keşfedilmemiş ile cümle

keşfedilmemiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Sonuç olarak daha önce keşfedilmemiş birçok oyun sonuna rastlandı.Previamente, havia uma seção de eventos, já descontinuada.
Graviton henüz keşfedilmemiştir.Tot nu toe zijn gravitonen niet waargenomen.
Halley adını taşıyan kuyruklu yıldız, sanılanın aksine Edmund Halley tarafından keşfedilmemiştir.Uitzonderlijk, is de komeet van Halley niet ontdekt door Edmond Halley.
Formüle göre, Mars ile Jüpiter arasında keşfedilmemiş bir gezegen olmalıdır.Zgodnie z tą regułą, między Marsem a Jowiszem powinna się znajdować jeszcze jedna planeta.
Goblin ırkının yaşadığı Undermine henüz keşfedilmemiştir.Współcześnie dolna granica formacji gogolińskiej nie jest odsłonięta.
Neptün'ün ötesindeki alan ya da "Neptün ötesi bölge", hâlâ büyük oranda keşfedilmemiş durumdadır.Området bortom Neptunus, det så kallade "transneptunska området", är fortfarande i praktiken outforskat.
Yazarların keşfedilmemiş ve yayımlanmış çalışmalarını içermektedir.Man bjuder in både nyupptäckta och etablerade författare.
Doğanın keşfedilmemiş yönlerini ve insanın bilinmeyen yönlerini araştırmak.Дослідження невивчених законів природи і нерозкритих здібностей людини.
Ay yüzeyinin önemli bir bölümü keşfedilmemiş olup bir dizi jeolojik soru cevapsız kalmaktadır.Značná část měsíčního povrchu nebyla prozkoumána, a řada geologických otázek zůstává nezodpovězených.
Doğanın keşfedilmemiş yönlerini ve insanın bilinmeyen yönlerini araştırmak.Několik slov o výzkumu neznámých končin země.
Neptün'ün ötesindeki alan ya da "Neptün ötesi bölge", hâlâ büyük oranda keşfedilmemiş durumdadır.Zona de dincolo de Neptun sau „regiunea transneptuniană” este în mare parte neexplorată.
Formüle göre, Mars ile Jüpiter arasında keşfedilmemiş bir gezegen olmalıdır.Atunci a început căutarea planetei lipsă dintre Marte și Jupiter.
Gebiz henüz keşfedilmemiş turizm potansiyeline sahip önemli bir yerleşim yeridir.Are un potențial turistic încă nevalorificat.
Graviton henüz keşfedilmemiştir.A gravitont még nem fedezték fel.
Öbür uzmanlar bu yaratığın henüz keşfedilmemiş ya da mutasyon geçirmiş bir hayvan olduğuna inanır.A biológusok még nem állapították meg, hogy ez az élőlény értelmes-e vagy csak félértelmes.
Doğanın keşfedilmemiş yönlerini ve insanın bilinmeyen yönlerini araştırmak.Kutatni a természet még fel nem ismert törvényeit és az emberben rejlő erőket.
Ahıskalıların kökeni hâlen keşfedilmemiş olup oldukça da itilaflıdır.Maga a kasztrendszer keletkezésének előzményei máig ismeretlenek, illetve vitatottak.
Graviton henüz keşfedilmemiştir.Gravitoneja ei toistaiseksi ole havaittu.
Doğanın keşfedilmemiş yönlerini ve insanın bilinmeyen yönlerini araştırmak.Tutkia luonnon selvittämättömiä lakeja ja ihmisen piileviä voimia.
Bazı türleri son yirmi yılda tanımlanmıştır ve başka türlerin henüz keşfedilmemiş olması mümkündür.Lajia ei ole havaittu enää useaan vuosikymmeneen, joten se lienee hävinnyt.
Ay yüzeyinin önemli bir bölümü keşfedilmemiş olup bir dizi jeolojik soru cevapsız kalmaktadır.Kuu on epäsäännöllisen muotoinen ja siellä ei ole havaittu geologista aktiivisuutta.
