Türkler, alttan tünel kazmayı denemiş; ama temellerin çok sağlam olduğunu anlamıştır.Los turcos intentaron hacer un túnel, pero encontraron cimientos muy sólidos.
Türkler, alttan tünel kazmayı denemiş; ama temellerin çok sağlam olduğunu anlamıştır.Người Thổ Nhĩ Kỳ tìm cách đào hầm vượt qua, nhưng móng thành quá vững chãi.
Türkler, alttan tünel kazmayı denemiş; ama temellerin çok sağlam olduğunu anlamıştır.Os turcos fizeram túneis por baixo, mas encontraram alicerces demasiado sólidos.
Türkler, alttan tünel kazmayı denemiş; ama temellerin çok sağlam olduğunu anlamıştır.Turcii au încercat să traverseze pe sub pământ, dar s-au lovit de temeliile prea solide.
Türkler, alttan tünel kazmayı denemiş; ama temellerin çok sağlam olduğunu anlamıştır.Turcy robili podkop, ale fundamenty okazały się zbyt solidne.
Türkler, alttan tünel kazmayı denemiş; ama temellerin çok sağlam olduğunu anlamıştır.Οι Τούρκοι προσπάθησαν να σκάψουν σήραγγα, αλλά βρήκαν πως τα θεμέλια ήταν πολύ στέρεα.
Türkler, alttan tünel kazmayı denemiş; ama temellerin çok sağlam olduğunu anlamıştır.Турки пытались сделать подкоп, но фундамент оказался слишком твёрдым.
Türkler, alttan tünel kazmayı denemiş; ama temellerin çok sağlam olduğunu anlamıştır.הטורקים ניסו לחפור מתחתן, אבל מצאו את היסודות קשים מדי.
Türkler, alttan tünel kazmayı denemiş; ama temellerin çok sağlam olduğunu anlamıştır.حاول الأتراك حفر سرداب تحت الأسوار ولكنهم وجدوا أن الأساسات شديدة الصلابة
Ve erkek de bilirki bitki köklerine ulaşmak için toprağı kazması gerekmez.A férfiak pedig tudják, hogy nem kell ásással tölteni az időt, hogy gyökeret szerezzenek.
Ve erkek de bilirki bitki köklerine ulaşmak için toprağı kazması gerekmez.A muž zas vie, že sa kopaniu nemusí venovať, ak chce mať korene.
Ve erkek de bilirki bitki köklerine ulaşmak için toprağı kazması gerekmez.A nemusí při tom jít na vyčerpávající lov a snažit se zabít prase.
Ve erkek de bilirki bitki köklerine ulaşmak için toprağı kazması gerekmez.Dan sang pria tahu bahwa dia tidak perlu melakukan penggalian untuk mendapatkan akar-akaran.
Ve erkek de bilirki bitki köklerine ulaşmak için toprağı kazması gerekmez.E l'uomo sa che non deve scavare per ottenere delle radici.
Ve erkek de bilirki bitki köklerine ulaşmak için toprağı kazması gerekmez.Et l'homme sait qu'il n'a pas besoin de creuser pour obtenir des racines.
Ve erkek de bilirki bitki köklerine ulaşmak için toprağı kazması gerekmez.Iar bărbatul știe că nu trebuie să sape pentru a găsi rădăcini.
Ve erkek de bilirki bitki köklerine ulaşmak için toprağı kazması gerekmez.그리고 남성들은 땅을 팔 필요가 없음을 알고 있습니다. 풀뿌리를 얻기 위해 말이죠
Ve erkek de bilirki bitki köklerine ulaşmak için toprağı kazması gerekmez.Mężczyzna wie, że nie musi kopać żeby zdobyć korzonki.
Ve erkek de bilirki bitki köklerine ulaşmak için toprağı kazması gerekmez.Og manden ved, han ikke behøver at grave for at få rødder.
Ve erkek de bilirki bitki köklerine ulaşmak için toprağı kazması gerekmez.Und der Mann weiß, dass er nicht nach Wurzeln graben muss.
Ve erkek de bilirki bitki köklerine ulaşmak için toprağı kazması gerekmez.Và người đàn ông họ biết rằng họ không cần phải đi đào xới để có được củ quả.
Ve erkek de bilirki bitki köklerine ulaşmak için toprağı kazması gerekmez.Y el hombre sabe que no tiene que recolectar nada para recibir las raíces.
