Ana içeriğe geç
Sözlük

kazanmaya ile cümle

kazanmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak o gün herkesin bu oyunu kazanmaya ihtiyacı vardır.Näin jokaiselle ottelulle saadaan voittaja.
İki yarışı da kazanıp kazanmayacağını merak ediyorum.Saapa nähdä, pystyykö hän voittamaan molemmat kilpailut.
Swagger, Elimination Chamber maçına kazanmaya hak kazandı.Στη συνέχεια, ο Σουάγκερ νίκησε στον αγώνα του Elimination Chamber.
1507 yılından başlayarak önem kazanmaya ve nüfusu artmaya başladı.Από το 1050 έως το 1571 η πόλη γνώρισε περίοδο ακμής και επεκτάθηκε εντυπωσιακά.
Bu oyunu kazanmayacaksınız.Δεν θα κερδίσετε αυτό το παιχνίδι.
Bu maçı kazanmayacaksın.Δεν θα κερδίσεις αυτόν τον αγώνα.
Émile Georget, ödünç bisiklet aldığından dolayı cezalandırıldığında yarışı kazanmaya yakındı.Émile Georget var tæt på at vinde løbet, men han blev straffet for at have lånt en cykel.
Kongre'yi kendi mücadele programına kazanmaya çalıştı.Han fik sin første kamp for klubben den.
Bu adada hayat felsefesini ve "Tomb Raider" kişiliğini kazanmaya, keşfetmeye başlar.Det er nok til at forelske sig i Tomb Raider igen."
5 haftalıktan itibaren sesler değil, görüntüler önem kazanmaya başlar.5 min. 2009 – Sporene gror ud af ord.
Bir prensesin kalbini kazanmaya çalışan genç adamla, büyük oranda Don Kişot'un yaşadığı şekilde alay edilir.Ved å forsøke å vinne en prinsesses hjerte blir den unge mannen like latterlig som Don Quijote.
UFC, Zuffa satışından sonra yavaş ama istikrarlı şekilde popülerlik kazanmaya başladı.Sparta begynte ekspansjonen sakte men sikkert.
Kuşatmadan sonra Hannibal Kartaca Senatosu'nun desteğini kazanmaya çalıştı.Etter erobringen av Saguntum forsøkte Hannibal å skaffe seg støtte fra senatet i Kartago.
Latin Amerika'daki sömürgelerde yaşayan insanlar bağımsızlık kazanmaya başlamıştı.De spanske koloniene i Sør-Amerika ble selvstendige.
Nazilerin Almanya'da güç kazanmaya başlamasıyla başlayan Beşinci Aliyah, kentin nüfusunu ivmeyle arttırdı.Befolkningstallet økte dramatisk i løpet av femte aliyah da nazistene tok makten i Tyskland.
Bu noktadan sonra Suicide Silence dünya çapında büyük hayran kitleleri kazanmaya başladı.Pada titik ini Suicide Silence mulai mendapatkan berbagai penggemar di seluruh dunia.
Ancak o gün herkesin bu oyunu kazanmaya ihtiyacı vardır.Kali ini, semua anggota bermain di permainan.
Kuşatmadan sonra Hannibal Kartaca Senatosu'nun desteğini kazanmaya çalıştı.Sau cuộc vây hãm, Hannibal đã cố gắng để đạt được sự hỗ trợ của viện nguyên lão Carthage.
Ancak o gün herkesin bu oyunu kazanmaya ihtiyacı vardır.Họ chỉ thắng một trong tất cả các trận đấu cho đến hiện tại.
Kongre'yi kendi mücadele programına kazanmaya çalıştı.Hội đồng Nghị viện lập ra chương trình nghị sự của riêng mình.
Ancak o gün herkesin bu oyunu kazanmaya ihtiyacı vardır.これがこのゲームの稼ぎの要である。
Kupalar kazanmaya devam etmek istiyorum.カーズ獲得を目論んでいる。
Yılın sonunda Stanley Kupası'nı kazanmaya çalışırlar.新チームは初年度にスタンレー・カップ優勝を果した。
Yani hayatı hafife alan, para kazanmayan ama harcayan insanları betimler.その目的は、お金への依存度を下げ、お金のない人やお金を稼ぐのが苦手な人でも生きやすい社会にすることだという。
Güneşin yeniden gücünü kazanmaya başladığı 22 Aralık'ta (Noel) Tammuz yeniden doğar.再び大篳篥が日の目を浴びるのは明治時代であった。
Balkan ulusları Osmanlı İmparatorluğu'ndan bağımsızlıklarını geri kazanmaya başladılar.巴尔干国家开始从奥斯曼帝国重获独立。
Ancak bir gün bir zar oyunundan 244 dolar kazanınca, işinden istifa ederek sokaklarda para kazanmaya başladı.然而,在一場擲骰遊戲中贏得244美元後,盧西安諾便辭去工作,並在街上賺錢。
Son setlerde ikimiz de kazanmaya çok yakındık.可以肯定的是,我在最後的這兩圈非常、非常地強勢。
Bu şarkıdan itibaren TLC, uluslararası başarılar kazanmaya başlamıştır.从这届开始,科切拉音乐节开始有了国际知名度。
Buna göre kişiler, bir öbeğe üye olmakla yeni haklar kazanmayacakları gibi varolan haklarını da yitirmezler.그러므로 유언에 의해 이익을 받는 자라도 유언자가 사망할 때까지는 아무런 권리를 취득하지 못한다.
Ancak o gün herkesin bu oyunu kazanmaya ihtiyacı vardır.하지만 이번 대회에서는 선수 한 명만 내보낼 예정이다.
Bugünkü anlamını 14. yüzyılda kazanmaya başlamıştır.14세기에 수도는 현재의 난으로 이전되었다.
Başbakanlığı döneminde Afrika'daki İngiliz sömürgeleri bağımsızlıklarını kazanmaya başladılar.הממשל האמין שהקולוניות הבריטיות באפריקה יקבלו עצמאות בקרוב..
Temmuz ayında Malazgirt'te Ruslara karşı bir zafer kazanmaya yetecek güce erişti.ביולי אותה שנה היה חזק דיו כדי לנצח את הרוסים במלזגירט.
Kongre'yi kendi mücadele programına kazanmaya çalıştı.הקונגרס הודה לו על מאמציו שתרמו לניצחון בקרב.
Bu noktadan sonra Suicide Silence dünya çapında büyük hayran kitleleri kazanmaya başladı.Suicide Silence започва да печели все повече фенове по света.
Kongre'yi kendi mücadele programına kazanmaya çalıştı.Следващата задача е клубът да изгради собствено игрище.
Bu arada Batılı ülkelerin de desteğini kazanmaya çalıştı.В същото време комунистите също се стремят да спечелят подкрепата на влашката общност.
Rıdvan gittikçe iktidar gücü kazanmaya başladı.Постепенно започват да ѝ приписват пророчески способности.
Latin Amerika'daki sömürgelerde yaşayan insanlar bağımsızlık kazanmaya başlamıştı.В Латинска Америка се започват войни за независимост.
Yılın sonunda Stanley Kupası'nı kazanmaya çalışırlar.До края на годината печели един Чалънджър турнир.
Gelecek yıl bir savaş pilotu olarak yeniden nitelik kazanmaya başladı.Още на следващата година обаче отново тръгва по море с пиратска цел.
İnsanın ana hedefi, her şeyi bir kenara bırakarak olabildiğince çok para kazanmaya yönelmektedir.Целта е да се натрупат повече пари, докато опонентите губят колкото се може повече.
Franz Ferdinand, 2004'te ve 2005'te 2 Brit Ödülü, Ivor Novello Ödülü'nü kazanmaya devam etti.Franz Ferdinand osvaja nagradu 'Ivor Novello Award' u 2004. i dvije od 'BRIT Awardsa' u 2005. godini.
Nazi'lerin Almanya'da yavaş yavaş güç kazanmaya başladıkları bir dönemdir bu.To je vrijeme kad na vlast u Njemačkoj dolaze nacisti.
Ama daha sonra resim çizerek hayatını kazanmaya başlamıştır.Nakon toga je upoznao slikarstvo i naslikao svoju prvu sliku.
Ben Esler - Sean McGinnes, batıya servet kazanmaya gelmiş bir İrlandalı.Seán McGinnes (Ben Esler) - mladý Ír, ktorý prišiel hľadať prácu na Západ.
Ancak o gün herkesin bu oyunu kazanmaya ihtiyacı vardır.Každý zápas musel mať v tejto fáze súťaže víťaza.
Yılın sonunda Stanley Kupası'nı kazanmaya çalışırlar.Tega leta je z njimi tudi osvojil Stanleyjev pokal.
Ama daha sonra resim çizerek hayatını kazanmaya başlamıştır.Takoj ko je zmogel, je začel slikati.
Son setlerde ikimiz de kazanmaya çok yakındık.Ko sva bila skupaj, sva bila oba zelo živčna.
Rıdvan gittikçe iktidar gücü kazanmaya başladı.Posamezne regije so pričele dobivati vse več moči.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra İslam ülkeleri bağımsızlıklarını kazanmaya başladılar.Po Antrojo pasaulinio karo šalys ėmė įgyti nepriklausomybę.
Ancak o gün herkesin bu oyunu kazanmaya ihtiyacı vardır.Liko tik tie, kurie turėjo užbaigti žaidimą.
Bu arada Batılı ülkelerin de desteğini kazanmaya çalıştı.Teised läänepoolsed riigid nõustusid USA tegevusega ning pakkusid omapoolset toetust.
Durumun ciddiyetini fark edip zaman kazanmaya çalıştı ve müttefikler aradı.Oma viibimise ajal võitis ta sealse rahva armastuse ning oli tuntud sõdurite julgustamise poolest.
450$ kazanmaya başladı.450 dollárt keresett.
450$ kazanmaya başladı.Câștiga 450 $.
450$ kazanmaya başladı.Dia berpenghasilan $450.
450$ kazanmaya başladı.Ela estava a ganhar 450 dólares.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod