kazanması ile cümle

kazanması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Azerbaycan'ın tekrar bağımsızlığını kazanmasından sonra 1991 yılında yeniden kuruldu.Azerbeidzjan herkreeg zijn onafhankelijkheid in 1991.
Kızı da Pelops'u görünce aşık olmuş ve yarışı kazanmasını dilemiş.Toen Hippodameia Pelops zag werd ze op slag verliefd en maakte een afspraak met hem.
Amerikan Bağımsızlık Savaşı 1783 yılında ABD'nin bağımsızlığını kazanmasıyla sonuçlandı.De Amerikaanse Onafhankelijkheidsoorlog eindigde in 1783.
Böylece takımının 2-1 kazanmasına katkısı oldu.Hij hielp zijn team mee aan een 2-1 overwinning.
5 dakikada iki gol yemesine rağmen Arsenal karşılaşmayı deplasmanda 2-3 kazanmasını bilmiştir.Na twee tegengoals in de eerste vijf minuten won Arsenal de wedstrijd met 2-3.
2004'te ülkesinin Davis Kupası'nı kazanmasına yardımcı olmuştur.In 2004 won hij met Spanje de Davis Cup.
3. lige yükselme maçlarında ise ilk iki maçını kazanmasına rağmen 3. maçta yenilerek elenmiştir.De eerste twee opdrachten wint hij, maar bij de derde opdracht verliest hij.
Savaşın başında zaferler kazanmasına rağmen, 1632’de Lützen Savaşı sırasında öldü.Hij boekt grote successen maar sneuvelt zelf in 1632 in de Slag bij Lützen.
2000'deki en iyi başarısı Estoril Açık'ı kazanması oldu.Zijn beste prestatie behaalde hij in 2000 met het winnen van de Ironman Lanzarote.
Daha sonraları, özellikle 11. Hanedan sırasında Teb kentinin önem kazanmasıyla Asyut gözden düştü.Vooral in etappe elf toonde hij zijn vorm door aan te vallen.
Satranç ve pokerde birinin kazanması için diğerinin kaybetmesi gerekir.Bij bordspellen, zoals schaken, is het initiatief daartoe aan de verliezer.
Demiryolları ve Sirkeci Garı'nın yapılması buranın daha da önem kazanmasına yol açtı.Met de privatisering en herstructurering van de elektriciteitsmarkt is deze functie nog belangrijker geworden.
Aslında bunların hepsi mevcut durumun resmiyet kazanması anlamına geliyordu.Die eis maakte feitelijk alle literatuur tot een vorm van geschiedenis.
Los Altos'un Guatemala'dan bağımsızlığını kazanması resmi olarak 2 Şubat 1838'de ilan edilmiştir.Niepodległą republikę Los Altos proklamowano 2 lutego 1838.
En önemli başarısı 2004 Fransa Açık'nı kazanmasıdır.Jej największym sukcesem była wygrana French Open w 1997.
Fakat para kazanması lazımdı.Potrzebował jednak pieniędzy.
Öğrencinin kontrol kazanmasını sağlar.Uczeń sprawdza wynik.
Ancak bütün bu tartışmalar Warhol'un para kazanmasına da yetmemiştir.Bycie na językach nie przyniosło Warholowi sukcesu finansowego.
1991'de Azerbaycan'ın bağımsızlığını kazanmasından sonra bu ülkenin ikinci büyük şehridir.Po uzyskaniu niepodległości przez Białoruś w 1991 jest jednym z ważniejszych miast białoruskich.
Retorik türünün edebi bir nitelik kazanması ve gelişmesi Atina’da olmuştur.Rozwój i oddziaływanie idei prawosławia w Galicji.
Los Altos'un Guatemala'dan bağımsızlığını kazanması resmi olarak 2 Şubat 1838'de ilan edilmiştir.Los Altos självständighet från Guatemala utropades officiellt den 2 februari 1838.
2001 yılında AS Roma'nın Serie A'yı kazanmasında rol oynadı.2001 fick han vara med och vinna Serie A med Roma.
LeMond, Hinault'un etabı kazanmasına izin verdi.Stallet sade åt LeMond att köra för Hinault.
Fakat yarışmayı kazanmasına rağmen, hiçbir teklif almadı.Detta trots att han inte tagit en enda seger.
Kazanmasının ardından, Universal Music Group ile imzalandı.Efter vinsten signerades hon med skivbolaget Universal Music Australia.
Profesyonel müzik hayatı ise on beş yaşında Rönesans Yolu isimli yarışmayı kazanmasıyla başladı.Hans professionella sångkarriär började vid femton års ålder då han vann musiktävlingen Road to Renaissance.
1971 yılında ilk şampiyonluğunu kazanmasının ardından ismini Kareem Abdul-Jabbar olarak değiştirmiştir.Det var först efter NBA-finalen 1971 som han tog det arabiska namnet Kareem Abdul-Jabbar.
Surinam'ın 1975'te bağımsızlığını kazanmasıyla Surinam'dan bir göç dalgası yaşandı.1975 följde Surinams självständighet.
Evrime itirazlar 19. yüzyılda evrim düşüncesinin önem kazanmasıyla ortaya çıkmıştır.Speciellt med detta uppror är, att föreställningen om dess betydelse ökade på 1800-talet.
Geri kalmış popüler müziğimizin ileri teknik ve zengin folklorumuzla birleşmesiyle bir kişilik kazanması...".Oj då, vi har ingen … Ah! bara en sak: att få publiken att skratta mellan våra musikaliska nummer."
Los Altos'un Guatemala'dan bağımsızlığını kazanması resmi olarak 2 Şubat 1838'de ilan edilmiştir.2 лютого 1838 року була офіційно оголошена незалежність Лос-Альтос від Гватемали.
Fakat para kazanması lazımdı.Тепер потрібно було грошей.
2004'te daha da fazla katkı sağlayarak İspanya'nın Davis Kupası'nı kazanmasına yardımcı oldu.У 2004 він допоміг збірній Іспанії виграти Кубок Девіса.
Ülkenin Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazanmasından sonra ülkenin resmi dili İngilizce olarak kalmıştır.Після здобуття незалежності Угандою офіційною мовою країни стала англійська.
Bunu Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) güvenini kazanması izledi.Це спонукало уряд Туніса звернутися за фінансовою допомогою до Міжнародного валютного фонду (МВФ).
Bu aynı zamanda dantelin sektörel boyut kazanmasına öncülük eder.Крім цього він навчився робити split jump на половину.
Taker bu maça müdahale etti ve maçı Hogan'ın kazanmasını sağladı.Цього разу тактика виявилася правильною і Гаррісон виграв вибори.
Kazanmasının ardından, Universal Music Group ile imzalandı.Згодом вона підписала контракт з Universal Music Group.
Tom Mary'nin kazanmasını istedi.Том хотів, щоб Мері перемогла.
Takımımızın kazanmasını istiyorum.Я хочу, щоб наша команда перемогла.
Ödülün veriliş amacı matematiğin, özellikle gençler arasında, yaygınlaşması ve prestij kazanmasıdır.Cílem ceny je propagace a zvyšování prestiže matematiky, zvláště mezi mládeží.
1959 yılında ülkenin bağımsızlığını kazanmasından üç yıl sonra kurulmuştur.Bylo založeno roku 1959, tři roky po získání nezávislosti země.
The Cranberries'in dünya çapında başarı ve ün kazanmasında 13 yıl boyunca başroldeydi.Skupinu Cranberries dovedla za třináct let její existence k celosvětovému úspěchu.
Savaştan sonra, Olimpiyat Oyunları'nın yeniden önem kazanmasında önemli rol oynadı.Sehrál významnou úlohu při obnově olympijského hnutí po válce.
Temmuz Devrimi büyük burjuvazinin aristokrasi karşısında önemli bir zafer kazanmasını sağladı.V červenci dosáhla revoluční armáda rozhodujícího vítězství u Fleurus.
En önemli başarısı 2004 Fransa Açık'nı kazanmasıdır.Největšího úspěchu dosáhla vítězstvím na French Open 1997.
Takımın Kubok Ukraniy'i kazanmasında büyük katkısı oldu.S týmem se radovali ze zisku Turner Cupu.
Ve şampiyonluk kazanmasını bildi.Publikum si myslelo, že měla vyhrát.
Kazanmasının ardından, Universal Music Group ile imzalandı.Novou smlouvu podepisují s firmou Universal Music.
Bu durumda Roma’nın, eski müttefiklerinin desteğini yeniden kazanması olasıdır.Acesta susținea faptul că Egiptul poate progresa doar după recuperarea rădăcinilor lui antice.
Sonuç en çok oy alan adayın kazanmasıyla gerçekleşir.Cu toate acestea, cea mai importantă contribuție vine de la spinul electronilor.
Böylece takımının 2-1 kazanmasına katkısı oldu.Cu ajutorul lui, echipa sa a reușit să învingă cu 2-1.
Tom'un yarışı kazanmasının imkanı yok.Nu există nici o posibiltate ca Tom să câștige cursa.
Los Altos'un Guatemala'dan bağımsızlığını kazanması resmi olarak 2 Şubat 1838'de ilan edilmiştir.Los Altos függetlenségét Guatemalától hivatalosan 1838. február 2-án nyilvánították ki.
2004'te daha da fazla katkı sağlayarak İspanya'nın Davis Kupası'nı kazanmasına yardımcı oldu.2004-ben hozzásegítette Spanyolországot a Davis-kupa megnyeréséhez.
En önemli başarısı 2004 Fransa Açık'nı kazanmasıdır.Legnagyobb sikere a 2014-es US open győzelme.
2004'te ülkesinin Davis Kupası'nı kazanmasına yardımcı olmuştur.2004-ben Davis-kupa győzelemhez segítette hazáját.
Anlamlarını kaybetmelerine anlam daralması, yeni anlamlar kazanmasına anlam genişlemesi denir.Az új tárgyak, fogalmak megismerése tette szükségessé az új szavak átvételét.
Messi, bir frikik golü ve bir asist yaparak, Barça'nın maçı 6-1 kazanmasına yardım etti.Messi egy szabadrúgásgólt szerzett, illetve egy gólpasszt adott a 6–1-es barcelonai győzelmet hozó találkozón.
Match point (maç sayısı); herhangi bir oyuncunun maçı kazanması için gerekli olan son sayıdır.Matchpoint (meccslabda): csak egy pont kell a meccs megnyeréséhez.

İlgili Sayfalar