Hindistan'daki en pahalı okullara ve kolejlere gittin ve şimdi 5 yıl boyunca kuyu kazmak mı istiyorsun?"קיבלת את החינוך הטוב ביותר והלכת לבתי הספר היקרים ביותר בהודו, ואתה רוצה לחפור בארות במשך חמש שנים?"
Hindistan'daki en pahalı okullara ve kolejlere gittin ve şimdi 5 yıl boyunca kuyu kazmak mı istiyorsun?"إرتدت أغلى المدارس والجامعات في الهند وتريد أن تحفر الآبار لمدة خمس سنوات؟"
Hindistan'daki en pahalı okullara ve kolejlere gittin ve şimdi 5 yıl boyunca kuyu kazmak mı istiyorsun?"井戸を掘りたいって言うのかい?」 それから長いこと 母親は口をきいてくれませんでした
Hindistan'daki en pahalı okullara ve kolejlere gittin ve şimdi 5 yıl boyunca kuyu kazmak mı istiyorsun?"你讀過全印度最貴嘅學校, 宜家你話想用五年時間去挖井?」
Hindistan'daki İngilizler'in kuyusunu kazmaya yardım edebilecek어쩌면 인도에 있던 영국을 약화시키는 것을 도와줄 지도 모르는 사람을
Hindistan'daki İngilizler'in kuyusunu kazmaya yardım edebilecekأن يلتقيه والذي قد يساعده في إضعاف
Hindistan'daki İngilizler'in kuyusunu kazmaya yardım edebilecekしてくれるであろう人だ。
Kazmak için daha kötü bir yer seçemezdik. 15 metreden sonra demir kalmayacağını garanti ederim.Garantálom, hogy nem lesz vastagabb 50 lábnál.
Kazmak için daha kötü bir yer seçemezdik.Chưa thấy chỗ nào tệ hơn để khoan!
Kazmak için daha kötü bir yer seçemezdik.- En värre borrplats finns inte.
Kazmak için daha kötü bir yer seçemezdik.Er is geen slechtere plek.
Kazmak için daha kötü bir yer seçemezdik.Es gibt keinen beschisseneren Platz zum Bohren.
Kazmak için daha kötü bir yer seçemezdik.- Et dårligere borested findes ikke.
Kazmak için daha kötü bir yer seçemezdik.Il posto peggiore per trivellare.
Kazmak için daha kötü bir yer seçemezdik.- Il y a pas pire endroit pour forer.
Kazmak için daha kötü bir yer seçemezdik.Ini tempat terburuk untuk menggerudi.
Kazmak için daha kötü bir yer seçemezdik.Não há pior sítio para perfurar.
Kazmak için daha kötü bir yer seçemezdik.No hay un punto peor para taladrar.
Kazmak için daha kötü bir yer seçemezdik.Nu puteam alege un loc mai rău să forăm.
Kazmak için daha kötü bir yer seçemezdik.-Pahempaa porauspaikkaa ei olekaan.
Kazmak için daha kötü bir yer seçemezdik.Slabšega kraja nismo mogli izbrati.
Kazmak için daha kötü bir yer seçemezdik.Tohle je to nejhorší místo.
Kazmak için daha kötü bir yer seçemezdik.Trudno byłoby znaleźć gorsze miejsce do wiercenia.
Kazmak için daha kötü bir yer seçemezdik.Το χειρότερο σημείο για γεώτρηση.
Kazmak için daha kötü bir yer seçemezdik.По-лошо място за дълбаене няма.
Kazmak için daha kötü bir yer seçemezdik.По-лошо място за дълбаене няма.
Kazmak için daha kötü bir yer seçemezdik.لا يكمننا أن نختار بقعة أسوأ للحفر
Kazmayı bırakın.Jag börjar bli trött på det här. Ta hand om det. Hallå, det här är Kim Sunwoo.
Kazmayı bırakın.Я запомню это. Я улажу эту проблему с председателем Пэком. Вообще то, причина, по которой я позвал тебя...
Kazmayı bırakın....الأمر أنّ .صبّ لي شراباً .أجل، سيّدي، آسف
Mısırlılar içecek su bulmak için ırmak kıyısını kazmaya koyuldular. Çünkü ırmağın suyunu içemiyorlardı.I kopali wszyscy Egipczanie około rzeki, szukając wody, aby pili; bo nie mogli pić wody z rzeki.
Mısırlılar içecek su bulmak için ırmak kıyısını kazmaya koyuldular. Çünkü ırmağın suyunu içemiyorlardı.애굽 사람들은 하수 물을 마실 수 없으므로 하숫가를 두루 파서 마실 물을 구하였더라
Mısırlılar içecek su bulmak için ırmak kıyısını kazmaya koyuldular. Çünkü ırmağın suyunu içemiyorlardı.Kopali pak všickni Egyptští vůkol řeky, hledajíce vody ku pití; nebo nemohli píti vody z řeky.
Mısırlılar içecek su bulmak için ırmak kıyısını kazmaya koyuldular. Çünkü ırmağın suyunu içemiyorlardı.Men alle Ægypterne gravede i Omegnen af Nilen efter Drikkevand, thi de kunde ikke drikke Nilvandet.
Mısırlılar içecek su bulmak için ırmak kıyısını kazmaya koyuldular. Çünkü ırmağın suyunu içemiyorlardı.Men alle egypterne gravde rundt omkring elven efter drikkevann; for de kunde ikke drikke elvevannet.