Adada aynı zamanda hiç keşfedilmemiş flora ve fauna mevcuttur.Lige så lidt har en fuldstændig tilintetgørelse af floraen og faunaen nogensinde foregået.
Formüle göre, Mars ile Jüpiter arasında keşfedilmemiş bir gezegen olmalıdır.Tiamat er foreslået at have eksisteret mellem Mars og Jupiter.
Neptün'ün ötesindeki alan ya da "Neptün ötesi bölge", hâlâ büyük oranda keşfedilmemiş durumdadır.Det «transneptunske området» utenfor Neptun er fremdeles lite utforsket.
Tula kentinin kalıntılarının büyük kısmı halen keşfedilmemiş halde, toprak altında durmaktadır.Kebanyakan wilayah kota hilir masih belum ditemukan.
Bazı türleri son yirmi yılda tanımlanmıştır ve başka türlerin henüz keşfedilmemiş olması mümkündür.Các loài mới được phát hiện hàng năm và nhiều loài vẫn chưa được phân loại.
Bu kısımdaki yeni elementlerin hiçbiri henüz sentezlenmemiş ya da doğada keşfedilmemiştir.Mặc dù có nhiều tìm kiếm, không có yếu tố nào trong khu vực này được tổng hợp hoặc phát hiện trong tự nhiên.
Ay yüzeyinin önemli bir bölümü keşfedilmemiş olup bir dizi jeolojik soru cevapsız kalmaktadır.月面のかなりの場所は未探査であり、多くの地質学的問題が未解決のまま残っている。
Bazı türleri son yirmi yılda tanımlanmıştır ve başka türlerin henüz keşfedilmemiş olması mümkündür.一部の種はここ20年ほどの間に発見されたばかりであり、まだ発見されていない種も存在しているだろうと考えられている。
(Popular, On The Rise, and Undiscovered) (Popüler, Yükselişte ve keşfedilmemiş).貴人(きじん) 身分や地位が高い人。
Ay yüzeyinin önemli bir bölümü keşfedilmemiş olup bir dizi jeolojik soru cevapsız kalmaktadır.月球表面有相当大的部分还没被勘察过,很多地质问题仍没有答案。
Graviton henüz keşfedilmemiştir.目前雄蟲形態尚未發現。
İsim en sonunda Uzay Yolu VI: Keşfedilmemiş Ülke ile resmiyet kazandı.הספינה הוצאה משירות בסיום הסרט מסע בין כוכבים 6: הארץ הלא נודעת.
Adada aynı zamanda hiç keşfedilmemiş flora ve fauna mevcuttur.כמו כן גם האי פראלון הלא מיושב כלול בשטחה.
Toprağın %70'i hâlâ keşfedilmemiş ormanlardan oluşur.70% מכלל ההכשות הם ממינים לא ארסיים.
Bazı türleri son yirmi yılda tanımlanmıştır ve başka türlerin henüz keşfedilmemiş olması mümkündür.Няколко нови видове са описани оттогава, и е вероятно все още да има неописани видове.
Doğanın keşfedilmemiş yönlerini ve insanın bilinmeyen yönlerini araştırmak.Да изследва необяснените закони на природата и скритите способности на човечеството.
Formüle göre, Mars ile Jüpiter arasında keşfedilmemiş bir gezegen olmalıdır.Церера е планета джудже намираща се между Марс и Юпитер.
Bu kısımdaki yeni elementlerin hiçbiri henüz sentezlenmemiş ya da doğada keşfedilmemiştir.Нито един от откритите видове обаче до днес не е живял в морска или въздушна среда.
Gılgamış'tan bahseden çağdaşı herhangi bir öge henüz keşfedilmemiştir fakat 1955'te bulunan İşbi-Erra (c.Napriek tomu, že vznik obce Kriváň sa datuje až od roku 1955, kedy sa osamostatnila od Detvy (založenej r.
