kazanmasın ile cümle
kazanmasın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Londra'nın kazanmasına tepkisi: "Daha başka ne yapabilirdik bilmiyorum.След като домакинството бе дадено на Лондон, той горчиво казва "Не знам какво още можехме да направим.
İlk yılında MVP ödülünü kazanmasına rağmen takımının kötü gidişine dur diyemedi.Въпреки, че печели купата на ФА през своята първа година, неговото управление не е успешно.
X-Factor Ukraine yarışması'nın altıncı sezonunu kazanmasından sonra ünlenmiştir.Proslavio se pobjedom u šestoj sezoni emisije X-Factor Ukrajina.
Olumsuzluk eki, bir cümlenin olumsuz anlam kazanmasını sağlayan ek; yapım eki.Predrasude trga - pogrešno razumijevanje riječi.
Öğrencinin kontrol kazanmasını sağlar.Od učenika zahtijeva poštovanje.
Bulgaristan'ın bağımsızlığını kazanmasının ardından yerel halk, Türk sembolünü indirip yaktı.Nakon oslobođenja od Turaka, lokalni ljudi su uništili taj turski simbol.
Demonolojinin en önemli özelliği insanların cinler yardımıyla güç kazanmasını sağlamasıdır.Glavni cilj ovog reality formata je pomoći ljudi s prekomjernom težinom.
Savaştan sonra, Olimpiyat Oyunları'nın yeniden önem kazanmasında önemli rol oynadı.Zohral významnú úlohu pri obnove olympijského hnutia po vojne.
Bu da arbitratörün bankalarla bankalar aleyhinde işlem yaparak para kazanmasına olanak verir.Konkrétny štát únie teda môže zakázať financovanie potratov z peňazí daňových poplatníkov.
Bu görevinde Namibya'nın 1990'da bağımsızlığını kazanmasında önemli rol oynadı.Rozhodujúcu úlohu pre získanie nezávislosti však zohrala Veľká Británia.
YouTube'un popülerliği birçok YouTube kullanıcısının İnternet'te ün kazanmasına neden olmuştur.Obstaja več različnih vrst oglasov, s katerimi lahko Youtube ustvarjalci služijo denar.
Beşinci maçta Rockets kazanmasına rağmen altıncı maçı kaybetti.Nors pralaimėjo 5-ąją partiją – laimėjo 6-ąją.
Hekatonkheir'ler kendisinin Titanlar üzerinde zafer kazanmasına yardım ettiler.Išlaisvino hekantonheirus, kad padėtų kovoja su titanais.
Kazanmasının ardından, Universal Music Group ile imzalandı.Jis pasirašęs sutartį su „Universal Music Baltics“.
YouTube'un popülerliği birçok YouTube kullanıcısının İnternet'te ün kazanmasına neden olmuştur.Žaismas YouTube evoliucionuoja, nes kai kurie YouTube vartotojai gauna pinigus už jų įkeltą turinį.
Mark Allen, son Dünya Şampiyonu Ronnie O'Sullivan karşısında 13-11 kazanmasını bildi.Maailmameistritiitlit pidi kaitsma Ronnie O'Sullivan.
Böylece takımının 2-1 kazanmasına katkısı oldu.Pärast seda õnnestus meeskonnal kaotusseis 2:1 eduseisuks viia.
Kendisi öylesine bu kabiliyet yarışmasına katıldıysa'da bu onun kazanmasına sebep oldu.Kui ta jõuab säärase täiuslikkuse piirini, teeb see talle rõõmu.
Montoya ise 10 puan kazanmasına rağmen 50 puanla Schumacher'in arkasında 5. sırada yer almıştır.Kuid ometi oli ta veel enne viimast etappi punktiga taga 5 etappi võitnud Schumacherist.
ABD dolarına karşı değer kazanmasını istemeyebilir.A vypadá, že to je to, co se opravdu děje.
Biri belki Nobel Ödülü kazanmasına yetecek kadar sayıda patern görüyor.Az egyik mindössze a megfelelő számú mintázatot látja ahhoz, hogy Nobel-díjat kapjon.
Biri belki Nobel Ödülü kazanmasına yetecek kadar sayıda patern görüyor.De ene ziet misschien gewoon het juiste aantal patronen om een Nobelprijs te winnen.
Biri belki Nobel Ödülü kazanmasına yetecek kadar sayıda patern görüyor.Den ene ser kanske precis rätt antal mönster för att vinna ett Nobelpris.
Biri belki Nobel Ödülü kazanmasına yetecek kadar sayıda patern görüyor.Den ene ser måske det helt rigtige antal mønstre til at vinde en Nobelpris.
Biri belki Nobel Ödülü kazanmasına yetecek kadar sayıda patern görüyor.Einer sieht vielleicht genau die richtige Anzahl von Mustern, um den Nobelpreis zu gewinnen.
Biri belki Nobel Ödülü kazanmasına yetecek kadar sayıda patern görüyor.Jeden vidí asi ten správny počet vzorcov aby získal Nobelovu cenu.
Biri belki Nobel Ödülü kazanmasına yetecek kadar sayıda patern görüyor.Jeden z nich może widzi odpowiednią ilość wzorców aby wygrać nagrodę Nobla.
Biri belki Nobel Ödülü kazanmasına yetecek kadar sayıda patern görüyor.한쪽은 노벨상을 수상하기에
Biri belki Nobel Ödülü kazanmasına yetecek kadar sayıda patern görüyor.L'un voit peut-être le bon nombre de modèles pour gagner un prix Nobel.
Biri belki Nobel Ödülü kazanmasına yetecek kadar sayıda patern görüyor.Một người có lẽ nhìn thấy vừa đủ các quy luật để đoạt giải Nobel.
Biri belki Nobel Ödülü kazanmasına yetecek kadar sayıda patern görüyor.První třeba viděl přesně tolik vzorců, aby získal Nobelovu cenu.
Biri belki Nobel Ödülü kazanmasına yetecek kadar sayıda patern görüyor.Toinen näkee ehkä juuri oikean määrän malleja voittaakseen Nobelin palkinnon.
Biri belki Nobel Ödülü kazanmasına yetecek kadar sayıda patern görüyor.Um vê o número exato de padrões necessários para ganhar um Prémio Nobel.
Biri belki Nobel Ödülü kazanmasına yetecek kadar sayıda patern görüyor.Uno vede, forse, il numero esatto di schemi per vincere un premio Nobel.
Biri belki Nobel Ödülü kazanmasına yetecek kadar sayıda patern görüyor.Uno ve la cantidad adecuada de patrones como para ganar el premio Nobel.
Biri belki Nobel Ödülü kazanmasına yetecek kadar sayıda patern görüyor.Unul vede poate exact numărul potrivit de modele pentru a câștiga premiul Nobel.
Biri belki Nobel Ödülü kazanmasına yetecek kadar sayıda patern görüyor.Ο ένας μάλλον βλέπει ακριβώς το σωστό αριθμό προτύπων που χρειάζεται για να κερδίσει το Νόμπελ.
Biri belki Nobel Ödülü kazanmasına yetecek kadar sayıda patern görüyor.Едният може би вижда правилния брой модели за спечелване на Нобелова награда.
Biri belki Nobel Ödülü kazanmasına yetecek kadar sayıda patern görüyor.Один видит ровно то количество образов, которого достаточно, чтоб получить Нобелевскую премию.
Biri belki Nobel Ödülü kazanmasına yetecek kadar sayıda patern görüyor.האחד רואה אולי בדיוק את מספר הדפוסים
Biri belki Nobel Ödülü kazanmasına yetecek kadar sayıda patern görüyor.احدهما يرى ربما العدد الصحيح بالتحديد
Biri belki Nobel Ödülü kazanmasına yetecek kadar sayıda patern görüyor.程度のパターンを見たのです
Bunu çözmek istedik, çünkü eğer bunu çözebilirsek hücrelerin direnç kazanmasının önüne geçebilecektik.Als we dit konden uitknobbelen, waren we misschien in staat om dat resistent worden te voorkomen.
Bunu çözmek istedik, çünkü eğer bunu çözebilirsek hücrelerin direnç kazanmasının önüne geçebilecektik.Chcieliśmy się tego dowiedzieć, ponieważ rozumiejąc ten proces moglibyśmy zapobiegać temu uodparnianiu.
Bunu çözmek istedik, çünkü eğer bunu çözebilirsek hücrelerin direnç kazanmasının önüne geçebilecektik.Et nous avons voulu le découvrir parce qu'en comprenant cela, nous pourrions empêcher la résistance.
Bunu çözmek istedik, çünkü eğer bunu çözebilirsek hücrelerin direnç kazanmasının önüne geçebilecektik.만일 우리가 이런 내성이 왜 생기는지를 알게 된다면 그 저항이 생기지 않도록도 막을 수 있을 것이기 때문에 연구를 하고 싶었습니다.
Bunu çözmek istedik, çünkü eğer bunu çözebilirsek hücrelerin direnç kazanmasının önüne geçebilecektik.Queríamos averiguar esto porque de hacerlo tal vez podríamos evitar esa resistencia.
Bunu çözmek istedik, çünkü eğer bunu çözebilirsek hücrelerin direnç kazanmasının önüne geçebilecektik.Мы хотели это понять, потому что тогда мы могли бы предотвратить устойчивость раковых клеток.
Bunu çözmek istedik, çünkü eğer bunu çözebilirsek hücrelerin direnç kazanmasının önüne geçebilecektik.ורצינו להבין את זה, כי אם נצליח אז אולי נהיה מסוגלים למנוע מהעמידות הזאת בכלל להתרחש.
Bunu çözmek istedik, çünkü eğer bunu çözebilirsek hücrelerin direnç kazanmasının önüne geçebilecektik.وأردنا أن نكتشف ذلك لأننا إن اكتشفناه .قد نتمكن من منع حدوث هذه المقاومة في أي وقت
Bunu çözmek istedik, çünkü eğer bunu çözebilirsek hücrelerin direnç kazanmasının önüne geçebilecektik.そのような耐性ができるのを 防ぐことだって できるかもしれません それが私たちの取り組んだ課題でした
Hem Çin'in ABD'ye ihracatı ithalatından fazla olsun, hem de Yuan değer kazanmasın?¿Cómo obtienes más bienes enviados a los Estados Unidos que de vuelta a China sin el Yuan subiendo?
Hem Çin'in ABD'ye ihracatı ithalatından fazla olsun, hem de Yuan değer kazanmasın?Jak sprawić, by wysyłać więcej towarów do USA niż do Chin bez aprecjacji juana?
Hem Çin'in ABD'ye ihracatı ithalatından fazla olsun, hem de Yuan değer kazanmasın?Как нам больше товара экспортировать в США, чем обратно в Китай, без увеличения стоимости доллара?
Hem Çin'in ABD'ye ihracatı ithalatından fazla olsun, hem de Yuan değer kazanmasın?Як доставити більше товарів в США, ніж в Китай і, щоб юань, при цьому, не подорожчав?
Hem işveren hem de çalışanın para kazanmasını sağlayarak tüketime devam etmelerini sağlar.Därmed kan arbetsgivare och anställda fortsätta att tjäna pengar och därmed fortsätter konsumtionen.
Hem işveren hem de çalışanın para kazanmasını sağlayarak tüketime devam etmelerini sağlar.Таким образом позволяя рабочему и работодателю зарабатывать деньги и следовательно продолжать потребление.
Hepsi aynı maddeden meydana geldi, ama kendi formlarının kazanmasını istiyorlar.Chúng được tạo ra từ cùng vật chất, nhưng chúng muốn hình dạng của mình chiến thắng.
Hepsi aynı maddeden meydana geldi, ama kendi formlarının kazanmasını istiyorlar.Dan molekul itu tersusun dari bahan itu sendiri namun molekul itu ingin menang.
Hepsi aynı maddeden meydana geldi, ama kendi formlarının kazanmasını istiyorlar.Ele sunt făcute din același material, dar vor să câștige forma lor.