Daha önce, 'Tabii ki o zaman ben burada olduğumu! Elma, Yer onur Kazma! 'قبل ذلك ، 'ثم بالتأكيد أنا هنا! حفر للتفاح ، والشرف YER!
Daha önce, 'Tabii ki o zaman ben burada olduğumu! Elma, Yer onur Kazma! ''リンゴを掘る、確かに!"うさぎ怒って言った。
Dolayısıyla, kazmanın ötesinde, dinozor kaydından bazı cevapları bulduğumuza inanıyorum.Donc, en plus des fouilles, je crois qu'on obtient quelques réponses grâce aux archives des dinosaures.
Dolayısıyla, kazmanın ötesinde, dinozor kaydından bazı cevapları bulduğumuza inanıyorum.Dunque, oltre a scavare, abbiamo anche delle risposte dalle osservazioni sui dinosauri.
Dolayısıyla, kazmanın ötesinde, dinozor kaydından bazı cevapları bulduğumuza inanıyorum.Entonces, en adición a excavar, pienso que tenemos algunas respuestas del registro de dinosaurios.
Dolayısıyla, kazmanın ötesinde, dinozor kaydından bazı cevapları bulduğumuza inanıyorum.In aanvulling op dit graven, denk ik dat we een aantal antwoorden over de dinosaurussen hebben.
Dolayısıyla, kazmanın ötesinde, dinozor kaydından bazı cevapları bulduğumuza inanıyorum.Joten kaivauksien lisäksi meillä on joitain vastauksia dinosaurustallenteista.
Dolayısıyla, kazmanın ötesinde, dinozor kaydından bazı cevapları bulduğumuza inanıyorum.발굴과 함께, 우리는 공룡에 관한 몇가지의 답을 알고 있습니다.
Dolayısıyla, kazmanın ötesinde, dinozor kaydından bazı cevapları bulduğumuza inanıyorum.Mamy więc kilka odpowiedzi ze skamieniałości.
Dolayısıyla, kazmanın ötesinde, dinozor kaydından bazı cevapları bulduğumuza inanıyorum.Neben den Ausgrabungen haben wir einige Antworten aus den Dinosaurierdaten.
Dolayısıyla, kazmanın ötesinde, dinozor kaydından bazı cevapları bulduğumuza inanıyorum.Pe lângă săpături, cred că extragem nişte răspunsuri din arhiva de dinozauri.
Dolayısıyla, kazmanın ötesinde, dinozor kaydından bazı cevapları bulduğumuza inanıyorum.Så, ud over at grave, tror jeg vi har nogle svar fra dinosaur journalerne.
Dolayısıyla, kazmanın ötesinde, dinozor kaydından bazı cevapları bulduğumuza inanıyorum.И така, в добавка към разкопките, мисля, че имаме някои отговори от динозавърската документация.
Dolayısıyla, kazmanın ötesinde, dinozor kaydından bazı cevapları bulduğumuza inanıyorum.И так, помимо раскопок, история динозавров дала нам некоторые ответы.
Dolayısıyla, kazmanın ötesinde, dinozor kaydından bazı cevapları bulduğumuza inanıyorum.אז, בנוסף לחפירה, אני חושב שיש לנו כמה תשובות מעדויות הדינוזאורים. אני חושב שהדינוזאורים נדדו --
Dolayısıyla, kazmanın ötesinde, dinozor kaydından bazı cevapları bulduğumuza inanıyorum.وبالإضافة إلى الحفر، أعتقد لدينا بعض الأجوبة
Dolayısıyla, kazmanın ötesinde, dinozor kaydından bazı cevapları bulduğumuza inanıyorum.ある程度の答えが分かります 恐竜は移住したのです
Eğer şansınız varsa, kazmaya başladığınızda, bir kül yatağına ulaşabilirsiniz. Bizim şansımız yaver gitti.Dacă ai noroc, când sapi dai de stratul de cenuşă și noi am reușit.
Eğer şansınız varsa, kazmaya başladığınızda, bir kül yatağına ulaşabilirsiniz. Bizim şansımız yaver gitti.Jos olet onnekas, ja kaivat paikassa kuten tämä. voit löytää tuhkakerrostuman, josta kaivaa, ja me kaivoimme.
Eğer şansınız varsa, kazmaya başladığınızda, bir kül yatağına ulaşabilirsiniz. Bizim şansımız yaver gitti.Mit Glück finden Sie an diesem Ort tatsächlich das Aschenbett, und das taten wir.
Eğer şansınız varsa, kazmaya başladığınızda, bir kül yatağına ulaşabilirsiniz. Bizim şansımız yaver gitti.Si tienes suerte, y escavas un lugar como ese, y encuentras la capa de cenizas para excavarla, y lo hacemos.
Eğer şansınız varsa, kazmaya başladığınızda, bir kül yatağına ulaşabilirsiniz.찾아야 합니다. 만일 여러분이 운이 있다면, 이런 곳들을 파헤치고, 사실 잿더미 속을 파헤쳐야 찾을 수 있는 그것을 보게 될겁니다.
Eğer şansınız varsa, kazmaya başladığınızda, bir kül yatağına ulaşabilirsiniz.Z odrobiną szczęścia znajdzie się miejsce do wykopalisk sprzed 228 milionów lat.
Eğer şansınız varsa, kazmaya başladığınızda, bir kül yatağına ulaşabilirsiniz.ולגלות, בעצם, את כל מה שהיה קיים -- לא רק הדינוזאורים, אלא כל הסיפור. אם יש לך מזל, ואתה חופר במקום כזה,
Eğer şansınız varsa, kazmaya başladığınızda, bir kül yatağına ulaşabilirsiniz.こんな場所も堀ります 火山灰の層を見つけて掘っています 2億2800万年前の地層から
Eğitim sistemimiz, bizlerin dünyayı belli bir yer altı zenginliği için kazdığımız gibi aklımızı kazmakta.Järjestelmämme louhii mielemme samalla tavalla kuin me louhimme maata: löytääkseen tietyn raaka-aineen.
Eğitim sistemimiz, bizlerin dünyayı belli bir yer altı zenginliği için kazdığımız gibi aklımızı kazmakta.어디서나 비슷비슷한 광물을 얻기 위해 지구를 갉아먹는 것처럼 우리의 교육제도가 우리의 정신을 갉아먹고 있습니다.
Eğitim sistemimiz, bizlerin dünyayı belli bir yer altı zenginliği için kazdığımız gibi aklımızı kazmakta.Náš školský systém nám vydoloval mysle tak, že my dolujeme zo zeme určité suroviny.
Eğitim sistemimiz, bizlerin dünyayı belli bir yer altı zenginliği için kazdığımız gibi aklımızı kazmakta.Náš vzdělávací systém vytěžil naši mysl stejným způsobem, jakým my těžíme ze země - těžíme určitou komoditu.
Eğitim sistemimiz, bizlerin dünyayı belli bir yer altı zenginliği için kazdığımız gibi aklımızı kazmakta.Nasz system edukacji wyeksploatował nasze umysły tak, żebyśmy wyzyskali Ziemię dla określonych surowców.
Eğitim sistemimiz, bizlerin dünyayı belli bir yer altı zenginliği için kazdığımız gibi aklımızı kazmakta.Oktatási rendszerünk úgy bányászta eddig elménket mint egy külszíni fejtés: egy bizonyos nyersanyagért.
Eğitim sistemimiz, bizlerin dünyayı belli bir yer altı zenginliği için kazdığımız gibi aklımızı kazmakta.Våra utbildningssystem har styrt våra intellekt i den riktning så vi dagbryter jorden: för en speciell vara.
Eğitim sistemimiz, bizlerin dünyayı belli bir yer altı zenginliği için kazdığımız gibi aklımızı kazmakta.Наша образовательная система опустошила наши умы, как мы опустошаем недра Земли, преследуя определённые цели.