Neptün'ün ötesindeki alan ya da "Neptün ötesi bölge", hâlâ büyük oranda keşfedilmemiş durumdadır.Območje za Neptunom ali »Čezneptunska regija« je še vedno precej neraziskano.
Graviton henüz keşfedilmemiştir.Katseliselt senini gravitone avastatud pole.
1955'de, UC Berkeley bilim adamları önceden keşfedilmemiş bir elementin 17 atomunu oluşturmayı başardı.1955 erschufen Wissenschaftler an der UC Berkeley erfolgreich 17 Atome von einem noch unbekannten Element.
1955'de, UC Berkeley bilim adamları önceden keşfedilmemiş bir elementin 17 atomunu oluşturmayı başardı.1955 lyckades forskare vid UC Berkeley skapa 17 atomer av ett tidigare okänt ämne
1955'de, UC Berkeley bilim adamları önceden keşfedilmemiş bir elementin 17 atomunu oluşturmayı başardı.1955년, UC 버클리의 과학자들은 17개의 원자를 가진 새로운 원소를 만들어 냅니다.
1955'de, UC Berkeley bilim adamları önceden keşfedilmemiş bir elementin 17 atomunu oluşturmayı başardı.Em 1955, cientistas da Universidade de Berkeley criaram 17 átomos de um elemento até aí desconhecido.
1955'de, UC Berkeley bilim adamları önceden keşfedilmemiş bir elementin 17 atomunu oluşturmayı başardı.În 1955, oamenii de știință de la UC Berkeley au creat 17 atomi dintr-un element necunoscut anterior.
1955'de, UC Berkeley bilim adamları önceden keşfedilmemiş bir elementin 17 atomunu oluşturmayı başardı.W 1955 Naukowcy z UC Berkeley stworzyli 17 atomów nieodkrytego wcześniej pierwiastka.
1955'de, UC Berkeley bilim adamları önceden keşfedilmemiş bir elementin 17 atomunu oluşturmayı başardı.В 1955 г. группе американских учёных удалось получить 17 атомов неизвестного элемента.
1955'de, UC Berkeley bilim adamları önceden keşfedilmemiş bir elementin 17 atomunu oluşturmayı başardı.ב1955, מדענים באוניברסיטת ברקלי יצרו בהצלחה 17 אטומים של יסוד לא מוכר עד אז.
1955'de, UC Berkeley bilim adamları önceden keşfedilmemiş bir elementin 17 atomunu oluşturmayı başardı.في عام 1955 استطاع العلماء في مركز " يو سي بيركيلي " من اكتشاف 17 ذرة جديدة لعنصر لم يكتشف من قبل
Aslında, biz çoğu keşfedilmemiş bir gezegende yaşıyoruz.De facto, vivemos num planeta quase totalmente inexplorado.
Aslında, biz çoğu keşfedilmemiş bir gezegende yaşıyoruz.De fapt, noi locuim pe o planetă în mare parte neexplorată.
Aslında, biz çoğu keşfedilmemiş bir gezegende yaşıyoruz.De hecho vivimos en un planeta inexplorado en su mayor parte.
Aslında, biz çoğu keşfedilmemiş bir gezegende yaşıyoruz.Elämme pääosin tutkimattomalla planeetalla.
Aslında, biz çoğu keşfedilmemiş bir gezegende yaşıyoruz.En fait, nous vivons sur une planète largement inexplorée.
Aslında, biz çoğu keşfedilmemiş bir gezegende yaşıyoruz.In effetti, viviamo su un pianeta per lo più inesplorato.
Aslında, biz çoğu keşfedilmemiş bir gezegende yaşıyoruz.In feite leven we op een planeet die nog grotendeels onontdekt is.
Aslında, biz çoğu keşfedilmemiş bir gezegende yaşıyoruz.Kenyataannya kita hidup di planet yang tidak terjelajahi.
Aslında, biz çoğu keşfedilmemiş bir gezegende yaşıyoruz.사실 우리가 사는 지구에는 아직 알려지지 않은 것이 매우 많습니다

İlgili Sayfalar