kazanmasın ile cümle

kazanmasın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
2001 yılında AS Roma'nın Serie A'yı kazanmasında rol oynadı.2001 fick han vara med och vinna Serie A med Roma.
LeMond, Hinault'un etabı kazanmasına izin verdi.Stallet sade åt LeMond att köra för Hinault.
Fakat yarışmayı kazanmasına rağmen, hiçbir teklif almadı.Detta trots att han inte tagit en enda seger.
Kazanmasının ardından, Universal Music Group ile imzalandı.Efter vinsten signerades hon med skivbolaget Universal Music Australia.
1971 yılında ilk şampiyonluğunu kazanmasının ardından ismini Kareem Abdul-Jabbar olarak değiştirmiştir.Det var först efter NBA-finalen 1971 som han tog det arabiska namnet Kareem Abdul-Jabbar.
2004'te daha da fazla katkı sağlayarak İspanya'nın Davis Kupası'nı kazanmasına yardımcı oldu.У 2004 він допоміг збірній Іспанії виграти Кубок Девіса.
Ülkenin Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazanmasından sonra ülkenin resmi dili İngilizce olarak kalmıştır.Після здобуття незалежності Угандою офіційною мовою країни стала англійська.
Bu aynı zamanda dantelin sektörel boyut kazanmasına öncülük eder.Крім цього він навчився робити split jump на половину.
Taker bu maça müdahale etti ve maçı Hogan'ın kazanmasını sağladı.Цього разу тактика виявилася правильною і Гаррісон виграв вибори.
Kazanmasının ardından, Universal Music Group ile imzalandı.Згодом вона підписала контракт з Universal Music Group.
Tom Mary'nin kazanmasını istedi.Том хотів, щоб Мері перемогла.
Takımımızın kazanmasını istiyorum.Я хочу, щоб наша команда перемогла.
1959 yılında ülkenin bağımsızlığını kazanmasından üç yıl sonra kurulmuştur.Bylo založeno roku 1959, tři roky po získání nezávislosti země.
The Cranberries'in dünya çapında başarı ve ün kazanmasında 13 yıl boyunca başroldeydi.Skupinu Cranberries dovedla za třináct let její existence k celosvětovému úspěchu.
Savaştan sonra, Olimpiyat Oyunları'nın yeniden önem kazanmasında önemli rol oynadı.Sehrál významnou úlohu při obnově olympijského hnutí po válce.
Temmuz Devrimi büyük burjuvazinin aristokrasi karşısında önemli bir zafer kazanmasını sağladı.V červenci dosáhla revoluční armáda rozhodujícího vítězství u Fleurus.
Takımın Kubok Ukraniy'i kazanmasında büyük katkısı oldu.S týmem se radovali ze zisku Turner Cupu.
Ve şampiyonluk kazanmasını bildi.Publikum si myslelo, že měla vyhrát.
Kazanmasının ardından, Universal Music Group ile imzalandı.Novou smlouvu podepisují s firmou Universal Music.
Böylece takımının 2-1 kazanmasına katkısı oldu.Cu ajutorul lui, echipa sa a reușit să învingă cu 2-1.
Tom'un yarışı kazanmasının imkanı yok.Nu există nici o posibiltate ca Tom să câștige cursa.
2004'te daha da fazla katkı sağlayarak İspanya'nın Davis Kupası'nı kazanmasına yardımcı oldu.2004-ben hozzásegítette Spanyolországot a Davis-kupa megnyeréséhez.
2004'te ülkesinin Davis Kupası'nı kazanmasına yardımcı olmuştur.2004-ben Davis-kupa győzelemhez segítette hazáját.
Anlamlarını kaybetmelerine anlam daralması, yeni anlamlar kazanmasına anlam genişlemesi denir.Az új tárgyak, fogalmak megismerése tette szükségessé az új szavak átvételét.
Messi, bir frikik golü ve bir asist yaparak, Barça'nın maçı 6-1 kazanmasına yardım etti.Messi egy szabadrúgásgólt szerzett, illetve egy gólpasszt adott a 6–1-es barcelonai győzelmet hozó találkozón.
Kadın hakları hareketi kadının oy verme hakkını kazanmasında başarılı oldu.Nagy eredménye volt munkájának a női választójog megszerzése.
X-Factor Ukraine yarışması'nın altıncı sezonunu kazanmasından sonra ünlenmiştir.Hän nousi kuuluisuuteen voittaessaan X-Factor Ukraine -kilpailun kuudennen tuotantokauden.
Balor bu maçı da kazanmasını da bildi.Näin Burns vaikutti ottavan voiton.
1960'ta Somali'nin bağımsızlığını kazanmasından sonra sınır çatışmaları yeniden gündeme geldi.Somalian itsenäistyttyä vuonna 1960 maan olot ovat olleet aina sekavat.
Kazanmasının ardından, Universal Music Group ile imzalandı.Μετά την νίκη της, υπέγραψε με την Universal Music Group.
X-Factor Ukraine yarışması'nın altıncı sezonunu kazanmasından sonra ünlenmiştir.Έγινε γνωστός μετά τη νίκη του στην έκτη σεζόν του X-Factor της Ουκρανίας.
Kadın hakları hareketi kadının oy verme hakkını kazanmasında başarılı oldu.Το κίνημα για τα δικαιώματα των γυναικών πέτυχε να εξασφαλίσει το δικαίωμα ψήφου για πολλές γυναίκες.
2004 yılında Haiti, Fransa’dan bağımsızlığını kazanmasının 200.yılını kutlamıştır.Holland fejrer 200 års jubilæum siden dets uafhængighed fra Frankrig.
Mark Allen, son Dünya Şampiyonu Ronnie O'Sullivan karşısında 13-11 kazanmasını bildi.Mark Allen slog den forsvarende mesterRonnie O'Sullivan 13–11.
Albüm kapağında Robbie Chelsea'nin stadyumu Stamford Bridge'de bir kupa kazanmasını kutluyor.Albummet dækker funktioner Williams fejrer vinde et trofæ på Chelseas stadion, Stamford Bridge.
Ayrıca bir karşılaşmayı kazanmasının ardından İngilizce alıntılar söylemeyi sever.Han hader at tale engelsk, blandt andet fordi han er meget dårlig til det.
Fakat yarışmayı kazanmasına rağmen, hiçbir teklif almadı.Selv om et vinnerloddet ble trukket, hentet ingen prisen.
Ömer'in, evlilik konusunda kayınpederinin rızasını kazanmasında büyük rol oynamıştır.I mellomtiden forsøker Sam å vinne svigermors gunst.
Ne var ki, bu çaba Michele Alboreto, Alex Caffi ve Stefan Johansson'un puan kazanmasına yetmemiştir.Namun, yang tidak memungkinkan Michele Alboreto, Alex Caffi atau Stefan Johansson untuk mencetak poin.
2004'te ülkesinin Davis Kupası'nı kazanmasına yardımcı olmuştur.Pada tahun 2004, ia membantu negaranya menjuarai Piala Davis.
Korkular içindeki İbrahim’in cinsel gücünü kazanmasını sağlarlar.(Tetapi mereka tidak mau makan), karena itu Ibrahim merasa takut terhadap mereka.
X-Factor Ukraine yarışması'nın altıncı sezonunu kazanmasından sonra ünlenmiştir.Ia merupakan pemenang dari kompetisi X-Factor Ukraina musim ketiga pada tahun 2012.
Messi, bir frikik golü ve bir asist yaparak, Barça'nın maçı 6-1 kazanmasına yardım etti.Messi mencetak satu gol dari tendangan bebas dan Barça pergi untuk memenangkan pertandingan 6-1.
Messi, bir frikik golü ve bir asist yaparak, Barça'nın maçı 6-1 kazanmasına yardım etti.Messi ghi bàn từ một cú đá phạt và kiến tạo một tình huống khác giúp Barca thắng 6-1.
Kazanmasının ardından, Universal Music Group ile imzalandı.Cô giành giải nhất và ngay sau đó được Universal Music ký kết hợp đồng.
2004 yılında Haiti, Fransa’dan bağımsızlığını kazanmasının 200.yılını kutlamıştır.2004年、ハイチはフランスからの独立200周年を祝った。
Bangladeş’in 1971’de bağımsızlığını kazanmasından bu yana cumhurbaşkanının rolü üç defa değişti.1971年のバングラデシュの建国以来2回大統領の役割は変わっている。
Fransa, o maçı 4-1 kazanmasına rağmen, Şili ve Arjantin'e yenilerek grup aşamasını geçemedi.フランスはこの試合に4-1で勝利したが、アルゼンチンおよびチリとの試合を落としてグループリーグで敗退。
Savaştan sonra, Olimpiyat Oyunları'nın yeniden önem kazanmasında önemli rol oynadı.エドストレームは大戦後のオリンピック運動を復興するために重要な役割を演じた。
Gol atmayı seviyorum ama her şeyden önemlisi takımın kazanmasına yardımcı olmak.野球が好きだからやってるのだが、プレーするのは勝つためにだ。
Onun iş yaşamında büyük başarılar kazanmasına yardımcı olur.彼が大事業を成し遂げたのも当然であろう。
Popülerlik kazanmasından çok önce Smiley için çeşitli endüstrilerde farklı lisanslama imkanları doğmuştur.没过多久,推广取得了成效,Smiley在各行业均收获了不同的授权机会。
Kendisi öylesine bu kabiliyet yarışmasına katıldıysa'da bu onun kazanmasına sebep oldu.我很開心他完成了比賽,且是以他自己的方式,這是他應得的。
2004 yılında Haiti, Fransa’dan bağımsızlığını kazanmasının 200.yılını kutlamıştır.2004년 아이티는 프랑스에서 독립 200주년을 축하했다.
İlk kitabı ‘Özel Bir Acı’ birçok ödül kazanmasının yanı sıra 36 dile çevrildi.התסריט שחיבר ל"מטען הכאב" אף זכה בשישה פרסים חשובים אחרים.
Seçimi kazanmasının ardından, Müslüman Birliği Partisi'ndeki görevinden istifa etti. ^לאחר ניצחונו בבחירות, התפטר ג'ון מהסנאט.
2003-2004 sezonunda takımının Seria A'yı kazanmasında önemli rol oynamıştır.בעונת 2003/2004 חגג עימה זכייה בסרייה א'.
Ancak bütün bu tartışmalar Warhol'un para kazanmasına da yetmemiştir.אין פלא שבכל המסיבות האלה הוא קיבל בלי הסוס את מתנתו של קרומיי.
Bulgaristan'ın bağımsızlığını kazanmasının ardından yerel halk, Türk sembolünü indirip yaktı.След Освобождението местните хора свалят и изгарят турския символ.
Spurs ile bir şampiyonluk kazanmasına rağmen Parker'ın geleceği üzerine şüphe bulutları dolaşıyordu.Въпреки спечелената титла има съмнения за бъдещето на Паркър.

İlgili Sayfalar