Eğitim sistemimiz, bizlerin dünyayı belli bir yer altı zenginliği için kazdığımız gibi aklımızı kazmakta.מערכת החינוך שלנו חפרה עד כה במוחותינו כפי שאנו כורים ועושקים את כדור הארץ:
Eğitim sistemimiz, bizlerin dünyayı belli bir yer altı zenginliği için kazdığımız gibi aklımızı kazmakta.نظامنا التعليمي قد حفر في عقولنا بطريقة أدت إلى أنا ندمر الأرض: من أجل سلعة معينة
Eğitim sistemimiz, bizlerin dünyayı belli bir yer altı zenginliği için kazdığımız gibi aklımızı kazmakta.私たちから特定の物だけを発掘してきました でも将来それはもう役立ちません
'Elma için Kazma, gerçekten!' Tavşan öfkeyle söyledi."Colhendo maçãs, certamente!", Disse o Coelho com raiva.
'Elma için Kazma, gerçekten!' Tavşan öfkeyle söyledi."Creuser pour les pommes, en effet, dit le lapin en colère.
'Elma için Kazma, gerçekten!' Tavşan öfkeyle söyledi.Đào cho táo, quả thật vậy! "Rabbit giận dữ.
'Elma için Kazma, gerçekten!' Tavşan öfkeyle söyledi."Digging az alma, sőt!" Mondta a Nyúl dühösen.
'Elma için Kazma, gerçekten!' Tavşan öfkeyle söyledi."Digging für Äpfel, ja!", Sagte der Hase ärgerlich.
'Elma için Kazma, gerçekten!' Tavşan öfkeyle söyledi."Excavación para las manzanas, de hecho-dijo el Conejo enojado.
'Elma için Kazma, gerçekten!' Tavşan öfkeyle söyledi."Gräva för äpplen, faktiskt! Sa Kanin ilsket.
'Elma için Kazma, gerçekten!' Tavşan öfkeyle söyledi.'Grave efter æbler, ja! "Sagde Kanin vredt.
'Elma için Kazma, gerçekten!' Tavşan öfkeyle söyledi.'Graven voor appels, inderdaad! "Zei het Konijn boos.
'Elma için Kazma, gerçekten!' Tavşan öfkeyle söyledi."Kaivaa omenat, todellakin!", Sanoi Kani vihaisesti.
'Elma için Kazma, gerçekten!' Tavşan öfkeyle söyledi.'사과 따러, 실제로!'토끼 화가 나서 말했다.
'Elma için Kazma, gerçekten!' Tavşan öfkeyle söyledi."Kopanie w odniesieniu do jabłek, naprawdę!" Powiedział Królik ze złością.
'Elma için Kazma, gerçekten!' Tavşan öfkeyle söyledi.'Kopati za jabolka, res! "Je rekel Rabbit jezno.
'Elma için Kazma, gerçekten!' Tavşan öfkeyle söyledi.'Menggali untuk apel, memang! "Kata Kelinci dengan marah.
'Elma için Kazma, gerçekten!' Tavşan öfkeyle söyledi."Săpat pentru mere, într-adevăr!", A spus Rabbit supărat.
'Elma için Kazma, gerçekten!' Tavşan öfkeyle söyledi.'Scavando per le mele, davvero!' Disse il Coniglio con rabbia.
'Elma için Kazma, gerçekten!' Tavşan öfkeyle söyledi."Vrty pre jablká, naozaj!" Povedal Králík nahnevane.
'Elma için Kazma, gerçekten!' Tavşan öfkeyle söyledi."Vrty pro jablka, opravdu!" Řekl Králík rozzlobeně. "Tady!
'Elma için Kazma, gerçekten!' Tavşan öfkeyle söyledi.'Σκάψιμο για τα μήλα, πράγματι! ", Είπε ο Rabbit θυμωμένα.
'Elma için Kazma, gerçekten!' Tavşan öfkeyle söyledi."Копаем на яблоки, в самом деле!" Сказал Кролик сердито.
'Elma için Kazma, gerçekten!' Tavşan öfkeyle söyledi."Копаєм на яблука, справді!" Сказав Кролик сердито.
'Elma için Kazma, gerçekten!' Tavşan öfkeyle söyledi."Копаят ябълки, наистина!", Каза Заека гневно.
'Elma için Kazma, gerçekten!' Tavşan öfkeyle söyledi."כריית תפוחים, באמת!" אמר הארנב בזעם.
'Elma için Kazma, gerçekten!' Tavşan öfkeyle söyledi."حفر للتفاح ، في الواقع! قال الأرنب بغضب.