kazandı ile cümle

kazandı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Konuşmamı yavaşça yitirdikçe, sesimi kazandım.As I slowly lost my speech, I gained my voice.
Ve bu da Einstein'a dünya çapında ün kazandırdı.And this gained Einstein prominence around the world.
Tamam, "Happy Day"de bundan sonra Rusça olmayacak, onun yerine stil kazandırmak olacak.There will be no more Russian on "Happy day", instead it will be styling.
Saban ile tarımın başlamasıyla, erkeklerin rolü aşırı güç kazandı.With the beginning of plow agriculture, men's roles became extremely powerful.
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.Since then, the authors have won on 129 million distinct occasions, publishing books.
O kadar parayı bu aptal şakayı satarak mı kazandın?You made that much money selling that stupid joke?
Yapmak istediğim, size sezgisel bir yaklaşım kazandırmak.And what I just want to do is give you a very intuitive feel for that.
DARPA Şehir Yarışması'nda yarım milyon dolar kazandık.We won a half a million dollars in the DARPA Urban Challenge.
"Az önce dünyadaki en iyi blog ödülünü kazandınız""You've just won the Best Blog In the World award."
Dünya'nın her gün fazladan kazandığı enerji bu.That's how much extra energy Earth is gaining each day.
Kazandın işte.There you have it.
Kazandığıma inanabiliyor musun?Can you believe I won?
Harbiden de kazandım!I actually won!
Bunun filme kazandıracağı pek fazla bir şey yok tabii.It just doesn't make for as much of a movie.
Bak 10"luk gümüş kazandı.Great. He has won
375 seçimsel oy kazandı.He won 375 electoral votes.
Ve marketten kazandığı, çocuk bakımından kazandığından 56 Lira fazlaydı. -And she earned $56 more at the grocery store than she did babysitting.
Marketten kazandığı para, çocuk bakmaktan kazandığından 56 Lira fazlaydı. -She earned $56 more at the grocery store than she did babysitting.
Marketten kazandığının çocuk bakımından kazandığından 56 Lira fazla olduğu söylenmiş. -They said that she earned $56 more at the grocery store then she did babysitting.
Yani çocuk bakımını alıp 56 Lira eklersek marketten kazandığı parayı buluruz. -So if we take babysitting and add $56, that will get us to how much she earned at the grocery store.
Peki, çocuk bakımından kazandığı toplam para nedir?So what is going to be her pay babysitting?
Bu, çocuk bakımından kazandığı toplam para.That is what her pay babysitting is.
Aynı şekilde markette çalışarak kazandığı para nedir? -And then, same argument, what's her pay working at the grocery store?
Markette çalışarak kazandığı toplam para.Her total pay working at the grocery store.
Buradaki birinci terim, çocuk bakımından kazandığı toplam para, bu, şuradaki ifade. -So this first term right here, her total pay babysitting, that is this expression right there.
Size güç kazandıracak biri Tanışınca anlayacaksınız.Someone who will give you power. If you meet the person, you will know.
Kim kazandı?Who won?
Wenlie gene kazandıWenlie will definitely win
Wenlie kazandıWenlie has won
Size biraz zaman kazandıracağım.I'll buy you some time
İki kez kazandım.Twice in a row.
Penis ve Toplar bilgi yarışmasını kazandı.The Cock and Bulls win the Mastermind Challenge.
Rugby sahasında çok çarpıcı bir şekilde kazandılar dün,"In a stunning upset on the rugby field yesterday,
Sonuç olarak Senato kazandı.And so the Senate won in the end.
Yeni bir kültürle tanışmak da bana karşılaştırmalı okuma alışkanlığını kazandırdı.Encountering a new culture also started my habit of comparative reading.
Bir beşlik size 10 kazandırır, 10'luk ise 20.One five will get you 10, 10 will get you 20.
2005'te bu 2 saniyelik sample ile etkili bir mahkeme kararı kazandılar.In 2005 they scored an influential court decision over this two-second sample.
Eğer bankaya yatırdığınız paradan kazandığınız faiz azalırsa ne olur? -Or what if the interest that you get on your cash in the bank goes down?
Yoksa biraz tecrübe kazandın diye emirlerime mi uymuyorsun?Or your head's gotten big so you don't listen to what I say anymore?
Ben kazandım. Ben kazandım!I won!
O zaman, o çekilişi sen mi kazandın?So you really won?
Tebrikler, Darwin ödülüne hak kazandınız.You've just won a Darwin award.
Bize oğlunun kazandığı şerefi ve barışı bahşet.Let us bestow upon your son the peace and honour he has earned.
İlacın etkisi, salgın sırasında sizi bir müddet koruması biraz zaman kazandıracak olması.There is some indication that it may buy you some time in the midst of an outbreak.
Bunun için kocaman bir plaket kazandım-- Eğitimde Yılın Erkeği.For that I won a big old plaque -- Man of the Year in Education.
Bu çocuk bu fotoğraftaki güç sayesinde dört yıllık bir burs kazandı.That boy won a four-year scholarship on the strength of that photograph.
Ve bende onların kaydını yaptım ve Grammy adı verilen bir şey kazandım.And I recorded it and we won something called a Grammy.
Ve evet, kazandık. Ve ismimiz gerçek anlamda Madison Square Garden'da neon ışıklarıyla çıktı.Well, we did win, and our name was literally in lights over Madison Square Garden.
Ölümü düşünmek, hayatınıza açıklık kazandırıyor.Thinking about death clarifies your life.
Ve Darwin'in dediği gibi en uyumlu çalışan kovan kazandı.And the most cohesive hives won, just as Darwin said.
Size işlevsellik kazandırandır; hatta tüm organizmalara işlevsellik kazandırandır.It is what makes you function; it is what makes every organism function.
Böyle bir iş açmakla, dünyanın parasını kazandın.And, you've made a lot of money opening a store like this!
Biz kazandık!We won!
Bir duraklamadan sonra, üretkenlik tekrar ivme kazandı.After a lag, productivity accelerated again.
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.You shall make holy garments for Aaron your brother, for glory and for beauty.
Servetim çok, Varlığımı bileğimle kazandım diye sevindimse,If I have rejoiced because my wealth was great, and because my hand had gotten much;
Böylece onları kendi kutsal topraklarının sınırına, Sağ elinin kazandığı dağlık bölgeye getirdi.He brought them to the border of his sanctuary, to this mountain, which his right hand had taken.
Zenginlik dost üstüne dost kazandırır. Oysa yoksulun dostu onu yüzüstü bırakır.Wealth adds many friends, but the poor is separated from his friend.
Sağduyulu kişi sabırlıdır, Kusurları hoş görmesi ona onur kazandırır.The discretion of a man makes him slow to anger. It is his glory to overlook an offense.
Değnekle terbiye bilgelik kazandırır, Kendi haline bırakılan çocuksa annesini utandırır.The rod of correction gives wisdom, but a child left to himself causes shame to his mother.

İlgili Sayfalar