Northrop kâğıt uçakları test aletleri olarak kullanarak gerçek uçakların tasarımlarını keşfetmeye çalışmıştır.诺斯罗普用纸飞机来做模拟测试来发现真实飞机的飞行机理。
Gökyüzündeki yıldızların dağılımını keşfetmeye karar veren ilk gökbilimci William Herschel’dir.威廉·赫歇爾是第一位嘗試確定恆星在天空中分佈狀態的天文學家。
Terra Nostra adlı romanında ülkenin kültür mirasını keşfetmeye çalışır.핀란드 국립도서관의 설립 목적은 핀란드의 문화유산을 담고자 하는 것이다.
Sosyalizme de istekli ve bu konuda da keşfetmeye açıktı.파시즘은 구체제 역시 결함투성이라고 생각했고 진보를 지향했다.
Northrop kâğıt uçakları test aletleri olarak kullanarak gerçek uçakların tasarımlarını keşfetmeye çalışmıştır.נורתרופ השתמש במטוסי נייר לניסויים כדי שיוכל לגלות רעיונות ליישום במטוסים אמיתיים.
Tesla bu yeni keşfi "canlandırıcı" buldu ve onu tamamen keşfetmeye karar verdi.Тесла намира това ново откритие за „освежаващо“ и решава да го изучи допълнително.
Gökyüzündeki yıldızların dağılımını keşfetmeye karar veren ilk gökbilimci William Herschel’dir.Уилям Хершел става първият астроном, направил опит да оцени разпределението на звездите в небето.
Jack, Kate, Charlie ve Locke mağaraları keşfetmeye giderler.По-късно той се присъединява към Джак, Кейт и Лок в разследването на скалите.
Terra Nostra adlı romanında ülkenin kültür mirasını keşfetmeye çalışır.Rakvere linnakunstnikku köidab land art maastikukunst.
Ağaçları birer artiste dönüştürerek bu hareketi keşfetmeye karar verdim.Dan saya memutuskan untuk mengamati pergerakan ini dengan mengubah pohon menjadi artis.
Ağaçları birer artiste dönüştürerek bu hareketi keşfetmeye karar verdim.Decidí explorar ese movimiento convirtiendo a los árboles en artistas.
Ağaçları birer artiste dönüştürerek bu hareketi keşfetmeye karar verdim.Decidi explorar esse movimento e transformar árvores em artistas.
Ağaçları birer artiste dönüştürerek bu hareketi keşfetmeye karar verdim.En ik besloot die beweging te onderzoeken door de bomen in kunstenaars te veranderen.
Ağaçları birer artiste dönüştürerek bu hareketi keşfetmeye karar verdim.Ho deciso di esplorare questo movimento trasformando gli alberi in artisti.
Ağaçları birer artiste dönüştürerek bu hareketi keşfetmeye karar verdim.Ich entschloss mich, diese Bewegung zu untersuchen, indem ich Bäume in Künstler verwandelte.
Ağaçları birer artiste dönüştürerek bu hareketi keşfetmeye karar verdim.Jag bestämde mig för att utforska denna rörelse genom att göra om träd till konstnärer
Ağaçları birer artiste dönüştürerek bu hareketi keşfetmeye karar verdim.J'ai décidé d'explorer ce mouvement en transformant les arbres en artistes.
Ağaçları birer artiste dönüştürerek bu hareketi keşfetmeye karar verdim.저는 나무를 예술로 승화시켜 이 운동을 조사하기로 결심했었습니다.
Ağaçları birer artiste dönüştürerek bu hareketi keşfetmeye karar verdim.Päätin tutkia tätä liikettä muuttamalla puut taiteilijoiksi.
Ağaçları birer artiste dönüştürerek bu hareketi keşfetmeye karar verdim.Postanowiłam zgłębić ten ruch zmieniając drzewa w artystów.
Ağaçları birer artiste dönüştürerek bu hareketi keşfetmeye karar verdim.Rozhodla som sa preskúmať tento pohyb premenou stromov na umelcov.
Ağaçları birer artiste dönüştürerek bu hareketi keşfetmeye karar verdim.Şi am decis să explorez această mişcare transformând copacii în artişti.
Ağaçları birer artiste dönüştürerek bu hareketi keşfetmeye karar verdim.Úgy döntöttem, hogy feltárom ezt a mozgást úgy, hogy a fákból művészeket csinálok.
Ağaçları birer artiste dönüştürerek bu hareketi keşfetmeye karar verdim.Và tôi quyết định khám phá những chuyển động này bằng cách biến cây cối thành những nghệ sĩ.
Ağaçları birer artiste dönüştürerek bu hareketi keşfetmeye karar verdim.Αποφάσισα να μελετήσω αυτή την κίνηση μετατρέποντας τα δέντρα σε καλλιτέχνες.
Ağaçları birer artiste dönüştürerek bu hareketi keşfetmeye karar verdim.И аз реших да изследвам това движение, като превърна дървета в артисти.
Ağaçları birer artiste dönüştürerek bu hareketi keşfetmeye karar verdim.И я решила исследовать это движение, превратив деревья в художников.
Ağaçları birer artiste dönüştürerek bu hareketi keşfetmeye karar verdim.Я вирішила дослідити цей рух, перетворити дерева в художників.
Ağaçları birer artiste dönüştürerek bu hareketi keşfetmeye karar verdim.ואני החלטתי לחקור את התופעה הזו ע"י הפיכת עצים לאמנים.
Ağaçları birer artiste dönüştürerek bu hareketi keşfetmeye karar verdim.وقررت استكشاف هذه الحركة من خلال تحويل الأشجار إلى فنانين.
Ağaçları birer artiste dönüştürerek bu hareketi keşfetmeye karar verdim.木を芸術家にしました 単純に 小枝に筆の先端を結びました
Ama, tabii, zaten amaç o. Ben onları bakıp keşfetmeye davet etmek için oradaydım.Ale w moim wykładzie chodziło o to, żeby dzieci mogły same zbadać sprawę.
Araştırma laboratuarlarına gidip bu ölümcül virüsleri keşfetmeye çalışmak istiyordum.죽음의 바이러스가 무엇인지
Araştırma laboratuarlarına gidip bu ölümcül virüsleri keşfetmeye çalışmak istiyordum.ולמעבדות המחקר, רק כדי לנסות ולפענח
Araştırma laboratuarlarına gidip bu ölümcül virüsleri keşfetmeye çalışmak istiyordum.ذهبوا الى مختبرات البحث ليفهموا
Araştırma laboratuarlarına gidip bu ölümcül virüsleri keşfetmeye çalışmak istiyordum.本の中の調査員のようになりたかったのです それ以来 私は手に入る
Başka bir insan olmayan bir şeyle nasıl iletişim kurulduğunu keşfetmeye başlıyoruz.Chúng tôi bắt đầu khám phá ý tưởng để giao tiếp với cái gì đó chứ không phải một ai đó.
Başka bir insan olmayan bir şeyle nasıl iletişim kurulduğunu keşfetmeye başlıyoruz.Estamos empezando a explorar qué significa comunicarse con un ser que no es simplemente otra persona.
Başka bir insan olmayan bir şeyle nasıl iletişim kurulduğunu keşfetmeye başlıyoruz.Începem să explorăm ce înseamnă să comunicăm cu cineva care nu e doar o altă persoană.
Başka bir insan olmayan bir şeyle nasıl iletişim kurulduğunu keşfetmeye başlıyoruz.우리는 다른 사람이 아닌 뭔가와 대화하는 것이 어떤 의미인지 탐구하고자 합니다.
Başka bir insan olmayan bir şeyle nasıl iletişim kurulduğunu keşfetmeye başlıyoruz.Stiamo iniziando a capire che cosa significhi comunicare con qualcosa che non è solo un'altra persona.
Başka bir insan olmayan bir şeyle nasıl iletişim kurulduğunu keşfetmeye başlıyoruz.Wir lernen, was es bedeutet, mit jemandem zu kommunizieren, der nicht bloß ein anderer Mensch ist.
Başka bir insan olmayan bir şeyle nasıl iletişim kurulduğunu keşfetmeye başlıyoruz.Zaczynamy odkrywać, co to znaczy porozumiewać się z kimś, kto nie jest drugą osobą.
Başka bir insan olmayan bir şeyle nasıl iletişim kurulduğunu keşfetmeye başlıyoruz.Мы начинаем разбираться в технологиях общения не только с другими людьми.
Başka bir insan olmayan bir şeyle nasıl iletişim kurulduğunu keşfetmeye başlıyoruz.אנחנו מתחילים לחקור מה זה אומר לתקשר עם משהו שאינו סתם עוד אדם.
Başka bir insan olmayan bir şeyle nasıl iletişim kurulduğunu keşfetmeye başlıyoruz.بدأنا نكتشف معنى التواصل مع شيء آخر غير البشر.
Başka bir insan olmayan bir şeyle nasıl iletişim kurulduğunu keşfetmeye başlıyoruz.人とは違う他の何かとの交流に どんな意味があるのかということです では将来どうなると思いますか
Ben onları bakıp keşfetmeye davet etmek için oradaydım.Acesta era motivul pentru care mă aflam acolo, vroiam să îi invit să se uite şi să exploreze.
Ben onları bakıp keşfetmeye davet etmek için oradaydım.C'est pour cette raison que j'étais là, pour inviter les regards et les questions.
Ben onları bakıp keşfetmeye davet etmek için oradaydım.Daarvoor was ik er juist, ik wilde ze net laten kijken.
Ben onları bakıp keşfetmeye davet etmek için oradaydım.Darum war ich da, ich wollte sie dazu einladen, zu schauen und zu entdecken.
Ben onları bakıp keşfetmeye davet etmek için oradaydım.Det var därför jag var där, jag ville bjuda in dem till att titta och utforska.
Ben onları bakıp keşfetmeye davet etmek için oradaydım.Det var derfor jeg var der, for jeg ønskede at få dem til at kigge og udforske.
Ben onları bakıp keşfetmeye davet etmek için oradaydım.Đó là lý do vì sao tôi có mặt ở đó, Tôi muốn họ quan sát và khám phá.
Ben onları bakıp keşfetmeye davet etmek için oradaydım.Dôvodom mojej návštevy bolo, aby sa pozerali a skúmali.
Ben onları bakıp keşfetmeye davet etmek için oradaydım.Era il motivo per cui ero lì, volevo che loro guardassero ed esplorassero.
Ben onları bakıp keşfetmeye davet etmek için oradaydım.Era para isso que eu ali estava, queria convidá-los a olhar e a explorar.
Ben onları bakıp keşfetmeye davet etmek için oradaydım.Hiszen épp ezért voltam ott, bámulásra és felfedezésre akartam őket rávenni.
Ben onları bakıp keşfetmeye davet etmek için oradaydım.Itulah alasan mengapa saya ada di sana, untuk mengundang mereka melihat dan mencari tahu.
Ben onları bakıp keşfetmeye davet etmek için oradaydım.Já tam byla právě proto - chtěla jsem je pozvat aby se dívali a zkoumali.