Ana içeriğe geç
Sözlük

kazanma ile cümle

kazanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Öykü ödül kazanmadı ancak yine de Ocak 1832'de bu gazetede yayımlandı.Deși nu a câștigat, ziarul a publicat-o în ianuarie 1832.
Biz hep kazanmak için oynamalıyız.Americanii joacă pentru a câștiga tot timpul.
Partiler koltuk sahibi olabilmek için, parti listesi oylarının en az %5'ini kazanmalıdırlar.Pentru a obține un loc pe listă trebuie sa obțină cel puțin 5 % din voturile exprimate.
Almanya ve Macaristan yarışmada halterciye sahipti fakat hiç madalya kazanmadılar.Danemarca și Suedia au participat și ele la concurs, dar nu au câștigat nicio medalie.
Polonya Lig Kupası: Kazanma (1): 2002.Cupa Ligii Poloniei: Câștigător (1): 2002.
Her iki ekip de daha önceden Dünya Kupası'nı kazanmamışlardı.Cele două echipe nu s-au întâlnit niciodată înainte de meciul de la Cupa Mondială.
Bağımsızlıklarını kazanmak için Siyonistler İngilizlere karşı gerilla savaşı başlattılar.Într-un efort de a câștiga independența, sioniștii au inițiat un mic război de gherilă împotriva britanicilor.
"Bu arada, sorun para kazanmak değil onu ele geçirmek.Esențial nu e să cucerești ci să lupți bine. ”
En fazla yaklaşan yarışmacı puan kazanmaktadır.Cel care nimerea cel mai aproape de centru câștiga.
Ayrıca ordunun sadakatini kazanmak için rüşvete başvuran ilk imparatordu.A fost primul împărat care și-a asigurat astfel fidelitatea gărzii sale.
Ben Esler - Sean McGinnes, batıya servet kazanmaya gelmiş bir İrlandalı.Ben Esler ca Seán McGinnes, un tânăr ambițios irlandez în căutarea sa de a face avere în Vestul SUA.
Amaç düşmanı yok edip ortadan kaldırmak değil, ona karşı savunarak onu kazanmanın yolunu keşfetmektir.Datoria unui amiral nu este să atragă înfrângerea ci să câștige victoria.
Bu filmle uluslararası birçok ödül kazanma başarısını gösterdi.Filmul a obținut numeroase premii internaționale.
"Yılın başında kazanmak istediğim birkaç yarış belirlerim.La sfârșitul anului avea 72 de meciuri câștigate într-un an.
Swift ve Adele bu ödülü 2 kere kazanmayı başaran tek kadın sanatçılar.Lynn Nottage este singura femeie dramaturg care a câștigat premiul de două ori.
Bu durumda Roma’nın, eski müttefiklerinin desteğini yeniden kazanması olasıdır.Acesta susținea faptul că Egiptul poate progresa doar după recuperarea rădăcinilor lui antice.
Almanya'da büyük hayran kitlesi olmasına rağmen Birleşik Devletler'de hiç popülerlik kazanmadı.În ciuda popularității sale în Europa, el nu a devenit niciodată popular în Statele Unite.
Ayrıca Osmanlı Devleti, kaybettiği toprakları yeniden kazanmak istiyordu.Totodată Imperiul Otoman s-a folosit de prilej pentru a redobândi unele teritorii pierdute.
Biz kazanmak ya da ölürüz, ama onurlu.Să hotărâm să murim aici, și vom învinge.
Şarkıdaki sözler ayrıca kameraların ilgisini çekmek ve ün kazanmak gibi konulara da değinir.Versurile descriu, de asemenea, dorința de a fi în fața camerelor, precum și obținerea faimei.
Pillai: Gümüş parçacıklar SIO kazanmada %33 oranında foto döngüsünü arttırmaktadır.Din acest motiv panourile solare fotovoltaice au în cel mai bun caz o eficiență de 15%.
İsveç o maçtan sonra altın madalya kazanmayı başardı.Ungaria a cucerit medalia de aur în cele din urmă.
Üçüncü single "Valley of Sadness" ise çok başarı kazanmadı.Următorul single, „Cliche (Hush Hush)” nu se bucură de același succes.
Finalde 28.84 yüzse de altın madalyayı kazanmayı başardı.La aruncarea final, Frydrych a aruncat 88.32m reușind să câștige medalia de bronz.
Sonuç en çok oy alan adayın kazanmasıyla gerçekleşir.Cu toate acestea, cea mai importantă contribuție vine de la spinul electronilor.
RISC işlemciler komut sayısını azaltarak, performans kazanmayı hedeflemişlerdir.Concurenții trebuie să aplice reduceri de costuri, ca mod de a rămâne profitabili.
Estonya henüz Olimpiyatlara katılmaya hak kazanmadı.Începând de atunci, statul moldovean nu a ratat nici o participare la jocurile olimpice.
Böylece takımının 2-1 kazanmasına katkısı oldu.Cu ajutorul lui, echipa sa a reușit să învingă cu 2-1.
Peter Finch bu ödülü 5 kez kazanmayı başarmıştır.Longstaff a câștigat premiul de cinci ori.
Tom'un yarışı kazanmasının imkanı yok.Nu există nici o posibiltate ca Tom să câștige cursa.
Los Altos'un Guatemala'dan bağımsızlığını kazanması resmi olarak 2 Şubat 1838'de ilan edilmiştir.Los Altos függetlenségét Guatemalától hivatalosan 1838. február 2-án nyilvánították ki.
Ancak o gün herkesin bu oyunu kazanmaya ihtiyacı vardır.Ez a garancia arra, hogy ezzel a játékkal mindenki csak nyerhet.
İnsanın ana hedefi, her şeyi bir kenara bırakarak olabildiğince çok para kazanmaya yönelmektedir.Leginkább csupán azt akarja, hogy minél több pénze legyen, minthogy bármi jóra elköltse.
Zengin bir ailenin çocuklarına dadılık yaparak para kazanmaktadır.Ugyanis négy gyerek dadája lesz egy gazdag családnál.
O güne dek hiç çalışmamış bu insanlar hayatlarını kazanmak için çalışmak zorunda kalacaktır.Ebben a felosztásban nem szerepelnek azok, akik a jelenlegi életükben kívánnak profitálni a gyakorlatokból.
Güçsüzleri kazanmak için onlarla güçsüz oldum.Ez lehetőséget nyújtott Gyenyikin erőinek kettévágására.
O da zafer kazanmak.Győzelméért Kr. e.
Onun için hazırlık mücadelesi de olsa bu maçı kazanmak istiyoruz.Debütálása mellett még az első gólját is megszerezte ezen a mérkőzésen.
Turizm giderek önem kazanmaktadır.Egyre fontosabb szerepet kap a turizmus.
2004'te daha da fazla katkı sağlayarak İspanya'nın Davis Kupası'nı kazanmasına yardımcı oldu.2004-ben hozzásegítette Spanyolországot a Davis-kupa megnyeréséhez.
Böylece 2005'ten bu yana ilk kez bir oyuncu arka arkaya 3 turnuvayı kazanmayı başardı.Ez volt az első alkalom 2005 óta, hogy három gólt tudott szerezni egy mérkőzésen.
O da boksör olarak şike yapıp para kazanmaya çalışır.Harmonikán játszik, úgy próbál pénzt keresni.
Fransızlar bir zafer kazanma fırsatını kaybettiler.A svédek kihasználták a győzelem adta esélyt.
Ertesi yılda Copa Sudamericana'yı kazanma başarısını göstermiştir.A következő évben kárpótolta magát egy Copa Américával.
Günümüzde petrol kaynaklarının tükenme tehlikesine karşı tekrar önem kazanmaktadır.A talajvíz egyre fenyegetettebb az olajszármazékoktól.
Maçı kazanmak için sırayla 3 rakip ya tuş ettirilmeli ya da pes ettirilmelidir.Ezek után úgy kell dobnia, hogy 3 különálló dobóhalom legyen, vagy nyernie kell.
Takımda ise "yılın en iyi genç oyuncusu" ödülünü üst üste ikinci kez kazanmayı başardı.Ezt jól mutatja, hogy sorozatban másodszor is megnyerte az év legjobb fiatal játékosának járó elismerést.
En önemli başarısı 2004 Fransa Açık'nı kazanmasıdır.Legnagyobb sikere a 2014-es US open győzelme.
Semtin adının ne zaman ve neden Tahtakale olduğu kesinlik kazanmamıştır.Victrix melléknevét nem tudjuk kitől és mikor nyerte.
2004'te ülkesinin Davis Kupası'nı kazanmasına yardımcı olmuştur.2004-ben Davis-kupa győzelemhez segítette hazáját.
Ana amaçları kurbanları üzerinde güç kullanmak ve güç kazanmaktır.Fő célja a gyilkolással, hogy hatalmat gyakoroljon áldozata felett.
Anlamlarını kaybetmelerine anlam daralması, yeni anlamlar kazanmasına anlam genişlemesi denir.Az új tárgyak, fogalmak megismerése tette szükségessé az új szavak átvételét.
Amacı onları yakalayarak altına çevirmek ya da onları satarak para kazanmaktır ve onları yemektir.A háztartások a jövedelmüket vagy elfogyasztják, vagy megtakarítják.
Site, gelirinin büyük bir bölümünü Google reklamlarından kazanmaktadır.A fejlesztők főleg a Google hirdetéseiből szereznek pénzt.
Dünyada ve iş hayatında giderek önem kazanmaktadır.Egyre nagyobb népszerűségnek örvend az üzleti életben.
Pehlivanköy'ün belediye başkanlığı seçimlerini genellikle merkez sağ partiler kazanmaktadır.Petry megválasztását általában a párt jobbra tolódásaként értelmezték.
Messi, bir frikik golü ve bir asist yaparak, Barça'nın maçı 6-1 kazanmasına yardım etti.Messi egy szabadrúgásgólt szerzett, illetve egy gólpasszt adott a 6–1-es barcelonai győzelmet hozó találkozón.
Yarışmacılar geçimlerini taksi kullanarak kazanmaktadır.A taxisoknak kötelező a taxióra használata.
Match point (maç sayısı); herhangi bir oyuncunun maçı kazanması için gerekli olan son sayıdır.Matchpoint (meccslabda): csak egy pont kell a meccs megnyeréséhez.
Ayrıca, Güney Amerika Gençler Şampiyonası'nı da 4 defa kazanma başarısı gösterdi.A Dél-afrikai bajnokságot 4 alkalommal nyerte meg.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod