İlk kitabı ‘Özel Bir Acı’ birçok ödül kazanmasının yanı sıra 36 dile çevrildi.התסריט שחיבר ל"מטען הכאב" אף זכה בשישה פרסים חשובים אחרים.
Seçimi kazanmasının ardından, Müslüman Birliği Partisi'ndeki görevinden istifa etti. ^לאחר ניצחונו בבחירות, התפטר ג'ון מהסנאט.
Sistem, oyuncuya yanılma imkânı tanıyarak, kazanma şansını artıran bir özelliktir.העיקרון מגדיל את סיכוייו של שחקן המכיר אותו לזכות במספר לקיחות גדול יותר.
Walter Brennan bu ödülü üç kere kazanma başarısını gösteren tek oyuncudur.וולטר ברנן הוא היחיד שזכה בפרס אוסקר 3 פעמים.
2003-2004 sezonunda takımının Seria A'yı kazanmasında önemli rol oynamıştır.בעונת 2003/2004 חגג עימה זכייה בסרייה א'.
Bu çabaların amacı özgürlük ve eşitlik kazanmaktır.החשובים מבין הערכים הללו הם השוויון והחירות.
İzmirspor'un niyeti ise benden daha fazla para kazanmaktı.קנאותו למטרה של הגזע שלי, הייתה גדולה יותר משלי.
Oyunu birinci çocuk kazanmazsa sıradaki çocuk oyuna aynı şekilde devam eder.אם אחד המשתתפים נכשל בביצוע המטלה, ממשיך השחקן הראשון לכהן בתור ראשון.
Ama yaptıkları cironun %50'sini tren yolu taşımacılığından kazanmaktadırlar.כשבעים וחמישה אחוזים מהם מצאו את מותם ברכבות המסע בדרך להשמדה.
Ancak bütün bu tartışmalar Warhol'un para kazanmasına da yetmemiştir.אין פלא שבכל המסיבות האלה הוא קיבל בלי הסוס את מתנתו של קרומיי.
1936'da Halk Cephesi'nin seçim zaferini kazanmasıyla iktidar tarafından dışlandı ve aşırı sağa geçti.בבחירות הכלליות של 1936, החזית העממית זכתה במירב הקולות, והביסה את הימין.
Beyazın kazanma oranı insanlar ile bilgisayarlar arasında yapılan turnuvalarda da yaklaşık olarak aynıdır.Печелившият процент на белите е приблизително еднакъв за турнири между хора и турнири между компютри.
Sezar vakit kazanmak için bu heyetten karara varmak için mehil istedi.За Цезар е време за вземане на съдбоносно решение.
Masa maçında kazanmanın tek yolu rakibinle masayı kırmaktır.В мача с маси, единственият начин да спечелиш е да счупиш маса с опонента.
Almanya'da büyük hayran kitlesi olmasına rağmen Birleşik Devletler'de hiç popülerlik kazanmadı.Въпреки популярността извън Германия, групата така и не придобива широка популярност в Съединените щати.
Kendinize bir meslek bulup para kazanmanız gerekecektir.Те трябва да бъдат успешни, за да получите пари в кариерата си.
O dönemden beri hayatını ticaret yaparak kazanmaktadır.До края на живота си се занимава с търговска дейност.
Netenyahu’nun ön seçimlerin favorisi Shimon Peres’e karşı kazanması birçok kişiyi şaşırttı.Победата на Нетаняху над Шимон Перес изненадва мнозина.
Bulgaristan'ın bağımsızlığını kazanmasının ardından yerel halk, Türk sembolünü indirip yaktı.След Освобождението местните хора свалят и изгарят турския символ.
Spurs ile bir şampiyonluk kazanmasına rağmen Parker'ın geleceği üzerine şüphe bulutları dolaşıyordu.Въпреки спечелената титла има съмнения за бъдещето на Паркър.
Uluslararası Usta unvanını kazanmak için gerekli ELO puanı 2400'dür.Рейтинг над 2400 дава правото на титла „международен майстор“.
1970 - Nijerya'dan bağımsızlığını kazanmak için 32 aydır sürdürdükleri çatışmalardan sonra Biafra teslim oldu.1970 г. – Биафра се предава след 32-месечна борба за независимост от Нигерия.
Bu noktadan sonra Suicide Silence dünya çapında büyük hayran kitleleri kazanmaya başladı.Suicide Silence започва да печели все повече фенове по света.
Londra'nın kazanmasına tepkisi: "Daha başka ne yapabilirdik bilmiyorum.След като домакинството бе дадено на Лондон, той горчиво казва "Не знам какво още можехме да направим.
Teknik ve kol kuvveti bir bilek güreşi maçını kazanmada en önemli iki faktördür.Техниката и цялостната сила на ръката са двата най-важни фактора за спечелването.
Morphy Varyantı yeteri kadar popülerlik kazanmamıştır.Опитите на Тревитик не получават никаква популярност.
Yapay zekâ daha verimli ve karmaşık bir hal aldığından giderek önem kazanmaktadır.Изкуственият интелект става все по-важен, тъй като става все по-ефективен и сложен.
Bu işçiler günde 1 ila 3 dolar gibi ücret kazanmaktaydılar.Участници предлагат да работят за заплащане до $1-$2 на час.
"Bu arada, sorun para kazanmak değil onu ele geçirmek.Нашето дело е да помагаме, а не да взимаме.
Kongre'yi kendi mücadele programına kazanmaya çalıştı.Следващата задача е клубът да изгради собствено игрище.
Walter Brennan bu ödülü üç kere kazanma başarısını gösteren tek oyuncudur.С най-много спечелени отличия е Уолтър Бренан, който получава три пъти наградата.
Kendi evinde en uzun kazanma serisi: 14, 6 Ocak, 2012'den 7 Mart, 2012.Най-изразителна победа: Тунис – Того 7:0, 7 януари 2000, Тунис.
Bu arada Batılı ülkelerin de desteğini kazanmaya çalıştı.В същото време комунистите също се стремят да спечелят подкрепата на влашката общност.
Rıdvan gittikçe iktidar gücü kazanmaya başladı.Постепенно започват да ѝ приписват пророчески способности.
Bir süre burada kalır ve para kazanmak için iş yaparlar.Отива да работи във Франция, за да припечели пари.
İlk yılında MVP ödülünü kazanmasına rağmen takımının kötü gidişine dur diyemedi.Въпреки, че печели купата на ФА през своята първа година, неговото управление не е успешно.
Carl Johnson, onun güvenini kazanmak için verilen işleri halleder.Джонсън не бърза да се възползва от даденото му право.
Latin Amerika'daki sömürgelerde yaşayan insanlar bağımsızlık kazanmaya başlamıştı.В Латинска Америка се започват войни за независимост.
Bir şeye hemen şimdi başlamak kazanmak için tek yoldur.Така в един момент започнали реално да печелят.
Ancak bunlardan hiçbiri Nevşehir'de yerleşen Hacı Bektaş-ı Veli kadar ün kazanmamıştır.Никой не разбрал, че това била проповедта на цветния венец.
"Dead Presidents", bir Ski yapımıdır ve yasadışı para kazanma hakkındadır.Иконостасът е дело на Дебърската школа и е с богата дърворезба.
Yılın sonunda Stanley Kupası'nı kazanmaya çalışırlar.До края на годината печели един Чалънджър турнир.
Ekonomik ve siyasi koşullar önem kazanmaktadır.Военно-политическата обстановка в света налага да се бърза.
Gelecek yıl bir savaş pilotu olarak yeniden nitelik kazanmaya başladı.Още на следващата година обаче отново тръгва по море с пиратска цел.
Bu lotoyu kazanmak gibi.Състезава се за Лотус.
Kyle'nın babası: Hep para kazanmak için her şeyini satar.Следвайки бащиния съвет, той винаги цели да извлече най-голяма полза от всяка сделка.
Site, gelirinin büyük bir bölümünü Google reklamlarından kazanmaktadır.По-голямата част от приходите на Facebook идват от реклама.
İnsanın ana hedefi, her şeyi bir kenara bırakarak olabildiğince çok para kazanmaya yönelmektedir.Целта е да се натрупат повече пари, докато опонентите губят колкото се може повече.
Filmde bu sahnenin bir rüya olup olmadığı açıklık kazanmaz.Ne otkriva se je li ova scena san ili ne.
X-Factor Ukraine yarışması'nın altıncı sezonunu kazanmasından sonra ünlenmiştir.Proslavio se pobjedom u šestoj sezoni emisije X-Factor Ukrajina.
Franz Ferdinand, 2004'te ve 2005'te 2 Brit Ödülü, Ivor Novello Ödülü'nü kazanmaya devam etti.Franz Ferdinand osvaja nagradu 'Ivor Novello Award' u 2004. i dvije od 'BRIT Awardsa' u 2005. godini.
Ayrıca ordunun sadakatini kazanmak için rüşvete başvuran ilk imparatordu.Tako je on bio prvi car koji je vjernost svojih vojnika nagrađivao novcem.
Olumsuzluk eki, bir cümlenin olumsuz anlam kazanmasını sağlayan ek; yapım eki.Predrasude trga - pogrešno razumijevanje riječi.
Nazi'lerin Almanya'da yavaş yavaş güç kazanmaya başladıkları bir dönemdir bu.To je vrijeme kad na vlast u Njemačkoj dolaze nacisti.
İletişim hızlanınca savaşta başarı kazanma ihtimali yükselir.Budi optimističan - šanse za uspjeh će se povećavati!
Kazanmak için gereken skor 21 sayıdır.Dobitnici su rekordnog 21 Porina.
Bunu karısından saklar ve para kazanmak için uyuşturucu taşır.Ona se potajno prostituira i krade od svojih roditelja kako bi mogla kupiti drogu.
Sporcu 4x400 metrede bir bronz madalya daha kazanmayı başardı.Nedostajalo mu je četvrtinu metra za osvojiti brončano odličje.
Sigorta parasını kazanmak için kundaklama nadir değildi.Prodaja proizvoda za gotov novac bila je rijetkost.
Euro 2008'i kazanmak istediğini söyledi.Nastupio je na EURU 2008.