olduğunu ilk kez keşfetmişcesine baktı.""sah er aus, als ob er zum ersten Mal entdeckt hätte, dass es Schlechtes in der Welt gibt."
" Dünyada kötülük ve şer olduğunu ilk kez keşfetmişcesine baktı.""Úgy nézett, mint aki életében először rádöbben, hogy létezik gonosz is a világon."
" Dünyada kötülük ve şer olduğunu ilk kez keşfetmişcesine baktı.""Vypadal, jako kdyby poprvé v životě objevil, že je na světě zlo."
" Dünyada kötülük ve şer olduğunu ilk kez keşfetmişcesine baktı.""Vyzeral, akoby po prvý raz zistil, že na svete existuje zlo."
" Dünyada kötülük ve şer olduğunu ilk kez keşfetmişcesine baktı.""Wyglądał jakby po raz pierwszy odkrył, że jest zło na świecie."
" Dünyada kötülük ve şer olduğunu ilk kez keşfetmişcesine baktı.""Έμοιαζε σαν για πρώτη φορά ν' ανακάλυπτε πως υπάρχει κακό στον κόσμο."
" Dünyada kötülük ve şer olduğunu ilk kez keşfetmişcesine baktı.""Він виглядав так, ніби вперше довідався про існування зла в світі".
" Dünyada kötülük ve şer olduğunu ilk kez keşfetmişcesine baktı.""Он выглядел так, как будто в первый раз узнал, что в мире есть зло".
" Dünyada kötülük ve şer olduğunu ilk kez keşfetmişcesine baktı.""Той изглеждаше така, сякаш за първи път беше открил, че има зло на света."
" Dünyada kötülük ve şer olduğunu ilk kez keşfetmişcesine baktı.""הוא נראה כמו גילה בפעם הראשונה שיש רשע בעולם."
" Dünyada kötülük ve şer olduğunu ilk kez keşfetmişcesine baktı."" لقد بدى و كأنه أكتشف لأول مرة وجود الشر في هذه الحياة "
" Dünyada kötülük ve şer olduğunu ilk kez keşfetmişcesine baktı."目にしたかのようだった」 (笑)
Esas dikkat çekici olan, bu klavyeyi kendi başlarına keşfetmiş olmaları.Bemerkenswert war, dass sie dieses Keyboard selbst erforscht haben.
Esas dikkat çekici olan, bu klavyeyi kendi başlarına keşfetmiş olmaları.Ce qui était remarquable, c'est qu'ils exploraient ce clavier par eux-mêmes.
Esas dikkat çekici olan, bu klavyeyi kendi başlarına keşfetmiş olmaları.De remarcat că au explorat singuri tastatura.
Esas dikkat çekici olan, bu klavyeyi kendi başlarına keşfetmiş olmaları.Điều đặc biệt ở đây là, chúng mày mò được bàn phím này theo cách riêng của chúng.
Esas dikkat çekici olan, bu klavyeyi kendi başlarına keşfetmiş olmaları.놀라운 것은 돌고래들이 스스로
Esas dikkat çekici olan, bu klavyeyi kendi başlarına keşfetmiş olmaları.Lo straordinario è che hanno studiato la tastiera da soli.
Esas dikkat çekici olan, bu klavyeyi kendi başlarına keşfetmiş olmaları.Warto zaznaczyć, że same poznawały działanie panelu.
Esas dikkat çekici olan, bu klavyeyi kendi başlarına keşfetmiş olmaları.Примечательно, что они исследовали клавиатуру сами.
Esas dikkat çekici olan, bu klavyeyi kendi başlarına keşfetmiş olmaları.מה שהיה יוצא מן הכלל הוא, שהם חקרו את המקלדת הזו
Esas dikkat çekici olan, bu klavyeyi kendi başlarına keşfetmiş olmaları.المدهش هو أنهما كانا يستكشفان تلك اللوحة بطريقتهما الخاصة.
Esas dikkat çekici olan, bu klavyeyi kendi başlarına keşfetmiş olmaları.私たちの手助けもなしにです
(Gülüşmeler) 1996'da Tenessee'deki bir fırıncı keşfetmiş.(웃음) 1996년에 Tennessee주의 제빵사가 발견한 것입니다.
(Gülüşmeler) 1996'da Tenessee'deki bir fırıncı keşfetmiş.1996年にテネシー州のあるパン職人によって発見されました 彼はマザーテレサの弁護士から排除命令を受けるまで