Ana içeriğe geç
Sözlük

kazanma ile cümle

kazanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
"Don`t Come" da her şey Come'ın tersi olur sadece 12 gelirse kazanmaz veya kaybetmez.خاض خلال مسيرته 12 نزالا، فاز في 12 ولم يتعادل ولم يخسر.
Ekonomik ve siyasi koşullar önem kazanmaktadır.فتشكل الظروف الاقتصادية والسياسية أفكار المرء.
Seyirciler Roddy Piper'ı seçti ve kendisi ile Flair şampiyonluğu kazanmak için Kenny'yi ve Mikey'i yendi.اختار الجمهور رودي بابير حيث تمكن فلير ورودي بايبر من هزيمة كيني وميكي ليربحا بطولة العالم للفرق الثنائية.
Bu elektronların enerji kazanmalarına ve bundan dolayı da metal gibi iletkenlerde hareket etmelerini sağlar.وهذا يمنح الإلكترونات الطاقة وبالتالي الحركة داخل الموصل مثل أي معدن .
Turizm giderek önem kazanmaktadır.كما اكتسبت صناعة السياحة اهتمامًا متزايدًا.
Hırka alma; tanrısal niteliklere bürünmek, kutsallık kazanmaktır.هل العهد القديم كلمة الله؟ صيد الفوائد.
Okul yıllarında, para kazanmak için uçaklara yakıt doldurdu.وكان لسنوات يجمع المال من أجل تكاليف الدراسة.
Sharapova üç settede 3-0 öne geçmesine rağmen Janković maçı kazanmasını bildi.تقدمت شارابوفا 3-0 في المجموعة الثالثة قبل أن تتجه يانكوفيتش للفوز بالمباراة.
Kazanan yarışmacı 1000 liralık bir ödül kazanmaktadır.وجعلت الحكومة للشاعر الفائز في المباراة جائزة مالية قدرها 1000 ليرة سورية.
Morphy Varyantı yeteri kadar popülerlik kazanmamıştır.فالحرب في المغرب لم تكن لها شعبية كبيرة.
10 Ağustos 1809'da İspanya'dan bağımsızlığı kazanmak için bir hareketlilik başladı.في 10 أغسطس عام 1809 بدأت حركة في كيتو والتي تهدف من أجل الاستقلال السياسى عن أسبانيا.
Bu lotoyu kazanmak gibi.فاز به ياري ماتي لاتفالا.
Yahudileri kazanmak için Yahudilere Yahudi gibi davrandım.حيث أخذ اليهود على عاتقهم الإعتناء بذويهم من اليهود.
Bir ani basınç düşüşü, rüzgar değişimine sebep oldu ve bu da fırtınanın güç kazanmasını durdurdu.الحوض الصغير سبب بعض القص الرياح، التي توقفت العاصفة من الحصول على أي قوة.
Balkan ulusları Osmanlı İmparatorluğu'ndan bağımsızlıklarını geri kazanmaya başladılar.As nações balcânicas começaram a ganhar suas independências do Império Otomano.
Fransa ise turnuvayı iki kez kazanmayı başarmıştır.A França ganhou o torneio duas vezes.
Bu arada Doktor, Eve ve Ronan, geminin manuel kontrolünü kazanmaya odaklanır.Enquanto isso, a Doutora, Eve e Durkas se concentram em ganhar o controle manual da nave.
Bu noktadan sonra Suicide Silence dünya çapında büyük hayran kitleleri kazanmaya başladı.Neste ponto, Suicide Silence estavam começando a ganhar uma ampla gama de fãs em todo o mundo.
Büyük cari fazlalar 2000 ve 2008 yılları arasında rublenin hızla reel olarak değer kazanmasına yol açmıştır.Os grandes superávits em conta corrente causaram uma rápida apreciação real do rublo entre 2000 e 2008.
2004 yılında Haiti, Fransa’dan bağımsızlığını kazanmasının 200.yılını kutlamıştır.Em 2004, o Haiti comemorou o bicentenário de sua independência da França.
O ana kadar bizden sürekli alınan bir şeyi geri kazanma zamanıydı...Era hora de reivindicar algo que sempre tiraram de nós ...
Ergosphere giren Parçacıklar daha hızlı döndürmek ve böylece enerji kazanmak zorunda.Partículas caindo dentro da ergosfera são forçadas a girarem mais rápido e desse modo ganham energia.
Frédéric, sosyal konum kazanmak için Bayan Dambreuse'u baştan çıkarmaya karar verir.Frédéric decide seduzir a senhora Dambreuse para crescer na sociedade.
Ben Esler - Sean McGinnes, batıya servet kazanmaya gelmiş bir İrlandalı.Ben Esler é Sean McGinnes, um ambicioso irlandês que quer fazer fortuna no oeste.
Şubat 2018'de TikTok, müzikten para kazanmak için Modern Sky ile bir ortaklık başlattı.Em fevereiro de 2018, a Douyin lançou uma parceria com a Modern Sky para monetizar a música.
En sonunda, Winslet "çok para kazanmadıkça" bir daha Cameron ile çalışmamaya karar verdi.No final, ela decidiu nunca mais trabalhar com Cameron novamente a menos que recebesse "muito dinheiro".
Arnold, Tell ve Walter İsviçre'nin ulusal egemenliğini kazanması için uğraşacaklarına birlikte yemin ederler.Arnold, Tell e Walter fazem um juramento de livrar a Suíça.
Seyirciler Roddy Piper'ı seçti ve kendisi ile Flair şampiyonluğu kazanmak için Kenny'yi ve Mikey'i yendi.Os fãs escolheram Roddy Piper que, com Flair, derrotou Kenny e Mikey para ganhar o título.
Kazanmayı gerçekten istiyor.Ela ganha mesmo.
Sevgisini kazanmak için ise çok çabalamak gerek.Terá de lutar muito por esse amor.
Franz Ferdinand, 2004'te ve 2005'te 2 Brit Ödülü, Ivor Novello Ödülü'nü kazanmaya devam etti.Franz Ferdinand ganhou um Ivor Novello Award em 2004 e dois Brit Awards em 2005.
Kazanma şansınız hala bulunmaktadır!Ainda havia tempo para ganhar a aposta!
Sam Smith, Iggy Azalea ve Pharrell Williams ise 3 kategoride ödül kazanmayı başardılar.Outros vencedores incluíram Sam Smith, Iggy Azalea e Pharrell Williams, com três prêmios cada.
Projelerin uygulanması hız kazanmaktadır ve projeler uygulandıkları yerlerde olumlu sonuçlar vermektedir.A implementação dos projetos está a acelerar e a produzir resultados positivos no terreno.
Rıdvan gittikçe iktidar gücü kazanmaya başladı.O núcleo então começa a ganhar força.
Ayrıca 2000, 2003 ve 2006 yılarında ABD kupasını kazanma başarısı gösterdi.Também ganhou em a U.S. Open Cup em 2000, 2003 e 2006.
Kazanması sonucunda Toronto'da Sweet Daddy Siki ve Ron Hutchinson tarafından eğitildi.Vitorioso, Adam foi treinado por Sweet Daddy Siki and Ron Hutchinson, em Toronto.
Fakat para kazanması lazımdı.Tem de fazer dinheiro.
Turizm giderek önem kazanmaktadır.O turismo rural está tendo cada vez mais importância.
Toronto Raptors taraftarının sevgisini kazanmayı başardı.Derrotou, em Toronto, o Toronto Raptors.
Spoilerler hava taşıtlarının sürat kazanmadan alçalmasına yardımcı olurlar.Eles tiram as emissoras do ar até que fossem pagos os salários.
Almanya'da büyük hayran kitlesi olmasına rağmen Birleşik Devletler'de hiç popülerlik kazanmadı.Apesar de atrair público, a banda nunca ganhou popularidade nos Estados Unidos.
Babasının onu desteklemesi ise bazen ona dost, bazen düşman kazanmasına neden olmuştur.Ela aceita seu namorado mesmo sendo um herói e algumas vezes chega até a ajudá-lo em suas aventuras.
Seçimi kazanmayı başaran Barack Obama tekrar ikinci bir kez 4 yıl süreyle ABD başkanlığı görevini üstlendi.O presidente Barack Obama concorreu para um segundo e último mandato.
Aynı zamanda para kazanmak amaçlı reklâm çizimlerini kabul etti.O site também utilizava anúncios publicitários para cobrir parte de seus gastos.
Çoban Matı başlangıç seviyesinde sık denenen bir erken kazanma girişidir.Suponhamos que é dada para a tartaruga uma vantagem inicial em distância.
1971 yılında ilk şampiyonluğunu kazanmasının ardından ismini Kareem Abdul-Jabbar olarak değiştirmiştir.Em 1971, alguns anos após se converter ao islamismo, mudou o nome para Kareem Abdul-Jabbar.
Maçı kazanmayı hak ettiler." demiş, Roberto Mancini ise zaferi Manchester City taraftarlarına armağan etmişti.Mantenha a Promessa"), fazendo referência a sua promessa de vingança contra Roberto de Bruce.
Mark Allen, son Dünya Şampiyonu Ronnie O'Sullivan karşısında 13-11 kazanmasını bildi.O vencedor foi Mark Selby, que venceu o anterior campeão mundial Ronnie O'Sullivan por 18-14.
Kazanan takım UEFA Süper Kupası'nı kazanmaktadır.O vencedor tem a oportunidade de jogar na Taça UEFA.
Ambrose, Reigns'in yardımına geldi ve maçı kazanmasına yardımcı oldu.Rizzo concorda e ajuda a ganhar o jogo.
Şarkıdaki sözler ayrıca kameraların ilgisini çekmek ve ün kazanmak gibi konulara da değinir.As letras também retratam o desejo de capturar a atenção da câmera, bem como alcançar a fama.
Ancak Dwyane Wade müthiş bir geri dönüşe liderlik etti ve Heat bu maçı kazanmayı başardı.Mais uma vez, Wade teve um papel vital, levando o Heat a obter vantagem.
Fakat yarışmayı kazanmasına rağmen, hiçbir teklif almadı.Mas apesar de vencer o torneio, não lhe foi oferecido nenhum tipo de contrato.
Cumhuriyet döneminde arkeolojik kazılar yoğunluk kazanmaya başladı.No começo do Arqueano, a Terra esfriara significativamente.
Sezonda bir kez daha John R. Wooden Ödülü'ne aday gösterilsede ödülü kazanmayı başaramamıştır.Foi nomeado para a lista de observação de pré-temporada do Prêmio John R. Wooden.
İş bulmak, para kazanmak, karınlarını doyurmak için dolanırlar.Ali enganava-os prometendo trabalho e comida.
Oyunu kazanmak için bir puan belirlenir.Um ponto alto é a apresentação do jogo.
Yarışma kazanmak için devam etti.Quer entrar para vencer.
Jordan bu sezon kariyerinin 5. ve son kez MVP ödülünü kazanma başarısı gösterdi.Pela quinta vez, Jordan recebeu o prêmio de MVP das Finais.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod