Ana içeriğe geç
Sözlük

kazara ile cümle

kazara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
"Eğer Tanrı olmasaydı, hepimiz kazara, şans eseri ortaya çıkmış olurduk."Αν δεν υπήρχε Θεός, όλοι θα ήμασταν ατυχήματα, το αποτέλεσμα αστρονομικής τυχαίας συγκυρίας στο σύμπαν.
"Eğer Tanrı olmasaydı, hepimiz kazara, şans eseri ortaya çıkmış olurduk."Ако нямаше Бог, всички щяхме да сме случайност, резултатът от астрономическия произволен шанс във Вселената.
"Eğer Tanrı olmasaydı, hepimiz kazara, şans eseri ortaya çıkmış olurduk.Если бы не было Бога, мы были случайностями, результат космического произвольного случая во Вселенной.
"Eğer Tanrı olmasaydı, hepimiz kazara, şans eseri ortaya çıkmış olurduk."אם אין אלוהים, הרי שכולנו בבחינת תאונות, "תוצאה של איזו אקראיות אסטרונומית ביקום.
"Eğer Tanrı olmasaydı, hepimiz kazara, şans eseri ortaya çıkmış olurduk."لولا وجود خالق لكنا جميا مجرد صدفة، نتيجة صدفة عشوائية وهائلة في الكون.
"Eğer Tanrı olmasaydı, hepimiz kazara, şans eseri ortaya çıkmış olurduk.偶然の それも 宇宙の天文的偶然の結果-- になるでしょう 人生に目的も意味も重要性も--
İzin verirseniz etrafımızdaki seslerin çoğunun kazara olduğu gözlemiyle başlayayım.Comenzaré con la observación de que la mayoría de los sonidos que nos rodea es accidental.
İzin verirseniz etrafımızdaki seslerin çoğunun kazara olduğu gözlemiyle başlayayım.Daţi-mi voie să încep cu observaţia că majoritatea sunetelor din jurul nostru sunt accidentale.
İzin verirseniz etrafımızdaki seslerin çoğunun kazara olduğu gözlemiyle başlayayım.Hadd kezdjem az észrevétellel, hogy a legtöbb hang körülöttünk a véletlen műve.
İzin verirseniz etrafımızdaki seslerin çoğunun kazara olduğu gözlemiyle başlayayım.우리 주변 대부분의 소리가 돌발적이라는 사실부터 시작해보도록 하죠.
İzin verirseniz etrafımızdaki seslerin çoğunun kazara olduğu gözlemiyle başlayayım.Naj začnem z opazko, da je večina zvoka okrog nas naključna.
İzin verirseniz etrafımızdaki seslerin çoğunun kazara olduğu gözlemiyle başlayayım.Permettez-moi de commencer en observant que la plupart du son qui nous entoure est accidentel.
İzin verirseniz etrafımızdaki seslerin çoğunun kazara olduğu gözlemiyle başlayayım.Saya akan mulai dengan pengamatan bahwa sebagian besar suara di sekitar kita tidak sengaja terdengar.
İzin verirseniz etrafımızdaki seslerin çoğunun kazara olduğu gözlemiyle başlayayım.Tôi xin bắt đầu với sự thật rằng hầu hết âm thanh quanh ta đều do con người tình cờ nghe được.
İzin verirseniz etrafımızdaki seslerin çoğunun kazara olduğu gözlemiyle başlayayım.Začnem krátkym postrehom - väčšina zvukov okolo nás je náhodná.
İzin verirseniz etrafımızdaki seslerin çoğunun kazara olduğu gözlemiyle başlayayım.Začnu zjištěním, že většina zvuků je náhodných.
İzin verirseniz etrafımızdaki seslerin çoğunun kazara olduğu gözlemiyle başlayayım.Zunächst einmal hat sich gezeigt, dass die meisten Geräusche um uns herum zufälliger Natur sind.
İzin verirseniz etrafımızdaki seslerin çoğunun kazara olduğu gözlemiyle başlayayım.Το μεγαλύτερο ποσοστό του ήχου γύρω μας είναι τυχαίο.
İzin verirseniz etrafımızdaki seslerin çoğunun kazara olduğu gözlemiyle başlayayım.Для начала замечу, что большинство окружающих нас звуков случайны.
İzin verirseniz etrafımızdaki seslerin çoğunun kazara olduğu gözlemiyle başlayayım.Почнімо зі спостереження, що звук навколо нас в основному випадковий.
İzin verirseniz etrafımızdaki seslerin çoğunun kazara olduğu gözlemiyle başlayayım.Ще започна с наблюдението, че повечето от звука около нас е случаен.
İzin verirseniz etrafımızdaki seslerin çoğunun kazara olduğu gözlemiyle başlayayım.אפתח בקביעה שרוב הצלילים שסביבנו הם אקראיים.
İzin verirseniz etrafımızdaki seslerin çoğunun kazara olduğu gözlemiyle başlayayım.دعوني أبدأ أولا مع مراقبة الصوت الأكثر عرضية وإزعاجاً ..