Mısırlılar içecek su bulmak için ırmak kıyısını kazmaya koyuldular. Çünkü ırmağın suyunu içemiyorlardı.Vả , vì hết_thảy người Ê - díp-tô uống nước sông chẳng được , nên đào xung_quanh sông tìm nước mà uống .
Mısırlılar içecek su bulmak için ırmak kıyısını kazmaya koyuldular. Çünkü ırmağın suyunu içemiyorlardı.Vả, vì hết thảy người Ê-díp-tô uống nước sông chẳng được, nên đào xung quanh sông tìm nước mà uống.
Mısırlılar içecek su bulmak için ırmak kıyısını kazmaya koyuldular. Çünkü ırmağın suyunu içemiyorlardı.Vtedy kopali všetci Egypťania všade okolo rieky a hľadali vodu na pitie, lebo nemohli piť vodu z rieky.
Mısırlılar içecek su bulmak için ırmak kıyısını kazmaya koyuldular. Çünkü ırmağın suyunu içemiyorlardı.Y todos los egipcios hicieron pozos alrededor del Nilo para beber, porque no podían beber las aguas del Nilo
Mısırlılar içecek su bulmak için ırmak kıyısını kazmaya koyuldular. Çünkü ırmağın suyunu içemiyorlardı.А всичките египтяни копаха около реката, за да намерят вода за пиене, защото не можеха да пият речната вода.
Mısırlılar içecek su bulmak için ırmak kıyısını kazmaya koyuldular. Çünkü ırmağın suyunu içemiyorlardı.И стали копать все Египтяне около реки чтобынайти воду для питья, потому что не могли пить воды из реки.
Mısırlılar içecek su bulmak için ırmak kıyısını kazmaya koyuldular. Çünkü ırmağın suyunu içemiyorlardı.ויחפרו כל מצרים סביבת היאר מים לשתות כי לא יכלו לשתת ממימי היאר׃
Mısırlılar içecek su bulmak için ırmak kıyısını kazmaya koyuldular. Çünkü ırmağın suyunu içemiyorlardı.وحفر جميع المصريين حوالي النهر لاجل ماء ليشربوا. لانهم لم يقدروا ان يشربوا من ماء النهر
Mısırlılar içecek su bulmak için ırmak kıyısını kazmaya koyuldular. Çünkü ırmağın suyunu içemiyorlardı.埃 及 人 都 在 河 的 兩 邊 挖 地 、 要 得 水 喝 、 因 為 他 們 不 能 喝 這 河 裡 的 水
Mısırlılar içecek su bulmak için ırmak kıyısını kazmaya koyuldular. Çünkü ırmağın suyunu içemiyorlardı.埃及人 都 在 河 的 兩邊 挖地 、 要 得 水 喝 、 因為 他 們 不 能 喝這河裡 的 水
Müteahhitler bunu sevmez. Yerin altını derinlemesine kazmak zorunda değilsiniz.Строителям не нравится это нововведение, ведь для него не нужно копать тоннель.
Nemli, "dedi. "Th" iyi zengin bir dünyanın, "diye yanıtladı. uzakta kazma."Asta-lea" pământ bun bogat, "el a răspuns, săpat departe.
Nemli, "dedi. "Th" iyi zengin bir dünyanın, "diye yanıtladı. uzakta kazma."Das ist th 'guten reichen Erde", antwortete er,
Nemli, "dedi. "Th" iyi zengin bir dünyanın, "diye yanıtladı. uzakta kazma."Dat is een goede rijke th 'aarde," antwoordde hij, graven weg.
Nemli, "dedi. "Th" iyi zengin bir dünyanın, "diye yanıtladı. uzakta kazma."Det är e" bra rika jorden ", svarade han, gräva bort.
Nemli, "dedi. "Th" iyi zengin bir dünyanın, "diye yanıtladı. uzakta kazma."Det er th 'god rige jord," svarede han, grave væk.
Nemli, "dedi. "Th" iyi zengin bir dünyanın, "diye yanıtladı. uzakta kazma."Đó là thứ trái đất giàu tốt," ông trả lời, đào đi.
Nemli, "dedi. "Th" iyi zengin bir dünyanın, "diye yanıtladı. uzakta kazma."Eso es bueno tierra rica th '", respondió, cavando.
Nemli, "dedi. "Th" iyi zengin bir dünyanın, "diye yanıtladı. uzakta kazma."Essa é boa terra th 'rico", ele respondeu: cavando.
Nemli, "dedi. "Th" iyi zengin bir dünyanın, "diye yanıtladı. uzakta kazma."Ez én" jó gazdag földet ", azt válaszolta, ásás el.
Nemli, "dedi. "Th" iyi zengin bir dünyanın, "diye yanıtladı. uzakta kazma.습기, "고 말했다. "그건 일 '좋은 부자 지구"라고 대답
Nemli, "dedi. "Th" iyi zengin bir dünyanın, "diye yanıtladı. uzakta kazma."Se th" hyvä rikas maa ", hän vastasi, kaivaa pois.
Nemli, "dedi. "Th" iyi zengin bir dünyanın, "diye yanıtladı. uzakta kazma."To je dobro bogate zemlje th", "mu je odgovoril, kopati proč.
Nemli, "dedi. "Th" iyi zengin bir dünyanın, "diye yanıtladı. uzakta kazma."To th 'dobrý bohaté krajiny," odpovedal, kopanie preč.
Nemli, "dedi. "Th" iyi zengin bir dünyanın, "diye yanıtladı. uzakta kazma."To th 'dobrý bohaté země," odpověděl, kopání pryč.