kazanmasın ile cümle

kazanmasın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
DBP 218 sandalyenin 101'ini kazanmasına rağmen, hiçbir parti meclis çoğunluğunu kontrol etmedi.Although the DUP won 101 of 218 seats, no single party controlled a parliamentary majority.
Dionysos ve Ampelos bir dizi spor yarışmasına katılırlar, tanrı çocuğun kazanmasına izin verir.Dionysus and Ampelos indulge in a series of sports contests, the god allowing the boy to win.
Kitap 11 – Dionysos bir yüzme yarışması düzenler ve Ampelos'un kazanmasına izin verir.Book 11 – Dionysus organizes a swimming contest and allows Ampelus to win.
Bu evlilik, Kazimir'in Polonya tahtını geri alması için destek kazanmasına yardımcı oldu.This marriage helped Casimir to gain support in his reclaim over the Polish throne.
Salih el-Ali, Suriye'nin bağımsızlığını kazanmasından sonra tanınan bir şahsiyet haline geldi.Saleh Al-Ali became a celebrated figure after the Syria's independence.
Onun kazanmasını istiyorum.Ich will, dass er gewinnt.
Spurs ile bir şampiyonluk kazanmasına rağmen Parker'ın geleceği üzerine şüphe bulutları dolaşıyordu.Obwohl die Spurs die Meisterschaft gewinnen konnten, gab es Zweifel über Parkers Zukunft bei dem Team.
Güney kıyılarının taşra havası ve sakinliği Metastasio'nun sağlını geri kazanmasına yardım etti.Durch die frische Luft der ländlichen Gegend und die Ruhe des Meeres kam Metastasio wieder zu Kräften.
Ada, Şili'nin bağımsızlığını kazanmasından sonra bile İspanyolların elinde kalır.Die Insel blieb selbst nach der Unabhängigkeit Chiles noch in spanischer Hand.
Savaştan sonra, Olimpiyat Oyunları'nın yeniden önem kazanmasında önemli rol oynadı.Nach einer erneuten Verletzung war jedoch seine Chance auf eine Teilnahme an den Olympischen Spielen dahin.
Savaşın başında zaferler kazanmasına rağmen, 1632’de Lützen Savaşı sırasında öldü.Das Vorhaben wurde letztlich durch seinen Tod 1632 in der Schlacht bei Lützen vereitelt.
İlk kitabı ‘Özel Bir Acı’ birçok ödül kazanmasının yanı sıra 36 dile çevrildi.Auch das „Neue Testament“ in 61 verschiedenen Sprachen spielte eine nicht unbedeutende Rolle.
Bu tekli Britney'nin uluslararası alanda büyük bir başarı kazanmasına ve tanınmasına neden oldu.Nicht zuletzt dadurch erlangte Seeed durch diesen Riddim internationale Bekanntheit und Anerkennung.
Cesur hareketi saygı kazanmasına neden oldu.Son action courageuse lui a suscité du respect.
Stalinist mimari sanatta sosyalist gerçekçiliğin önem kazanmasını sağlamıştır.Høyre a participé activement à l'édification du modèle scandinave d'équité sociale.
Bern hükümeti tarafından verilen bu görev onun itibar kazanmasında etkili oldu.Sa découverte de l'ARN aurait dû lui valoir le Nobel.
Kendisi öylesine bu kabiliyet yarışmasına katıldıysa'da bu onun kazanmasına sebep oldu.Il rajoutait qu'il était très heureux d'avoir gagné cette coupe.
Böylece takımının 2-1 kazanmasına katkısı oldu.Il permet ainsi à son équipe de gagner 2-1.
Onun kazanmasını istiyordu.Yo quería que ella ganara.
Onlar İngilizlerin kazanmasını umuyorlardı.Esperaban que ganara Inglaterra.
Onların kazanmasını istiyordum.Quería que ellos ganaran.
Bu onun 1945'te Doktora kazanmasına yardımcı oldu.Esto la ayudó a obtener su doctorado en 1945.
Ancak 4. turda Samantha Stosur'a karşı ilk seti kazanmasına rağmen kaybetti.Perdió ante Samantha Stosur en tres sets, a pesar de ganar el primero.
Eva bir dul erkek olan Sachs'ın bu yarışmaya girip kazanmasına hiçbir itirazı olmadığı ima eder.Eva dice que a ella no le importaría si Sachs, un viudo, fuera a ganar el concurso.
Ancak bütün bu tartışmalar Warhol'un para kazanmasına da yetmemiştir.Sin embargo, las conversaciones sostenidas en torno al tema no se tradujeron en éxito monetario para Warhol.
Bu albüm onun uluslararası bir ün kazanmasını sağladı.Este álbum adquirió una gran fama internacional.
İsrail ekibinin 2 EuroLeague şampiyonluğunu kazanmasında büyük rol oynadı.Un equipo israelí hace historia ganando la Eurocopa femenina.
Ahilik teşkilatı, gençlerin iyi yetişmesini ve meslek kazanmasını sağlardı.Dare priorità all'educazione e creare buoni posti di lavoro per i giovani.
Korkular içindeki İbrahim’in cinsel gücünü kazanmasını sağlarlar.Примеры прощения своим обидчикам мы видим в лице Авраама (Быт.
Onun iş yaşamında büyük başarılar kazanmasına yardımcı olur.Благодаря своему трудолюбию добился успехов в бизнесе.
Fakat yarışmayı kazanmasına rağmen, hiçbir teklif almadı.Несмотря на свои навыки, так и не получил никакого прозвища.
Devrim 1922 yılında Mısır'ın Britanya'dan bağımsızlığını kazanmasını sağlamıştır.В том же 1922 году Египет добился независимости от Великобритании.
Ülkenin Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazanmasından sonra ülkenin resmi dili İngilizce olarak kalmıştır.После обретения Угандой независимости официальным языком страны стал английский.
Ahilik teşkilatı, gençlerin iyi yetişmesini ve meslek kazanmasını sağlardı.«Люксо-младший» должен был продемонстрировать всему миру возможности и потенциал молодой компании.
Güney kıyılarının taşra havası ve sakinliği Metastasio'nun sağlını geri kazanmasına yardım etti.وفي هواء الريف، وهدوء الساحل الجنوبي، استعاد ميتاستاسيو صحته.
Oyların % 91'ini kazanmasının ardından İslam Cumhuriyet Partisi'nin ilk cumhurbaşkanıydı.وكان أول رئيس من الحزب الجمهوري الإسلامي بعد حصوله على 91٪ من الأصوات.
Sharapova üç settede 3-0 öne geçmesine rağmen Janković maçı kazanmasını bildi.تقدمت شارابوفا 3-0 في المجموعة الثالثة قبل أن تتجه يانكوفيتش للفوز بالمباراة.
Bir ani basınç düşüşü, rüzgar değişimine sebep oldu ve bu da fırtınanın güç kazanmasını durdurdu.الحوض الصغير سبب بعض القص الرياح، التي توقفت العاصفة من الحصول على أي قوة.
Büyük cari fazlalar 2000 ve 2008 yılları arasında rublenin hızla reel olarak değer kazanmasına yol açmıştır.Os grandes superávits em conta corrente causaram uma rápida apreciação real do rublo entre 2000 e 2008.
2004 yılında Haiti, Fransa’dan bağımsızlığını kazanmasının 200.yılını kutlamıştır.Em 2004, o Haiti comemorou o bicentenário de sua independência da França.
Babasının onu desteklemesi ise bazen ona dost, bazen düşman kazanmasına neden olmuştur.Ela aceita seu namorado mesmo sendo um herói e algumas vezes chega até a ajudá-lo em suas aventuras.
1971 yılında ilk şampiyonluğunu kazanmasının ardından ismini Kareem Abdul-Jabbar olarak değiştirmiştir.Em 1971, alguns anos após se converter ao islamismo, mudou o nome para Kareem Abdul-Jabbar.
Mark Allen, son Dünya Şampiyonu Ronnie O'Sullivan karşısında 13-11 kazanmasını bildi.O vencedor foi Mark Selby, que venceu o anterior campeão mundial Ronnie O'Sullivan por 18-14.
Ambrose, Reigns'in yardımına geldi ve maçı kazanmasına yardımcı oldu.Rizzo concorda e ajuda a ganhar o jogo.
Fakat yarışmayı kazanmasına rağmen, hiçbir teklif almadı.Mas apesar de vencer o torneio, não lhe foi oferecido nenhum tipo de contrato.
Onun kazanmasını istiyordum.Eu queria que ela vencesse.
Balor bu maçı da kazanmasını da bildi.Bouin wist deze wedstrijd ook te winnen.
Savaştan sonra, Olimpiyat Oyunları'nın yeniden önem kazanmasında önemli rol oynadı.Hij speelde een belangrijke rol in het reanimeren van de Olympische Beweging na de oorlog.
Bu görevinde Namibya'nın 1990'da bağımsızlığını kazanmasında önemli rol oynadı.Hij speelde zo een belangrijke rol in de overgang van Namibië naar onafhankelijkheid.
Azerbaycan'ın tekrar bağımsızlığını kazanmasından sonra 1991 yılında yeniden kuruldu.Azerbeidzjan herkreeg zijn onafhankelijkheid in 1991.
Kızı da Pelops'u görünce aşık olmuş ve yarışı kazanmasını dilemiş.Toen Hippodameia Pelops zag werd ze op slag verliefd en maakte een afspraak met hem.
Böylece takımının 2-1 kazanmasına katkısı oldu.Hij hielp zijn team mee aan een 2-1 overwinning.
5 dakikada iki gol yemesine rağmen Arsenal karşılaşmayı deplasmanda 2-3 kazanmasını bilmiştir.Na twee tegengoals in de eerste vijf minuten won Arsenal de wedstrijd met 2-3.
2004'te ülkesinin Davis Kupası'nı kazanmasına yardımcı olmuştur.In 2004 won hij met Spanje de Davis Cup.
3. lige yükselme maçlarında ise ilk iki maçını kazanmasına rağmen 3. maçta yenilerek elenmiştir.De eerste twee opdrachten wint hij, maar bij de derde opdracht verliest hij.
Savaşın başında zaferler kazanmasına rağmen, 1632’de Lützen Savaşı sırasında öldü.Hij boekt grote successen maar sneuvelt zelf in 1632 in de Slag bij Lützen.
Demiryolları ve Sirkeci Garı'nın yapılması buranın daha da önem kazanmasına yol açtı.Met de privatisering en herstructurering van de elektriciteitsmarkt is deze functie nog belangrijker geworden.
Öğrencinin kontrol kazanmasını sağlar.Uczeń sprawdza wynik.
Ancak bütün bu tartışmalar Warhol'un para kazanmasına da yetmemiştir.Bycie na językach nie przyniosło Warholowi sukcesu finansowego.
1991'de Azerbaycan'ın bağımsızlığını kazanmasından sonra bu ülkenin ikinci büyük şehridir.Po uzyskaniu niepodległości przez Białoruś w 1991 jest jednym z ważniejszych miast białoruskich.

İlgili Sayfalar