İzin verirseniz etrafımızdaki seslerin çoğunun kazara olduğu gözlemiyle başlayayım.そして多くは不快なものです(雑踏の音)
Kartel Lideri, Jorge Lara Kazara Bođuldu Likör perisi dün gece ziyaretime geldi.JORGE LARA, LÍDER DE UM CARTEL, AFOGA-SE ACIDENTALMENTE
Kazara değildi.Auf jeden Fall war es kein Versehen.
Kazara değildi.Beh, non è stato un caso.
Kazara değildi.Det var ikke ved et tilfælde.
Kazara değildi.Eh bien ça n'est pas arrivé par accident.
Kazara, (Kahkahalar) kazara meydana gelebilecekleri hariç tutarsak.갑작스럽게 (웃음) 옷이 벗겨지거나 하지 않는다면 말이죠.
Kazara, (Kahkahalar) kazara meydana gelebilecekleri hariç tutarsak.(Śmiech) Poza, może, jakąś awarią garderoby.
Kazara, (Kahkahalar) kazara meydana gelebilecekleri hariç tutarsak.(Γέλια) Μόνο αν έχουμε κάποιο "ατυχήμα" με τα ρούχα.
Kazara, (Kahkahalar) kazara meydana gelebilecekleri hariç tutarsak.[צחוק] -- ליקויי-תיפקוד לא צפויים מבחינת המלתחה.
Kazara, (Kahkahalar) kazara meydana gelebilecekleri hariç tutarsak.إلا في حالة -- (ضحك) حصل هناك أعطال غير متوقعة للملابس.
Kazara, (Kahkahalar) kazara meydana gelebilecekleri hariç tutarsak.(笑) 服がずれ落ちない限り.. (笑)
- Kazara oldu...- C'était un accident.
- Kazara oldu...- Chỉ là tại nạn thôi...
- Kazara oldu... - Neler oluyor?- Ha sido un accidente. - ¿Qué pasa aquí?
- Kazara oldu...Беше инцидент.
- Kazara oldu...- Я случайно...
Ne zaman kazara gözlerimin içinde baksalar.'좋은 하루 되세요'라고 말하는 정도의 일에도요.
Ne zaman kazara gözlerimin içinde baksalar."Lep dan želim," ko me slučajno pogledajo v oči.
Ne zaman kazara gözlerimin içinde baksalar."Leuke dag nog," als ze me per ongeluk in de ogen kijken.
Ne zaman kazara gözlerimin içinde baksalar."Que tengas un buen día", cuando accidentalmente me miran a los ojos.
Ne zaman kazara gözlerimin içinde baksalar."Tenha um bom dia", quando acidentalmente me olham nos olhos.
Ne zaman kazara gözlerimin içinde baksalar."Всего доброго", случайно встретившись со мной взглядом.
Ne zaman kazara gözlerimin içinde baksalar.כשהם הביטו לי בטעות בעיניים.
Ne zaman kazara gözlerimin içinde baksalar.عندما ينظرون لعيني مصادفة.
Ne zaman kazara gözlerimin içinde baksalar.ゼイ: 私は 集まったボイスメールを
Öğle yemeğindeki sandviçinden bazı küfler, kazara petri tabağına dökülmüş.그의 점심 샌드위치에 있던 곰팡이가 우연히 그의 페트리 접시에 떨어진 것이었습니다.
PRENS kazara Sabah uykusu gelen kişi sizi bu kadar erken kadar?왕자 어떤 불운은 우리의 아침 나머지 우리 사람을 호출 일찍이다?
PRENS kazara Sabah uykusu gelen kişi sizi bu kadar erken kadar?PANGERAN Apa kesialan yang bangun pagi-pagi, itu panggilan orang kita dari pagi kita istirahat?
PRENS kazara Sabah uykusu gelen kişi sizi bu kadar erken kadar?PRINCE Ce ghinion este de până atât de devreme, că apelurile noastre de la persoană restul dimineaţă noastre?
PRENS kazara Sabah uykusu gelen kişi sizi bu kadar erken kadar?PRINCE Che disavventura è così presto, che richiama la nostra persona dal resto nostre mattina?
PRENS kazara Sabah uykusu gelen kişi sizi bu kadar erken kadar?PRINCE Co nieszczęśliwego wypadku jest tak wcześnie rano, to zwraca nam osoba z naszych porannych reszta?
PRENS kazara Sabah uykusu gelen kişi sizi bu kadar erken kadar?PRINCE Hvad misadventure er så tidligt op, Det kalder vores person fra vores morgen er resten?
PRENS kazara Sabah uykusu gelen kişi sizi bu kadar erken kadar?PRINCE Kaj Nesreča je tako zgodaj gor, da so klici oseba iz naše ostale naše jutro?
PRENS kazara Sabah uykusu gelen kişi sizi bu kadar erken kadar?Prince Mikä epäonni on niin aikaisin ylös, Se kutsuu meidän henkilö meidän aamun levätä?
PRENS kazara Sabah uykusu gelen kişi sizi bu kadar erken kadar?PRINCE Milyen balszerencse olyan korán fel, hogy felhívja a személyt a délelőtti pihenés?
PRENS kazara Sabah uykusu gelen kişi sizi bu kadar erken kadar?PRINCE O infortúnio é levantar tão cedo, que chama a pessoa de resto a nossa manhã?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod