Ana içeriğe geç
Sözlük

kazanmaya ile cümle

kazanmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Kongre'yi kendi mücadele programına kazanmaya çalıştı.El club se proclamó campeón en su debut.
Uluslararası alanda ün kazanmaya 1995 yılında ses ve görüntü yürüyüşü ile başlamıştır.Inició su carrera en el año 1995, en la serie Sueños y espejos.
Japonya’da bir oyuncu olarak ün kazanmaya, korku filmleri Shikoku (1999) ve Ju-On (2000) ile başladı.Raggiunge la popolarità per la prima volta con i film horror Shikoku (1999) e Ju-on (2000).
Buna karşın araştırmacıların ilgisini ancak son yıllarda kazanmaya başlamıştır.In realtà, solo negli ultimi anni i ricercatori non asiatici hanno preso ad interessarsene.
Para veriliyor almayalım mı, kazanmayalım mı? (..)"È meglio dare o avere?".
1990'lar da şarkı sözü yazarı olarak başarı kazanmaya başladı.Negli anni '50 raggiunse il successo internazionale anche come cantante.
Bu arada Doktor, Eve ve Ronan, geminin manuel kontrolünü kazanmaya odaklanır.Тем временем Доктор, Ева и Дуркас пытаются получить ручное управление кораблём.
Fakat annesinin hatırına kızlara çeyiz parası kazanmaya çalışıyor.Но ради своей матери она пытается заработать деньги для своих сестёр.
Lindelof, "Artık vakit kazanmaya çalışmıyoruz." dedi.Линделоф подчеркнул: «Мы больше не задерживаемся».
500 - Sauron eski gücünü tekrar kazanmaya başlar.500 — Саурон снова начинает действовать в Средиземье.
Ancak o gün herkesin bu oyunu kazanmaya ihtiyacı vardır.И несмотря на это, вы приложили все усилия, чтобы эту партию выиграть.
Öldürmeler ortadan kaldırıldı ve Radicalz maçı kazanmaya devam etti.Их захват был соответственно обставлен, и радиоигра продолжалась.
Böylece Pro Era şöhret kazanmaya başladı.Со временем Ванга приобрела всемирную славу.
Son setlerde ikimiz de kazanmaya çok yakındık.В обеих играх сборная одержала сухие победы.
Grebbe Hattında kaybettiği zemini kazanmaya yönelik girişimler de başarısız oldu.Ещё одна попытка поймать Джерри, который забрался на крышу дома, также не удаётся.
Ancak daha sonralarında, yaptığı işin karşılığı olarak, Leavitt, saat başına 0.30 $ kazanmaya başlamıştır.Понимая бессмысленность дальнейшего сопротивления, Прентисс сдался в 17:30.
Kongre'yi kendi mücadele programına kazanmaya çalıştı.Тогда он оказался для его клуба победным..
İnsanın ana hedefi, her şeyi bir kenara bırakarak olabildiğince çok para kazanmaya yönelmektedir.غاية الإنسان الرئيسية تتحول نحو كسب أكبر كم ممكن من المال، مما يضع كل شيء آخر في الخلفية.
Burada geçirdiği sürede nükleer verinin toplanımı ve organizasyonu konusunda uzmanlık kazanmaya başladı.وهناك بدأت أن تتخصص في جمع وتنظيم البيانات النووية.
Balkan ulusları Osmanlı İmparatorluğu'ndan bağımsızlıklarını geri kazanmaya başladılar.As nações balcânicas começaram a ganhar suas independências do Império Otomano.
Bu arada Doktor, Eve ve Ronan, geminin manuel kontrolünü kazanmaya odaklanır.Enquanto isso, a Doutora, Eve e Durkas se concentram em ganhar o controle manual da nave.
Bu noktadan sonra Suicide Silence dünya çapında büyük hayran kitleleri kazanmaya başladı.Neste ponto, Suicide Silence estavam começando a ganhar uma ampla gama de fãs em todo o mundo.
Ben Esler - Sean McGinnes, batıya servet kazanmaya gelmiş bir İrlandalı.Ben Esler é Sean McGinnes, um ambicioso irlandês que quer fazer fortuna no oeste.
Franz Ferdinand, 2004'te ve 2005'te 2 Brit Ödülü, Ivor Novello Ödülü'nü kazanmaya devam etti.Franz Ferdinand ganhou um Ivor Novello Award em 2004 e dois Brit Awards em 2005.
Rıdvan gittikçe iktidar gücü kazanmaya başladı.O núcleo então começa a ganhar força.
Cumhuriyet döneminde arkeolojik kazılar yoğunluk kazanmaya başladı.No começo do Arqueano, a Terra esfriara significativamente.
Ancak daha sonralarında, yaptığı işin karşılığı olarak, Leavitt, saat başına 0.30 $ kazanmaya başlamıştır.Inicialmente Pickering não lhe pagava salário, mas depois Leavitt passou a receber $0,30 por hora de trabalho.