Ve erkek de bilirki bitki köklerine ulaşmak için toprağı kazması gerekmez.Και ο άντρας γνωρίζει ότι δεν χρειάζεται να σκάψει για να πάρει ρίζες.
Ve erkek de bilirki bitki köklerine ulaşmak için toprağı kazması gerekmez.А мужчина знает, что ему не надо ничего копать, чтобы получить коренья.
Ve erkek de bilirki bitki köklerine ulaşmak için toprağı kazması gerekmez.А мъжът знае, че не трябва да рови в земята, за да получи корени.
Ve erkek de bilirki bitki köklerine ulaşmak için toprağı kazması gerekmez.והגבר יודע שאינו צריך לחפור כדי להשיג שורשים.
Ve erkek de bilirki bitki köklerine ulaşmak için toprağı kazması gerekmez.والرجل يعرف أنه غير مضطر أن يعمل أي حفر ليحصل على بذور .
Ve erkek de bilirki bitki köklerine ulaşmak için toprağı kazması gerekmez.必要がないことを知っています 男は 殺すイボイノシシが 肉を分配できるほど
Yani kilise sırt, üzerine hiç ayak gevşek olmak, unfirm, mezar kazma ile,Assim a pé sobre o piso adro, - Ser frouxo, unfirm, com escavação de sepulturas, -
Yani kilise sırt, üzerine hiç ayak gevşek olmak, unfirm, mezar kazma ile,Così non è piede sul sagrato del battistrada, - Essere sciolti, unfirm, con scavo di tombe, -
Yani kilise sırt, üzerine hiç ayak gevşek olmak, unfirm, mezar kazma ile,Deci, nu se picior pe banda de rulare bisericii, - Fiind liber, unfirm, cu dezgropare de morminte, -
Yani kilise sırt, üzerine hiç ayak gevşek olmak, unfirm, mezar kazma ile,Így kell a száj fel a templomkertben futófelület, - lévén laza, unfirm, a kiásását a sírok, -
Yani kilise sırt, üzerine hiç ayak gevşek olmak, unfirm, mezar kazma ile,Jadi akan ada kaki di tapak gereja, - Menjadi longgar, unfirm, dengan menggali kuburan, -
Yani kilise sırt, üzerine hiç ayak gevşek olmak, unfirm, mezar kazma ile,Joten saa mitään jalka kun kirkkomaan kulutuspinnan - Being löysä, unfirm kanssa kaivaa hautoja, -
Yani kilise sırt, üzerine hiç ayak gevşek olmak, unfirm, mezar kazma ile,Så ska ingen fot på kyrkogården slitbanan - Att vara lös, unfirm med gräva upp gravar, -
Yani kilise sırt, üzerine hiç ayak gevşek olmak, unfirm, mezar kazma ile,Så skal der ikke foden på kirkegården slidbanen, - At være løs, unfirm, med gravning af grave, -
Yani kilise sırt, üzerine hiç ayak gevşek olmak, unfirm, mezar kazma ile,So wird kein Fuß auf den Friedhof betreten, - Being locker, unfirm mit Ausgrabungen von Gräbern, -
Yani kilise sırt, üzerine hiç ayak gevşek olmak, unfirm, mezar kazma ile,Takže žádná nohou na hřbitově běhounu, - Být volný, unfirm, s kopáním do hrobů, -
Yani kilise sırt, üzerine hiç ayak gevşek olmak, unfirm, mezar kazma ile,Takže žiadna nohou na cintoríne behúňa, - Byť voľný, unfirm, s kopaním do hrobov, -
Yani kilise sırt, üzerine hiç ayak gevşek olmak, unfirm, mezar kazma ile,Telle sera pas le pied sur la bande de roulement cimetière, - Être lâche, unfirm, avec déterrer des tombes, -
Yani kilise sırt, üzerine hiç ayak gevşek olmak, unfirm, mezar kazma ile,Torej se ne peš na pokopališču tekalne plasti, - Biti svoboden, unfirm, s odkopavanje grobov, -
Yani kilise sırt, üzerine hiç ayak gevşek olmak, unfirm, mezar kazma ile,그래서 교회 자국,시 발이은한다 - 느슨한이기 때문에, unfirm, 무덤의 발굴과 함께 -
Yani kilise sırt, üzerine hiç ayak gevşek olmak, unfirm, mezar kazma ile,Vì vậy, sẽ không có chân khi bước đi nhà thờ, - Là lỏng lẻo, unfirm, đào bới mồ mả,
Yani kilise sırt, üzerine hiç ayak gevşek olmak, unfirm, mezar kazma ile,Więc nie będą stopę na bieżnika cmentarz, - luźna, unfirm, z kopania grobów, -
Yani kilise sırt, üzerine hiç ayak gevşek olmak, unfirm, mezar kazma ile,Zo zal er geen voet op het kerkhof loopvlak, - Being los, unfirm, met graven van graven, -
Yani kilise sırt, üzerine hiç ayak gevşek olmak, unfirm, mezar kazma ile,Έτσι, δεν θα τα πόδια από την πέλματος εκκλησίας, - να είσαι χαλαρή, unfirm, με την εκταφή των τάφων, -
Yani kilise sırt, üzerine hiç ayak gevşek olmak, unfirm, mezar kazma ile,Така ще не стъпиха на църквата на протектора, в насипно състояние, unfirm, с разкопаване на гробовете,
Yani kilise sırt, üzerine hiç ayak gevşek olmak, unfirm, mezar kazma ile,Так и не ногу на кладбище протектора, - Быть свободным, unfirm, с выкапывания могил, -
Yani kilise sırt, üzerine hiç ayak gevşek olmak, unfirm, mezar kazma ile,אז לא לדרוך על כף הרגל הכנסיה, חייב - להיות משוחרר, unfirm, עם לחפור את הקברים, -
Yani kilise sırt, üzerine hiç ayak gevşek olmak, unfirm, mezar kazma ile,لذلك لا يجوز الاقدام على فقي الكنيسة ، -- كونها فضفاضة ، unfirm ، ونبش القبور ، --
Yani kilise sırt, üzerine hiç ayak gevşek olmak, unfirm, mezar kazma ile,しかし、なたはそれを聞く:汝hear'stの何かのアプローチそのシグナルとして、私にして笛を吹く。
Yaptığımız şey aslında, batı ve doğu yakasında kazma faaliyetlerini bir süreliğine durdurmaktı.Amit tettünk, nem volt más, mint hogy moratóriumot hirdettünk a keleti és nyugati partok mentén a fúrásokra.
Yaptığımız şey aslında, batı ve doğu yakasında kazma faaliyetlerini bir süreliğine durdurmaktı.Aşa că ceea ce am făcut, de fapt, au fost moratorii asupra forajelor de pe coastele de Est şi de Vest.
Yaptığımız şey aslında, batı ve doğu yakasında kazma faaliyetlerini bir süreliğine durdurmaktı.E quello che realmente abbiamo fatto, sono state le moratorie sulle trivellazioni nelle coste est e ovest.
Yaptığımız şey aslında, batı ve doğu yakasında kazma faaliyetlerini bir süreliğine durdurmaktı.이 때 저희가 실질적으로 한 일은, 석유 채굴에 있어 동양과 서양의 비용적 합의를 만들어 낸 것입니다.
Yaptığımız şey aslında, batı ve doğu yakasında kazma faaliyetlerini bir süreliğine durdurmaktı.Så det, vi faktisk gjorde, var at holde pauser i boringerne på øst- og vest-kysten.
Yaptığımız şey aslında, batı ve doğu yakasında kazma faaliyetlerini bir süreliğine durdurmaktı.Và cái chúng ta đã làm là chúng ta đã cho ngừng những hoạt động khoan dầu ở các bờ biển đông và tây.
Yaptığımız şey aslında, batı ve doğu yakasında kazma faaliyetlerini bir süreliğine durdurmaktı.Was wir getan haben war, eigentlich, dass wir Bohr-Moratorien an der Ost- und Westküste gemacht haben.
Yaptığımız şey aslında, batı ve doğu yakasında kazma faaliyetlerini bir süreliğine durdurmaktı.Wat we wel deden was moratoriums op boren instellen aan de oost- en westkust.
Yaptığımız şey aslında, batı ve doğu yakasında kazma faaliyetlerini bir süreliğine durdurmaktı.Y lo que realmente hicimos fue hacer más pausas en las excavaciones de las costas este y oeste.