Arkeologlar yüzün üzerinde mezar keşfetti, onlardan birkaçı küçük çocuklara aitti.The archaeologists discovered over a hundred graves, a few of which belonged to infants.
Kış tatili hiç bitmese keşke.I wish winter vacation would never end.
Okula dönmek istemiyorum. Yaz tatili keşke hiç bitmese.I don't want to go back to school. I wish summer vacation would never end.
Keşke okul sonsuza kadar yok olsa!I wish school would disappear forever!
Babamın biriktirdiği 30 yıllık gazeteleri keşfettim.I discovered my father collected 30 years of newpapers.
Keşke orada olsam.I wish to be there.
Keşke Finlandiya'da olsaydım.I wish I was in Finland.
Keşke İngilizceyi senin kadar akıcı konuşabilsem!I wish I could speak English as fluently as you!
Onun sırrını keşfettim.I discovered her secret.
Doktor onun göğsünde bir yumru keşfetti.The doctor discovered a lump in her breast.
Keşke senin konuşabildiğinin yarısı kadar iyi Fransızca konuşabilsem.I wish I could speak French half as well as you can.
Keşke yardım edebilseydim.I wish I could've helped.
Keşke Tom kadar iyi şarkı söyleyebilsem.I wish I could sing as well as Tom does.
Keşke Tom kadar iyi yemek pişirebilsem.I wish I could cook as well as Tom does.
Keşke Tom beni halkın içinde öpmeseydi.I wish Tom hadn't kissed me in public.
Keşke akıcı şekilde Fransızca konuşabilsem.I wish I could speak French fluently.
Keşke bu daha sık olsaydı.I wish this would happen more often.
Keşke onu yapmak zorunda kalmasaydım.I wish we didn't have to do that.
Keşke daha fazla insan geri dönüşümü sağlasa.I wish more people would recycle.
Keşke onu Tom'a söylemeseydin.I wish you hadn't told Tom that.
Keşke herkes defolup gitse.I wish everyone would go away.
Tom'un sırrını keşfettim.I discovered Tom's secret.
Keşke araba sürebilsem.I wish I could drive.
Keşke böyle olmak zorunda olmasa.I wish it didn't have to be like this.
Keşke Tom kadar zengin olsam.I wish I were as rich as Tom.
Keşke Tom'la Boston'a gitmeseydim.I wish I hadn't gone to Boston with Tom.
Keşke şimdi yaz tatili olsa.I wish it were already summer vacation.
Keşke gitar çalabilsem.I wish I could play guitar.
Keşke Tom yakında gelse.I wish Tom would arrive soon.
Keşke senin kadar akıcı İngilizce konuşabilsem.I wish I could speak English as fluently as you.
Bu çok heyecan verici bir keşif.This is a very exciting discovery.
Keşke onu söyleseydim.I wish I had said that.
Keşke senin kadar akıcı biçimde Fransızca konuşabilsem.I wish I could speak French as fluently as you.
Astronomlar güneş sistemi'nin dokuzuncu gezegenini keşfettilerini iddia ediyorlar.Astronomers claim they have discovered the ninth planet of the Solar System.
Elektrik keşfedilmeden önce Noel ağaçları mumlarla aydınlatılırdı.Before electricity was discovered, Christmas trees used to be lit by candles.
Bu çok önemli bir keşif.This a very significant discovery.
Keşke bu önemli olmasa.I wish it didn't matter.
Keşke daha fazla resim çekseydim.I wish I'd taken more pictures.
Keşke farklı olsam.I wish I were different.
Keşke her şey farklı olsaydı.I wish things had happened differently.
Manastır Mary'ye keşiş hayatının ona uyduğundan tamamen emin olup olmadığını sordu.The abbess asked Mary if she was completely sure that the monastic life fit her.
Bilim adamları yerçekimi dalgalarını keşfettiklerini açıkladı.Scientists have announced that they have discovered gravitational waves.
Keşke herkes çekip gitse.I wish everyone would just go away.
Jane Goodall, şempanzelerin araçları kullanabildiklerini keşfetti.Jane Goodall discovered that chimpanzees could use tools.
Jane Goodall şempanzelerin her şeyi yediklerini, vejetaryen olmadıklarını keşfetti.Jane Goodall discovered that chimpanzees are omnivorous, not vegetarian.
Keşke yaz tatili çabuk olsa ve buraya gelse.I wish summer break would hurry up and get here.
Şiir, bir keşif, bir vahiy ve diyalog için bir davettir.Poetry is an exploration, a revelation, and an invitation for dialogue.
Keşke bilgisayarımı getirseydim.I wish I had brought my computer.
Keşke eşim yemek pişirebilse.I wish my wife could cook.
Keşke öyle olmasa.I wish it weren't so.
Keşke onu yazsaydım.I wish I'd written that.
Keşke hatalı olsam.I wish I were wrong.
Keşke onu düşünseydim.I wish I'd thought of that.
Onu keşfetmeye git.Go explore that.
Bu ülkeyi keşfetmeyi ve bir sürü macera yaşamayı sabırsızlıkla bekliyorum.I am looking forward to exploring this country and having many adventures.
Ciddi bir hata keşfettim.I've discovered a serious error.
Keşke Tom'un Fransızca konuşamadığını bilseydim.I wish I'd known that Tom couldn't speak French.
Keşke Tom'un Fransızca konuşabildiğini bilseydim.I wish I'd known that Tom could speak French.
Keşke senin kadar akıllı olsam.I wish I were as smart as you.
Bilim adamları tek boynuzlu atların bir zamanlar Sibirya'da yaşamış olduğunu keşfettiler.Scientists have discovered that unicorns once lived in Siberia.