kazandırdı ile cümle
kazandırdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Sporcu bu başarısıyla, Fransa'ya olimpiyat atletizm mücadeleleri tarihindeki 14. altın madalyasını kazandırdı.Sua conquista deu à França a 14ª medalha de ouro do país no atletismo olímpico.
Hepburn'ün kişisel favorilerinden olan bu film, hit oldu ve aktrise ikinci Oscar adaylığı kazandırdı.O filme foi um sucesso, um dos favoritos pessoais de Hepburn, e deu a atriz sua segunda indicação ao Oscar.
Eğitimde gösterdiği başarı ona altın madalya kazandırdı.Por suas ações em combate, ele recebeu a Medalha de Honra.
Kitap ona az para kazandırdı.O imperador enviou-lhe uma pequena quantidade de dinheiro.
Kâtibim'i Amerikan müziğine kazandırdı.Foi isso que gerou o meu interesse em música negra americana.
Bu semte ayrıca bir meydan kazandırdı.Ainda restava um desafio a ser vencido.
Bu eser ona uluslararası ün kazandırdı ve birkaç sanat ödülü verilmesine neden oldu.Esta obra lhe traria uma fama internacional e venceu diversos prêmios internacionais.
Şarkı, Mayer'a 2005'te Yılın Şarkısı dalında bir Grammy kazandırdı.A canção ganhou um Grammy em 2005.
Ocağa 3 bina ve 3 dükkân kazandırdı.No lugar, construíram 3 casas e venderam os outros lotes.
Bu harcamalar kısıntısı ona çok düşman kazandırdı.Este seu mau feitio criou-lhe um grande número de inimigos.
Şarkı, Dr. Dre'ye 1994'te En İyi Solo Rap Performansı dalında Grammy kazandırdı.O single rendeu à Dre um Grammy na categoria Melhor Performance Rap Solo em 94.
Ama Brother Runt geri döndü ve maça girerek maçı kazandırdı.O suíço, contudo, daria a volta e venceria o encontro.
O performans ona 1997 yılında Yılın Afrikalı Futbolcusu ödülünü kazandırdı.Zijn prestaties leverden hem in 1997 de titel Afrikaans voetballer van het jaar op.
Eğitimde gösterdiği başarı ona altın madalya kazandırdı.Voor zijn inspanningen in de series ontving Vendt de gouden medaille.
Tabi bu sayede sahiplerine de bir miktar para kazandırdı.Dat bracht ook wat extra inkomsten voor de inwoners met zich mee.
Bu dönem içinde 2004 yılında AC Milan'ın 17. şampiyonluğunu kazandırdı.Hij won met AC Milan het landskampioenschap in 1999.
Roman yazarına 1999 yılı Pulitzer ve Pen Faulkner ödüllerini kazandırdı.Daarvoor kreeg hij de PEN/Faulkner Award.
Dil bilgisi ona "bilge" unvanını kazandırdı.Przyczyniło się to do nadania mu przydomka „Mądry”.
Her iki eser de ona büyük bir ün kazandırdı.Obaj zostawili mu wielkie majątki.
Bu dönemdeki duruşu ona FKP içinde kötü bir şöhret kazandırdı.To właśnie ta część jego dzieła zapewniła mu wielkie uznanie w średniowieczu.
Dokuz delikli hale gelmesi, xun’a yeniden hayat kazandırdı.Zanim Thor skona, uda mu się zrobić jeszcze dziewięć kroków.
Ancak elden ele ulaştırılan kitapları ona belli bir ün kazandırdı.Z pogardą podrzucili jej książkę.
Bu türe kazandırdığı çalışmalarıyla “modern eşcinsel edebiyatının vaftiz babası” ünvanını almıştır.Dzięki swoim metodom został okrzyknięty "ojcem nowoczesnej etnografii".
İtalya'da albüm Gümüş plak kazandırdı ve 20.000'den fazla kopya sattı.W Szwecji album zdobył status Złotej Płyty z liczbą ponad 20,000 sprzedanych kopii.
Bu eser ona uluslararası ün kazandırdı ve birkaç sanat ödülü verilmesine neden oldu.Den målningen gav honom internationellt erkännande och han fick flera priser för den.
Bu hareket ciddi mali sıkıntılar yaşayan şirkete 51 milyon £ kazandırdı.På så sätt kunde företaget, som då hade svåra ekonomiska problem, inbringa 51 miljoner pund.
Kâtibim'i Amerikan müziğine kazandırdı.Han introducerade gärna amerikansk musik för publiken.
Albüm, Keys'e 2005'te dört Grammy kazandırdı.För albumet tilldelades hon ytterligare fyra Grammy Awards 2005.
İkinci sezonunda ise Bayern'e üçüncü Almanya şampiyonluğunu kazandırdı.Två år senare tog han sin andra seger när han vann International Bayern Rundfahrt.
Warner, kardeşlerin şirketine kazandırdığı başarılardan çok memnundu.Войо дуже радіє зустрічі з братом.
Kahraman bir havacı portresi oyuncuya farklı çevrelerin beğenisini kazandırdı.За допомогою спеціального годинника герой може приймати вигляд інших людей.
1995-1996 sezonunda kulübüne ilk ve tek Ligue 1 şampiyonluğunu kazandırdı.1995–1996 — клуб виграв Перший дивізіон.
Aynı zamanda ona verdiği edebi hediyelerle ona görgü kazandırdı.Там він розповідає йому про закордонні подарунки.
Bu dönemdeki duruşu ona FKP içinde kötü bir şöhret kazandırdı.Це принесло йому в Шотландії вкрай погану репутацію.
Ayrıca 1981 yılında Kanada Kupasını kazandırdı.Також брав участь у Кубку Канади 1984 року.
Kitap ona az para kazandırdı.Картини приносили мало грошей.
Bu semte ayrıca bir meydan kazandırdı.Цей проект був також відхилений.
Bu rolü ona bir Emmy Ödülü kazandırdı.За ці ролі він отримав нагороду «Еммі».
Eğitimde gösterdiği başarı ona altın madalya kazandırdı.Про його успіхи в навчанні свідчать усі медалі, що він отримав.
Emperor’a büyük bir ün ve saygı kazandırdı.K císaři choval velkou úctu a obdiv.
Bu ona geniş bir şöhret ve çok miktarda öğrenci kazandırdı.Ta mu získala velkou popularitu a přinesla množství žáků.
Lenin'in "sinema sanatlar içerisinde en önemlisidir" sözü Sovyet sinemacılığına önemli bir ivme kazandırdı.Samotný Lenin prohlásil, že "ze všech umění je pro nás film uměním nejdůležitějším!"
Page, Captain New Japan'ı tuşlayarak maçı takımına kazandırdı.Ruce do trenek, pánové, vzkazuje nová soutěž Mr.
Bu harcamalar kısıntısı ona çok düşman kazandırdı.Jejich doprovod dolů ho potom stál mnoho sil.
Ayrıca 1981 yılında Kanada Kupasını kazandırdı.Hrál také na Kanadském poháru 1981.
Bu başarı ona Roma'ya dönüşünde bir tür zafer ödülü olan ornamenta triumphalia kazandırdı.Tím mu po návratu do Říma vznikl nárok na oslavu triumfu.
Bu plak sanatçıya ilk Altın Plağını da kazandırdı.Zpěvačka za něj obdržela svou první zlatou desku.
Bu davranışları başlangıçta ona halkın gözünde oldukça ün kazandırdı.Když jsem je poznal, tak to byla láska na první pohled.
Charles Darwin'in 1835'te bölgeyi ziyaret etmesi adalara dünya çapında ün kazandırdı.Roku 1833 se ve zdejším přístavu zastavil Charles Darwin na své cestě kolem světa.
Ayrıca 2 kez İtalya Kupası ve İtalya Süper Kupası'nı takımına kazandırdı.Mimo to vyhrála v rámci Itálie šestkrát Coppu Italia a jednou italský superpohár.
Bu ödül ona gecikmiş bir uluslararası ün kazandırdı.Tento velký úspěch ji získal mezinárodní ohlas.
McDonald's ile yaptığı anlaşma Timberlake'e yaklaşık $6 milyon kazandırdı.Contractul cu această firmă i-a adus lui Timberlake o sumă de 6 milioane de dolari.
Trabzonspor'a tesis kazandırdı.De asemenea, el a marcat împotriva lui Trabzonspor.
Bu çalışma sanatçıya bir Grammy ödülü kazandırdı.Piesa a câștigat un premiu Grammy.
Türkiye florasına bilim için yeni 8 tür ve 3 alttür kazandırdı.Identifică 8 taxoni noi pentru știință.
Eğitimde gösterdiği başarı ona altın madalya kazandırdı.La proba pe echipe a câștigat medalia de aur.
Bu rolü ona bir Emmy Ödülü kazandırdı.Acest rol îi aduce o nominalizare la Emmy Awards.
Şarkı, Yugoslavya'ya ilk ve tek birinciliği kazandırdı.Ez volt Jugoszlávia első, és egyetlen győzelme.
Bu takımla oynadığı 3 sezonda 105 maç yaptı, 67 gol attı ve takımına FA Cup kazandırdı.Itt három szezont töltött, 105 mérkőzésen 67 gólt szerzett, és egy FA Kupát is nyert a csapattal.
Brian Clough Derby'e tarihindeki ilk şampiyonluğunu kazandırdı.Brian Robinson az első szakaszgyőzelmet szerezte Angliának.