Bunu kazanmak için para ödediniz.Estoy contento por pagar ese dinero.
Ben Esler - Sean McGinnes, batıya servet kazanmaya gelmiş bir İrlandalı.Ben Esler como Sean McGinnes: un joven que quiere ganar dinero en el occidente.
Biz hep kazanmak için oynamalıyız.El tenía que ganar siempre.
Sayı Kazanmak: Bir takım 3 şekilde sayı elde edebilir.Tres.- Gana si se obtiene un total de tres en los dados.
Ancak 4. turda Samantha Stosur'a karşı ilk seti kazanmasına rağmen kaybetti.Perdió ante Samantha Stosur en tres sets, a pesar de ganar el primero.
Eva bir dul erkek olan Sachs'ın bu yarışmaya girip kazanmasına hiçbir itirazı olmadığı ima eder.Eva dice que a ella no le importaría si Sachs, un viudo, fuera a ganar el concurso.
Kuşatmadan sonra Hannibal Kartaca Senatosu'nun desteğini kazanmaya çalıştı.Después del sitio, Aníbal trató de obtener el apoyo del Senado cartaginés.
Sezonun en büyük başarısı ise İsviçre Kupası'nı kazanmaları oldu.Su logro mayor en la temporada fue la clasificación de la Copa de Escocia.
Bir süre burada kalır ve para kazanmak için iş yaparlar.¿Querías que nos quedáramos y siguiéramos ganando dinero para ti?
Bu filmle uluslararası birçok ödül kazanma başarısını gösterdi.Dicha película recibió varios premios internacionales.
Ancak o gün herkesin bu oyunu kazanmaya ihtiyacı vardır.Sólo tienen que ganar este partido.
Bunu karısından saklar ve para kazanmak için uyuşturucu taşır.Ella le roba a sus padres y se prostituye para procurar dinero para drogas.
Onun amacı savaşsız bir galibiyet kazanmaktı." yazmıştır.Sinceramente, no tenía carácter para un deporte de combate", reconoció.
Hırka alma; tanrısal niteliklere bürünmek, kutsallık kazanmaktır.Abrumados por el hambre, invocarán la ayuda divina.
Futbolu sadece kazanmak ve kaybetmek üzerine kuran birisi değil.Recuerden que esto es solamente un juego de fútbol, no importa quién gane o pierda.
O da zafer kazanmak.El placer de ganar.
Mısırlı din uygulamalarını tanrılar sağlamakta ve halk ise onların beğenisi kazanmak için bir çabaları vardı.Las prácticas de la religión egipcia eran esfuerzos para proveer a los dioses y ganar su favor.
Tarık ise maçtan sonra "Her maçı kazanmak için çıkıyoruz sahaya.“Cada vez que voy al campo, voy a ganar.
Aşağıdaki takımlar 2008-09 Copa del Rey'de kupayı kazanmak için yarışmışlardır.Los dos equipos que ascendieron se aseguraron su participación en la Copa del Rey de fútbol 1998-99.
1987 yılında Goa'nın eyalet statüsü kazanmasıyla eyaletin başkenti oldu.Panaji se convirtió en un estado-capital de Goa en la elevación de la condición de Estado en 1987.
1970 - Nijerya'dan bağımsızlığını kazanmak için 32 aydır sürdürdükleri çatışmalardan sonra Biafra teslim oldu.1970: en Nigeria, Biafra se rinde, después de 32 meses de lucha por su independencia.
Bisikletçiler ödülü kazanmak için yarışı bitirmek zorundalar.Los pilotos deben acabar la carrera para puntuar.
Ayrıntılı bilgiler ise netlik kazanmamıştır.Información no-legible es de poca utilidad.
Tabi asıl hedefi Grammy'i kazanmaktı.En suma, ganó el premio Grammy.
Riis kazanmadı.dedi.Recio ganó porque quiso.
Arkadaşlarıyla zafer kazanmak için kendini feda edebilir.Así se podrá sacrificar por sus amigos.
Bu nedenle, seyircilerin kalblerini kazanmama imkâni bulunmamaktadır.Me entristece que los aficionados no puedan ver nuestros esfuerzos.
Leibniz iş kazanmak umuduyla hukuk üzerine yazılmış bir makalesini seçmen prense adadı.Leibniz le dedicó un ensayo al elector con la esperanza de obtener un empleo.
İspanya, ilk kez Dünya Kupası'nı kazanmanın sevincini yaşadı.España gana Miss Mundo por primera vez.
Triple H maçı kazanmaya çok yakındı ki, o şok return gerçekleşti.Triple H logró ser el retador de este combate tras ganar un torneo.
Ancak Celayiriler desteklerini geri çektiğinde, kazanmalarının mümkün olmadığı anlaşıldı.Los Lobos finalmente cumplen cuando se dan cuenta de que no pueden ganar.
Ancak bütün bu tartışmalar Warhol'un para kazanmasına da yetmemiştir.Sin embargo, las conversaciones sostenidas en torno al tema no se tradujeron en éxito monetario para Warhol.
1975'te turnuva Ohio Nehri'ndeki Coney Adası(en) eğlence parkına taşındı ve tekrar momentum kazanmaya başladı.En 1975, el torneo se trasladó a Old Coney, al tiempo que comenzaba a ganar fuerzas nuevamente.
Farklı takımlarla kupayı kazanma başarısı gösteren iki teknik direktör vardır.Esta es la lista de los técnicos que llegaron a dirigir a los dos equipos.
Güçsüzleri kazanmak için onlarla güçsüz oldum.Ahora aprovechan sus superpoderes para hacer el mal.
Bu tarz savaşmanın amacı toprak kazanmak değil kaynakları ele geçirmek ve prestij sağlamaktı.Este pueblo ya no se va a dedicar a las guerras sino a laborear las tierras y cuidar sus ganados.
Mickie, Melina'yı tuş ederek maçı kazanmayı başardı.Melina logró llevarse la victoria.
Shane, Lana'ya kendi fırsatını kendisinin kazanması gerektiğini söyledi.Fenena dice que ella compartirá su suerte.
Hükûmetin amacı 1848 Macar Devrimi için etnik grupların desteğini kazanmaktı.El obispo tuvo que huir, a causa de los movimientos revolucionarios del 48.
Bu albüm onun uluslararası bir ün kazanmasını sağladı.Este álbum adquirió una gran fama internacional.
Fransızlar bir zafer kazanma fırsatını kaybettiler.Los franceses consiguieron la victoria después de un arduo combate.
Çoğu akademik unvanlarda diploma (veya diplom) kazanmanın en yaygın yoludur.Hace mucho tiempo que el grado académico más común de las Fachhochschulen fue el Diplom.
Ancak bu kupayı kazanmak için yeterli değildi.No fue suficiente para ganar un título.
Ayrıca günümüzde İngilizce'nin önem kazanmasıyla birlikte çok sayıda dil eğitim siteleri kurulmuştur.Recientemente se han aumentado los préstamos del idioma inglés.
Kongre'yi kendi mücadele programına kazanmaya çalıştı.El club se proclamó campeón en su debut.
Film ayrıca, “En İyi Prodüktör”, “En İyi Montaj”, “En İyi Canlı Ses Kayıt” ödüllerı kazanmayı başardı.«"Y Yo Sigo Aquí" Mejor Video en Premios De La Gente».
Bu her tarzdan yazarın kazanması için mükemmel bir şanstı.Sin duda un guiño genial de este escritor universal.
Amerikan Bağımsızlık Savaşı 1783 yılında ABD'nin bağımsızlığını kazanmasıyla sonuçlandı.La guerra de independencia estadounidense terminó en 1783.
Uluslararası alanda ün kazanmaya 1995 yılında ses ve görüntü yürüyüşü ile başlamıştır.Inició su carrera en el año 1995, en la serie Sueños y espejos.
Yine de Spurs geriden gelerek 6 maç sonunda seriyi kazanmayı bildi.Sin embargo los Spurs conseguirían ganar la serie en seis partidos.
Bu kazanma onu dünya sıralamasında 6.ncı sıraya yükseltti.Este torneo otorgó 6 cupos al mundial.
Ancak bunlardan hiçbiri Nevşehir'de yerleşen Hacı Bektaş-ı Veli kadar ün kazanmamıştır.Ninguno de ellos sabe que una entidad fantasmal negra en ese momento entra en la estación.
İnsanlar iyi sonuçlar almak ve kazanmak için bir şeyler yaparlar.He conocido a gente estupenda y he ganado mucho.
İsrail ekibinin 2 EuroLeague şampiyonluğunu kazanmasında büyük rol oynadı.Un equipo israelí hace historia ganando la Eurocopa femenina.
Adam güç kazanmak için çok para kullandı.L'uomo utilizzò molto denaro per guadagnare potere.
Tom yarışı kazanmayı beklemiyordu.Tom non si aspettava di vincere la gara.
Kazanmak istiyorum.Voglio vincere.
Sence onun kazanma şansı var mı?Secondo te ha qualche possibilità di vincere?
Formumu geri kazanmak zorundayım.Devo rimettermi in forma.
Takımımızın kazanma şansı zayıf.La nostra squadra è improbabile che vinca.