kazanması ile cümle
kazanması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Onlar İngilizlerin kazanmasını umuyorlardı.Esperaban que ganara Inglaterra.
Onların kazanmasını istiyordum.Quería que ellos ganaran.
Netenyahu’nun ön seçimlerin favorisi Shimon Peres’e karşı kazanması birçok kişiyi şaşırttı.La victoria de Netanyahu sobre el favorito preelectoral Shimon Peres sorprendió a muchos.
Bu onun 1945'te Doktora kazanmasına yardımcı oldu.Esto la ayudó a obtener su doctorado en 1945.
O gece Gervin'in ödülü kazanması için 58 sayı atması gerekiyordu.Esa noche, Gervin ya sabía que necesitaba 58 puntos para conseguir el título.
Ödülün veriliş amacı matematiğin, özellikle gençler arasında, yaygınlaşması ve prestij kazanmasıdır.El premio pretende dar publicidad a las matemáticas y aumentar su prestigio, especialmente entre los jóvenes.
Fakat para kazanması lazımdı.Pero debían conseguir el dinero.
Ancak 4. turda Samantha Stosur'a karşı ilk seti kazanmasına rağmen kaybetti.Perdió ante Samantha Stosur en tres sets, a pesar de ganar el primero.
Eva bir dul erkek olan Sachs'ın bu yarışmaya girip kazanmasına hiçbir itirazı olmadığı ima eder.Eva dice que a ella no le importaría si Sachs, un viudo, fuera a ganar el concurso.
1987 yılında Goa'nın eyalet statüsü kazanmasıyla eyaletin başkenti oldu.Panaji se convirtió en un estado-capital de Goa en la elevación de la condición de Estado en 1987.
Ancak bütün bu tartışmalar Warhol'un para kazanmasına da yetmemiştir.Sin embargo, las conversaciones sostenidas en torno al tema no se tradujeron en éxito monetario para Warhol.
Shane, Lana'ya kendi fırsatını kendisinin kazanması gerektiğini söyledi.Fenena dice que ella compartirá su suerte.
Bu albüm onun uluslararası bir ün kazanmasını sağladı.Este álbum adquirió una gran fama internacional.
Ayrıca günümüzde İngilizce'nin önem kazanmasıyla birlikte çok sayıda dil eğitim siteleri kurulmuştur.Recientemente se han aumentado los préstamos del idioma inglés.
Bu her tarzdan yazarın kazanması için mükemmel bir şanstı.Sin duda un guiño genial de este escritor universal.
Amerikan Bağımsızlık Savaşı 1783 yılında ABD'nin bağımsızlığını kazanmasıyla sonuçlandı.La guerra de independencia estadounidense terminó en 1783.
İsrail ekibinin 2 EuroLeague şampiyonluğunu kazanmasında büyük rol oynadı.Un equipo israelí hace historia ganando la Eurocopa femenina.
Los Altos'un Guatemala'dan bağımsızlığını kazanması resmi olarak 2 Şubat 1838'de ilan edilmiştir.L'indipendenza di Los Altos dal Guatemala fu proclamata ufficialmente il 2 febbraio 1838.
Salem'in şehir statüsü kazanması 1857'de olmuştur.Salem ricevette lo statuto di città nel 1857.
Mücadeleyi Denizlispor’un kazanmasıyla Antalyasporlu taraftarların sataşmaları sonrasında olaylar çıkmıştır.Nello scontro che ne seguì gli ateniesi annientarono la flotta avversaria e portarono a termine la ritirata.
Surinam'ın 1975'te bağımsızlığını kazanmasıyla Surinam'dan bir göç dalgası yaşandı.La maggioranza degli europei lasciarono il Suriname dopo l'indipendenza del 1975.
Ahilik teşkilatı, gençlerin iyi yetişmesini ve meslek kazanmasını sağlardı.Dare priorità all'educazione e creare buoni posti di lavoro per i giovani.
Ekim 1993'te yapılan erken seçimleri PASOK'un kazanması üzerine yeniden başbakan oldu.Le nuove elezioni del febbraio 2006 hanno portato René Préval ad essere rieletto presidente.
1991 yılında Estonya'nın bağımsızlığını tekrar kazanması sonucunda Ida-Viru iline bağlandı.Fondamentale il suo contributo al ritorno dell'Estonia indipendente nel 1991.
Tom'un büyük ailesini desteklemek için yeterli para kazanması kolay değildi.Фоме было нелегко заработать достаточно денег для содержания своей большой семьи.
Bizim oylarımız onun seçimi kazanması için yeterli gelmedi.Наших голосов не хватило, чтобы его избрать.
Los Altos'un Guatemala'dan bağımsızlığını kazanması resmi olarak 2 Şubat 1838'de ilan edilmiştir.2 февраля 1838 года была официально объявлена независимость Лос-Альтоса от Гватемалы.
Korkular içindeki İbrahim’in cinsel gücünü kazanmasını sağlarlar.Примеры прощения своим обидчикам мы видим в лице Авраама (Быт.
Amerikan Bağımsızlık Savaşı 1783 yılında ABD'nin bağımsızlığını kazanmasıyla sonuçlandı.В 1783 году заканчивается война за независимость США.
Onun iş yaşamında büyük başarılar kazanmasına yardımcı olur.Благодаря своему трудолюбию добился успехов в бизнесе.
Fakat yarışmayı kazanmasına rağmen, hiçbir teklif almadı.Несмотря на свои навыки, так и не получил никакого прозвища.
Devrim 1922 yılında Mısır'ın Britanya'dan bağımsızlığını kazanmasını sağlamıştır.В том же 1922 году Египет добился независимости от Великобритании.
Satranç ve pokerde birinin kazanması için diğerinin kaybetmesi gerekir.Для игры нужны шашки и шахматная доска.
Ülkenin Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazanmasından sonra ülkenin resmi dili İngilizce olarak kalmıştır.После обретения Угандой независимости официальным языком страны стал английский.
Ülkenin 30 Eylül 1966 tarihinde bağımsızlığını kazanması ile kullanılmaya başlanmıştır.Основная инфраструктура города была готова ко Дню Независимости 30 сентября 1966.
Ahilik teşkilatı, gençlerin iyi yetişmesini ve meslek kazanmasını sağlardı.«Люксо-младший» должен был продемонстрировать всему миру возможности и потенциал молодой компании.
Los Altos'un Guatemala'dan bağımsızlığını kazanması resmi olarak 2 Şubat 1838'de ilan edilmiştir.استقلال لوس ألتوس عن غواتيمالا أعلن عنه رسميا في 2 فبراير 1838.
Güney kıyılarının taşra havası ve sakinliği Metastasio'nun sağlını geri kazanmasına yardım etti.وفي هواء الريف، وهدوء الساحل الجنوبي، استعاد ميتاستاسيو صحته.
Oyların % 91'ini kazanmasının ardından İslam Cumhuriyet Partisi'nin ilk cumhurbaşkanıydı.وكان أول رئيس من الحزب الجمهوري الإسلامي بعد حصوله على 91٪ من الأصوات.
Sharapova üç settede 3-0 öne geçmesine rağmen Janković maçı kazanmasını bildi.تقدمت شارابوفا 3-0 في المجموعة الثالثة قبل أن تتجه يانكوفيتش للفوز بالمباراة.
Bir ani basınç düşüşü, rüzgar değişimine sebep oldu ve bu da fırtınanın güç kazanmasını durdurdu.الحوض الصغير سبب بعض القص الرياح، التي توقفت العاصفة من الحصول على أي قوة.
Büyük cari fazlalar 2000 ve 2008 yılları arasında rublenin hızla reel olarak değer kazanmasına yol açmıştır.Os grandes superávits em conta corrente causaram uma rápida apreciação real do rublo entre 2000 e 2008.
2004 yılında Haiti, Fransa’dan bağımsızlığını kazanmasının 200.yılını kutlamıştır.Em 2004, o Haiti comemorou o bicentenário de sua independência da França.
Arnold, Tell ve Walter İsviçre'nin ulusal egemenliğini kazanması için uğraşacaklarına birlikte yemin ederler.Arnold, Tell e Walter fazem um juramento de livrar a Suíça.
Kazanması sonucunda Toronto'da Sweet Daddy Siki ve Ron Hutchinson tarafından eğitildi.Vitorioso, Adam foi treinado por Sweet Daddy Siki and Ron Hutchinson, em Toronto.
Fakat para kazanması lazımdı.Tem de fazer dinheiro.
Babasının onu desteklemesi ise bazen ona dost, bazen düşman kazanmasına neden olmuştur.Ela aceita seu namorado mesmo sendo um herói e algumas vezes chega até a ajudá-lo em suas aventuras.
1971 yılında ilk şampiyonluğunu kazanmasının ardından ismini Kareem Abdul-Jabbar olarak değiştirmiştir.Em 1971, alguns anos após se converter ao islamismo, mudou o nome para Kareem Abdul-Jabbar.
Mark Allen, son Dünya Şampiyonu Ronnie O'Sullivan karşısında 13-11 kazanmasını bildi.O vencedor foi Mark Selby, que venceu o anterior campeão mundial Ronnie O'Sullivan por 18-14.
Ambrose, Reigns'in yardımına geldi ve maçı kazanmasına yardımcı oldu.Rizzo concorda e ajuda a ganhar o jogo.
Fakat yarışmayı kazanmasına rağmen, hiçbir teklif almadı.Mas apesar de vencer o torneio, não lhe foi oferecido nenhum tipo de contrato.
En önemli başarısı 2004 Fransa Açık'nı kazanmasıdır.Seu maior sucesso foi a vitória no Mundial de 1974.
Onun kazanmasını istiyordum.Eu queria que ela vencesse.
Arnold, Tell ve Walter İsviçre'nin ulusal egemenliğini kazanması için uğraşacaklarına birlikte yemin ederler.Arnold, Tell en Walter zweren een eed om Zwitserland te bevrijden.
En büyük başarısı da British Touring Car Championship’i kazanmasıydı.Resultaten uit het British Touring Car Championship.
Fakat para kazanması lazımdı.Hij had geld nodig.
Balor bu maçı da kazanmasını da bildi.Bouin wist deze wedstrijd ook te winnen.
1973 yılında Nobel Ödülünü kazanması ona daha az Ortodoks alanlarda çalışma özgürlüğü tanıdı.In 1973 won hij de Nobelprijs voor zijn pionierswerk op gebied van de ethologie.
Savaştan sonra, Olimpiyat Oyunları'nın yeniden önem kazanmasında önemli rol oynadı.Hij speelde een belangrijke rol in het reanimeren van de Olympische Beweging na de oorlog.
Bu görevinde Namibya'nın 1990'da bağımsızlığını kazanmasında önemli rol oynadı.Hij speelde zo een belangrijke rol in de overgang van Namibië naar onafhankelijkheid.