kazanması ile cümle
kazanması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Alınması gereken riskler ve mücadeleyi kazanması gereken gerçek yaşayan kişiler var.Je moet risico's nemen. Het zijn mensen van vlees en bloed die de strijd aan het winnen zijn.
Alınması gereken riskler ve mücadeleyi kazanması gereken gerçek yaşayan kişiler var.감수해야 하는 위험이 있고, 투쟁에서 승리하는 살아있는 민중이 있습니다.
Alınması gereken riskler ve mücadeleyi kazanması gereken gerçek yaşayan kişiler var.Man muss auch Risiken eingehen und es sind lebendige Menschen, die den Kampf gewinnen.
Alınması gereken riskler ve mücadeleyi kazanması gereken gerçek yaşayan kişiler var.Occorre prendersi dei rischi e sono le persone in carne ed ossa che vincono la lotta.
Alınması gereken riskler ve mücadeleyi kazanması gereken gerçek yaşayan kişiler var.Trebuie asumate riscuri și cei care câștigă lupta sunt persoane reale.
Alınması gereken riskler ve mücadeleyi kazanması gereken gerçek yaşayan kişiler var.Tylko prawdziwi ludzie mogą obalić system.
Alınması gereken riskler ve mücadeleyi kazanması gereken gerçek yaşayan kişiler var.Vannak vállalandó kockázatok és eleven, élő emberek, akik majd megnyerik a harcot.
Alınması gereken riskler ve mücadeleyi kazanması gereken gerçek yaşayan kişiler var.Πρέπει να παρθούν ρίσκα και είναι ζωντανοί άνθρωποι αυτοί που κερδίζουν τη μάχη.
Alınması gereken riskler ve mücadeleyi kazanması gereken gerçek yaşayan kişiler var.Има рискове, които трябва да бъдат поети и има хора, които печелят борбата.
Alınması gereken riskler ve mücadeleyi kazanması gereken gerçek yaşayan kişiler var.Нужно готовиться к рискам, и выходить на улицы.
Alınması gereken riskler ve mücadeleyi kazanması gereken gerçek yaşayan kişiler var.У боротьбі перемагають живі люди.
Alınması gereken riskler ve mücadeleyi kazanması gereken gerçek yaşayan kişiler var.צריך לקחת סיכונים ובני-אדם חיים ונושמים הם שמנצחים במאבק.
Alınması gereken riskler ve mücadeleyi kazanması gereken gerçek yaşayan kişiler var.هناك مخاطر يجب مواجهتها و يوجد بشر أحياء بيننا ينتصرون في كفاحهم.
Alınması gereken riskler ve mücadeleyi kazanması gereken gerçek yaşayan kişiler var.そうして勝利を収めている人間がいるのです アラブ世界の将来については皆が知りたがっています
Anlaşılmasını istediğim şey savunmanın genellikle şampiyonluğu kazanmasıdır, defans üzerine çok çalışırdım.Aby zdawał sobie sprawę, że obrona zazwyczaj wygrywa mistrzostwa, więc pracowałby nad obroną.
Anlaşılmasını istediğim şey savunmanın genellikle şampiyonluğu kazanmasıdır, defans üzerine çok çalışırdım.Azt akarnám, hogy értse meg, hogy a védekezés nyeri a bajnokságokat, s így ő keményen dolgozna a védekezésén.
Anlaşılmasını istediğim şey savunmanın genellikle şampiyonluğu kazanmasıdır, defans üzerine çok çalışırdım.저는 그 선수가 수비가 우승을 하고 그래서 수비연습을 한다는것을 이해하길 바랍니다.
Anlaşılmasını istediğim şey savunmanın genellikle şampiyonluğu kazanmasıdır, defans üzerine çok çalışırdım."Queria um que se apercebesse a defesa normalmente ganha campeonatos "e trabalhasse muito na defesa.
Anlaşılmasını istediğim şey savunmanın genellikle şampiyonluğu kazanmasıdır, defans üzerine çok çalışırdım.Querría uno que se diera cuenta de que la defensa suele ganar campeonatos, y que trabajara duro en la defensa.
Anlaşılmasını istediğim şey savunmanın genellikle şampiyonluğu kazanmasıdır, defans üzerine çok çalışırdım.Vorrei uno che capisca che è la difesa che permette di vincere il campionato, che lavori sodo sulla difesa.
Anlaşılmasını istediğim şey savunmanın genellikle şampiyonluğu kazanmasıdır, defans üzerine çok çalışırdım.Да осъзнава, че защитата обикновено печели шампионати, и да работи усърдно по защитата.
Anlaşılmasını istediğim şey savunmanın genellikle şampiyonluğu kazanmasıdır, defans üzerine çok çalışırdım.Хотів би, щоб він розумів, що саме від захисту залежить перемога в чемпіонаті, і працював над захистом.
Anlaşılmasını istediğim şey savunmanın genellikle şampiyonluğu kazanmasıdır, defans üzerine çok çalışırdım.Чтобы он понимал: титулы завоёвывает игра в защите, и поэтому он должен трудиться в защите.
Anlaşılmasını istediğim şey savunmanın genellikle şampiyonluğu kazanmasıdır, defans üzerine çok çalışırdım.אני רוצה שחקן שמבין שהגנה בדרך כלל מנצחת אליפויות, ויעבוד קשה על הגנה.
Anlaşılmasını istediğim şey savunmanın genellikle şampiyonluğu kazanmasıdır, defans üzerine çok çalışırdım.سأرغب في الشخص الذي يدرك بأن الدفاع عادةً يفوز بالبطولات، وسيعمل عملاً شاقاً للدفاع.
Anlaşılmasını istediğim şey savunmanın genellikle şampiyonluğu kazanmasıdır, defans üzerine çok çalışırdım.ディフェンダーはチャンピオンシップを勝ち取る しかし 攻撃型でなくてもいけない
Biri belki Nobel Ödülü kazanmasına yetecek kadar sayıda patern görüyor.Az egyik mindössze a megfelelő számú mintázatot látja ahhoz, hogy Nobel-díjat kapjon.
Biri belki Nobel Ödülü kazanmasına yetecek kadar sayıda patern görüyor.De ene ziet misschien gewoon het juiste aantal patronen om een Nobelprijs te winnen.
Biri belki Nobel Ödülü kazanmasına yetecek kadar sayıda patern görüyor.Den ene ser kanske precis rätt antal mönster för att vinna ett Nobelpris.
Biri belki Nobel Ödülü kazanmasına yetecek kadar sayıda patern görüyor.Den ene ser måske det helt rigtige antal mønstre til at vinde en Nobelpris.
Biri belki Nobel Ödülü kazanmasına yetecek kadar sayıda patern görüyor.Einer sieht vielleicht genau die richtige Anzahl von Mustern, um den Nobelpreis zu gewinnen.
Biri belki Nobel Ödülü kazanmasına yetecek kadar sayıda patern görüyor.Jeden vidí asi ten správny počet vzorcov aby získal Nobelovu cenu.
Biri belki Nobel Ödülü kazanmasına yetecek kadar sayıda patern görüyor.Jeden z nich może widzi odpowiednią ilość wzorców aby wygrać nagrodę Nobla.
Biri belki Nobel Ödülü kazanmasına yetecek kadar sayıda patern görüyor.한쪽은 노벨상을 수상하기에
Biri belki Nobel Ödülü kazanmasına yetecek kadar sayıda patern görüyor.L'un voit peut-être le bon nombre de modèles pour gagner un prix Nobel.
Biri belki Nobel Ödülü kazanmasına yetecek kadar sayıda patern görüyor.Một người có lẽ nhìn thấy vừa đủ các quy luật để đoạt giải Nobel.
Biri belki Nobel Ödülü kazanmasına yetecek kadar sayıda patern görüyor.První třeba viděl přesně tolik vzorců, aby získal Nobelovu cenu.
Biri belki Nobel Ödülü kazanmasına yetecek kadar sayıda patern görüyor.Toinen näkee ehkä juuri oikean määrän malleja voittaakseen Nobelin palkinnon.
Biri belki Nobel Ödülü kazanmasına yetecek kadar sayıda patern görüyor.Um vê o número exato de padrões necessários para ganhar um Prémio Nobel.
Biri belki Nobel Ödülü kazanmasına yetecek kadar sayıda patern görüyor.Uno vede, forse, il numero esatto di schemi per vincere un premio Nobel.
Biri belki Nobel Ödülü kazanmasına yetecek kadar sayıda patern görüyor.Uno ve la cantidad adecuada de patrones como para ganar el premio Nobel.
Biri belki Nobel Ödülü kazanmasına yetecek kadar sayıda patern görüyor.Unul vede poate exact numărul potrivit de modele pentru a câștiga premiul Nobel.
Biri belki Nobel Ödülü kazanmasına yetecek kadar sayıda patern görüyor.Ο ένας μάλλον βλέπει ακριβώς το σωστό αριθμό προτύπων που χρειάζεται για να κερδίσει το Νόμπελ.
Biri belki Nobel Ödülü kazanmasına yetecek kadar sayıda patern görüyor.Едният може би вижда правилния брой модели за спечелване на Нобелова награда.
Biri belki Nobel Ödülü kazanmasına yetecek kadar sayıda patern görüyor.Один видит ровно то количество образов, которого достаточно, чтоб получить Нобелевскую премию.
Biri belki Nobel Ödülü kazanmasına yetecek kadar sayıda patern görüyor.האחד רואה אולי בדיוק את מספר הדפוסים
Biri belki Nobel Ödülü kazanmasına yetecek kadar sayıda patern görüyor.احدهما يرى ربما العدد الصحيح بالتحديد
Biri belki Nobel Ödülü kazanmasına yetecek kadar sayıda patern görüyor.程度のパターンを見たのです
Bir objenin ivme kazanması, ya da hızlanması için, bir kuvvet uygulanması gerekir.By przyspieszyła, trzeba zastosować siłę.
Bir objenin ivme kazanması, ya da hızlanması için, bir kuvvet uygulanması gerekir.Để khiến một vật tăng hoặc giảm tốc độ, thì phải có lực tác động lên nó.
Bir objenin ivme kazanması, ya da hızlanması için, bir kuvvet uygulanması gerekir.물체가 속도를 높이거나 가속도를 갖게 하려면 반드시 '힘'이 가해져야 합니다.
Bir objenin ivme kazanması, ya da hızlanması için, bir kuvvet uygulanması gerekir.Om iets te versnellen, is een kracht nodig.
Bir objenin ivme kazanması, ya da hızlanması için, bir kuvvet uygulanması gerekir.Para conseguir que um objeto acelere ou avance mais depressa, temos que aplicar uma força.
Bir objenin ivme kazanması, ya da hızlanması için, bir kuvvet uygulanması gerekir.Para hacer que un objeto acelere, se debe aplicar una fuerza.
Bir objenin ivme kazanması, ya da hızlanması için, bir kuvvet uygulanması gerekir.Pentru a face un obiect să accelereze, o forţă trebuie aplicată.
Bir objenin ivme kazanması, ya da hızlanması için, bir kuvvet uygulanması gerekir.Per fare accelerare un oggetto, bisogna applicargli una forza.
Bir objenin ivme kazanması, ya da hızlanması için, bir kuvvet uygulanması gerekir.Pour qu'un objet accélère ou prenne de la vitesse, une force doit être exercée.
Bir objenin ivme kazanması, ya da hızlanması için, bir kuvvet uygulanması gerekir.Um ein Objekt zu beschleunigen, also schneller zu machen, muss eine Kraft angewandt werden.
Bir objenin ivme kazanması, ya da hızlanması için, bir kuvvet uygulanması gerekir.Για να κινήσεις ή να επιταχύνεις ένα αντικείμενο δηλαδή, πρέπει να εφαρμόσεις μια δύναμη.
Bir objenin ivme kazanması, ya da hızlanması için, bir kuvvet uygulanması gerekir.За да накарате един обект да се ускорява, или движи по-бързо, трябва да приложите сила.