kazandırdı ile cümle
kazandırdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Seri çeşitli türe sahip 200'den fazla oyun kazandırdı.Több mint 200 Serie A mérkőzéssel rendelkezik.
Bunun yanında albüm, gruba iki Grammy ödülü kazandırdı.Az album szintén hozott két Grammy-díjat neki.
Kudüs'ü alarak tekrar İslamiyet'e kazandırdı.Az Úr újra kiválasztja Jeruzsálemet.
Burada tam 6 dönem geçiren Myers birçok unutulmaz karakteri komedi dünyasına kazandırdı.Itt Sailor Moon több olyan kalandba is keveredik, ami az animéből teljesen kimaradt.
Film en iyi sinematografi dalında Vilmos Zsigmond’a Oscar Ödülü kazandırdı.A filmet az Oscar-díjas Zsigmond Vilmos fényképezte.
Bu harcamalar kısıntısı ona çok düşman kazandırdı.De a terhek, melyeket ezáltal a lakosságra rótt, sok ellenséget szereztek neki.
Ancak, bu çabaları ona 1955 Stalin Barış Ödülü'nü kazandırdı.Tämän ansiosta Neuvostoliitto myönsi hänelle Stalinin kansainvälisen rauhanpalkinnon vuonna 1955.
Ayrıca 1981 yılında Kanada Kupasını kazandırdı.Hän oli mukana myös Kanada Cupissa 1981.
Seri çeşitli türe sahip 200'den fazla oyun kazandırdı.Savio on pelannut yli 200 liigaottelua.
Planck’ın fizik temeline katkısı ona 1918 yılında Nobel Fizik Ödülü'nü kazandırdı.Planck sai energiakvantin keksimisestä Nobelin fysiikanpalkinnon vuonna 1918.
Maçta Orton, Cena'yı tuşlayarak maçı takımına kazandırdı.Orton säilytti mestaruuden, kun Cena sekaantui matsiin.
Gençleri (A) takıma kazandırdım.Hän vastasi nuorten pelaajien valmistamisesta A-maajoukkueeseen.
Bu albüm Iglesias'a Grammy (En iyi Latin Şarkıcı) ödülünü kazandırdı.Levy toi Iglesiakselle parhaan latinoartistin Grammy-palkinnon.
Tecrübe ve değişiklik kariyerine nitelik kazandırdı.Keravan ammattiopisto / muutostyö.
Albümleri tüm dünyada toplam 70 milyondan fazla sattı, ve Estefan'a 5 kez Grammy ödülü kazandırdı.Estefanin levyjä on myyty yli 70 miljoonaa, ja hän on voittanut viisi Grammy-palkintoa.
Şarkı, Yugoslavya'ya ilk ve tek birinciliği kazandırdı.Ηταν η πρώτη και μόνη νίκη για τη Γιουγκοσλαβία.
1911 ve 1913 yılındaki çalışmaları , 1936 yılında Hess’e Nobel Fizik ödülünü kazandırdı.Μεταξύ του 1911 και 1913, ο Ες έκανε το έργο με το οποίο κέρδισε το Βραβείο Νόμπελ Φυσικής το 1936.
Albüm, Keys'e 2005'te dört Grammy kazandırdı.Το άλμπουμ κέρδισε τέσσερα επιπλέον βραβεία Grammy το 2005.
Bu film yönetmene yeni bir izleyici kitlesi kazandırdı.Είδε την ανάδυση μιας νέας γενιάς σκηνοθετών.
Bu başarı ona Roma'ya dönüşünde bir tür zafer ödülü olan ornamenta triumphalia kazandırdı.Επιστρέφοντας στη Ρώμη, ανταμοίφθηκε με διεξαγωγή θριάμβου.
Dil bilgisi ona "bilge" unvanını kazandırdı.Ο Πλούταρχος ερμήνευε το όνομά της ως γνώσις.
Bu çalışmalar ona opera bestelemek için gerekli deneyimi kazandırdı.Η έρευνα αυτή τον οδήγησε στο να ενδιαφερθεί για τη λειτουργία του αυτιού.
Planck’ın fizik temeline katkısı ona 1918 yılında Nobel Fizik Ödülü'nü kazandırdı.Προς αναγνώριση αυτού, ο Πλανκ τιμήθηκε με το Βραβείο Νόμπελ Φυσικής το 1918.
Bu ödül ona gecikmiş bir uluslararası ün kazandırdı.Denne præstation gav hende international berømmelse.
Ernani operası, ise ona İtalya dışında da ün kazandırdı.Operetten gjorde hende berømt uden for Sverige.
Kitap ona az para kazandırdı.En lille formue satte ham i stand til dette.
Tabi bu sayede sahiplerine de bir miktar para kazandırdı.Så der var penge nok bag den nye ejer.
Albüm, Ciara'ya çeşitli ödüller ve adaylıklar kazandırdı.Albummet fortjent Mauboy adskillige priser og nomineringer.
Gençleri (A) takıma kazandırdım.Man kan også trekke opp ungdommer til A-laget.
Konuşması Filistin davasına uluslararası alanda sempati kazandırdı.Talen skaffet ham internasjonal sympati for sin palestinske kampsak.
Albüm, Keys'e 2005'te dört Grammy kazandırdı.Albumet ga henne ytterligere fire Grammy Awards i 2005.
Bu başarı ona Roma'ya dönüşünde bir tür zafer ödülü olan ornamenta triumphalia kazandırdı.Da han kom tilbake til Roma ble han belønnet med et triumftog.
Bu başarı ona İtalya'da Yılın antrenörü unvanını kazandırdı.Med denne prestasjonen ble han kåret til årets trener i Danmark.
Bu ona geniş bir şöhret ve çok miktarda öğrenci kazandırdı.Ini sangat meningkatkan reputasinya dan memberinya sejumlah besar murid.
Şarkı, Yugoslavya'ya ilk ve tek birinciliği kazandırdı.Grup tersebut mengambil sikap skeptis, memberikan kemenangan pertama dan satu-satunya untuk Yugoslavia.
Bu davranışları başlangıçta ona halkın gözünde oldukça ün kazandırdı.Hal ini membuat reputasinya jatuh di mata rakyat.
Babası kireç imalatçılığı yapmaktadır. ^ "Gençler'e 150 bin TL kazandırdı".Biola Guadagnini dibelikan oleh orang tuanya pada lelang seharga £150,000 (Rp.
1911 ve 1913 yılındaki çalışmaları , 1936 yılında Hess’e Nobel Fizik ödülünü kazandırdı.Từ năm 1911 tới 1913, Hess đảm nhiệm việc nghiên cứu đem lại cho ông giải Nobel Vật lý năm 1936.
Aynı sezon Chelsea'ye FA Cup'ı kazandırdı.Mùa giải này anh cũng cùng Chelsea giành cúp FA.
Bu davranışları başlangıçta ona halkın gözünde oldukça ün kazandırdı.Ngay từ đầu, nó đã vấp phải ác cảm của công chúng.
İlk aşamada Abdoulaye Faye, Kevin Nolan, Joey O'Brien ve Matt Taylor takıma kazandırdı.Ông bổ sung nhân sự cho đội bóng gồm Abdoulaye Faye, Kevin Nolan, Joey O'Brien và Matt Taylor.
13 Temmuz'da resmiyet kazandırdığı vekilliğinin ardından devlet başkanı yardımcısı olarak yemin etmiştir.Ông tuyên thệ nhậm chức Chủ tịch nước vào buổi chiều cùng ngày.
Moon, Bliss'e Eclipse yaptıktan sonra onu tuşladı ve maçı takımına kazandırdı.Bliss lên thang để lấy chiếc cặp để thắng trận đấu.
Türkiye florasına bilim için yeni 8 tür ve 3 alttür kazandırdı.Anh cũng có 8 lần ra sân cho Maroc và làm đội trưởng.
Bu eser ona uluslararası ün kazandırdı ve birkaç sanat ödülü verilmesine neden oldu.Tác phẩm được các nhà phê bình văn học đón nhận và giành được một số giải thưởng quốc tế.
Aynı zamanda ona verdiği edebi hediyelerle ona görgü kazandırdı.彼女にもらったプレゼントの絵本を今でも大事にしている。
Takım arkadaşlarına da ödüller kazandırdı.チームでの受賞を含む。
Bu ödül ona gecikmiş bir uluslararası ün kazandırdı.這些獎項令他在國際上重拾聲望。
Bu çalışmalarıyla geleneksel çini sanatını yeniden mimariye kazandırdı.她又復原了傳統的茶室。
Bu semte ayrıca bir meydan kazandırdı.所以,紅組勝出這次的挑戰。
Şiirlerinde hecenin Özellikle 7+7 kalıbına bir ses zenginliği kazandırdı.《閃4》中的黎恩則是在接受第七式的奧傳時演練出了全七式。
Ama Brother Runt geri döndü ve maça girerek maçı kazandırdı.알이티파크는 대회에 참가하게 됐고 대회에서 우승을 차지했다.
Albüm, Keys'e 2005'te dört Grammy kazandırdı.האלבום זיכה את קיז בעוד ארבעה פרסי גראמי ב-2005.
Model oldu ve bunun kendisine özgüven ve daha fazla arkadaş kazandırdığını söyler.אלו מעניקים לו את הביטחון להרגיש שיכול לעשות יותר ויותר בעצמו.
Kitap ona az para kazandırdı.המכרה הביא לו הון רב.
Kâtibim'i Amerikan müziğine kazandırdı.אנו זקוקים לצורות אמריקאיות עבור מוזיקה אמריקאית.
Ligi 4. bitirdi ancak takıma Başbakanlık Kupası'ını kazandırdı.ה4 אבל בניגוד לפתיחות המתחילות בחייל המלך (1.
2006 Ekim'de Google şirketi YouTube'u 1.65 milyar dolara hisseleri arasına kazandırdığını duyurdu.באוקטובר 2006 רכשה חברת גוגל את אתר YouTube בעסקת חילופי מניות תמורת 1.65 מיליארד דולר.
1911 ve 1913 yılındaki çalışmaları , 1936 yılında Hess’e Nobel Fizik ödülünü kazandırdı.בין השנים 1911 ל 1913, הס עבד על מה שלימים יזכה אותו בפרס נובל לפיזיקה בשנת 1936.
Bu başarı ona İtalya'da Yılın antrenörü unvanını kazandırdı.Тези му успехи се оказват достатъчни, за да спечели наградата за Треньор на годината.