Ana içeriğe geç
Sözlük

kazan ile cümle

kazan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Tom senin kazanamayacağını söyledi.Tom said you wouldn't win.
Tom, kazanmaya çalışacağını söyledi.Tom said he'll try to win.
Tom kazanamayacağını söyledi.Tom said he might not win.
Tom muhtemelen kazanamadı.Tom probably couldn't win.
Tom kazanabileceğini biliyor.Tom knows that he can win.
Tom'un kazanması beklenmiyor.Tom isn't expected to win.
Tom sık sık yarışları kazanır.Tom frequently wins races.
Tom kazanmayı hayal etti.Tom dreamed about winning.
Kimin kazandığı Tom'un umurunda değil.Tom doesn't care who wins.
Tom, Mary'nin yarış kazanacağını bildiğini söyledi.Tom said he knew that Mary would win the race.
Umarım yarışı kazanabilirim.I hope I can win the race.
Ben hiç yarış kazanmadım.I haven't ever won a race.
Tom kesinlikle kazanmadı.Tom definitely didn't win.
Tom kazanmaya yaklaştı.Tom came close to winning.
Tom kazanamayacğıma dair benimle bahse girdi.Tom bet me I couldn't win.
Tom bana kazanıp kazanmadığımı sordu.Tom asked me if I had won.
Tom görünüşe göre kazanmadı.Tom apparently didn't win.
Tom kazanmana izin verirdi.Tom would've let you win.
Tom asla tekrar kazanmayacak.Tom won't ever win again.
Tom kazanamayacak.Tom won't be able to win.
Tom kazanmamış olmayı diliyor.Tom wishes he hadn't won.
Tom kazanmamış olmayı diledi.Tom wished he hadn't won.
Tom ödülü Mary'nin kazandığına şaşırmamıştı.Tom wasn't surprised that Mary won the prize.
Kazanmayı nasıl başardın?How did you manage to win?
Muhtemelen kazanmayacaksın.You're not likely to win.
Kazanan kişi Tom'du.Tom was the one that won.
Tom kazanmak için umutsuzdu.Tom was desperate to win.
Tom bize kazanabileceğini söyledi.Tom told us he could win.
Tom kazanmak için elinden gelen yaptığını umduğunu söyledi.Tom said he hopes Mary tries her best to win.
Tom, Mary'nin gerçekten kazanmak istemediğini biliyordu.Tom knew that Mary didn't really want to win.
Tom kazanabileceğini düşündü.Tom thought he could win.
Tom kazanamayacağını düşünüyor.Tom thinks you can't win.
Tom, Mary'nin yarışmayı kazandığına şaşırdı.Tom was surprised that Mary won the contest.
Tom, kazanmayı sevdiğini söylüyor.Tom says he likes to win.
Tom, kazanmaya çalışacağınıı söyledi.Tom said he'd try to win.
Tom kazanmaya çalıştığını söyledi.Tom said he tried to win.
Tom kimin kazandığını bildiğini söyledi.Tom said he knew who won.
Tom gerçekten kazanmak istiyordu.Tom really wanted to win.
Tom zaten kazanmış olabilir.Tom might've already won.
Tom, Mary'nin kazanmayacağından emin olduğunu söyledi.Tom said he was sure that Mary wouldn't win.
Tom kazanamayacağını biliyordu.Tom knew he wouldn't win.
Tom muhtemelen kazanmayacaktır.Tom is likely not to win.
Tom, kazanacağınızı ümit ediyor.Tom is hoping you'll win.
Tom kazanmaya kararlıdır.Tom is determined to win.
Tom kazanmamai asla izin vermedi.Tom has never let me win.
Tom kimin kazandığını bilmiyor.Tom doesn't know who won.
Tom, Mary'nin muhtemelen kazanmayacağını biliyordu.Tom knew Mary probably wasn't going to win.
Tom sonunda kazanacak.Tom will win eventually.
Tom'un kazanması gerekiyordu.Tom was supposed to win.
Tom kazanacağını umuyordu.Tom was hoping he'd win.
Tom genellikle kazanmaz.Tom usually doesn't win.
Bugün kazanmak zorundasın.You've got to win today.
Tom kazanabileceğimi söyledi.Tom told me I could win.
Tom kazanabileceğimi sandı.Tom thought I might win.
Tom kazanabileceğini düşünüyor.Tom thinks he could win.
Tom hâlâ kazanamayabilir.Tom still might not win.
Tom kazanacağını söylüyor.Tom says that he'll win.
Tom gerçekten kazanmak istiyor.Tom really wants to win.
Tom gerçekten kazanmaya çalıştı.Tom really tried to win.
Tom kazanmak için çaresizdir.Tom is desperate to win.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod