Ana içeriğe geç
Sözlük

kazanma ile cümle

kazanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
302 adaylığı arasından 103 ödülü ise kazanmayı başardı.122 mérkőzéséből 113 nyert meg.
Anadolu'nun desteğini kazanmak için Anadolu beylerine para basma hakkı verdi.A kormány azonban a hatalma fennmaradása érdekében elfogadta az antant ajánlatát.
Ama daha sonra resim çizerek hayatını kazanmaya başlamıştır.Az unalom és a fájdalom elől menekülve kezdett festeni.
Triple H maçı kazanmaya çok yakındı ki, o şok return gerçekleşti.A meccset Triple H nyerte, így ismét ő lett a bajnok.
Neredeyse her gün bizim idmanlarımızı takip eder ve başarılar kazanmamızı motive ederdi.Szinte naponta tartott bemutatókat, küzdött meg más mesterekkel.
1958 Avrupa Şampiyonası'nda 100 metreyi kazanmayı başardı.1954-ben az Európa-bajnokságon 800 méteres síkfutásban első helyezést ért el.
Kadın hakları hareketi kadının oy verme hakkını kazanmasında başarılı oldu.Nagy eredménye volt munkájának a női választójog megszerzése.
Rıdvan gittikçe iktidar gücü kazanmaya başladı.A hárem befolyása mind erősebben kezdett érvényesülni.
Parayı reel ekonomiye yatırıp reel ekonomiden kazanma vardır.Virtuális valuta vásárlása valódi valutával.
En son ayakta kalan güreşçi ise bu maçı kazanmaktadır.Aki ezen a mérkőzésen nyer, az továbbjut.
O ana kadar bizden sürekli alınan bir şeyi geri kazanma zamanıydı...Oli aika ottaa takaisin jotain, joka oli aiemmin aina viety meiltä...
Biz kazanmak ya da ölürüz, ama onurlu.Voittakaamme tai kuolkaamme, mutta arvokkuudella.
Polonya Süper Kupası: Kazanma (4): 1989, 1994, 1997, 2008.Puolan supercup: (4) 1989, 1994, 1997, 2008.
Beyazın kazanma oranı insanlar ile bilgisayarlar arasında yapılan turnuvalarda da yaklaşık olarak aynıdır.Valkean etu on kuitenkin lähes sama ihmisten kesken ja tietokoneiden kesken pelatuissa turnauspeleissä.
O da zafer kazanmak.Haluamme ainoastaan voittaa.
Oyunun esas amacı 10000 Euroya kadar ulaşabilen büyük ikramiyeyi kazanmaktır.Pelin päätarkoitus on voittaa jackpot, joka parhaimmassa tapauksessa voi olla jopa 10000 euroa.
1970 - Nijerya'dan bağımsızlığını kazanmak için 32 aydır sürdürdükleri çatışmalardan sonra Biafra teslim oldu.1970 – Biafra antautui Nigerialle 32 kuukautta kestäneen itsenäisyystaistelun jälkeen.
Kazanmak için gereken skor 21 sayıdır.Erävoittoon vaaditaan 21 pistettä.
Bu lotoyu kazanmak gibi.Näin voitan lotossa?.
X-Factor Ukraine yarışması'nın altıncı sezonunu kazanmasından sonra ünlenmiştir.Hän nousi kuuluisuuteen voittaessaan X-Factor Ukraine -kilpailun kuudennen tuotantokauden.
Fakat para kazanması lazımdı.Halusin tehdä rahaa.
Surinam'ın 1975'te bağımsızlığını kazanmasıyla Surinam'dan bir göç dalgası yaşandı.Tämä tapahtuma on jatkunut myös Surinamen itsenäistyttyä vuonna 1975.
Kazanan takım UEFA Süper Kupası'nı kazanmaktadır.Voittaja pelaa myös UEFA Super Cupin.
TR-808 ayrıca dubstep müzik içinde de saygınlık kazanmaya devam etti.TB-303 vaikutti kuitenkin edelleen elektroniseen tanssimusiikkiin.
Rose ayrıca o ödülü kazanmayı başaran Michael Jordan'dan beri ilk Bulls oyuncusu oldu.Rose valittiin runkosarjan arvokkaimmaksi pelaajaksi ensimmäisenä Bulls-pelaajana Michael Jordanin jälkeen.
Buna karşın araştırmacıların ilgisini ancak son yıllarda kazanmaya başlamıştır.Ekologian alkuperä on kuitenkin alkanut kiinnostaa tiedettä vasta viime vuosina.
Öte yandan Saint Vincent ve Grenadinler, geçmişteki oyunların hiçbirinde madalya kazanmayı başaramamıştı.Saint Vincent ja Grenadiinit ei saavuttanut kisoissa yhtäkään mitalia.
Bu işçiler günde 1 ila 3 dolar gibi ücret kazanmaktaydılar.He saavat tuottoa työstään noin 3,7 USD päivässä.
Tüm amacı para ve şöhret kazanmaktır.Tavoitteita suorittamalla voi saada rahaa, mainetta ja muita palkintoja.
Euro 2008'i kazanmak istediğini söyledi.Hän voitti Israelin-mestaruuden 2008.
Üçüncü single "Valley of Sadness" ise çok başarı kazanmadı.Toinen single "Superhuman" ei saavuttanut merkittävää huomiota.
Ancak 2005 yılında Angela Merkel'in seçimi kazanması bu eğilimi sona erdirdi.Seuraavan kerran samaa kokeiltiin Angela Merkelin hallitusta muodostettaessa vuonna 2005.
Buradaki 12. sınıf öğrencilerinin %64,4 kadarı yeterlik sınavı sertifikası almaya hak kazanmaktadır.43,3 % 12. vuosiluokan opiskelijoista oli suorittanut ylioppilastutkinnon.
İşte o gün Zuko, babasının gözünde kaybolan onurunu geri kazanmak için Avatar'ı yakalamaya karar verir.Sarjan alussa Zuko pyrkii palauttamaan kunniansa isänsä silmissä etsimällä käsiinsä Avatar Aangin.
Sezonun en büyük başarısı ise İsviçre Kupası'nı kazanmaları oldu.Kausi oli menestys, sillä joukkue voitti Suomen Cupin.
Çoğu akademik unvanlarda diploma (veya diplom) kazanmanın en yaygın yoludur.Pohjakoulutuksena on ylempi korkeakoulututkinto, useimmiten diplomi-insinöörin tutkinto.
Polonya Lig Kupası: Kazanma (1): 2002.Puolan liigacup: (1) 2002.
Kongre'yi kendi mücadele programına kazanmaya çalıştı.Voittaja sai oman ohjelman kanavalle.
Butterflix ve Tynix'i kazanmak için bu taşlardan faydalanmışlardır.Tämän tuotantokauden voimamuodot ovat Butterflix ja Tynix.
Maçı kazanmak için sırayla 3 rakip ya tuş ettirilmeli ya da pes ettirilmelidir.Ottelun voittamiseen vaaditaan kolme tai neljä erävoittoa.
Artık sokaklarda küçük ve değersiz şeyler satmaktadır, ve bu sayede bir az para kazanmaktadır.Iltapukulaukussa säilytetään vain vähän ja pientä tavaraa, joten laukku on pieni.
Yeni Kazanma Bantı için MTV Markası ödülünü kazandılar.He voittivat myös MTV Brand -palkinnon kategoriasta New Winning Band.
Ülkesinin bağımsızlığını kazanması sonrasında kendisine birçok kez diplomatik görevler verilmiştir.Kansainvälisen kokemuksensa ansiosta hän sai maaltaan diplomaattisia tehtäviä.
Sıradan insanların kendilerini sıra dışı durumların içinde bulduğu konsept ağırlık kazanmaktadır.Millaista on tavallisten ihmisten arki epätavallisessa ympäristössä?
Site, gelirinin büyük bir bölümünü Google reklamlarından kazanmaktadır.Google kahmii myös suuren osan mainostuloista.
Balor bu maçı da kazanmasını da bildi.Näin Burns vaikutti ottavan voiton.
Leibniz iş kazanmak umuduyla hukuk üzerine yazılmış bir makalesini seçmen prense adadı.Leibniz omisti tälle lakioppia käsittelevän esseen toivossa saada työpaikka.
En büyük başarısı da British Touring Car Championship’i kazanmasıydı.Hän on osallistunut myös World Touring Car Championshipin kilpailuihin.
Kartı biriktiren kişinin kazanması mecburi değildir.Pelaajan omistuksessa olevia kortteja ja rahamäärää ei tarvitse julkistaa.
Bunu Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) güvenini kazanması izledi.Hänen toteutuneita tavoitteitaan on Kansainvälinen valuuttarahasto (IMF).
Bir bronz madalya kazanmayı başaran ülke, madalya sıralamasının 19. basamağında yer aldı.Maa saavutti yhden kultamitalin ja sijoittui mitalitilastossa 19:nneksi.
Yine de bu ismin etimolojisinin hala netlik kazanmadığını burada söylemek gerekir.Ei ole kuitenkaan todisteita siitä, että nimen etymologia olisi tämä.
Kökeni hakkındaki görüşler Porto Riko ya da Panama olduğu konusunda ağırlık kazanmaktadır.Sen esiintymisalue käsittää Costa Rican ja Panaman.
Avrupa'da merkezi krallıklar, güç kazanmaya başladılar.Euroopan kaupungit ja kuningashuoneet vaurastuvat.
Ancak o gün herkesin bu oyunu kazanmaya ihtiyacı vardır.Näin jokaiselle ottelulle saadaan voittaja.
O nedenle ben hep, dünyamız her gün ortalama 100 ton madde kazanmaktadır.Koko maapallon tundra tuottaa 1 100 miljoonaa tonnia vuotta kohden.
Bu ödülü kazanan, En İyi Avrupalı Sanatçı ödülünü kazanmak için aday gösterilir.Tämä artikkeli käsittelee Euroopan parhaalle maalintekijälle annettavaa palkintoa.
1960'ta Somali'nin bağımsızlığını kazanmasından sonra sınır çatışmaları yeniden gündeme geldi.Somalian itsenäistyttyä vuonna 1960 maan olot ovat olleet aina sekavat.
Tour de France'ta 1, 10 ve 12. etapları kazanmayı başardı.Espanjan ympäriajossa hän voitti kuudennen, 12. ja 14. etapin.
Diğerlerine yardım etme ve para kazanma fikri beni cezbetti.Ajatus toisten auttamisesta ja rahan ansaitsemisesta kiehtoi minua.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod