450$ kazanmaya başladı.Ella estaba ganando $450.
450$ kazanmaya başladı.Elle gagnait 450$.
450$ kazanmaya başladı.Guadagnava 450$.
450$ kazanmaya başladı. Kendini idare etmeye başladı.그녀는 450달러를 법니다. 괜찮게 살아가고 있습니다.
450$ kazanmaya başladı. Kendini idare etmeye başladı.Cô kiếm được 450$ và đang làm việc tốt.
450$ kazanmaya başladı. Kendini idare etmeye başladı.Вона заробляла 450 доларів і все було в неї в порядку.
450$ kazanmaya başladı. Kendini idare etmeye başladı.Он зарабатывала 450 долларов и всё у неё в порядке.
450$ kazanmaya başladı. Kendini idare etmeye başladı.Тя изкарваше 450 долара, справяше се добре.
450$ kazanmaya başladı. Kendini idare etmeye başladı.היא הכניסה $450. היא הסתדרה.
450$ kazanmaya başladı. Kendini idare etmeye başladı.كانت تكسب 450 دولار . و كانت راضية بحياتها .
450$ kazanmaya başladı. Kendini idare etmeye başladı.子どもを学校に送り 家も買ったのです
450$ kazanmaya başladı.Sie verdiente 345 Euro.
450$ kazanmaya başladı.Vydělávala 450 dolarů.
450$ kazanmaya başladı.Zarábala 450 dolárov.
450$ kazanmaya başladı.Zarabiała 450$.
450$ kazanmaya başladı.Ze verdiende 450$.
450$ kazanmaya başladı.Κέρδιζε 450 δολλάρια.
Ama kazanmaya başlayınca desteklemeye başladılar.Ale kiedy zaczęła wygrywać, wtedy ją poparli.
Ama kazanmaya başlayınca desteklemeye başladılar.Als sie aber erst einmal anfing zu gewinnen, da standen sie alle wieder hinter ihr.
Ama kazanmaya başlayınca desteklemeye başladılar.Csak amikor elkezdett nyerni, akkor álltak mellé.
Ama kazanmaya başlayınca desteklemeye başladılar.Dar, odată ce a început să câștige, ei au început să o susțină.
Ama kazanmaya başlayınca desteklemeye başladılar.그렇지만 그녀가 대회에서 이기기 시작하자 그들은 그녀를 지지하기 시작합니다
Ama kazanmaya başlayınca desteklemeye başladılar.Ma, appena iniziò a vincere, cominciarono a sostenerla nuovamente.
Ama kazanmaya başlayınca desteklemeye başladılar.Maar toen ze begon te winnen... gingen ze weer achter haar staan.
Ama kazanmaya başlayınca desteklemeye başladılar.Mais quand elle a commencé à gagner, alors ils se sont mis à la soutenir.
Ama kazanmaya başlayınca desteklemeye başladılar.Mas, assim que ela começou a ganhar, voltaram a apoiá-la.
Ama kazanmaya başlayınca desteklemeye başladılar.Mutta kun hän alkoi voittaa, he tukivat häntä taas.
Ama kazanmaya başlayınca desteklemeye başladılar.Namun, saat dia mulai menang, mereka mulai mendukungnya kembali.
Ama kazanmaya başlayınca desteklemeye başladılar.Pero, una vez que comenzo a ganar, entonces la apoyaron.
Ama kazanmaya başlayınca desteklemeye başladılar.Tuy nhiên, ngay khi cô bắt đầu chiến thắng, thì họ đã bắt đầu ủng hộ cô.
Ama kazanmaya başlayınca desteklemeye başladılar.Αλλά, μόλις άρχισε να κερδίζει, την υποστήριξαν και αυτοί.
Ama kazanmaya başlayınca desteklemeye başladılar.Але після того, як вона почала вигравати, вони стали підтримувати її.
Ama kazanmaya başlayınca desteklemeye başladılar.Но после того, как она стала выигрывать, они снова стали поддерживать её.
Ama kazanmaya başlayınca desteklemeye başladılar.Но щом веднъж започнала да печели, отново застанали зад нея.
Ama kazanmaya başlayınca desteklemeye başladılar.אבל, איך שהיא התחילה לנצח, הם חזרו לתמוך בה.
Ama kazanmaya başlayınca desteklemeye başladılar.. ولكن ما أن بدات في الفوز حتى أنهم رجعوا لدعمها
Ama kazanmaya başlayınca desteklemeye başladılar.応援するようになったのです 誰しもが競争と勝利に価値を感じることがわかります
Ancak eninde sonunda, asıl soru, açık ya da değil, mülkiyet haklarının kazanıp kazanmayacağı değil.Ale ostatecznie, pytanie jest znacznie prostsze niż debata czy otwarte lub zamknięte wygra.
Ancak eninde sonunda, asıl soru, açık ya da değil, mülkiyet haklarının kazanıp kazanmayacağı değil.Il devient de plus en plus évident que cette économie open source est l'économie du futur.
Ancak eninde sonunda, asıl soru, açık ya da değil, mülkiyet haklarının kazanıp kazanmayacağı değil.Ma la domanda è: ultimatelly, molto più semplice di un dibattito se vincerà open o proprietario.
Aslında bu, bu yüzyılın başlarında önem kazanmaya başladı. -A plnou parou se to opravdu rozjelo na začátku této dekády.
Aslında bu, bu yüzyılın başlarında önem kazanmaya başladı. -Και άρχισε να γίνεται πολύ αισθητή στο αρχικό μέρος της πρώτης δεκαετίας του 2000.
Aslında bu, bu yüzyılın başlarında önem kazanmaya başladı. -І це насправді почало набирати оборотів в першій половині цього десятиліття.
Aslında bu, bu yüzyılın başlarında önem kazanmaya başladı. -始まりでした。 それらによって、基本的に住宅価格が上がりました。
"azdan çok var etme" temasının önem kazanmaya başladığı yer.적은 것으로부터 많은 것을 얻는 것은 점점 더 중요해지고 있습니다.
"azdan çok var etme" temasının önem kazanmaya başladığı yer.של לקבל יותר מפחות נהיה חשוב.
"azdan çok var etme" temasının önem kazanmaya başladığı yer.وهي الحصول علي الاكثر من الاقل و اهميتها
"azdan çok var etme" temasının önem kazanmaya başladığı yer.重要になるのです 1年半ほど前
Belki de sadece zaman kazanmaya çalışıyorlardır.Misschien zijn ze alleen tijd aan het winnen.
Belki de sadece zaman kazanmaya çalışıyorlardır.Možná jen chtějí získat čas.
Belki de sadece zaman kazanmaya çalışıyorlardır.ربما هم يريدون كسب الوقت.
Belki de sadece zaman kazanmaya çalışıyorlardır.たぶん、彼らがそのモデルを初めて実行する時、
Bir de bu kadar kazanmayacaksınız.I nie zarobicie tyle.
Bir de bu kadar kazanmayacaksınız.Und du wirst nicht so viel zu gewinnen.
Bir de bu kadar kazanmayacaksınız.Và bạn sẽ không kiếm được nhiều như thế này.
Bir de bu kadar kazanmayacaksınız.Y no vas a a ganar esto mismo.
Bir de bu kadar kazanmayacaksınız.Και δεν θα κερδίσετε τόσα.
Bir de bu kadar kazanmayacaksınız.あなたは、このお金を毎年失います。
Bu argümanları kazanmaya eğilimliyim çünkü püf noktalarını biliyorum.Azokat rendszeresen megnyerem, mert ismerem a trükköket.
Bu argümanları kazanmaya eğilimliyim çünkü püf noktalarını biliyorum.Bei solchen Streitereien gewinne ich immer, weil ich die Tricks kenne.