Kongre'yi kendi mücadele programına kazanmaya çalıştı.Ele ajudou os Americans a baterem seu clube.
Şarkılar bir şiirsellik kazanmaya başlamıştı.Cantares para acordar a poesia.
Para veriliyor almayalım mı, kazanmayalım mı? (..)Ca: Win je wel of win je niet?
Kuşatmadan sonra Hannibal Kartaca Senatosu'nun desteğini kazanmaya çalıştı.Na het beleg trachtte Hannibal de Carthaagse Senaat voor zich te winnen.
Armstrong en sonunda etabı kazanmaya devam etti ve tur zaferini sağladı.Armstrong wint eindelijk zijn etappe in de Tour.
Bu arada Çekoslovakya'da Komünist Parti güç kazanmaya başlamıştı.Zo kreeg in Tsjecho-Slowakije de communistische partij alle macht in handen.
Çeşitli işlere girerek para kazanmaya çalıştı.Om aan geld te komen had ze diverse baantjes.
Çoğu sistem hava aracı kullanarak başlangıç hızı ve yükseklik kazanmaya çalışır.Hoofddoel is veel airtime en snelheid ontwikkelen.
Bugünkü anlamını 14. yüzyılda kazanmaya başlamıştır.Dzisiejszy wygląd zyskał na początku XIII wieku.
Ben Esler - Sean McGinnes, batıya servet kazanmaya gelmiş bir İrlandalı.Ben Esler - Sean McGinnes, en ung irländare som vill skaffa sig ett nytt liv västerut.
Kongre'yi kendi mücadele programına kazanmaya çalıştı.Han gjorde mål i sin debut för klubben mot De Graafschap.
Para veriliyor almayalım mı, kazanmayalım mı? (..)Används materialet i syfte att ge vinst eller ej?
TR-808 ayrıca dubstep müzik içinde de saygınlık kazanmaya devam etti.TR-808 var relativt enkel att programmera och sålde bra.
Fakat annesinin hatırına kızlara çeyiz parası kazanmaya çalışıyor.Але заради своєї матері вона намагається заробити гроші для своїх сестер.
Son yıllarda tarım ağırlık kazanmaya başlamıştır.Аграрний сектор в останні роки втрачає колишнє значення.
Son setlerde ikimiz de kazanmaya çok yakındık.В обох матчах перемогу здобула збірна НАО.
Tom kesinlikle kazanmayacak.Том точно не переможе.
Tom kesinlikle kazanmayacak.Том точно не виграє.
Balkan ulusları Osmanlı İmparatorluğu'ndan bağımsızlıklarını geri kazanmaya başladılar.Balkánské národy začaly znovu získávat nezávislost na Osmanské říši.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra İslam ülkeleri bağımsızlıklarını kazanmaya başladılar.Po druhé světové válce některé asijské státy získaly nezávislost.
Ancak o gün herkesin bu oyunu kazanmaya ihtiyacı vardır.Hráč musí pro splnění tohoto cíle použít všechny prostředky.
Kongre'yi kendi mücadele programına kazanmaya çalıştı.Ligu se svým klubem vyhrál.
Ben Esler - Sean McGinnes, batıya servet kazanmaya gelmiş bir İrlandalı.Ben Esler ca Seán McGinnes, un tânăr ambițios irlandez în căutarea sa de a face avere în Vestul SUA.
Ancak o gün herkesin bu oyunu kazanmaya ihtiyacı vardır.Ez a garancia arra, hogy ezzel a játékkal mindenki csak nyerhet.
İnsanın ana hedefi, her şeyi bir kenara bırakarak olabildiğince çok para kazanmaya yönelmektedir.Leginkább csupán azt akarja, hogy minél több pénze legyen, minthogy bármi jóra elköltse.
O da boksör olarak şike yapıp para kazanmaya çalışır.Harmonikán játszik, úgy próbál pénzt keresni.
Ama daha sonra resim çizerek hayatını kazanmaya başlamıştır.Az unalom és a fájdalom elől menekülve kezdett festeni.
Triple H maçı kazanmaya çok yakındı ki, o şok return gerçekleşti.A meccset Triple H nyerte, így ismét ő lett a bajnok.
Rıdvan gittikçe iktidar gücü kazanmaya başladı.A hárem befolyása mind erősebben kezdett érvényesülni.
TR-808 ayrıca dubstep müzik içinde de saygınlık kazanmaya devam etti.TB-303 vaikutti kuitenkin edelleen elektroniseen tanssimusiikkiin.
Buna karşın araştırmacıların ilgisini ancak son yıllarda kazanmaya başlamıştır.Ekologian alkuperä on kuitenkin alkanut kiinnostaa tiedettä vasta viime vuosina.
Kongre'yi kendi mücadele programına kazanmaya çalıştı.Voittaja sai oman ohjelman kanavalle.
Avrupa'da merkezi krallıklar, güç kazanmaya başladılar.Euroopan kaupungit ja kuningashuoneet vaurastuvat.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod